Ana içeriğe geç
Sözlük

ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Neden ilk olarak Tom'a söyledin?Why did you tell Tom first?
Tom'a ilk olarak ne söyledin?What did you tell Tom first?
Sana Tom'la ilk kez nerede tanıştığımı söyledim mi?Have I told you where I first met Tom?
Tom Mary'ye ilk karısından bahsetti mi?Has Tom told Mary about his first wife?
Tom'la ilk kez nasıl tanıştığımı sana söyledim mi?Have I told you about how I first met Tom?
Onu bana ilk kez söylemedin.That's not the first time you've told me that.
Sen ve Mary'nin ilk kez nerede tanıştığınızı Tom'a söylediniz mi?Did you tell Tom where you and Mary first met?
Tom onu bana ilk söylediğinde ona inanmadım.When Tom first told me that, I didn't believe him.
Eğer birine söyleyeceksem, ilk sana söylerim.If I were going to tell anybody, I'd tell you first.
Burada ilk çalışmaya başladığımda Tom kadar iyimserdim.I used to be as optimistic as Tom when I first started working here.
İşte ilk albümden bir şarkı.Here is a song from the first album.
Tom ve Mary'nin küçük kızı ilk deneme adımlarını atmaya başlıyor.Tom and Mary's little girl is starting to take her first tentative steps.
Buraya ilk kez ne zaman geldiğini hatırlayabiliyor musun?Can you remember when the first time you came here was?
Buraya ilk kez ne zaman geldin?When was the first time you came here?
Beni ilk öpüşünü hatırlıyor musun?Do you remember the first time you kissed me?
Sadece ilk seferde doğru şeyi yaparak kendini bir sürü sorundan kurtarabilirsin.You can save yourself a lot of trouble by just doing it right the first time.
Dansçılar ilk konuma geri döndüler.The dancers returned to first position.
Dersin ilk günü, ödevini yapmak için ihtiyaç duyduğu ders kitabını satın aldı.The first day of the course he bought the textbook which he needed to do his homework.
Paris'te ilk gün arkadaşlarımızı gördük ve ertesi gün biz Louvre'a gittik.The first day in Paris we saw our friends and the following day we went to the Louvre.
Sen buraya ilk gelensin.You are the first to arrive.
Tom bugün buraya gelen ilk kişiydi.Tom was the first one to get here today.
Bu, babamın ve ilk eşinin bir resmi.This is a picture of my father and his first wife.
Siyasi parti ilk anketlerde yüzde beş sınırını geçti.The political party crossed the margin of five percent in the first polls.
Bir ilk yardım çantamız var.We've got a first aid kit.
Gelecek ilkbaharda evleniyoruz.We're getting married next spring.
Biz ilk olarak gidiyoruz.We're going in first.
Oraya ilk kimin varacağını göreceğiz.We'll see who gets there first.
Okul ilkbaharda başlıyor.School begins in the spring.
Bu çiçekler ilkbaharda çiçek açar.These flowers bloom in the spring.
O, kışın Fuji Dağına tırmanan ilk adamdı.He was the first man to climb Mt. Fuji in the winter.
Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk siyahi başkanı Barack Obama'ydı.The first black president of the United States was Barack Obama.
Tom heyecanlıydı çünkü bugün okuldaki ilk günüydü.Tom is excited because today's his first day of school.
Şu anda seninle ilk tanıştığımız günden daha güzelsin.You're more beautiful now than the day I first met you.
Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.I first met Tom in a little bar outside of town.
İyi bir ilk izlenim bırakmak istiyorum.I want to make a good first impression.
İyi bir ilk izlenim bırakmak istedim.I wanted to make a good first impression.
"Cildiniz güzel görünüyor." "Ah? ilk kez biri bana bunu söyledi! ""Your skin looks nice." "Oh? That's the first time anyone has told me that!"
"Bu, Avustralya'ya ilk gelişin mi?" "Evet, bu buraya ilk gelişim."Is this your first time in Australia?" "Yes, this is my first time here."
Tom on üç yaşındayken ilk işini buldu.Tom got his first job when he was thirteen.
Hafızam beni yanıltmıyorsa bu birbirimizle ilk tanıştığımız yer.If memory serves me right, this is where we first met each other.
Yarın sabah ilk olarak onu yapacağım.I'll do it first thing tomorrow morning.
Onların ikinci albümü ilk albümlerinden çok daha iyidir.Their second album is much better than their first album.
Ben ilk gidiyorum!I'm going first!
Ben ikinci gitmiyorum, ilk gidiyorum,I'm not going second, I'm going first.
Tom benim ilk aşkımdı.Tom was my first crush.
Mary benim ilk aşkımdı.Mary was my first crush.
O benim ilk aşkımdı.He was my first crush.
O ilk aşkımdı.She was my first crush.
Annemin söylediği ilk şey şuydu: "Sen deli misin?"The first thing my mother said was: "Are you crazy?"
Marcel Kittel, Fransa Bisiklet Turu'nun ilk aşamasını kazandı.Marcel Kittel has won the first stage of the Tour de France.
İyileşme yönündeki ilk adım, bir sorunun olduğunu kabul etmektir.The first step toward recovery is admitting that you have a problem.
Tatoeba'yı ilk önce ne zaman duydun?How did you hear about Tatoeba in the first place?
O, Tom'la ilk tanıştığım geceydi.That was the night I first met Tom.
Tom'la ilk tanışmamızdı.That was the first time I met Tom.
Tom'la ilk o zaman karşılaşmıştım.That was the first time I met Tom.
Tom'la ilk kez nasıl tanıştınız?How did you first meet Tom?
Şimdiye kadar bunu ilk kez yaptım.This is the first time I've ever done this.
Siz çocuklar ilk kez birbirinizle nasıl tanıştınız?How did you guys first meet each other?
Bu şimdiye kadar yazdığım ilk şarkı.This is the first song I ever wrote.
Bugün buradaki ilk kişi değildim.I wasn't the first one here today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod