ilk ile cümle
ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bob gelecek okul festivalinde ilk kez başrol oynayacak.Bob will play the leading role for the first time in the next school festival.
Bob bitiş çizgisine ilk önce ulaştı.Bob reached the finish line first.
Frankfurterler ABD'de ilk kez 1860'larda satıldı.Frankfurters were first sold in the United States in the 1860s.
Frankfurter adlı sosisli sandviçler ABD'de ilk kez 1860'larda satıldı.Frankfurters were first sold in the United States in the 1860s.
Bill ilk topu kaçırdı.Bill missed the first ball.
Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.Bill got up so early that he caught the first train.
Güller ilkbaharda çiçek açar.The roses bloom in spring.
O ilk başta konuşma yarışmasını kazandığını fark etmedi.At first he did not realize that he had won the speech contest.
Kral ilk başta ondan memnundu.The king was pleased with him at first.
Onları ilk olarak ne zaman gördünüz.When did you see them first?
İspanya'yı ilk ziyaretimde her şey beni heyecanlandırıyordu.Everything was exciting to me when I visited Spain for the first time.
İlk yarıda skor neydi?What was the score at halftime?
Nancy gelen ilk kızdı.Nancy was the first girl to come.
Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.Tom became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Tom Mary ile bir partide tanıştı, ve o ilk görüşte aşktı.Tom met Mary at a party, and it was love at first sight.
Tony'yi ilk çalıştırdığımdaki kadar çok, yaklaşık dört kez yapıyorum.I'm making about four times as much myself as when I first hired Tony.
Charles Lindbergh, Atlantik Okyanusu'nda, 1927 yılında ilk tek kişilik uçuşunu yaptı.Charles Lindbergh made the first solo flight across the Atlantic Ocean in 1927.
Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.
Birçok güzel çiçekler İlkbaharda çiçek açar.Many beautiful flowers bloom in spring.
1912'de Titanik ilk yolculuğu sırasında battı.It was in 1912 that the Titanic sank during her first voyage.
Onun kazandığı ilk altın madalyaydı.It was the first gold medal that she had won.
İlk kez duyuyorum.That's news to me.
O benim ilkelerime aykırı.That runs against my principles.
Bu benim yabancılar arasındaki ilk gecemdi.It was my first night among strangers.
Bir insan ayda ilk kez yürüyüş yaptı.That was the first time that a man walked on the moon.
Müzeyi ilk ziyaretimdi.It was the first time that I visited the museum.
Sorun ilk bakışta göründüğü gibi kadar basit değildir.The problem is not as simple as it might seem at first sight.
Çift ilk çocuklarına Mark adını verdi.The couple named their first child Mark.
Hastalığın ilk belirtileri ateş ve boğaz ağrısı.The initial symptoms of the disease are fever and sore throat.
Ben ilke olarak öneriye katılıyorum.I agree to the proposal in principle.
Adam ilk görüşte âşık oldu.The man fell in love at first sight.
Çocuk ilk kez bir ata bindi.The boy rode a horse for the first time.
Aktrist sekiz yaşındayken ilk kez sahneye çıktı.The actress made her debut when she was eight.
Fikir ilk başta saçma görünüyordu.The idea seemed absurd at first.
İlke olarak planı kabul eder misin?Would you agree to the plan in principle?
Korkunç gürültü ilk defa gelen birini şaşırttı.The fearful noise astonished anyone coming for the first time.
Vatansever, ahlaki ilkelerine bağlı kalır.The patriot sticks to his moral principles.
Muhabir savaş hakkında ilk elden öğrendi.The reporter learned about war first hand.
Program şimdiye kadar başlamalıydı, bu yüzden muhtemelen ilk yarıyı kaçıracağız.The program should have started by now, so we'll probably miss the first half.
Onunla ilk kez o zaman karşılaştım.I met him then for the first time.
İki politikacı ilk defa yüz yüze görüştü.The two politicians met face to face for the first time.
Ve Terry Tate'e benim ilk mektubum başladı.And began my first letter to Terry Tate.
Orada onunla benim ilk temasımı sağladım.I made my first contact with him there.
Bu, bir Spielberg filmini ilk izleyişim.This is the first time I have seen a Spielberg movie.
Yıllar önce bu ilke yaygın olarak tanınmıştır.Years ago this principle was widely recognized.
İsviçre'den bahsetmişken, hiç ilk baharda oraya gittin mi?Speaking of Switzerland, have you ever been there in spring?
İsviçre'de İlkbahar mayıs ayında gelir.In Switzerland, spring comes in May.
İsviçre'de ilkbahar mayıs ayında gelir.In Switzerland, spring comes in May.
Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk Cumhurbaşkanı George Washington idi.George Washington was the first President of the United States of America.
Böyle korkutucu bir filmi ilk defa görüyorum.This is the first time I've seen such a dreadful movie.
Bu çiçekler İlkbaharda çiçek açarlar.These flowers bloom in spring.
Bu, Tokyo ve Yokohama arasında çalışan ilk trenin bir resmidirThis is a picture of the first train that ran between Tokyo and Yokohama.
Şu ana kadar tattığım ilk Japon yemeği buydu.This was the first Japanese food I had ever tasted.
Bu sizin yurt dışına ilk seyahatiniz mi?Is this your first trip abroad?
Burası benim ilk günlerimi yaşadığım evdir.This is the house where I lived in my early days.
Bu, bu ilkbahar son modadır.This is the latest fashion this spring.
Bu problem, ilkokul çocuklarının çözmeleri için çok zordur.This problem is too difficult for primary school children to solve.
Kuaförlüğün bu stili 19. yüzyılın başlarında ilk kez görüldü.This style of hairdressing first appeared in the early 19th century.
İkinci test, ilki üzerinde büyük bir gelişmedir.The second test is a great improvement on the first.
Bu şehri ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit to this town?