ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İlk İtalyanca kursumuza hoş geldiniz.Welcome to our first class in Italian.
Yeni Zelanda'ya ilk kez tam olarak altı yıl önce geldim.Exactly six years ago I first came to New Zealand.
İlk bakışta görülebilenden daha çok ortak yönümüz var.We have more in common than can be seen at first sight.
Bizim halkların ilk bakışta görülebilenden daha çok ortak yönleri var.Our peoples have more in common than can be seen at first sight.
Neden ilk olarak gitmedin?Why didn't you go first?
Seni ilk gördüğüm zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the first time I saw you.
İlk başta seni sevmediğimi kabul ediyorum.I admit that at first I didn't like you.
Tom onu bana söyleyen ilk şahıstı.Tom was the first to tell me that.
Tom onu bana söyleyen ilk kişiydi.Tom was the first person to tell me that.
Boston bizim ilk durağımızdı.Boston was our first stop.
Tom onu ilk adı ile çağırmamı bırakmamda ısrar ediyor.Tom insists I stop calling him by his first name.
Tom bu sabah buraya gelen ilk kişiydi.Tom was the first to get here this morning.
İlk tanıştığımız parka dönmek istiyorum.I want to go back to the park where we first met.
İlk olarak nerede karşılaştınız?Where did you first meet?
Siz ikiniz ilk olarak nerede karşılaştınız?Where did you two first meet?
Tom Mary ile ilk kez nerede karşılaştığını hatırlayamadı.Tom couldn't remember where he'd first met Mary.
Biz iyi bir ilk izlenim yapmalıyız.We need to make a good first impression.
Tom ev ödevini teslim eden ilk kişiydi.Tom was the first one to turn in his homework.
Buraya ilk gelişim.It's my first time here.
Bu şimdiye kadar benim ilk kez bir helikoptere binme zamanım.This is my first time to ever ride in a helicopter.
İlk golü Tom attı.Tom scored the first goal.
Neden ilk olarak gitmek istemiyorsun?Why don't you want to go first?
İlk başta bundan nefret ettim.I hated it at first.
İlk olarak bir yayıncıya ihtiyacımız var.We need a publisher first.
İlk önce Tom'a danışmalıyım.I have to check with Tom first.
Benzin ilk araba sürmeye başladığım zamanda olduğu kadar ucuz değil.Gasoline isn't as cheap as it was when I first started driving.
Bu annenin ve benim ilk buluştuğumuz yer.This is the place where your mother and I had our first date.
İlk kocan nasıl öldü?How did your first husband die?
İlk taslağın iyiydi.Your first draft was fine.
O, savaşın ilk saatlerinde öldürüldü.He was killed in the first hours of battle.
Bu uçakla ilk yolculuğum.This is my first journey by airplane.
Telstar dünyanın ilk iletişim uydusuydu.Telstar was the world's first communication satellite.
Tom ilk geldi.Tom arrived first.
Tom ilk olarak geldi.Tom arrived first.
Anne Boleyn, Londra Kulesinde idam edilen ilk kraliçeydi.Anne Boleyn was the first queen to be executed at the Tower of London.
Çocukluğun ilk kırk yılı en zorudur.The first 40 years of childhood are the most difficult.
Onlarla ilk kez nerede tanıştınız?Where did you first meet them?
Onunla ilk olarak nerede tanıştınız?Where did you first meet him?
Onlarla ilk olarak ne zaman tanıştın?When did you first meet them?
Onunla ilk olarak ne zaman tanıştın?When did you first meet her?
Onlarla ilk olarak nasıl tanıştın?How did you first meet them?
Onunla ilk olarak nasıl tanıştın?How did you first meet him?
Ben ilk başta seni sevmedim.I didn't like you at first.
Ben ilk başta onları sevmedim.I didn't like them at first.
Ben ilk başta onu sevmedim.I didn't like him at first.
İlk başta, ona inanmadım.At first, I didn't believe her.
İlkin ona sormak zorundasın.You have to ask her first.
İlk önce ona sormalıyım.I have to ask her first.
Tom'la ilk tanıştığım zamanı düşünüyorum.I've been thinking about the first time I met Tom.
Tom'u ilk gördüğüm zamanı hatırlıyorum.I remember the first time I ever saw Tom.
Benim ilk varsayımım doğruydu.My initial assumption was correct.
Bu sabah ilk gri saçımı buldum.I found my first gray hair this morning.
Tom Mary'den onu ilk trene yetişmesi için vaktinde uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up in time to catch the first train.
6 yıldan fazladır ilk defa, işsizlik oranı % 6'nın altındadır.For the first time in more than 6 years, the unemployment rate is below 6%.
Bu her sabah yaptığım ilk şeydir.This is the first thing I do each morning.
Tom benim ilk Facebook arkadaşımdı.Tom was my first Facebook friend.
Uzun bir süredir ilk defa geç uyudum.For the first time in ages, I slept late.
Bu, Dan ve Linda'nın ilk gecesi.This is Dan and Linda's first night together.
Galileo ilk teleskobu mükemmelleştirdi.Galileo perfected the early telescope.
İlköğretim okulları yavaş yavaş kayboluyor.Elementary schools are gradually disappearing.

İlgili Sayfalar