ilişkileri ile cümle
ilişkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu görevde öteki Arap ülkeleriyle ilişkileri geliştirmeye çalıştı.Chcela zlepšiť vzťahy s ostatnými štátmi.
Hippilerin herhangi bir siyasal parti veya da hareketle ilişkileri yoktur.Deklarácia výslovne konštatuje, že nie je spojená so žiadnou politickou stranou či politickým hnutím.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Táto budova sama o sebe môže stáť ako predzvesť novej éry v domovej architektúre.
Ama onların aşk ilişkileri tamamına ermedi.Ich vzťah bohužiaľ nevydržal.
Ağustos 2010'da ilişkilerinin bittiğini duyurdular.V októbri 2010 obaja zverejnili svoj voľný vzťah.
Antlaşmayla ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi sağlandı.Treťou zmluvou sa riešili finančné vzťahy.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Po nástupe k moci bola ich kľúčovým spojencom.
Ağustos 2010'da ilişkilerinin bittiğini duyurdular.Avgusta 2003 sta oznanila, da sta končala s svojim razmerjem.
Aleksiad kitabında, I. Aleksios ile Batı arasındaki siyasi ilişkilerin ve savaşların iç yüzünü anlatır.Z Aleksijdado je Ana omogočila vpogled v politične povezave in vojne med Aleksejem I in Zahodom.
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.Šele potem sta oba odkrito govorila o odnosih med njima.
Bundan dolayı Osmanlı-Karadağ ilişkileri çok gergindi.Odnosi med njimi in osmanskimi gospodarji so bili zato precej napeti.
Arnavutluk'un ayrıca Avrupa Birliği ile iyi ilişkileri bulunmaktadır.Med drugim nudi odlično povezavo z vzhodno Evropo.
İlişkileri Hollywood'da başladı.Svojo kariero je začela v Hollywoodu.
İlişkileri 2 yıl boyunca devam etmiştir.Razmerje je trajalo dve leti.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.Septembra 1998 je Iran izrazil željo po ponovni vzpostavitvi diplomatskih stikov z Združenim kraljestvom.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Če so v skupini same samice, prevzame vodstvo najmočnejša med njimi.
Sözler, uzak mesafeli ilişkileri ele almaktadır.Razlike pridejo do izraza šele pri velikih razdaljah.
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.Kästner se nikoli ni poročil, a je imel deloma dolgoletne zveze in afere.
Halkın tanrılar ile ilişkileri daha az doğrudan yollarla sağlanıyordu.S svetom so bolj povezana nižja božanstva.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriČrno morje Romunija
Bu gençlerin birbirleri ile ilişkileri nihilist örgütlere dayanmaktadır.Mikrotubuli so med seboj povezani z dineini.
Senatörler ve politikacılarla iyi ilişkileri vardır.Sodelovali so znani zgodovinarji in politiki.
Daha sonra ilişkileri yalpalanır.Kasneje sta izgubila stike.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.17. avgusta 2010 je revija People poročala, da je par končal z njunim razmerjem zgodaj tistega meseca.
Bunlardan 40’ı ilişkileri geri çekmiş veya dondurmuştur.Od tega je 20 zvezkov uničenih ali so izginili.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.S skupno zunanjo in varnostno politiko, ima EU lastne zunanje odnose in obrambo.
Kısa süren ilişkileri bir yıl sonunda boşanma ile sonuçlandı.Zakon se je končal z ločitvijo nepolno leto pozneje.
Daha çok İngiliz-Amerikan ilişkilerine katkı sağlamaya çalışır.Vedno več razlaga o odnosih med Indijci in Britanci.
1995 yılında Vietnam'la ABD arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.V letu 1995 Vietnam ponovno vzpostavi diplomatske odnose z ZDA.
Severus'un Roma Senatosu ile ilişkileri hiçbir zaman iyi olmadı.Jo santykiai su Romos senatu niekada nebuvo geri.
Ana madde: Friends (5. sezon) Sezon boyunca Monica ve Chandler ilişkilerini arkadaşlarından saklamaya çalışır.Penktajame sezone Monika ir Čandleris stengiasi paslaptyje išlaikyti savo santykiu.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Kubos ir JAV santykiai sparčiai blogėjo.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 m. JAV nutraukė ir diplomatinius santykius su Kuba.
