ilişkili ile cümle
ilişkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çürüklerin yaygınlaşmasındaki en büyük artış diyet değişimi ile ilişkilidir.Mas o crescimento mais recente acontece com a multiplicação de blocos de rua.
Diğer bellek kategorileri uzun süreli bellek tartışmasıyla ilişkili olabilir.Outras tipos de memória também podem ser relevantes para a discussão de memórias de longa duração.
Lesch-Nyhan sendromu genellikle gutlu organ artriti ile ilişkilidir.Het syndroom van Lesch-Nyhan wordt vaak in verband gebracht met jichtige artritis.
Bhimbetka (भीमबेटका) adı Mahabharata destanındaki bir kahraman-tanrı olan Bhima ile ilişkilidir.De naam Bhimbetka (भीमबेटका) wordt geassocieerd met Bhima, een held-godheid uit het epos Mahabharata.
Cadılık, büyücülük ile yakından ilişkilidir.Tjoenen is nauw verwant aan de hekserij en toverij.
Hiçbir Müz plastik sanatlarla (heykel, resim) ilişkili kılınmamıştır.Er werden geen riemen om de knokkels gedragen.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.In totaal worden meer dan tweehonderd virussen in verband gebracht met verkoudheid.
Her yıllık grip mevsimi normalde büyük bir grip virüsü alt tipi ile ilişkilidir.Een griepvirus van een bepaald jaar is meestal een mutatie van een griepvirus van het jaar daarvoor.
Kuzey Mariana Adaları, ABD ile ilişkili bir commonwealth'dir.Dat terwijl de Noordelijke Marianen alleen geassocieerd lid is van de Aziatische confederatie.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.Ook zeildoek wordt met deze binding gemaakt.
Bu denklem kütlenin eylemsizlikle nasıl ilişkili olduğunu göstermektedir.Hij lijkt intuïtief te begrijpen hoe dingen werken.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Dit type longkanker hangt sterk samen met roken.
Kendini tanıma bilişsel benlik ile ilişkilidir.Dat is nauw verbonden met zelfkennis.
HD genindeki CAG tekrar sayısı ile hastalığın başlama yaşı ters ilişkilidir.Het aantal van CAG-repeats is omgekeerd gecorreleerd met startleeftijd van de ziekte van Huntington.
Bazı hastalıklar elastin proteinin bozulması veya yokluğu ile ilişkilidir.Bepaalde ziektes worden veroorzaakt wanneer het eiwitdegradatieproces faalt of defect is.
İlişkili basın.Uitgeverij Contact.
Tibet’teki başka efsanelerde bir mitosla ilişkilidir.Deze legende is op een aantal wijzen in de Tibetaanse geschiedschrijving behandeld.
Erkeklerde azalmış doğum boyutu ile yüksek parmak oranı ilişkilidir.Er moet echter wel worden opgelet bij kinderen met een laag geboortegewicht.
Bu trendler Fibonacci dizisindeki sayılarla ilişkilidir.De gekozen getallen komen uit de rij van Fibonacci.
Moğolca sekiz rakamı ile ilişkilidir.Het synsacrum bestaat uit acht wervels.
Hinokitiol yapısal olarak izopropil ornatıkından yoksun tropolon ile ilişkilidir.Hinokitiol is structureel verwant aan tropolone, die het isopropyl-substituent mist.
1728 Stahl bazı ateşlerin gastrik inflamasyon ve ülserasyon ile ilişkili olduğunu öne sürdü.1728 Stahl zaproponował teorię, że niektóre stany gorączkowe są związane z zapaleniem i owrzodzeniem żołądka.
Akademi 28 üye, 11 ilişkili üye ve 26 onur üyesine sahiptir.W 2010 w skład Akademii wchodziło 28 członków zwykłych, 11 członków stowarzyszonych i 26 członków honorowych.
Siyahsu adıyla yakından ilişkilidir.Jest blisko spokrewniony z czarnowronem.
Aynı alan içerisinde birbiriyle ilişkili tüm popülasyonların oluşturduğu topluluğa komünite denir.Mowa tu o przynależności do wspólnoty wszystkich tych, którzy zostali ochrzczeni w to samo imię.
Nobel Ödülü almış 55 kişi bu üniversite ile ilişkilidir.23 laureatów Nagrody Nobla było związanych z uczelnią.
Lüks tüketim malları bu kavram ile çok yakından ilişkilidir.Wszystkie te własności czynią ten kod bardzo pożądanym.
Köy, Kral Arthur efsaneleri ile ilişkilidir.Miejscowość pojawia się w legendach o Królu Arturze.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.W sumie ponad 200 różnych typów wirusów jest związanych z występowaniem przeziębień.
Yöneylem araştırması endüstri mühendisliği ile yakından ilişkilidir.Wiedza ta jest ściśle powiązana z inżynierią środowiska.
