ilişkin ile cümle

ilişkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Nuorisotilojen suunnittelu ja käyttö.
Yabancıların ikâmetine ilişkin davaları takip etmek.Menettelyt ulkomaalaisten kohdistamiselle.
Ayrıca İslam'a ilişkin olumsuz sözleri de bulunmaktadır.Lisäksi islam suhtautuu viiniin kielteisesti.
İkonofillerin öne sürdüğü bir diğer yaklaşım tasvirlerin didaktik amaçlı kullanımına ilişkin olandır.Yksi MOOCien kiistattomista eduista on opiskelijoiden oppimiskäyttäytymisen seuraaminen teknologian avulla.
Anne sütüne geçmesine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.Imeytymisestä äidinmaitoon ei ole tietoa.
Yahudiliğe ilişkin yenilikçi düşünceleriyle tanınmıştır.Junge Freiheit tunnetaan uusoikeistolaisesta linjastaan.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.EU ilmaisi huolestumisensa lakien johdosta..
1917'deki Balfour Deklarasyonu ise bölgeye ilişkin Yahudilere verilmiş bir diğer vaat olmuştur.Vuonna 1917 annettu Balfourin julistus tuki aikeita perustaa alueelle juutalaisvaltio.
“Osmanlı Hürriyet Cemiyeti”nin kurulmasına ilişkin üç perdelik piyes”.Kolme sukupolvea Saastamoisen perheyrityksessä."
Komisyon Başkanları, Kongre’ye faaliyetlerine ilişkin rapor sunmaktadır.Ylipäällikön velvollisuutena on ainoastaan ilmoittaa kongresille toimistaan.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.Smenassa ei ollut mitään niistä ominaisuuksista, joita tarvitaan hyvän kuvan ottamiseen.
Bu çerçeve içinde, arınmanın yolu, çilecilik ve Tanrı'ya ilişkin bilgidir.Kansanperinteessä käärme liittyy hedelmällisyyteen ja ukkosenjumalaan.
Son dönemlerde ise tıbbî antropologlar tıbbın araştırma ile ilişkin konularını incelemeye başlamışlardır.Renessanssin aikana lääketieteen edustajat alkoivat hiljalleen tutkia ihmisruumista ruumiinavauksin.
"The American Cancer Society" trans yağlar ile kanser arasında bir ilişkinin belirlenmediğini söyler.American Cancer Societyn mukaan misteliuute ei vaikuta syöpään.
Antik çağın başlangıcında dünyanın yuvarlak olduğuna ilişkin çeşitli görüşler ifade ediliyordu.Erään kertomuksen mukaan maailman alkuaikana vallitsi pimeys.
Bu ünlü şairin yaşamına ilişkin fazla bilgi yoktur.Runoilijan elämästä ei juuri tiedetä.
Bu iliskinin evlilikle sona erip ermedigi bilinmemektedir.Ei ole vaikea arvata, ettei avioliitosta tullut onnellinen.
Taşıyanın sorumluluğuna ilişkin emredici hükümler: TTK m.Postihallituksen käskystä toimitti Th.
Dışişleri Bakanlığı görevlisi Eduard Nalbandyan konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.Ulkoministeri Alexander Stubb vaati kirjeen lähettäjää julkisuuteen.
Åland'ın Åland bayrağına ilişkin Eyalet Yasası tarafından öngörülen üç resmi sancak günü vardır:Ahvenanmaalla on kolme virallista liputuspäivää, jotka määrätään Ahvenanmaan lipusta annetussa maakuntalaissa:
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Από την αρχή των γυρισμάτων είχαν μια πολύ καθαρή εικόνα του τι συνέβη στο πλοίο εκείνη τη νύχτα.
Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SDH) geleceğe ilişkin uluslararası gelişme ile ilgili bir dizi hedeftir.Οι στόχοι για την βιώσιμη ανάπτυξη (ΣΒΑ) είναι μία δέσμη στόχων που αφορά την μελλοντική διεθνή ανάπτυξη.
Konstantius ve Helena arasındaki ilişkinin yasal yönü de bilinmemektedir.Η ακριβής νομική δύση της σχέσης μεταξύ της Ελένης και του Κωνστάντιου επίσης δεν είναι γνωστή.
María ise kaybettiği çocuğunu bulacağına ilişkin umudunu hiç kaybetmez ve sonunda da başarılı olur.Η Μαρία όμως ποτέ δεν χάνει την ελπίδα της, ότι θα βρει το γιο που έχασε.
Yanıklara ilişkin en yaygın komplikasyonlar enfeksiyon ile ilgilidir.Οι πιο συνηθισμένες επιπλοκές των εγκαυμάτων σχετίζονται με την μόλυνση.
Trafiğin soldan akmasına ilişkin gelenek imparatorluğun eski topraklarının çoğunda korunmuştur.Η οδήγηση στην αριστερή πλευρά του δρόμου έχει διατηρηθεί σε μεγάλο μέρος της πρώην αυτοκρατορίας.
Personel ayrıca şirket yerleşimine ilişkin vergi ve hukuk konularında da yardımcı olmaktadır.Η συνθήκη επίσης βοηθάει στην περαιτέρω συνεργασία των κρατών μελών σε θέματα δικαστικά και αστυνομικά.
Bazı tarihçiler onun varlığına ilişkin tartışmalarda bulunurlar.Άλλοι αμφισβητούν την ύπαρξή της.
Eski Doğu Slavcası'na ilişkin yazılı örnekler 10. yüzyıldan tasdiklenmiştir.Τα γραπτά ευρήματα της ανατολικής σλαβικής βεβαιώνονται από το 10ο αιώνα και έπειτα.
