ilişkin ile cümle
ilişkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu anlamda bir işin yapılması ve yardımlaşmaya ilişkin ortaya çıktığı söylenmektedir.Prý měla autonehodu a žádá o pomoc.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Pokud je podezření na inhalační zranění, může být zapotřebí včasná intubace.
Oyundaki özgün fikrin ilham kaynaklarına ilişkin birçok öneri getirildi.Na motivy hry vznikl několikadílný román.
Bütçe konusuna ilişkin olarak ise, Avrupa Parlamentosu, Konsey ile yetkileri paylaşır.Parlament rozhoduje o rozpočtu Evropské unie společně s Radou Evropské unie.
Gelir düzenlemelerine ilişkin çalışmalar yapmak.Právě tam si má uspořádat myšlenky.
Güney rotasına ilişkin buna benzer bir tarif bulunmamaktadır.V blízkosti rovníku nelze sever tímto způsobem spolehlivě určit.
Yazıya ilişkin mevcut belgesi Harriet Taylor Mill'in bütün eserlerinde bulunabilir.Publikuje zde názory, které rozvíjel společně se svou ženou Harriet Taylor Mill.
Karain'de mağara adamlarına (homo sapiens neandertalensis) ilişkin kemik kalıntıları da ele geçmiştir.Po celé Africe se nalezly také pozůstatky rodu Homo sapiens (člověk moudrý).
1508 yılına gelindiğinde Dava Kararnamelerine İlişkin Açıklamalar adlı yapıtını yayınlamıştır.Apelační soud po svém zřízení roku 1548 také vydával tyto tzv. slepé rozsudky.
Korelasyon katsayısı, bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin yönü ve büyüklüğünü belirten katsayıdır.Korelační diagram může snadno odpovědět na otázku, zda tyto dvě proměnné souvisí či nikoliv.
Rudolf Hess'in ölümüne ilişkin çeşitli çelişkiler vardır.Okolo Gersteinovy smrti se kupí řada nejasností.
John Kigman, G/G/1 sırasındaki ortalama bekleme süresine ilişkin bir formül verdi: Kingman’ın Formülü.John Kingman a dat o formula pentru timpul mediu de așteptare într-o coadă G/G/1: formula Kingman.
Kazaya ilişkin bir şey hatırlayamaz, hatta bir süre boyunca, bir kaza geçirdiğini bile bilmez.Nu și-a amintit accidentul și, o vreme, nu a știut nici că a suferit un accident.
Eşcinsel evliliğe ilişkin yasa tasarısı, 1 Ekim 2004'te Kabine tarafından kabul edildi.Legea care permite căsătoriile între persoane de același sex a fost aprobată de cabinet pe 1 octombrie 2004.
Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SDH) geleceğe ilişkin uluslararası gelişme ile ilgili bir dizi hedeftir.Obiectivele de dezvoltare durabilă (ODD) sunt un set de ținte legate de dezvoltarea internațională pe viitor.
Sonunda yine, daha iyi bir geleceğe ilişkin umutlar yerini çöküşe bırakır.Și totuși nu am pierdut speranța într-o judecată viitoare mai bună...
Eşcinsel evliliğe ilişkin yasalar sadece metropol Danimarka'yı ve ne Grönland ne de Faroe Adaları'nı etkiler.Legislația acoperă doar Danemarca propriu-zisă, nu și Groenlanda sau Insulele Feroe.
Yazar, Captain Kidd gibi korsanlara ilişkin öyküleri de, ilk defa yine burada duydu.Aici a auzit Poe poveștile cu pirați precum căpitanul Kidd.
Fakat bu çalışmalar söz konusu döneme ilişkin olarak pek güvenilir sayılmazlar.Nu cred că lucrurile sunt așa de complicate când vine vorba de inimă.
Bu nedenle kendisinin Büyük Valide Sultan olduğuna ilişkin iddialar bir spekülasyondan ibarettir.Se descoperă, în cele din urmă, că este un spion al aceluiași sultan.
Robertson, 2004) Çalışma Psikolojisi bilim dalına ilişkin net bir tanımlama yapılamamaktadır.Roberti (2004) prezintă o sinteză a cercetărilor în acest domeniu.
Ödüllere ilişkin duyuru her yıl ekim ayı içinde yapılır.Câștigătorii premiului sunt anunțati în luna octombrie a fiecărui an.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.În legătură cu aceasta s-au păstrat multe anectode despre felul său de a fi distrat.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Dacă medicul suspectează că s-au produs răniri prin inhalare, poate fi necesară intubare rapidă.
Böylece toplumsal cinsiyete ilişkin eşitliğin reformlarla çözebileceğini söylerler.Egalitariștii au susținut că justiția nu poate exista decât în coordonatele egalității.
Bu haliyle onun düzyazısına ilişkin uygun bir yargı ortaya çıkmadı.Dar aceasta înseamnă că nu există nici o rațiune suficientă pentru existența ei.
Bu çerçeve içinde, arınmanın yolu, çilecilik ve Tanrı'ya ilişkin bilgidir.În aceste condiții survine sentimentul de fuziune sau contact cu Dumnezeu.
Buna ilişkin ilkeleri, esasları ve usulleri gösterir.Rațiunea se exprimă în principii, idei și idealuri.
Davaya ilişkin tüm masraflar kaybeden tarafa yüklenecektir.Instanța va decide ce costuri intră în sarcina celui fără câștig de cauză.
Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.Binențeles, din discuție nu este evitată nici tema despre sex.
Bu iliskinin evlilikle sona erip ermedigi bilinmemektedir.De asemenea, ea poate a fost convinsă că căsătoria anterioară a fost nulă.
Başka bir efsane Kral Mitridates'in kızına ilişkindir.Acest articol se referă la fiica regelui Mihai.
Yasamaya ilişkin güç, hem hükümet ve görkemli ve genel konseyde kullanılır.Puterea legislativă o are atât guvernul, cât și pe Consiliul Mare și General(d).
Yanıklara ilişkin en yaygın komplikasyonlar enfeksiyon ile ilgilidir.Cele mai obișnuite complicații sunt cele produse de infecții.
Vejetaryen kadınların daha çok kız bebek doğurduğuna ilişkin bir araştırma vardır.Unele studii arată că la femeile vegetariene este mai probabil să aibă copii de gen feminin.
Pilecki'nin faaliyetlerine ilişkin soruşturma Albay Roman Romkowski tarafından denetlendi.Az ellene folyó nyomozást Roman Romkowski ezredes vezette.
Oyuna ilişkin fikir 1968'de doğdu.A játékautó 1968-ban született.
G20 toplantılarında, uluslararası finansal istikrarın arttırılmasına ilişkin görüşme ve çalışmalar yapılıyor.A G20-ak vezetői a Nemzetközi Valutaalaptól nagyobb mértékű aktivitást várnak.
1956'daki Süveyş Krizi'nin çözümüne ilişkin çabaları nedeniyle 1957'de Nobel Barış Ödülü'nü aldı.A válság megoldása kapcsán tett erőfeszítései miatt 1957-ben Nobel-békedíjban részesült.
Aylar veya yıllar sonra olacak olaylara ilişkin prekognisyonların sayısı çok azdır.A több hónapos vagy éves kapcsolatok igen ritkák.
Emir ile askerlik hizmetine ilişkin hususların yapılması ya da yapılmaması istenir.A katonatanácsok megvitatták, engedelmeskedjenek-e a tiszteknek vagy sem.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.A mű nem mentes sem a kitalált történetektől, sem a költői túlzásoktól.
Rudolf Hess'in ölümüne ilişkin çeşitli çelişkiler vardır.Rudolf Hess rejtélyes élete és halála.
Solunuma ilişkin bir yaralanmadan şüpheleniyorsa, erkenentübasyon gerekli olabilir.Amennyiben felmerül a belégzésből származó sérülés gyanúja, szükség lehet a mielőbbi intubálásra.
160 yıl süren Türk döneminde mülkiyet haklarına ilişkin hiçbir veri yoktur.A török hódoltság alatt föld tulajdonjog nem létezett.
Nadir bir hastalıkta bekleneceği üzere, aHÜS görülme sıklığına ilişkin veriler sınırlıdır.Ahogy az egy ritka betegség esetében várható, az aHUS előfordulására vonatkozó adatok korlátozottak.
Bu model arasındaki ilişkinin anlaşılması güçtü.Ez egy módja annak, hogy kapcsolatba lépjen a modellel.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Három elválaszthatatlan barátnő különös vízalatti kalandjait ismerhetjük meg.
1567'de İspanya'da Mağripli nüfusun eritilmesine ilişkin bir dizi önlem alınmıştı.1567-ből származik az első feljegyzés az indiai társadalom kasztokra tagoltságáról.
Filme ilişkin ilk görüşler çoğunlukla olumsuzdu.A film kritikai fogadtatása nagyrészt negatív volt.
Tarihçilerin Korkunç İvan'ın bunu neden yaptığına ilişkin birçok düşüncesi vardır.Számos tudós tette fel a kérdést, hogy a sauropodák miért értek el olyan hatalmas méreteket.
Komisyon Başkanları, Kongre’ye faaliyetlerine ilişkin rapor sunmaktadır.A köztisztviselők itt tehették meg jelentéseiket az illetékes bizottságoknak.
Milletlerarası Tahkime İlişkin Mevzuat ve Antlaşmalar (2. bas.).Különféle nemzetközi értekezletek kezdeményezője és szervezője (szimpóziumok stb.)
1967 ve 1999 yılı depremlerine ilişkin deprem öncesi ve sonrası fotoğraflar sergilenmektedir.Erityisen tuhoisia ovat olleet vuosien 1967 ja 1999 maanjäristykset.
Toplumun sorunlarına ilişkin yazmayı tercih etmiştir.Hän kirjoittaa myös yhteiskunnan ongelmista.
Sokrates’e ilişkin bilgilerin büyük çoğunluğu Platon’un yazılarından elde edilmektedir.Suurin osa siitä, mitä Sokrateesta tiedetään, on peräisin Platonilta.
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.Myös Mansonin alkoholinkäyttöä ja etäistä käyttäytymistä on arveltu eron syyksi.
Malta Şahini'ne ilişkin kitaplarMalisjoen kosteikkojen yleissuunnitelma
Karl L. Reinhold 1790 ve 1792 yıllarında Kantçı Felsefeye ilişkin iki ciltlik yazılarını yayımladı.Karl L. Reinhold julkaisi kaksiosaisen teoksen Kirjeitä Kantin filosofiasta vuosina 1790 ja 1792.
1909 yılında ise imtiyaza ilişkin mukavelename imzalanmıştır.Vuonna 1909 selvitettiin tilaajakunnan koostumusta.