İlişkileri birkaç yıl devam etmiştir.Poros išlieka kelerius metus.
Yönetiminin sonlarına yaklaştığı Ocak 1961 yılında Küba ile diplomatik ilişkileri kesti.1961 m. sausio mėn. JAV nutraukė su Kuba diplomatinius santykius.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Su vietiniais užmegzti geri santykiai.
Hiçbir kamu kuruluşu ile iş alışverişi ve ilişkileri yok.Jokios reklamos, jokios komercijos.
Bir alandaki organizmalar ve cansız çevreleriyle olan ilişkilerine bakar.Tai ryšiai tarp organizmų per gyvenamąją aplinką.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Lietuvai neliko nieko kita, kaip nutraukti diplomatinius santykius su Lenkija.
Bu rüzgarın yeni ilişkileri bir oya gibi öreceğine hiç kuşku yoktur.Buvo nuspręsta, jog tokios ausys taps naujos veislės skiriamuoju bruožu.
İki ülkenin 11 Mart 1992'den bu yana resmi diplomatik ilişkileri var.1991 m. rugpjūčio 26 d. oficialiai atkurti diplomatiniai santykiai tarp dviejų valstybių.
Daha sonra ilişkileri yalpalanır.Vėliau santykių daugėja.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.Jos labai smalsios ir mielai bendrauja su žmonėmis.
İlişkileri yeniden başlar ve Swallow karısını terk etmeye karar verir.Ji atsisako klausyti jo atsiprašymų ir nori, kad Houldenas išvyktų.
Sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ile yakın ilişkileri sürmüştür.Po to jis ilgai svarstė apie atsisakymą nuo sosto ir savižudybę.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.Už Šventojo sosto diplomatinius santykius atsako Valstybės sekretoriato santykių su valstybėmis sekcija.
Babasının ilişkileri sayesinde valinin ofisinde yardımcı olarak işe başladı.Jau nuo valdymo pradžios ji padėjo savo vyrui imperatoriui su valstybės valdymu.
İlişkileri karmaşık bir şekilde başlamıştır.Prasidėjo komplikacijos.
Sosyal ilişkileri daha da pekiştirdi.Socialinių santykių stiprinimo galimybės.
Oluşan bu durum, Çin ile ilişkilerin yeniden gerilmesine neden oldu.Tačiau vėliau sanytkiai su Kinija buvo atkurti.
Venedikliler ile ilişkileri göreceli olarak daha iyiyidi.Jų santykiai su romėnais iš esmės buvo geri.
Antarktika Antlaşması Antarktika ile ilgili uluslararası ilişkileri düzenleyen bir antlaşmadır.Politinį Antarktidos statusą reguliuoja Antarkties sutartis.
Doğrudan ve dolaylu ilişkilerin net etkisi trofik zinciri olarak adlandırılır.Veiksminga ir efektyvi verslo operacijų priežiūra, vadinama valdymu.
Başkalarına duydukları gereksinimi ve yakın ilişkilerin önemini reddederler.Santykis su pačiu savimi ir artimi, intymūs ryšiai su kitais.
17 yaşından beri birlikte ilişkileri bulunmaktadır.Nuo 17 metų susidomėjo aviacija.
Davranışçılar, organizma ve çevre ilişkilerinin insan ve hayvanlarda birbirinin aynı olduğu kanısındadırlar.Tai jutimo organai, bet ką ir kaip jie jaučia skiriasi atskirose gyvūnų grupėse.
Oysa Heesters'in birkaç yüksek rütbeli Nazi yetkilileri ve SS subayları ile dostça ilişkileri vardı.Heestersi sõprade seas oli palju kõrgeid natsi ametnikke ja SS-ohvitsere.
Çift, lisede tanışmış ve ilişkileri 1989 yılında başlamıştır.Nad kohtusid keskkoolis ja nende kokku-lahku suhe algas 1989.
Ancak Ocak 2013'te ilişkilerini sonlandırdılar.Nad lõpetasid oma suhte 2013. aasta oktoobris.
Vatikan-Türkiye ilişkileri, Vatikan ile Türkiye arasında sürdürülen uluslararası politikaları içerir.Ametlikke suhteid katoliku kirikuga reguleerib Portugali ja Vatikani vahel sõlmitud konkordaat.