Ayrıca Şmita ürünlerinin satışına, tüketimine ve imha edilmesine ilişkin bir dizi yasa da uygulanmaktadır.Αρκετοί νόμοι, επίσης, εφαρμόζονται για το εμπόριο, την κατανάλωση και τη διάθεση προϊόντων του σεμιτάχ.
Oylama sonucuna göre Mariano Rajoy'un düşürülmesine ilişkin 82 evet, 170 hayır ve 97 çekimser oy kullanıldı.Το αποτέλεσμα της ψηφοφορίας ήταν 170 όχι κατά της πρότασης, 82 υπέρ και 97 αποχές.
Uzun yıllar Kazaklarla da iç içe yaşayan Karakalpaklara ilişkin tarihi kayıtlar ancak 16.yüzyıla kadar iner.Για διάφορους λόγους, οι ιστορικές αναφορές για τους Κοζάκους πριν από τον 16ο αιώνα είναι πενιχρές.
Ancak bir süre sonra konuya ilişkin yayınlara yasak konuldu.Από τότε όμως στο κοινό απαγορεύεται γενικώς η είσοδος για λόγους ασφαλείας.
Dönemin Britanya raporları katliamlara ilişkin bilgi içermektedir.Διηγήσεις Άγγλων κυνηγών μας πληροφορούν για πραγματικές σφαγές.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Εφαρμόζει τους νόμους.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.Η ποιητική του γραφή ήταν ελλειπτική χωρίς φανατισμούς και προσήλωση σε κάποιο αισθητικό ρεύμα.
Hesap döneminin uzatılmasına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.Η αναστολή της δυσπιστίας είναι υψίστης σημασίας για τη διαδικασία.
Bu ilişkinin eseri de 1930’da “Narziss und Goldmund” olmuştur.Η κρίση του 1930 ήταν επόμενο να "κτυπήσει" και το Ναϊμέχεν.
O sahnede söz ettiği bıçak, ilişkinin kesilmesi anlamına geliyor.Εξαιτίας όμως της διάρευσης του σεναρίου στο διαδίκτυο, η πλοκή αυτή αφαιρέθηκε.
Sonunda yine, daha iyi bir geleceğe ilişkin umutlar yerini çöküşe bırakır.For til sidst at acceptere håbet om et bedre sted.
Yazıya ilişkin mevcut belgesi Harriet Taylor Mill'in bütün eserlerinde bulunabilir.Hendes værker findes i The Complete Works of Harriet Taylor Mill.
Bu itibarla kafein, sıcak çikolatayla ilişkin büyük bir sağlık sorunu değildir.Koffein er ikke et større helbredsproblem, der er forbundet med varm chokolade.
Vejetaryen kadınların daha çok kız bebek doğurduğuna ilişkin bir araştırma vardır.Nogle undersøgelser viser at vegetariske kvinder har en større sandsynlighed for at føde pigebørn.
Diğer birçok madde gibi sigara içine niçin eklenildiğine ilişkin bir bilgi yoktur.Det er endnu ikke forstået, hvorfor universet indeholder mere stof end antistof.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Det er mange anekdoter om disse møder.
Bu eserde hayatına ilişkin çeşitli dokümanlar ayrıntılı şekilde aktarılmıştır.De fleste detaljer på det område gennemgås grundigt.
Times dergisi, Dior'un ölümüne ilişkin haberinde, onun iskambil oynarken kalp krizi geçirdiğini belirtir.I Time magazines nekrolog stod der, at han døde af et hjertestop efter at have spillet kort.
Güney rotasına ilişkin buna benzer bir tarif bulunmamaktadır.Længere mod nord finder man ikke denne slags stednavn.
Yapılacak işlere ilişkin yıllık programları belirler.Disse opgaver planlægges i årlige arbejdsplaner.
1987 - Portekiz ve Çin, Makao'nun 1999 yılında Çin HC'ye iadesine ilişkin bir anlaşma imzaladı.1987 - Portugal og Kina bliver enige om, at den portugisiske koloni Macao fra 1999 skal overdrages til kina.
Davanın Yüksek Mahkeme'ye götürülmesine ilişkin başvuru kabul edilmemiştir.Sagen blev ikke indbragt for Højesteret.
Komisyon Başkanları, Kongre’ye faaliyetlerine ilişkin rapor sunmaktadır.Udvalgssekretæren fører protokol over udvalgets arbejde.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Folket har direkte indflydelse på gennemførelsen af love.
Tarihî kaynakların azlığı nedeniyle bölgenin antik tarihine ilişkin çok az şey bilinmektedir.Der vides kun lidt om øens antikke historie.
Borel toplamı dizilerin toplamına ilişkin bir genellemedir.Vandpiben er en ting at samles om.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Det beskriver et endt kærlighedsforhold set fra de to involverede parter.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Ligevel er det interessant, at Tyrkiet nu er i forhandlinger om optagelse i EU.
Tek Sağlık Girişimi internet sitesi Tek Sağlığa ilişkin tüm haber ve bilgiler için küresel bir depodur.Sundhed En af de helt store nyheder er HealthKit, der samler diverse sundhedsrelaterede data ét sted.
Toplu ilişki, cinsel ilişkinin ayni anda ikiden fazla kişi arasında olan türü.Gruppesex betegner seksuelt samvær mellem mere end to personer på samme tid.
Bu eleştirilerden biri de, içgözlemin tanımına ilişkindir.Ganske kort fortalt handler det simpelthen om at fokusere på åndedrættet.

İlgili Sayfalar