Ana içeriğe geç
Sözlük

ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Laika dünyanın yörüngesinde dönen ilk hayvandı.Laika was the first animal to orbit the Earth.
Bu imaj ilk defa sarsılıyor.This image is being shaken for the first time.
Onunla ilk kez nerede karşılaştığımı hatırlayamıyorum.I can't remember where I first met him.
Onun ilk adı nedir?What's his first name?
Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir.The two sides must reach an agreement in principle by the end of June.
İngilizcede dil adlarının ilk harfleri her zaman büyük mü yazılır?Are the first letters of the names of languages always written in uppercase in English?
Tasarruf etmeye başlamak güvenli emekliliğe doğru ilk adımdır.Starting to save is the first step towards a secure retirement.
İlişki daha ilk günden bir felaketti.The relationship was a disaster from day one.
Lucía ilk ultrasonografisinde fıstığa benziyordu.Lucía looked like a peanut in her first ultrasonography.
Carl Benz 1886 yılında ilk araba için patent aldı.Carl Benz obtained in 1886 the patent for the first car.
Tom'la ilk tanıştığımda kaç yaşında olduğumu tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly how old I was when I first met Tom.
Tom, ilkbahara kadar saç tıraşı olmamaya karar verdi.Tom has decided not to get a haircut until spring.
Şimdi, ilk bakışta cümleyi yanlış anladığımı görüyorum.Now I see that I misunderstood the sentence at first glance.
Şimdi görüyorum ki, ilk bakışta cümleyi yanlış anlamışım.Now I see that I misunderstood the sentence at first glance.
Tom Mary orada olmadığı için satranç turnuvasında sadece ilk yeri aldı.Tom only got first place in the chess tournament because Mary wasn't there.
Ben ilkin ona güvenmedim.I didn't trust him at first.
Ben ilk başta ona güvenmiyordum.I didn't trust her at first.
Tom gerçeği ilk önce Mary'ye söylemeliydi.Tom should've told Mary the truth in the first place.
Her şeyim bir ilki vardır.There's always a first time.
Bu benim ilk seferim değil.It's not my first time.
O ilk ipucuydu.That was the first clue.
Tom ilkbahar tavuğu değil.Tom is no spring chicken.
Senin ilk tepkinin nasıl olabileceğini görebiliyorum.I can see how that might be your first reaction.
Korkaklar tehlikenin ilk işaretinde koşarlar.Cowards run at the first sign of danger.
Bir korkak, ilk tehlike belirtisinde kaçar.A coward runs at the first sign of danger.
O benim ilk tahminimdi.That was my first guess.
Ben ilk vardiyayı alacağım.I'll take the first shift.
Biz ilk görevimizi aldık.We've received our first assignment.
Bu ilk baştan aptalca bir düşünceydi.This was a stupid idea from the very start.
Bir ilk yardım tıp teknisyeni Tom'un kesiğinin üstüne bir bandaj koydu.An EMT put a bandage on Tom's cut.
Bu ilk deneme için iyi.That's good for a first try.
Tom ilkeli, değil mi?Tom is principled, isn't he?
Tom senin ilk veya son ismin mi?Is Tom your first or last name?
Bu sanrılar ilk kez ne zaman meydana geldi?When did these delusions first occur?
Şu ana kadar öptüğüm ilk kızdın.You were the first girl I ever kissed.
Tom polisin tutukladığı ilk kişi değildi.Tom wasn't the first person the police arrested.
Bu, Tom'un kemik kırdığı ilk kez değil.This isn't the first time Tom has broken a bone.
Tom buradaki ilk kişi değildi.Tom wasn't the first person here.
Bu, Tom'un ilk defa geç kalması değil.This isn't the first time Tom has been late.
O, bu bahar gördüğüm ilk hamamböceği.That's the first cockroach I've seen this spring.
Onunla ilk tanıştığımızda Tom'a katlanamadım.I couldn't stand Tom when I first met him.
Tom ilk başta korkmuş görünüyordu.Tom seemed frightened at first.
Tom Mary ile ilk kez nerede karşılaştığını söylemedi.Tom never said where he'd first met Mary.
Hatırladığın ilk şey nedir?What's the first thing you remember?
Neden ilk sen gitmiyorsun?Why don't you go first?
Seninle ilk karşılaştığımda ne giydiğini hatırlıyor musun?Do you remember what you were wearing the first time I met you?
Seninle ilk tanıştığımda ne giydiğini hatırlıyor musun?Do you remember what you were wearing the first time I met you?
Bu, bakanın ilk resmi gezisi.It's the minister's first official trip.
O her zaman ilk sözün sahibidir.He always has the first word.
Ben konuşmaya başlayan ilk kişiydim.I was the first to begin speaking.
İnsanlar ilk kez karşılaştıklarında genellikle el sıkışırlar.People usually shake hands when they meet for the first time.
Yeni Zelanda'ya ilk kez tam olarak altı yıl önce geldim.Exactly six years ago I first came to New Zealand.
Bizim halkların ilk bakışta görülebilenden daha çok ortak yönleri var.Our peoples have more in common than can be seen at first sight.
Neden ilk olarak gitmedin?Why didn't you go first?
Seni ilk gördüğüm zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the first time I saw you.
Tom onu bana söyleyen ilk şahıstı.Tom was the first to tell me that.
Tom onu bana söyleyen ilk kişiydi.Tom was the first person to tell me that.
Boston bizim ilk durağımızdı.Boston was our first stop.
Tom onu ilk adı ile çağırmamı bırakmamda ısrar ediyor.Tom insists I stop calling him by his first name.
Tom bu sabah buraya gelen ilk kişiydi.Tom was the first to get here this morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ilk ile cümle - Sayfa 20 - ilk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App