ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sabahleyin ilk iş olarak Tom'u görmek istiyorum.I want to see Tom first thing in the morning.
İlk olarak buraya gelmek istemiyordum.I didn't want to come here in the first place.
Ben sadece iyi bir ilk izlenim yapmanı istiyorum.I just want you to make a good first impression.
Yarın sabah ilk otobüste olmak istiyoruz.We want to be on the first bus tomorrow morning.
İlk dersime geç kalmak istemiyorum.I don't want to be late for my first class.
Hayatımda ilk kez doğru şeyi yapmak istiyorum.For once in my life, I want to do the right thing.
Tom'a sabah ilk iş olarak onu görmek istediğimi söyle.Tell Tom I want to see him first thing in the morning.
Sen ilk hangisini istersin, iyi haberleri mi veya kötü haberleri mi?Which do you want first, the good news or the bad news?
Sanırım tapmak isteyebileceğin ilk şey Tom'la konuşmaktır.I think the first thing you might want to do is talk to Tom.
Ben yarın sabah ellerimde ilk şey olarak bir yazılmış rapor isterim.I want a written report in my hands first thing tomorrow morning.
Genellikle yapmak isteyeceğin ilk şey benzin seviyesini kontrol etmektir.The first thing you'll usually want to do is check the oil level.
Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.I think the first thing you might want to do is put some gasoline in your car.
Boston'a vardığınızda yapmak istediğiniz ilk şeyin evi aramak olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure the first thing you'll want to do when you get to Boston is call home.
Tom hakkındaki ilk izlenimimi bilmek ister misin?Do you want to know my first impression of Tom?
Ben hayatımda ilk kez mutluyum.I'm happy for the first time in life.
Dün Tom seyircinin önünde şimdiye kadar ilk kez oynadı.Yesterday was the first time Tom had ever played in front of an audience.
İlk çocukluğumuzdan beri o hikayeler yazmayı hayal etti.Since early childhood, he dreamed of writing stories.
Uri Avnery, Yaser Arafat'ı ilk kez 1982 yılında ziyaret etti.Uri Avnery visited Yassir Arafat for the first time in 1982.
Sonra ilk notaları çalmaya çalışırım.Then I try to play the first notes.
İlk önce ben kızımın sağlığı hakkında çok kaygılıyım.First of all, I'm very worried about my daughter's health.
Sadece ilk çeviriyi okudum.I read only the first translation.
İlk olarak kim?Who's first?
O ilk evlilik yıl dönümlerini unuttu.She forgot their first wedding anniversary.
Yangın ilk kattaydı.The fire was on the first floor.
Bir dilde öğrendiğin ilk şey küfürlerdir.The first thing you learn in a language are swear words.
İlk sefer bedava.The first time is free.
İlk başta az dikkat ettim ama yavaş yavaş ilgim uyandı.At first I paid little attention, but slowly my interest awoke.
"İlk aşamayı geçmenin" anlamı nedir?What does "getting to first base" mean?
Bu ilkelerime aykırı.It's against my principles.
Onun okuldaki ilk günü.It's his first day at school.
Okuldaki ilk günü.It's her first day at school.
Okuldaki ilk günün mü?Is it your first day at school?
Yeni bir dil öğrenmek ilk başta zordur.Learning a new language is difficult at first.
Tom'la şimdiye kadar ilk defa yalnız kaldım.That was the first time I was ever alone with Tom.
Bu onun ilk seferi.It's his first time.
Tom ilk önce gidecek.Tom will go first.
İlk kez mi Japon yemeği yedin?Is this the first time you've eaten Japanese food?
Japon yemeğini ilk kez mi yiyorsun?Is this your first time to eat Japanese food?
Tom ilk olarak ateş etti.Tom fired first.
Tom ilk olarak gitti.Tom went first.
Yapacağın ilk şey nedir?What is the first thing you would do?
İlk kural nedir?What is the first rule?
İlk tanığıma seslenebilir miyim?May I call my first witness?
Lütfen ilk tanığınızı çağırın.Please call your first witness.
İlk olarak ben arayacağım.I'll call first.
Buraya geldiğim ilk zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the first time I came here?
O her zaman şikayet eden ilk kişi.He's always the first to complain.
Sadece ilk üç bölümü okudum.I've read only the first three chapters.
Takımımız ilk maçı kaybetti.Our team lost the first match.
İlk önce bilginin doğru olduğundan emin ol.First, make sure the information's correct.
Bu elbiseyi ilk defa mı giyiyorsunuz?Are you wearing that dress for the first time?
İlk sahne birçok aksiyon içeriyor.The first scene has a lot of action.
Filmin ilk yarısı sıkıcıydı.The former half of the film was dull.
İlk başta onu tanımadım.I didn't recognize it at first.
İlk başta Tom'u tanımadım.I didn't recognize Tom at first.
Tom'un onu ilk defa yapmadığından eminim.I bet it's not the first time Tom has done that.
São Vicente, Brezilya'daki ilk şehirdi.São Vicente was the first city in Brazil.
Bugün, benim için ilk ve son gündür.Today is the first and the last day for me.
İlk önce kimin geldiğini hatırlayamıyorum.I can't remember who arrived first.
Ben sayfadaki ilk linki tıkladım.I clicked the first link on the page.

İlgili Sayfalar