Tom, terk eden ilk kişi değildi.Tom wasn't the first one to leave.
Öptüğüm ilk erkek Tom değildi.Tom wasn't the first guy I kissed.
Bu ilkbaharda Boston'a gidiyorum.I'm going to Boston this spring.
Tom burada ilk kişi değildi.Tom wasn't the first one here.
Tom, Mary ile ilk tanıştığından beri Mary'yi küçümsediğini itiraf ediyor.Tom admits he's despised Mary since he first met her.
Mary'ye yardım etmeyi teklif eden ilk kişi Tom değildi.Tom wasn't the first person to offer to help Mary.
Tom Mary'yi tebrik eden ilk kişi değildi.Tom wasn't the first one to congratulate Mary.
Tom, Mary'yi öpen ilk çocuk değildi.Tom wasn't the first boy to kiss Mary.
Tom Mary öptüğü ilk çocuk değildi.Tom wasn't the first boy Mary kissed.
Tom'un Mary ile ilk tanıştığı zamanı merak ediyorum.I wonder when Tom first met Mary.
Tom, Mary'nin bunu yapan ilk kişi olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be the first one to do that.
Tom'la ilk tanıştığımızda o hâlâ bir gençti.When I first met Tom, he was still a teenager.
Tom Mary'nin evlenmek istediği ilk erkek değildi.Tom wasn't the first man Mary wanted to marry.
Tom, bunu yapan ilk kişi olduğunu söyledi.Tom said that he was the first one to do that.
Tom'la ilk tanıştığımızda o hâlâ bir öğrenciydi.When I first met Tom, he was still a student.
Ben Tom'la ilk kez Boston'da bir futbol maçında tanıştım.I first met Tom at a football game in Boston.
Tom ve Mary ilk olarak Boston'daki bir partide tanıştılar.Tom and Mary first met at a party in Boston.
Sen ve Tom nerede ve ne zaman ilk kez öpüştünüz?When and where did you and Tom first kiss?
Tom'la ilk tanıştığımızda, o bir barmendi.When I first met Tom, he was a bartender.
Tom Mary'yi öpen ilk erkek değildi.Tom wasn't the first man Mary kissed.
Bu Tom'un Boston'a ilk gelişi.This is Tom's first time in Boston.
Sen ve Tom ilk kez nerede öpüştünüz?Where did you and Tom first kiss?
Sen ve Tom ilk olarak ne zaman öpüştünüz?When did you and Tom first kiss?
Sami'nin öldüreceği ilk kişi olacaksın.You're going to be the first person Sami kills.
Sami ilk ramazanını Mısır'da geçirdi.Sami spent his first Ramadan in Egypt.
Yarın ilk iş bunu yapacağım.I'll do that first thing tomorrow.
Tom'un bunu ilk kez yapmaya çalıştığını sanmıyorum.I don't think this is the first time Tom has tried doing that.
Tom gerçekten bunu yapan ilk kişi olduğunu söyledi.Tom said that he was really the first one to do that.
Tom bunu yapan ilk kişinin Mary olduğunu söyledi.Tom said that Mary was the first one to do that.
Tom muhtemelen kovulacak ilk kişi olacak.Tom will probably be the first one to be fired.
Şimdiye kadar öptüğüm ilk kız Mary idi.Mary was the first girl I ever kissed.
Sen şimdiye kadar öptüğüm ilk erkeksin.You're the first guy I've ever kissed.
Tom bunu gelecek ilkbaharda yapacak.Tom is going to do that next spring.
Tom önümüzdeki ilk baharda evlenecek.Tom is getting married next spring.
Tom ilk başta kararsızdı.Tom was hesitant at first.
Tom ilk olmak istemiyor.Tom doesn't want to be first.
Tom ilk olmak istemedi.Tom didn't want to be first.
Tom ilk başta ihtiyatlıydı.Tom was cautious at first.
Biraz ilk yardım biliyorum.I know some first aid.
Geçen yıl ilk kez Boston'a gittik.We went to Boston last year for the first time.
Sanırım sınıfımızda evlenecek ilk kişi ben olacağım.I think I'll be the first one in our class to get married.
Herhangi bir partiye ilk gelen kişi ben olmayı sevmiyorum.I don't like being the first one to show up at any party.
On üç yaşındayken ilk işimi aldım.I got my first job when I was thirteen.
Tom dün onu ilk kez yaptı.Tom did that yesterday for the first time.
Boston'a ilk taşındığımda Tom'un bana karşı ne kadar kibar olduğunu asla unutmayacağım.I'll never forget how nice Tom was to me when I first moved to Boston.
Tom'la ilk tanıştığım günü asla unutmayacağım.I'll never forget the day I first met Tom.
Tom ve ben bunu ilk kez yaptığımızı hiç unutmayacağız.I'll never forget the first time Tom and I did that.
Tom ve Mary evlendikten sonraki ilk üç yıllarında bir karavanda yaşadılar.Tom and Mary lived in a mobile home their first three years after they got married.
Buradaki ilk kişi bendim.I was the first one here.
Tom onu ilk kez yapmaya çalıştığını söyledi.Tom said that was the first time he tried to do that.
Oraya ilk olarak vardım.I got there first.
Muhtemelen bunu yapan ilk kişi olacağım.I'm probably going to be the first one to do that.
Sami ilk hamlesini yaptı.Sami made his first move.
Sami ilk hareketini yaptı.Sami made his first move.
Sami'nin ilk doğum günü geliyor.Sami's first birthday is coming up.
Sami'nin ilk doğum günü yaklaşıyor.Sami's first birthday is coming up.
Sami'nin kızı, Ferit'in büyüsüne kapılan ilk kadın değildi.Sami's daughter wasn't the first woman to fall under Farid's spell.
Sabahleyin ilk otobüs saat kaçta?What time is the first bus in the morning?
Tom'la ilk tanıştığımda, o sadece on üç yaşındaydı.The first time I met Tom, he was only thirteen years old.
Geçen ilkbaharda pek yağmur almadık.We didn't get much rain last spring.