ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biletler, performansın yapıldığı gecede ilk gelene, ilk hizmet esasına göre ücretsizdir.Tickets are free on a first-come, first-serve basis on the night of the performance.
Bizim sınıfımızdan ilk evlenenin kimin olacağını düşünüyorsun?Who do you think will be the first one in our class to get married?
Bizim sınıfımızdan ilk evlenenin kimin olacağını düşünüyorsunuz?Who do you think will be the first one in our class to get married?
İlkbahar ne zaman başlar?When does spring start?
İlk kez şarap içtiğinde kaç yaşındaydın?How old were you the first time you drank wine?
Onu ilk gördüğümde Tom'a aşık oldum.I fell in love with Tom the first time I saw him.
İlk ben bitirdim.I finished first.
Tom benim ilk hastamdı.Tom was my very first patient.
İlk başta gergindim.I was nervous at first.
Senin ilk izlenimin neydi?What was your first impression?
Hiç kimse havuza atlayacak ilk kişi olmak istemiyor.Nobody wants to be the first one to jump into the pool.
Listedeki ilk isim Tom'dur.The first name on the list is Tom.
Ajansın aldığı ilk şikayet Tom'un şikayeti değildi.Tom's complaint wasn't the first the agency received.
Tom'un istediği ilk şey neydi?What was the first thing Tom requested?
İlk olarak Tom konuştu.Tom spoke up first.
Tom ilk kez bir hastanede birkaç hafta geçirmedi.This isn't the first time that Tom has spent a couple of weeks in a hospital.
Tom ilk olarak Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary first.
İlk kişi burada.The first person is here.
İlk başta, o bunun bir şaka olduğunu düşündü.At first, she thought it was a joke.
Onu sana söyleyen ilk ben değilim sanırım.I guess I'm not the first to tell you that.
Elif, Arap alfabesinin ilk harfidir.Aliph is the first letter of the Arabic alphabet.
Yapman gereken ilk şey bir avukatı aramak.The first thing you should do is call a lawyer.
Operasyonun ilk aşaması tamamlandı.The first stage of the operation has been accomplished.
Görevin ilk aşaması tamamlandı.The first stage of the mission has been accomplished.
Benim ilk Fransızca öğretmenimin adı Tom Jackson'du.My first French teacher's name was Tom Jackson.
İlk olarak Tom'a bir soru sormak istiyorum.First, I'd like to ask Tom a question.
İlk hedef ulaşılabilir gibi görünüyor.The first goal seems achievable.
Onlar ilk yardım konusunda eğitilmiş.They're trained in first aid.
Tom buradaki ilk kişiydi.Tom was the first one here.
İlkbaharı mı, sonbaharı mı daha çok seviyorsun?Which do you like better, spring or fall?
Bu şarkıyı duyduğum ilk zamanı hatırlıyorum.I remember the first time I heard this song.
Bu şarkıyı dinlediğim ilk zamanı hatırlıyorum.I remember the first time I listened to this song.
"Evet! Beni ilk kez doğru duydun!""Yeppers! You heard me right the first time!"
Una ve Nel İlköğretim okulundan beri birbirlerini tanırlar.Una and Nel have known each other since they were in Elementary School.
İlk yüzme dersin yarın olacak, değil mi?Your first swimming class will be tomorrow, isn't?
İlk Japonca dersin yarın olacak, değil mi?Your first Japanese class will be tomorrow, isn't?
"Senin ilk Almanca dersin yarın olacak, değil mi?" "Hayır, önümüzdeki pazartesi olacak.""Your first German class will be tomorrow, isn't?" "No, it'll be next Monday."
Tom polise ne olduğuna dair ilk elden bilgiler verdi.Tom gave police a firsthand account of what had happened.
Benimle ilgili ilk izlenimin neydi?What was your first impression of me?
"Daha önce burada bulundun mu?" "Hayır, bu benim ilk gelişim.""Have you been here before?" "Nah, this is my first time."
Ben ilk kez böyle bir şey gördüm.This is the first time I've seen anything like this.
"Daha önce burada bulundun mu?" "Hayır, bu benim ilk seferim.""Have you been here before?" "No, It's my first time."
"Daha önce hiç burada geldin mi?" "Hayır, bu benim buraya ilk gelişim.""Have you ever been here before?" "No, It's my first time here."
İlk buluşmamızı asla unutmayacağım.I'll never forget our first date.
"Sence ilk gelen kim olacak?" "Tom olmayacağı kesin.""Who do you think will come first?" "It definitely won't be Tom."
Bu bugün başarıyla tamamladığım ilk şey.It is the first thing which I have accomplished today.
Ben senin ilk ve son adını sorabilir miyim?May I ask your first and last names?
Hayatımda ilk kez kendimi, bilmediğim bir şehirde yapayalnız halde buldum.For the first time in my life, I found myself all alone in an unknown city.
O ve Tom ilk cinsel ilişkilerine girdiğinde Mary orgasm olmadı.Mary did not climax when she and Tom had their first sexual intercourse.
Mary'nin Tom'la olan ilk cinsel ilişkisinde kanama olmadı.Mary did not bleed in her first sexual intercourse with Tom.
Ben ilk kez Tom'u partilerimden birine davet ettim.This is the first time I've invited Tom to one of my parties.
İlk kez Fransızca bir şey yazdım.This is the first time I've written anything in French.
Tom'la ilk tanıştığımda onu çok sevmedim.When I first met Tom, I didn't like him much.
Bu şimdiye kadar okuduğum ilk Fransızca kitap.This is the first French book I've ever read.
Tom Jackson'ın ilk kitabı da kötü değildi.Tom Jackson's first book wasn't bad either.
Tom benim hakkımda ilk şeyi bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about me.
Tom Mary'nin ilk gerçek erkek arkadaşıydı.Tom was Mary's first real boyfriend.
Tom ilk olarak benimle konuşabilirdi.Tom could've talked to me first.
Bu bizim ilkelerimizi ihlal eder.That would violate our policy.
Biz ilk başta endişeliydik.We were concerned at first.

İlgili Sayfalar