ilk ile cümle

ilk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom planned to visit Mary the first chance he got.
Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary ile konuşmayı planladı.Tom planned to talk to Mary the first chance he got.
Tom ilk yardım kitini aradı fakat onu bulamadı.Tom looked for his first-aid kit, but couldn't find it.
Tom üç yaşında iken ilk kez Japonya'ya geldi.Tom first came to Japan when he was three years old.
Tom ilk kez üç yıl önce Boston'a geldi.Tom first came to Boston three years ago.
Tom herhangi bir partiye gelen ilk kişi olmayı sevmez.Tom doesn't like being the first one to show up at any party.
Tom ilk olarak ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do first.
Tom balıkçılık ile ilgili ilk şeyi bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about fishing.
Tom ilk bakışta Mary'nin kim olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know who Mary was at first.
Tom şu anda lise bandosunda ilk trompetini çalıyor.Tom currently plays first trumpet in his high school band.
Tom Fransa'ya ilk vardığında bir kelime Fransızca konuşamadı.Tom couldn't speak a word of French when he first arrived in France.
Tom kesinlikle o fikre sahip olan ilk kişi değildir.Tom certainly isn't the first person who had that idea.
Tom baş ve ilk parmağı arasında bir sivrisinek yakaladı.Tom caught a mosquito between his thumb and first finger.
Tom Mary'nin ebeveynleri ile ilk kez ne zaman karşılaştığını hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly when he first met Mary's parents.
Tom, Mary ile karşılaştığı o ilk günü hatırlayabiliyor.Tom can remember the day he first met Mary.
Tom dün ilk kez Japon-usulü bir kahvaltı yedi.Tom ate a Japanese-style breakfast for the first time yesterday.
Tom Mary'ye ilk tablosunu ne zaman sattığını sordu.Tom asked Mary when she had sold her first painting.
Bu Tom'un şimdiye kadar gördüğü ilk yıkım derbiydi.This was the first time Tom had ever seen a demolition derby.
Tom Mary'nin şarkı söylediğini ilk defa duymuyordu.It wasn't Tom's first time to hear Mary sing.
Tom ilk defa bir spor araba sürmüyordu.It wasn't Tom's first time to drive a sports car.
Tom ilk defa Golden Gate köprüsünü görüyordu.It was Tom's first time to see the Golden Gate Bridge.
Preem Palver ilk konuşmacıdır.Preem Palver is the first speaker.
Jones ilk konuşmacı değil.Jones is not the first speaker.
Bu hafta ilk kez, yürüyüşe çıktım.For the first time this week, I went out for a walk.
Ben ilkokul iken, annem her zaman beni okuldan alırdı.When I was in elementary school, my mother always fetched me from school.
İngilizce bir cümlenin ilk sözcüğü büyük harfli olmalıdır.The first word of an English sentence should be capitalized.
İngilizce bir cümlenin ilk sözcüğü büyük harfle başlamalıdır.The first word of an English sentence should be capitalized.
İngilizce bir cümledeki ilk sözcüğün büyük harfle başlaması gerekir.The first word of an English sentence should be capitalized.
İlkbahar geliyor.Spring is coming.
İlkokuldayken sandalye kapmaca oyunu oynardık.We used to play musical chairs in elementary school.
Bu, babamın yazdığı ilk şey.It's the first thing that my father wrote.
Çocuklar kardan adam yapabilecekleri ilk karı iple çektiler.The children looked forward to the first snow that they might build a snowman.
Tom benim ilk erkek arkadaşımdı.Tom was my first boyfriend.
Danimarka dünyanın ilk yağ vergisini tanıttı.Denmark has introduced the world's first fat tax.
İlk başta birbirimizi hiç tanımıyorduk. Zamanla birbirimizi tanıdık.At first, we weren't familiar at all. Over time we got to know each other.
Ben Tatoeba'yı ilk olarak hangi ülkenin sansürleyeceğini merak ediyorum.I wonder what country will censor Tatoeba first.
O ilk gelmek istiyor!She wants to come first!
Ben ilk bilgisayar oyunumu on iki yaşındayken programladım.I programed my first computer game when I was twelve years old.
Birçok turist İlkbaharda Kyoto'yu ziyaret eder.Many tourists visit Kyoto in the spring.
İlk aşkın ne zamandı?When was your first love?
Hiçbir zaman ilk aşkını unutamayacağını söylerler.They say that you never get over your first love.
Onlar, senin ilk aşkını asla unutmadığını söylüyorlar.They say that you never forget your first love.
Tom Mary'nin ilk aşkı idi.Tom was Mary's first love.
Onun ilk aşkınla evlenmemen gerektiğini söylediğini duydum.I've heard it said that you should never marry your first love.
İlk kez aşık olduğunda kaç yaşındaydın?How old were you when you fell in love for the first time?
Carlos Morel ilk Arjantinli ressamdı.Carlos Morel was the first Argentine painter.
Carlos Morel ilk Arjantinli çizerdi.Carlos Morel was the first Argentine illustrator.
İlk haftan için iyi şanslar ve yakında tekrar görüşürüz!Good luck with your first week and see you again soon!
Astronot olmak her zaman ilk hayalimdi.Being an astronaut was always my first dream.
Bu bizim ilk tartışmamızdı. Umarım sonuncusudur.This is our first discussion. I hope it's the last.
Bu dağa ilk kez tırmandım. Manzara gerçekten harika.This is the first time I've climbed this mountain. The sight is really awesome.
İngilizce benim ilk dilim değildir.English isn't my first language.
Ben onu ilk bakışta tanıdım.I recognized her at first sight.
Dört mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır.The four seasons are: Spring, summer, autumn and winter.
İlk kez İtalya'da olmaktan heyecanlı mısınız?Are you excited about being in Italy for the first time?
Bu, şimdiye kadar bir İtalyan pizzacısındaki ilk yemek yiyişim.This is the first time I've ever eaten in an Italian pizzeria.
Lütfen ilk mesajıma bir göz atın ve bu konudaki düşüncelerinizi bana bildirin.Please, take a look at my first post and let me know what you think about it.
En çok hangi mevsimi seversin, ilkbaharı mı yoksa sonbaharı mı?Which season do you like best, spring or autumn?
"Eski Ahit" Kutsal Kitabın ilk parçasıdır."The Old Testament" is the first part of the Bible.
Şu ana kadar öptüğüm ilk kızdı.She was the first girl I'd ever kissed.

İlgili Sayfalar