Hastalıkla ilişkili genetik bozukluklar 1997 yılında gösterilebilmiştir.Relacje genetyczne zostały opisane w 2001 roku.
Ahtapotların solungaç kalpleri ile ilişkili iki nefridyumu vardır.Ośmiornica ma 2 nefrydia (odpowiedniki nerek kręgowców) związane z sercami skrzelowymi.
Teochew lehçesi ile ilişkili, bununla ancak az oranda karşılıklı anlaşılabilirliği vardır.Blisko spokrewniony z dialektem teochew, jednak wzajemne zrozumienie jest utrudnione.
Aile, akrabalık sistemiyle ilişkili bir toplumsal düzenlemedir.Są społeczeństwem, w którym obowiązuje patrylinearny system pokrewieństwa.
Fakat bu durum, iki farklı ulustan gelen iki metnin ne şekilde ilişkili olduğunu açıklayamamaktadır.Zastanawiał się, co by się stało gdyby te dwie całkowicie różne osobowości spotkały się.
Köleciliğin yasaklanması doğrudan bununla ilişkiliydi.Nierozłącznie wiązał się z tym problem niewolnictwa.
Omurilik yaralanmalarının priapizm ile ilişkili olduğu bilinmektedir.Również uszkodzenia rdzenia kręgowego są powiązane z występowaniem priapizmu.
Raporlanmış VVIQ sonuçları ile fMRI sonuçlarının önemli ölçüde ilişkili olduğu bulunmuştur.Jego wyniki w istotny sposób wpłynęły na raporty IPCC.
İş etüdü verimlilikle doğrudan ilişkilidir.Postęp nieodłącznie wiąże się z pracą.
Quechua ile ilişkili olmasa da biraz sözcüksel etki fark edilebilir.W słownictwie quenyi jest jednak widoczny pewien wpływ języka fińskiego.
B-cache doğrudan ilişkilidir.Brew-kit to zagęszczona do ok.
Ölçüm verilerinin ağırlıklı ortalamaları ile ilişkili belirsizlikNiespójny zapis wielkości procentowych.
Bordmann'ın 44 numaralı bölgesinin motorla ilişkili işlemlere yaptığı bir önemli katkısı daha bulunmuştur.Istotny wkład pola Brodmanna 44 można zauważyć w trakcie procesów motorycznych.
Bu sıkıca bağlı moleküller genelde aktif merkezde bulunur ve katalizle ilişkilidir.Dessa hårt bundna molekyler återfinns just oftast i det aktiva centrumet och deltar i katalysen.
Sonuç olarak, SDBY bulunan aHÜS hastalarının çoğu kötü prognozla ilişkili olarak kronik diyalize gider.Följaktligen genomgår de flesta aHUS-patienterna med ESRD kronisk dialys vilket associeras med dålig prognos.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Totalt finns det mer än tvåhundra olika virus förknippade med förkylningar.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Denna typ av lungcancer är starkt associerad till rökning.
Bazı bakteriyel enfeksiyonlar, şiddetli karın ağrısıyla ilişkili olabilir ve birkaç hafta sürebilir.Vissa bakterieinfektioner förknippas med svåra buksmärtor som kan vara i flera veckor.
Dolayısıyla parçacık üzerindeki tork, zamanla ilişkili açısal momentumun ilk türevine eşittir.Detta resulterar i fågelns huvud befinner sig över ungefär samma punkt relativt marken över tid.
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.Herbert kan därmed sägas sälla sig till faderns uppfattning.
İlişkili olduğu Bakanlık, Ticaret Bakanlığı'dır.Chef för departementet var handelsministern.
Rüzgâr hızıyla aşırı derecede ilişkilidir.Detta eftersom man når mycket hög fart i förhållande till vinden.
NGC 2060 adı, aynı zamanda bulutsu ile ilişkili yıldız kümesi için de kullanılır.Den är en del av Tarantelnebulosan, och namnet NGC 2060 används även för den associerade stjärnhopen.
Bu yüzden herhangi bir doku harabiyetinin önlenmesiyle oldukça ilişkilidirler.Detta beror på att de har en relativ fördel för tyg.
Bununla ilişkili olarak ateşe, aydınlığa veya Güneş'e bakılarak ibadet edilir.På Hawaii är Hina skymningens och gryningens (dock inte solens) gudinna.
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.Area och likformighet är därför mycket nära sammankopplade.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Förebyggande behandling av migrän med aura kan eventuellt förebygga associerad stroke.
Bu ögeler rakamlar veya kelimeler olabileceği gibi birbiriyle ilişkili bir grup bilgi de olabilir.Ett matematiskt objekt kan till exempel vara ett tal eller en samling tal.
Her grup diğer gruplardan ikisiyle ilişkilidir.Var och en innefattar något av de andra tre.
Bu tarz bir dolmen taş kapaklı mezarlarla ilişkili olabilir.Det kan möjligen röra sig om en grav.