ilk ile cümle
ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O, ilk fotoğrafta kaç yaşındaydı?How old was she in the first photo?
O, ilk fotoğrafta kaç yaşındaydı.How old was he in the first photo?
Ulusal Brukenthal Müzesi Romanya'da resmi olarak açılan ilk müzedir.The national Brukenthal Museum is the first museum that opened officially in Romania.
Bu senin ilk yurt dışı seyahatin mi?Is this your first foreign trip?
İlk kar bugün düştü.The first snow fell today.
Onun ilk sözleri neydi?What were his first words?
İlk ders kolay.The first lesson is easy.
İlk ders kolaydı.The first lesson is easy.
O, üniversitede ilk yılında.He is in his first year at college.
Bugün onun okulunun ilk günü.Today is her first day of school.
Bugün okulda ilk günü.Today is her first day of school.
Onun okuldaki ilk günüdür.It is his first day of school.
O ilk adımdır.That is the first step.
Bu senin ilk soruşturman mı?Is this your first investigation?
Bu senin ilk sınavın mı?Is this your first examination?
İlk aşama tamamlandı.The first stage is complete.
Yarın ilk iş günüm.Tomorrow is my first day of work.
Biz şimdi ilk gündem maddesine geliyoruz.Now we come to the first agenda item.
Tom Jackson ilk kitabını on üç yaşından önce yazdı.Tom Jackson wrote his first book before he was thirteen.
Şimdiye kadar yazdığın ilk şarkı neydi?What was the first song you ever wrote?
Çalmayı öğrendiğin ilk enstrüman neydi?What was the first instrument you learned to play?
Tom Mary'nin ebeveynleriyle ilk kez tanıştığında terbiyesini takınmak zorundaydı.Tom had to mind his P's and Q's when he met Mary's parents for the first time.
İlk bakışta onu beğenmedi.He disliked her at first glance.
Salvador Brezilya'nın ilk başkentiydi ve Atila Hun bir cüceydi.Salvador was the first capital of Brazil and Átila the Hun was a dwarf.
İlk kontrol listesi 1961 yılında yayımlandı.The first checklist was published in 1961.
O gün kocamı ilk kez görmüştüm.I had seen my husband for the first time, on that day.
İyi bir ilk izlenim vermeye çalışıyorum.I'm trying to make a good first impression.
İngilizce konuşur musunuz? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak English? - Not yet, that's my first lesson!
İtalyanca konuşuyor musun? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak Italian? - Not yet, that's my first lesson!
Yunan konuşuyor musun? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak Greek? - Not yet, that's my first lesson!
O benimle ilk temas kuran biriydi.She was the one who contacted me first.
Bir sorunla ilgilenmeye doğru ilk adım onun var olduğunu kabul etmektir.The first step towards dealing with a problem is accepting that it exists.
Bebek ilk adımlarını attığında ben evde değildim.I wasn't at home when the baby took its first steps.
İlk bakışta, Tom'un önerisi mümkün görünüyordu.At first blush, Tom's suggestion seemed feasible.
Biz asla ilk öpücüğü unutmayız.We never forget the first kiss.
Tom'un ilk karısı onu aldattı, ve o, Mary ile tanıştığında beş parasızdı.Tom's first wife fleeced him, and he was broke when he met Mary.
Mary'nin cinayetinden sonra Tom'unki ilgi kişiler listesinde ilk isimdi.Tom's was the first name on the list of persons of interest after Mary's murder.
Bu sabah ilk trene yetişmek için istasyona zamanında gidebildin mi?Were you able to make it to the station on time to catch the first train this morning?
Telafi etmek rehabilitasyona doğru ilk adımdır.Making amends is the first step toward rehabilitation.
O benim ilk araba sürüşümdü.That was the first time I drove a car.
Şimdiye kadar ilk kez bir araba sürdüm.That was the first time I had ever driven a car.
İlk tam elektronik bilgisayar geçen yüzyılın ortasına yakın geliştirilmiştir.The first fully electronic computer was developed near the middle of the last century.
Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açarlar.Apple trees bloom in spring.
İlk kez, 1969 yılında, insan ay yüzeyine dokundu.For the first time, in 1969, man touched the lunar surface.
Dinleyin! Gereksiz Tekrar Kulübünün ilk kuralı, Gereksiz Tekrar Kulübünün ilk kuralıdır.Listen up! The first rule of the Tautology Club is the first rule of the Tautology Club.
İlk başta, ben şaşkındım.At first, I was puzzled.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.Only months into their marriage, Mary began to see a darker side to Tom.
İlk defa böyle büyük bir balık yakaladım!This is the first time I've caught such a big fish!
Burası ilk buluşmamızda kız arkadaşımı götürdüğüm yer.This is where I brought my girlfriend on our first date.
Tom gelinciklerin şarkı söylemesini duyan şimdiye kadar ki ilk kişidir.Tom is the first human ever to hear stoats singing.
İlk kez bana söyleyebilirdin.You could have told me the first time.
Sen bunu bana anlatan ilk kişi değilsin, muhakkak son kişide değilsin.You're not the first person to tell me that, and surely you're not the last.
Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.Queen Vashti was the first wife of King Ahasuerus.
Buraya ilk biz geldik.We got here first.
İlk sen bileceksin, söz veriyorum.You'll be the first to know, I promise.
Bir şey olursa bilecek ilk kişi sen olacaksın. Söz veriyorum.If anything happens, you'll be the first to know. I promise.
Tom bugün buradaki ilk kişi değildi.Tom wasn't the first one here today.
Buraya ilk kim geldi?Who was here first?
Bu kitap ilk olarak 1877 yılında yayınlandı.This book was first published in 1877.
İlk dönme dolap 1893 yılında Chicago'da inşa edildi.The first Ferris wheel was built in 1893 in Chicago.