ilişkin ile cümle

ilişkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Claudius'un hastalığına ilişkin modern teşhisler geçen yüzyılda birkaç defa değişmiştir.Claudius antatte diagnose etter moderne term har blitt endret flere ganger gjennom de siste århundrene.
Stalinizm ve Nazizm, özellikle üremeye ilişkin olmak üzere ütopyacı biyo-politikanın önemini vurgulamışlardır.Stalinismen og nazismen vektla begge viktigheten av utopisk biopolitikk, særlig med tanke på reproduksjon.
Köyün tarihi ve kuruluşuna ilişkin kesin bir bilgi yoktur.Det finnes ikke noen viten om gruppens størrelse eller sammensetning.
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Hva skjedde egentlig om bord den fatale natten?
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Det er mange anekdoter om disse møtene.
Yeni alınacaklara ilişkin oylama yılda bir defa yapılır.Valg av nye, verdige medlemmer finner sted en gang i året.
Yazarla kitabına ilişkin söyleşiIntervju med forfatteren om boka
Toplu ilişki, cinsel ilişkinin ayni anda ikiden fazla kişi arasında olan türü.Gruppesex er seksuelt samkvem mellom mer enn to mennesker på samme tid.
Sevginin türlerine ilişkin ilk psikiyatri dalında çalışma Sigmund Freud tarafından yapılmıştır.En av de første teoriene om kjærlighet ble utviklet av Sigmund Freud.
Bunlara ilişkin tahmin (eikasia) düzeyinde veri elde edilebilir ve sanı (doxa)'ya ulaştırır.Dette kommer klart til uttrykk gjennom både evnen til å jakte med synet og å løpe (fort).
Lizbon Antlaşması ile getirilen nitelikli çoğunluğa ilişkin yöntemin uygulanması 2014 yılına kadar ertelendi.De nåværende stemmereglene fra Nice-traktaten beholdes fram til 2014.
Tarihî kaynakların azlığı nedeniyle bölgenin antik tarihine ilişkin çok az şey bilinmektedir.Det er kun noe få historiske fakta som er kjent om byens opprinnelse.
O ilişkinin içinde, Steph'le bir duruş belirlemek zorundadır.I stedet inngår Peter et forhold til Esther.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Om forståelse og behandling av ungdom med volds- og aggresjonsproblemer.
Yüzey araştırmalarında tabakalanmaya ilişkin bir bulgu elde edilememiştir.Men ingen var utstyrt for å studere selve overflaten.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.I begge bøkene drøftes forholdet mellom liv, kunst og samtid.
İlkel medeniyetlerin sosyal yapısına ilişkin temel kavramları tarif eden bir çerçeve çizdi.Dette er et rammeverk som anvender grunnbegreper som søkes relatert til primitive samfunns sosiale struktur.
Ayrıca bu döneme ilişkin pek çok kanıt, pişirilen yemeklerde yağ oranının çok yüksek olduğunu göstermektedir.I mange tilfeller er det likevel kjent at matrikkelgårdene er ryddet nærmere vår tid.
Soruşturmaları, İsveç Yüksek İdare Mahkemesi'nin kurulmasına ilişkin kararın önemli bir nedeni oldu.Dette var noe av grunnlaget for kritikken mot ordensvesenet i Sverige.
3.500 yıldan eski mağara resimleri, yanık ve yanık tedavisine ilişkin kayıtlar sunmaktadır.Lukisan gua dari lebih dari 3500 tahun yang lalu mendokumentasikan luka bakar dan cara pengobatannya.
2002-2003 yıllarında Avrupa'nın Geleceğine İlişkin Konvansiyonun üyesi olmuştur.2002-2003: Anggota Konvensi Uni Eropa.
Tefsir: Kur'an'ın açıklanması ve açıklanmasına ilişkin usûl bilgisidir.Bhava-taṇhā (nafsu untuk ada): bernafsu untuk menjadi sesuatu dan bersatu dengan suatu pengalaman.
