Fadıl, Kahire'ye ilk uçuşunu yaptı.Fadil took the first flight to Cairo.
Leyla, Fadıl'ın ilk kız arkadaşıydı.Layla was Fadil's primary girlfriend.
Fadıl'ın Leyla'nın soyduğu ilk erkek olmadığını biliyoruz.We know Fadil wasn't the first man Layla robbed.
Sadece ilk denemeydi.It was only a first try.
Leyla, Fadıl'ın ilk karısının anısını silmek istedi.Layla wanted to obliterate the memory of Fadil's first wife.
Leyla ölüme mahkum edilen ilk göçmen kadındı.Layla was the first immigrant woman sentenced to death.
Tom, her ikisi de ilkokulda birlikte olduğundan beri Mary'ye aşık.Tom has been in love with Mary since they were both in elementary school together.
Tom Pazartesi günü Boston'a ilk uçuşunu yapmayı planlıyor.Tom is planning to take the first flight to Boston on Monday.
Tom'la ilk tanıştığımda onun biraz iğrenç olduğunu düşündüm.When I first met Tom, I thought he was a little obnoxious.
Tom onunla ilk tanıştığında Mary'ye aşık oldu.Tom fell in love with Mary the first time he met her.
Tom şimdiye kadar Mary ile ilgilenen ilk erkekti.Tom was the first man to ever pay attention to Mary.
Tom bizim sınıfta ilk evlenen kişiydi.Tom was the first one in our class to get married.
Mary'nin mutsuz olduğunu fark eden ilk kişi Tom'du.Tom was the first one to notice Mary was unhappy.
Mary'nin geldiğini fark eden ilk kişi Tom'du.Tom was the first one to notice Mary had arrived.
Tom sınıfımızda iş bulan ilk kişiydi.Tom was the first one in our class to find a job.
Tom, Mary'ye yardım etmeyi teklif eden ilk kişiydi.Tom was the first person to offer to help Mary.
Tom pazartesi günü Boston'a ilk uçuşunu gerçekleştirdi.Tom took the first flight to Boston on Monday.
Tom'la ilk tanıştığımızda o sadece bir gençti.When I first met Tom, he was just a teenager.
Tom bize para bağışlayan ilk kişiydi.Tom was the first one to donate money to us.
Tom yardım etmeye gönüllü olan ilk kişiydi.Tom was the first one to volunteer to help.
Tom Mary'yi tebrik eden ilk kişiydi.Tom was the first one to congratulate Mary.
Tom'la ilk karşılaştığımda ondan hoşlanmadım.When I first met Tom, I didn't like him.
Tom elini kaldıran ilk kişiydi.Tom was the first one to raise his hand.
Tom, Mary ile ilk kez Boston'da karşılaştığını söyledi.Tom told me he first met Mary in Boston.
Tom, Mary'nin şimdiye kadar öptüğü ilk çocuktu.Tom was the first boy Mary ever kissed.
Tom Mary'nin aldattığı ilk erkek değildi.Tom wasn't the first man Mary cheated.
Gönüllü olan ilk kişi Tom'du.Tom was the first person to volunteer.
Tom Mary'nin soyduğu ilk adam değildi.Tom wasn't the first man Mary robbed.
Tom ilk gönüllü kişiydi.Tom was the first one to volunteer.
Tom, giden ilk kişiydi.Tom was the first one to leave.
İnternetin ilk kuralıdır: yorumları okumayın.The first rule of the internet is: don't read the comments.
Bu, ailemden üç haftadan daha uzun süre uzak durduğum ilk seferdir.This is the first time I've been away from my family for more than three weeks.
Tom'un yaptığı ilk şey, Mary'ye olanları anlatmaktı.The first thing Tom did was to tell Mary about what had happened.
Burada öğrenci olduğumda tanıştığım ilk kişi Tom'du.The first person I met when I became a student here was Tom.
Tom on dokuz yaşındayken ilk karısıyla evlendi.Tom married his first wife when he was nineteen.
Sen şimdiye kadar konuştuğum ilk Kanadalı'sın.You're the first Canadian I've ever talked to.
Tom, Mary'nin ilk ciddi erkek arkadaşıydı.Tom was Mary's first serious boyfriend.
Tom'la ilk ne zaman tanıştın?When did you first meet with Tom?
Caroline Herschel, bir kuyruklu yıldız keşfeden ilk kadındı.Caroline Herschel was the first woman to discover a comet.
Sola dönün ve sağınızdaki ilk kapı orasıdır.Take a left, and it's the first door on your right.
Sağa dönün ve solunuzdaki ilk kapı orasıdır.Take a left, and it's the first door on your left.
Sağa dönün ve sağınızdaki ilk kapı orasıdır.Take a right, and it's the first door on your right.
Sağa dönün ve solunuzdaki ilk bina orasıdır.Take a right, and it's the first building on your left.
Sağa dönün ve sağınızdaki ilk yapı orasıdır.Take a right, and it's the first building on your right.
Sola dönün ve solunuzdaki ilk bina orasıdır.Take a left, and it's the first building on your left.
Sola dönün ve sağınızdaki ilk bina orasıdır.Take a left, and it's the first building on your right.
Sola dönün ve solunuzdaki ilk ev orasıdır.Take a left, and it's the first house on your left.
Sola dönün ve sağınızdaki ilk ev orasıdır.Take a left, and it's the first house on your right.
Sağa dönün ve solunuzdaki ilk ev orasıdır.Take a right, and it's the first house on your left.
Sağa dönün ve sağınızdaki ilk ev orasıdır.Take a right, and it's the first house on your right.
Boston'da ilkokula gittim.I went to elementary school in Boston.
Boston'daki ilk öğretim okuluna gittim.I went to grade school in Boston.
Chuck's Diner, Tom ile Mary'nin ilk karşılaştıkları yerdir.Chuck's Diner is where Tom and Mary first met each other.
Chuck's Diner, Tom ve Mary'nin ilk tanıştığı yerdir.Chuck's Diner is where Tom and Mary first met.
Chuck's Liner Tom'un Mary ile ilk tanıştığı yerdir.Chuck's Diner is where Tom first met Mary.
İnsanların ilk hesaplama aracına abaküs denir.The first calculating tool of mankind is called an abacus.
Dev bir kalamarın ilk görüntüleri, Japonya kıyılarında 2012'de yakalandı.The first footage of a giant squid was captured in 2012 off the coast of Japan.
Bu ilk uçuşum.This is the first time I've flown.
Tom ilk denemede onu buldu.Tom got it on the first try.
Tom ve Mary ilk olarak nasıl tanıştılar?How did Tom and Mary first meet?