Telstar dünyanın ilk iletişim uydusuydu.Telstar was the world's first communication satellite.
Bu sabah ilk gri saçımı buldum.I found my first gray hair this morning.
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Okuldaki ilk günün nasıldı?How was your first day at school?
# 2416352 numaralı cümle benim Tatoeba'da şimdiye kadarki ilk katkımdır.Sentence #2416352 is my first ever contribution in Tatoeba.
Bana ilk yardım kiti getirin.Bring me the first aid kit.
Jana benim ilk aşkımdır.Jana is my first love.
Bu ilk seçenek.That's the first option.
Tom'un yeni karısı onun ilk evliliğindeki kızından daha genç.Tom's new wife is younger than his daughter from his first marriage.
Bu senin ilk yurt dışı seyahatin mi?Is this your first foreign trip?
Onun ilk sözleri neydi?What were his first words?
O, üniversitede ilk yılında.He is in his first year at college.
Bugün onun okulunun ilk günü.Today is her first day of school.
Bugün okulda ilk günü.Today is her first day of school.
Onun okuldaki ilk günüdür.It is his first day of school.
O ilk adımdır.That is the first step.
Bu senin ilk soruşturman mı?Is this your first investigation?
Bu senin ilk sınavın mı?Is this your first examination?
Yarın ilk iş günüm.Tomorrow is my first day of work.
Biz şimdi ilk gündem maddesine geliyoruz.Now we come to the first agenda item.
Burası ilk buluşmamızda kız arkadaşımı götürdüğüm yer.This is where I brought my girlfriend on our first date.
Sen bunu bana anlatan ilk kişi değilsin, muhakkak son kişide değilsin.You're not the first person to tell me that, and surely you're not the last.
Bu kitap ilk olarak 1877 yılında yayınlandı.This book was first published in 1877.
Tom benim ilk hastamdı.Tom was my very first patient.
Tom buradaki ilk kişiydi.Tom was the first one here.
"Sence ilk gelen kim olacak?" "Tom olmayacağı kesin.""Who do you think will come first?" "It definitely won't be Tom."
Bu bugün başarıyla tamamladığım ilk şey.It is the first thing which I have accomplished today.
Biz ilk başta endişeliydik.We were concerned at first.
Tom çoğunlukla partiye gelen ilk kişi ve partiden ayrılan son kişidir.Tom is often the first one to arrive at a party and the last one to leave.
Bizim ilk İtalyan sınıfımıza hoş geldiniz.Welcome to our first Italian class.
Onlar ilk treni kaçırdı.They missed the early train.
Körler ilk görüşte aşka inanmazlar.The blind don't believe in love at first sight.
Tom'un kayıp olduğunu ilk olarak ne zaman fark ettin?When did you first notice that Tom was missing?
Özel bir şey olmak İngiltere'nin ilk önceliği gibi görünüyor.Being something special seems to be Britain's first priority.
Mary Tom'a ilk kek parçasını verdi.Mary gave Tom the first piece of cake.
O sağdaki ilk kapı.It's the first door on the right.
Tom'la ilk tanıştığımda ergenlik yıllarımın başlarındaydım.I was in my early teens when I first met Tom.
Friends ilk kez 90'larda yayınlanmış popüler bir durum komedisidir.Friends is a popular sitcom that first aired in the '90s.
Bu, Tom'un ilk rodeosu değildir.This isn't Tom's first rodeo.
Bunu ilk kez yaptım.This is the first time I've done this.
Birlikte ilk çıktığımız zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the first time we went out together?
Birlikte ilk yüzmeye gittiğimiz zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the first time we went swimming together?
Bu ilk elden referansların bazılarına kontrol edin. Mümkün olduğunca objektif olmalıyım.Check out some of these first-hand testimonials. I have to be as objective as possible.
Bu uzun bir serideki ilktir.It's the first in a long series!
Dosyaları masama koy, sabah ilk iş onlara bakacağım.Put those files on my desk, and I'll look at them first thing in the morning.
Tom ne olduğunu fark eden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize what was happening.
Tom, Mary'ye Mary'nin ilk öpücüğünü verdi.Tom gave Mary her first kiss.
Karım ve ben ilk çocuğumuzu bekliyoruz.My wife and I are expecting our first child.
Seni ilk gördüğümden beri sana aşığım.I've had a crush on you since I first saw you.
Jamal benim ilk erkek arkadaşımdı ve sadece bir tane.Jamal was my first boyfriend and the only one.
Dania, Fadil ile olan ilişkisinin ilk yılında hamile kaldı.In the first year of her relationship with Fadil, Dania became pregnant.
Bu, Tom'un buradaki ilk yılı.This is Tom's first year here.
Bana gönderdiğiniz ilk mektuba hala sahibim.I still have the first letter you ever sent me.
Tom, her ikisi de ilkokulda birlikte olduğundan beri Mary'ye aşık.Tom has been in love with Mary since they were both in elementary school together.
Tom bizim sınıfta ilk evlenen kişiydi.Tom was the first one in our class to get married.
Tom Mary'nin aldattığı ilk erkek değildi.Tom wasn't the first man Mary cheated.
Tom ilk gönüllü kişiydi.Tom was the first one to volunteer.
Bu, ailemden üç haftadan daha uzun süre uzak durduğum ilk seferdir.This is the first time I've been away from my family for more than three weeks.
Caroline Herschel, bir kuyruklu yıldız keşfeden ilk kadındı.Caroline Herschel was the first woman to discover a comet.
Chuck's Diner, Tom ve Mary'nin ilk tanıştığı yerdir.Chuck's Diner is where Tom and Mary first met.