ilişkileri ile cümle

ilişkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatım ve ilişkilerimle ilgili deneyimlerimdeki bir asimilasyon hakkındalar.Chúng là sự đồng hóa trước những trải nghiệm mà tôi có trong cuộc sống lẫn tình cảm.
1974 yazında ada üzerindeki bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tek hakim konu oldu.Các sự kiện trong mùa hè năm 1974 là trọng tâm chính trị trên hòn đảo, cũng như quan hệ Hy Lạp-Thổ Nhĩ Kỳ.
1930'ların son yarısına kadar Türk-Rus ilişkileri sıcak ve biraz kardeşçe idi.Cho đến nửa cuối thập niên 1930, quan hệ Nga-Thổ vẫn ấm áp và có phần huynh đệ.
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.Kể từ đó, hai người không còn nói chuyện với nhau, kể cả khi chạm mặt.
Devletler diğer devletlerle ilişkilerini kendileri düzenler.Các quốc gia tự thỏa thuận mối quan hệ giữa họ với nhau.
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Trong bữa ăn, họ thường "kể lể" về việc thiếu các mối quan hệ thân mật và quà tặng sô cô la.
Yunanistan-Türkiye ilişkileriLịch sử Quan hệ Hy Lạp - Hoa Kỳ
Nero, Seneca'nın da desteği ile annesinin kişisel ilişkilerine karışmasına engel oldu.Nero, cùng với sự hậu thuẫn của Seneca, đã bất tuân lệnh bà trong chuyện cá nhân ông.
Aralarında 21 yaş fark olmasına rağmen mutlu bir ilişkileri olur ve Monica'nın ailesi de ilişkiyi onaylar.Dù cách nhau đến 9 tuổi, nhưng mối quan hệ của cả hai vẫn nhận được sự chấp thuận từ gia đình Tóc Tiên.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.Rất nhiều biến cố đã xảy ra với cặp đôi này.
İsrail ve Avrupa ile çok sıkı ve doğrudan ilişkileri vardır.Ấn Độ và Israel có các mối quan hệ quân sự và chiến lược mạnh.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriKinh tế Bangladesh ^ Bangladesh
Edward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.Edie cũng có một mối quan hệ rất khó khăn với cha khi ông có rất nhiều người đàn bà khác nhau.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Cả bốn lại trở nên thân thiết như xưa.
Bundan dolayı Osmanlı-Karadağ ilişkileri çok gergindi.Quan hệ Nga - Anh căng thẳng cực độ.
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Từ hôm nay trở đi quan hệ của hai bên bị phá vỡ.
Müşteri ilişkileri yönetilir ve geliştirilir.Các giá trị văn hoá truyền thống được gìn giữ và phát triển.
Erken nesne ilişkileri kuramı konusundaki ilk çalışmasını bu yıllarda yayınladı.Suốt đời họ đi tranh cãi với nhau về chuyện chất gì có trước tiên.
Cuba (Bari) yerli kabilesi ile mükemmel ilişkileri vardı.Thương nhân Nhật Bản có quan hệ tốt với người bản địa.
İlişkileri sezon dörde kadar devam etmiştir.Cuộc ly giáo vẫn tiếp tục cho đến 4 năm sau.
