Sıradışı ilişkileri vardı.
They had an extraordinary relationship.
Tom dış ilişkileri anlıyor.
Tom understands foreign affairs.
Onlarla ilişkileri kopardık.
We have broken off relations with them.
İnsan ilişkileri karmaşıktır.
Human relationships are complex.
Firmayla iş ilişkilerimiz yok.
We have no business relations with the firm.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileri
Greek-Albanian relations
Onun iş ilişkileri iyi durumda.
His business affairs are in good shape.
İnsan ilişkileri çok karmaşıktır.
Human relationships are very complex.
Rus-Ermeni ilişkileri, 1700–1828.
Russian–Armenian relations, 1700–1828.
Onlar ilişkilerini gizli tuttular.
They kept their relationship a secret.
Sami'nin Leyla ile ilişkileri vardı.
Sami had ties to Layla.
Mark ve Leonor ilişkilerini kestiler.
Mark and Leonor broke off their relationship.
ilişkileri ile daha fazla örnek cümle →