ilk ile cümle
ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Alan Shepard bir uzay gemisini kullanan ilk Amerikalıydı.Alan Shepard was the first American to pilot a spacecraft.
Valentina Tereshkova, Vostok 6'ya pilotluk yaptı ve uzayda ilk kadın oldu.Valentina Tereshkova piloted Vostok 6 and became the first woman in space.
Edward White uzayda yürüyen ilk Amerikalı oldu.Edward White II became the first American to walk in space.
1983 yılında, Guion Bluford uzaya giden ilk siyah Amerikalı oldu.In 1983, Guion Bluford became the first black American to enter space.
Orkideler dünyada ortaya çıkan ilk çiçeklerden biriydiler.Orchids were one of the first flowers to appear on Earth.
Sovyet roketi Venera 7 Venüse inen ilk roketti.The Soviet probe Venera 7 was the first probe to land on Venus.
John Glenn, NASA'nın uzay programındaki ilk yedi astronottan biriydi.John Glenn was one of the first seven astronauts in NASA's space program.
Galileo, Ay'a teleskopla bakan ilk kişiydi.Galileo was the first person to look at the Moon through a telescope.
Galileo ilk önce Ay'da Dünya'daki gibi dağlar bulunduğunu keşfetti.Galileo first discovered that the Moon had mountains just like Earth.
Alan Shepard uzaya giren ilk Amerikalıydı.Alan Shepard was the first American to enter space.
Bisikletimi ilk kez denedim dengem bozuldu ve düştüm.The first time I tried out my new bike I overbalanced and fell off.
Bu benim ilk aşkım.This is my first love.
Yılın ilk günü gürültü ile başladı.The first day of the year began with noise.
Okuldaki ilk günün nasıldı?How was your first day at school?
Dan olay yerine varan ilk polis memuruydu.Dan was the first officer to arrive at the crime scene.
Bizim bahçemiz ilkbaharda zambaklarla doludur.Our yard is full of lilies in the spring.
Dan ilk sınavına hazırlıksız gitti.Dan went to his first exam unprepared.
# 2416352 numaralı cümle benim Tatoeba'da şimdiye kadarki ilk katkımdır.Sentence #2416352 is my first ever contribution in Tatoeba.
İlkel insanların modern insanlardan daha büyük beyni vardı.The Neanderthals had a bigger brain than modern humans.
Bu, Dan'ın arayacağı ilk şeylerden biri.This is one of the first things Dan would look for.
Tom ilk trene yetişmek için erken kalktı.Tom got up early in order to catch the first train.
Tom'la ilk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we first met Tom?
İlk oyun ne zaman başlar?What time does the first game start?
Tom'u ilkokuldan beri tanıyorum.I've known Tom since elementary school.
O senin ilk adın mı yoksa soyadın mı?Is that your first name or your last name?
Tom Mary ile ilkokula gitti.Tom went to elementary school with Mary.
Tom Mary ile ilk kez nasıl tanıştığını hiç sana söyledi mi?Did Tom ever tell you how he first met Mary?
Bana ilk yardım kiti getirin.Bring me the first aid kit.
Onunla ilk tanıştığımda Tom Mary ile evliydi.Tom was married to Mary when I first met him.
Onunla ilk karşılaştığımda Tom siyah bir şapka takıyordu.Tom was wearing a black hat when I first met him.
Tom ve Mary ilk kızlarına Tom'un büyük annesinin adını verdiler.Tom and Mary named their first daughter after Tom's grandmother.
İlk randevumuzu hatırlıyor musun?Do you remember our first date?
Tom aradığımız ilk kişi değil miydi?Wasn't Tom the first person we called?
Benim ilk randevum 2.30'a kadar değil.My first appointment isn't until 2:30.
Yarın yeni iş yerinde ilk günüm.Tomorrow is my first day at the new workplace.
Tom kalbimi kıran ilk arkadaştı.Tom was the first guy who broke my heart.
Tom kalbimi kıran ilk çocuktu.Tom was the first boy who broke my heart.
Dan varan ilk kişiydi.Dan was the first to arrive.
Burada ilk bulunuşum.This is the first time I've been here.
Tom bugün buradaki ilk insanlardan biriydi.Tom was one of the first people here today.
Jana benim ilk aşkımdır.Jana is my first love.
İlkbahar çok hoş bir mevsim.Spring is a pleasant season.
Ben ilk kez yaklaşık 40 yıl önce bilgisayar kullandım.I first used a computer about 40 years ago.
Siz ikiniz, ilk nerede karşılaşmıştınız?Where did you two first meet each other?
Mektubu ilk okuyan bendim.I was the first to read the letter.
İlk trene yetişebilmek için erken çıktım.I set out early so as to catch the first train.
İtalya'daki ayrımcılığın ilk sebebinin ne olduğunu biliyor musun?Do you know what is the first cause of discrimination in Italy?
İlk önce, Tom'un ne yaptıklarından bahsedelim.First, let's talk about what Tom did.
Tom ve Mary ilk tanıştıklarında daha On üç yaşındaydılarTom and Mary were only thirteen when they first met.
Bu ilk seçenek.That's the first option.
Bu, Tom'un ilk kez Mary ile tanıştığı yer.This is where Tom met Mary for the first time.
Bir kız ilk kez seks yaptığında, onun kızlık zarı parçalanır ve kanar.When a girl has sex for the first time, her hymen ruptures and bleeds.
Tom'un yeni karısı onun ilk evliliğindeki kızından daha genç.Tom's new wife is younger than his daughter from his first marriage.
Tanıştığımız ilk gün sana aşık oldum.I fell in love with you the first day we met.
Bu ilk biramı içtiğim bar.This is the bar where I drank my first beer.
Buraya ilk defa mı geliyorsunuz?Is this your first time here?
Öğrencilerimin hepsi beni ilk adımla çağırır.All of my students call me by my first name.
Sen şu ana kadar öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I ever kissed.
Sen öptüğüm ilk kızsın.You're the first girl I've ever kissed.