Stiglitz'in hep Amerika Birleşik Devletleri Hazine Sekreteri Lawrence Summers ile zayıf ilişkileri olmuştur.Cô cũng từng là tham mưu trưởng cho thư ký của Bộ Ngân khố Hoa Kỳ, Lawrence Summers.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Điều này khiến mối quan hệ của họ gặp khó khăn.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.時には血縁者の座長を盛りたてたりと、その身内の絆は強い。
Bu durumda, düşük frekanslarda farklı dağılma ilişkilerine (dispersion relation) sahiptir.この場合、低周波数の準粒子は分散関係が異なる。
Tech 3, KTM makinelerine geçerek Yamaha ile olan yirmi yıllık ilişkilerini sona erdirecek.テック3はKTMにスイッチし、ヤマハとの20年の関係を終えた。
Bu yüzden ilişkilerini bir süre gizli tuttular.婚約はしばらくの間、秘密にされた。
Borç ilişkilerinde sorumluluk融資 負債 債権
Çavuş, erlerle subay arasındaki ilişkileri düzenler.外官とは対の関係にある。
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961年 - アメリカ合衆国がキューバと国交断絶。
Yasa adını 1962 yılında bu ilişkileri ortaya atan Arthur Okun'dan almıştır.法則の名前は、1962年にこの関係を提案した経済学者アーサー・オーカン(en:Arthur Okun)にちなむ。
İlişkileri birkaç yıl devam etmiştir.彼らの関係は数年間続いた。
Feromon, aynı türün üyeleri arasındaki sosyal ilişkileri düzenleyen kimyasal maddedir.フェロモン:同じ種のメンバー間での通信に用いられる化学物質である。
Bu kutu ve oklar anlamsal gayri resmi ilişkileri içerir.これらのボックスと矢印は、関連する非公式な意味論を持つ。
Sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ile yakın ilişkileri sürmüştür.その後も佑真と友人関係を続けている。
Aşk ilişkilerinde kalın kafalılık yapıp, hata yapma eğilimi vardır.功を焦ってミスをする傾向がある。
Bir nesnenin özellikleri veya ilişkileri nedir ve bunlar nesneyle nasıl ilişkilidir?組織としてのどんな使命やビジョンと関係しているか?
İlişkileri 2 yıl boyunca devam etmiştir.こうした関係は2年続いた。
"Rusya ve Türkiye ilişkileri bakımından çok ciddi sorunlara neden olacağını" söyledi.トルコと日本の絆を深める大きな役割を果たしている」と評している。
Cuba (Bari) yerli kabilesi ile mükemmel ilişkileri vardı.彼等はワンパノアグ族インディアンと良好な関係を築いた。
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940年 - 第二次世界大戦: イギリスとフランスのヴィシー政権が国交断絶。
Manson'ın 32. doğum gününde Von Teese, bir şişe absinth ile Manson'ı ziyaret etti ve ilişkileri başladı.マンソンの32歳の誕生日に、ディタはアブサンのボトルを1本届け、両者はカップルとなった。
Örgüt, Arap ülkeleri arasında ekonomik, kültürel, siyasi ve sosyal ilişkileri düzenlemek amacındadır.2. 共和国は、共和国国民の国外における文化的、経済的、社会的権利に関心を持つ。
Ancak bu anlaşmalar Küba ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.しかしこの条約は連合国との関係悪化を招いた。
İnsan ilişkilerini ahlaki bir bakış açısından işlemektedir.衆人環視の中での性的な行為を行う。
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.家事など家のことにおいては任せられている存在である。
Abdurrahman Şerefkendi ile yakın ilişkileri olmuştur.エンジャ(瞬)とは相思相愛の間柄である。
Myanmar ve Pakistan diplomatik ve ticari ilişkilerini aktif bir şekilde sürdürüyorlar.日本・ミャンマー友好に尽力している。
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.以降両者は会話をすることも無くなった。
Hırvatistan ve İran'ın, 18 Nisan 1992 yılından bu yana ikili ilişkileri bulunmaktadır.ヴィルデンとザルヒェンドルフとの間、1990年9月18日から。
İkili tesadüfen çarpışır ve ilişkileri başlar.これが機縁となり、2人の親交が始まる。
İkisinin ilişkilerini geliştirmek için tüm gücünü kullanır.2人の仲を進展させようと協力する。
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.子供らは毅の贈物のチョコレートに有頂天になる。
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.侵攻の企ての後キューバと米国の関係は極めて緊張していた。
İsrail ve Avrupa ile çok sıkı ve doğrudan ilişkileri vardır.イスラム教徒でありながらイスラエルと強い繋がりを有している。
Aynı gece sonrası artık ikisinin ilişkilerinde çok farklı olaylar başlayacaktır.しかしその夜、二人の運命が大きく変わり始める。
İlişkileri anlamında House, iki farklı biçimde görülür.外観、室内は2両で異なっていた。
17 yaşından beri birlikte ilişkileri bulunmaktadır.17歳のときから外交交渉に関係する。
İlişkileri büyüyerek devam etmektedir.彼らの関係は深くなっていく。
İnsanın dış dünya ile ilişkilerine ışık tutmaya çalışır.外部の人間との通信を試す。
Başkalarına duydukları gereksinimi ve yakın ilişkilerin önemini reddederler.他人と違うことの悩み、自分らしさの大切さなどを伝える内容になっている。

İlgili Sayfalar