ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu belirti ile ilk kez mi karşılaştınız?Is this the first time you've had this symptom?
Sabah ilk şey olarak bu mektubu postalamayı unutmayın.Don't forget to mail this letter first thing in the morning.
Bu dergiye göre, en sevdiğim aktris önümüzdeki ilkbahar bir caz müzisyeniyle evlenecek.According to this magazine, my favorite actress will marry a jazz musician next spring.
Bu kurs İlkyardımda temel becerileri öğretir.This course teaches basic skills in First Aid.
Bana inanabilirsin, çünkü bu haberi ilk elden duydum.You can believe me, because I heard this news first hand.
Bu ona kıyasla oldukça ilkeldi.This was quite primitive compared to that.
Bu, ilk kez birbirimizle tanıştığımız unutulmaz yerdir.This is the unforgettable place where we met each other for the first time.
Burası ilk kez karşılaştığımız unutulmaz yer.This is the unforgettable place where we met each other for the first time.
Eskiden burada bir ilkokul vardı.There used to be an elementary school here.
Bunun sizin için bir ilk olduğunu umuyorum.I expect this is your first time for this.
Gerhard Schröder, II. Dünya Savaşı boyunca yaşamayan ilk şansölyedir.Gerhard Schroeder is the first German chancellor not to have lived through World War II.
Çiğdem ilkbaharın bir müjdecisidir.The crocus is a forerunner of spring.
Safran ilkbaharın bir müjdecisidir.The crocus is a forerunner of spring.
Guguk kuşları burayı ilkbaharda ziyaret ederler.Cuckoos visit here in spring.
Hikayeyi özetlersek, o, ilk aşkı ile evlendi.To make a long story short, he married his first love.
Borç para almak ilkelerime aykırıdır.It is against my principles to borrow money.
Onun ilk albümünün iyi satacağı olasıdır.It is probable that her first album will sell well.
Australya yolculuğumda ilk kez ekvatoru geçtim.I crossed the equator for the first time on my trip to Australia.
Aslında benimle ilk kez karşılaştığında ne düşündün?What did you think when you actually met me for the first time?
İngiltere'yi ilk kez ziyaret ettim.This is the first time I have visited England.
İlk kuzenler evlilik için çok yakındırlar.First cousins are too close for marriage.
İlk kez birisi bana böyle bir şey dedi.It's the first time that anybody said something like that to me.
Amerikan tarihindeki ilk göçmenler İngiltere ve Hollanda'dan geldiler.The first immigrants in American history came from England and the Netherlands.
Amerikan tarihinin ilk zamanlarında, siyahlar kölelik yaşadı.In the early days of American history, blacks lived in slavery.
O üniversite benim ilk tercihimdi.That university was my first choice.
O ilkokulun güçlü bir futbol takımı var.That primary school has a strong soccer team.
Bir ilköğretim okuluna mı gidiyorsun?Do you go to an elementary school?
İlkelerine göre hareket etmelisin.You must act according to your principles.
İlk planını uygulamalısın.You must carry out your first plan.
İlk treni yakaladın mı?Did you catch the first train?
İlk trene yetiştin mi?Did you catch the first train?
İlk olarak hangi şehri ziyaret edeceksiniz?Which city are you going to visit first?
Senin adın listede ilk sırada bulunuyor.Your name stands first in the list.
İlk maaşın ile ne yapacaksın?What are you going to do with your first pay?
Seninle benim ilk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when you and I first met?
İkimizin ilk buluştuğu günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when you and I first met?
Onunla ilk tanışman ne zamandı?When was it that you first met her?
Yarın ilk iş onu yapacağım.I am going to do it first thing tomorrow.
Sabah ilk olarak onu yapacağım.I'll do that first thing in the morning.
Armstrong aya ulaşan ilk insandı.Armstrong was the first man to reach the moon.
A, alfabenin ilk harfidir.A is the first letter of the alphabet.
Ben, beş yıl içinde, ilk kez Yoshida ile görüştüm.I saw Yoshida for the first time in five years.
Dört yüz milyon insan ilk dilleri olarak İngilizce konuşmaktadırlar.Four hundred million people speak English as their first language.
İlk bakışta bu iki otobüs birbirine benziyor.The two buses resemble each other at first glance.
İki hafta önce, ilk kez Disneyland ziyaret ettim.Two weeks ago, I visited Disneyland for the first time.
Yılın ilk mevsimi ilk bahardır.The first season of the year is spring.
Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year: spring, summer, fall and winter.
İlk dönem nisanda başlar.The first term starts in April.
İlk yarıyıldan bu yana notlarım düzeldi.My grades have improved since first semester.
İlk dönemden beri notlarım yükseldi.My grades have improved since first semester.
İlk denememde başarılı oldum.I succeeded in my first attempt.
İlk mavi kotlar1853'te piyasaya çıktı.In 1853, the first blue jeans came out.
İlk kez on altı yaşındayken tenis oynadım.When I was sixteen, I played tennis for the first time.
On yıldır Japonya'dan ilk defa çıkıyorum.I left Japan for the first time in ten years.
On yıl içinde ilk kez Japonya'dan ayrıldım.I left Japan for the first time in ten years.
On yıldır evine ilk defa dönüyor.He returned home for the first time in ten years.
On gün içinde ilk kez yağmur yağdı.It rained for the first time in ten days.
Hiroshi "Bu benim ilk uçuşum. Gerginim," diye konuştu."This is my first flight. I'm nervous," says Hiroshi.
Kenji her zaman okula ilk olarak gelir.Kenji is always the first to come to school.
O, araştırmasının ilk yılında ALS hastası olduğunu öğrendi.During the first year of his research, he learned he had ALS.

İlgili Sayfalar