Eski Mısır matematikçileri, Pisagor teoremi'nin altında yatan ilkelere ilişkin bir kavrayışa sahiptiler.Matematikawan Mesir Kuno telah mengetahui prinsip-prinsip yang mendasari teorema Pythagoras.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Jika dicurigai terjadi cedera inhalasi, mungkin diperlukan intubasi awal.
Grek – Pers Savaşları'nda Grek ordusunda süvari kullanıldığına ilişkin bir bilgimiz yoktur.Tidak disebutkan adanya penggunakan kavaleri oleh pihak Yunani dalam Perang Yunani-Persia.
Yanıklara ilişkin en yaygın komplikasyonlar enfeksiyon ile ilgilidir.Komplikasi paling umum dari luka bakar adalah infeksi.
Hayvan kavramına ilişkin modern çalışmalar, bu kavramların insanlara özgü olmadığını göstermiştir.Pengkajian modern terhadap fosil binatang menunjukkan bahwa konsep ini tidak berlaku unik bagi manusia.
Gemi yapımı ve onarımına ilişkin çalışmalar "deniz mühendisliği" olarak adlandırılmaktadır.Pembuatan dan perbaikan kapal, baik komersial dan militer, disebut sebagai "sektor naval".
Randstad'ın sınırlarına ilişkin kesin bir çizgi çizmek de pek olanaklı değildir.Wilayah tepat Randstad tidak diketahui secara pasti karena Randstad tidak didefiniskan secara persis.
Hidrosefali bu iğrenç ilişkinin sonucudur.Lipogenesis adalah proses mensintesis lemak ini.
Ayrıca Şmita ürünlerinin satışına, tüketimine ve imha edilmesine ilişkin bir dizi yasa da uygulanmaktadır.Berbagai hukum diterapkan pula untuk penjualan, pengkonsumsian dan pembuangan hasil-hasil bumi selama shmita.
Şu anki adı Doğancı'nın kaynağına ilişkin söylenceler de vardır.Masih terdapat kontroversi mengenai asal mula nama Natal.
Showalter ile aralarında, arabayı kimin alacağına ilişkin bir tartışma çıkar.Ada beberapa perbedaan antara wing dan spoiler, di antaranya adalah peruntukkan mobilnya.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Keesokan harinya, dua orang itu terlibat perkelahian yang berujung pada hubungan seksual yang kasar.
Birçok değişik alanda farklı konulara ilişkin yazılar yazdı.Ia menulis beberapa novel pada tema yang berbeda.
Ayrıca, kaynaklarda orduların alt birliklerine ilişkin sayısal herhangi bir ayrıntı da bulunmamaktadır.Demikian pula, tidak ada sumber yang menunjuk pada kehadiran penguasa Piast lainnya di dalam upacara tersebut.
Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.Undang-undang tersebut menolak status kewarganegaraan etnis Rohingya.
Binanın giriş kapısının üzerinde, yapının 1932 yılında yapılan restorasyonuna ilişkin bilgiler yer almaktadır.Di atas pintu masuk depan rumah tertulis tahun dibangunnya rumah tersebut, tahun 1938.
Katsayı +1'e veya -1'e ne kadar yakınsa ilişkinin doğrusallığı o kadar güçlüdür.Semakin dekat dengan -1 atau +1, semakin kuat korelasi antara kedua variabel tersebut.
1957 düzenlemelerinin çok gevşek olduğuna ilişkin kaygılar artmaktaydı.Các mối lo ngại dấy lên khi các điều lệ 1957 quá lỏng lẻo.
En son 15 Ekim 2015 tarihinde erişildi. ^ "Başbakan Davutoğlu'dan Ankara'daki patlamaya ilişkin açıklama"..Ngày 10 tháng 10 năm 2015. ^ “Başbakan Davutoğlu'dan Ankara'daki patlamaya ilişkin açıklama”.
Tarihçilerin Korkunç İvan'ın bunu neden yaptığına ilişkin birçok düşüncesi vardır.Các nhà sử học có một số ý kiến ​​về lý do tại sao Ivan đã làm điều này.
Trafiğin soldan akmasına ilişkin gelenek imparatorluğun eski topraklarının çoğunda korunmuştur.Quy tắc đi xe bên trái đường được duy trì tại phần lớn cựu đế quốc.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.Cô đã tìm cách xác định lại mối quan hệ giữa nghệ thuật và xã hội.
Beyaz Kent'e ilişkin en geniş çaplı inceleme Nitza Metzger Szmuk tarafından yapıldı.Cuộc khảo sát kiến trúc lớn nhất ở Thành phố trắng đã được tổ chức bởi kiến trúc sư Nitza Metzger Szmuk.
Kıtaların kaymasına ilişkin ayrıntılı tezi 1912'de Alfred Wegener geliştirdi.Học thuyết trôi dạt lục địa được Alfred Wegener đưa ra năm 1912.
Times dergisi, Dior'un ölümüne ilişkin haberinde, onun iskambil oynarken kalp krizi geçirdiğini belirtir.Tạp chí Time nói rằng ông chết vì một cơn đau tim sau khi chơi bài.
Çağının İtalyan tarihine ilişkin en önemli kaynak olan Storia d'Italia'nın (İtalya Tarihi) yazarıdır.Bài thơ nổi tiếng nhất của ông thời chiến tranh là bài Итальянец (Người Italia).
Katsayı +1'e veya -1'e ne kadar yakınsa ilişkinin doğrusallığı o kadar güçlüdür.Hệ số tương quan càng gần với -1 và 1 thì tương quan giữa các biến càng mạnh.
Üç ilişkinin üç kurbanı da kızdır.Ngoài ra, bốn nạn nhân khác cũng là nữ giới.
Orada çalıştığı birkaç yıl boyunca sigorta enstitüsüne ilişkin yıllık raporu derleyip hazırlardı.Ông cũng được giao nhiệm vụ biên soạn các báo cáo cho cơ quan bảo hiểm trong vài năm ông làm ở đây.
Gemi yapımı ve onarımına ilişkin çalışmalar "deniz mühendisliği" olarak adlandırılmaktadır.Đóng tàu và sửa chữa tàu, cả thương mại và quân sự, được gọi là "kỹ thuật hải quân".
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Ngay từ khi bắt đầu quay, họ đã có "một bức tranh rất rõ ràng" về những gì đã xảy ra với con tàu đêm đó.
New York'taki Metropolitan Museum of Art'ta bulunan kopyaya ilişkin bilgilerGiới thiệu về trống đồng Đông Sơn tại The Metropolitan Museum of Art, New York
Bu ilişkinin eseri de 1930’da “Narziss und Goldmund” olmuştur.Kết quả của việc biến chuyển trở về cùng sống đôi lứa này là quyển tiểu thuyết Narziß und Goldmund năm 1930.
Pamuğun da bölgede 6-7 bin yıl önce yetiştirmeye başladığına ilişkin kanıtlar bulunmuştur.Các di chỉ này cho thấy hoạt động nông nghiệp trở nên phổ biến tại khu vực từ 6.000 đến 7.000 năm trước.
Yüzey araştırmalarında tabakalanmaya ilişkin bir bulgu elde edilememiştir.Nó gần như không thiếu vắng trong các khảo sát hố khoan.
Vejetaryenlik dinsel, ahlaki ve beslenmeye ilişkin nedenlere dayanır.Họ từ chối ăn thịt vì những lý do tôn giáo, đạo đức, và sức khỏe.
Resmî site (Portekizce) São Paulo Eyaletine İlişkin Genel BilgilerDanh sách đô thị bang São Paulo theo diện tích
Bazı hadislerde ise dünyanın ömrü (yaşı) ve kalan zamanına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. (bkn.世に知られる織田信長の安土宗論もその最たる例であるといわれる。

İlgili Sayfalar