ilişkileri ile cümle

ilişkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.Den 18. mars 2011, rapporterte kjendis-magasinet People at paret hadde avsluttet deres forhold.
İsrail ve Dominik Cumhuriyeti'nin karşılıklı diplomatik ilişkileri bulunur.Forholdet mellom statene Georgia og Israel har imidlertid vært vennskapelig.
Manson'ın 32. doğum gününde Von Teese, bir şişe absinth ile Manson'ı ziyaret etti ve ilişkileri başladı.På Mansons 32. fødselsdag, i 2001 ankom hun med en flaske absint, og de ble et par.
Türk Sovyet İlişkileri.Sovjetiske politiske betraktninger.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det la til rette for en normalisering av forholdet mellom de to landene.
Sonrasında o ve yakın arkadaşı Domination, grupla ilişkilerini kestiler.Sju år etter var altså han og frøken Skjære fremdeles bare forlovet.
Politik bütünleşme, savaş sonrası ilişkileri düzenlemek amacıyla özellikle de Avrupa'da, önem kazanmıştır.Politisk integrasjon, særlig i Europa, vokste frem i et forsøk på å stabilisere relasjoner etter krigen.
Brejnev Mart 1982 tarihinde Taşkent'te yaptığı konuşmada ilişkilerin normalleşmesi için çağrıda bulundu.Bresjnev responderte i sin tale i Tasjkent i mars 1982, da han igjen talte for normalisering.
Arnavutluk'un başlangıçta Sovyetler Birliği ve diğer Doğu Bloku ülkeleri ile yakın ilişkileri bulunmaktaydı.Utenrikspolitisk nærmet landet seg Sovjetunionen og andre østblokkland.
Ancak bu anlaşmalar Küba ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.Disse hendelsene førte til at kommunikasjonen med India ble avbrutt.
İlişkileri hep gergin olarak devam etti.Forholdet til brødrene forble anspent.
2003 yılında dört yıllık ilişkilerini sonlandırdılar.De brøt sitt seks år lange forhold i 2011.
Birlikte geçirdikleri beş yıldan sonra 1999 yılında ilişkileri sona erdi.Det ble ferdigstilt i 1999, etter fem års bygging.
Bu sırada Gadea, Guatemala’dan gelmişti ve Guevara ile ilişkileri devam ediyordu.I mellomtiden var Hilda Gadea blitt løslatt fra Guatemala og møtte Guevara i Mexico.
Familyadaki birçok balığın ilişkileri pek iyi bilinmez.Slektskapsforholdene mellom mange av gruppene er fremdeles utilstrekkelig kjent.
Arafat'ın babası ile olan ilişkileri giderek kötüleşmiş ve 1952'de babası öldüğünde cenazesine katılmamıştır.Da faren døde i 1952, unnlot Arafat å møte opp i begravelsen.
Xander, Drakula'nın etkisinden kurtulduktan sonra Dawn ona karşı dürüst olur ve ikili ilişkilerini bitirir.Han endrer trolldommen, og når Titania våkner opp, blir de to forent.
Serbest atmosferde,, jeostrofik rüzgâr ilişkileri kullanılabilir.I den frie atmosfæren kan man bruke den geostrofiske tilnærmingen.
Tech 3, KTM makinelerine geçerek Yamaha ile olan yirmi yıllık ilişkilerini sona erdirecek.Tech 3 akan beralih ke mesin KTM, mengakhiri hubungan dua puluh tahun mereka dengan Yamaha.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Kedua negara sepakat untuk memperluas kerja sama dan memperkuat hubungan.
Ana madde: Güney Kore'nin dış ilişkileri Güney Kore'nin 188'den fazla ülkeyle diplomatik ilişkileri bulunuyor.Korea Selatan melakukan hubungan diplomatik lebih dari 188 negara.
Dalton ayrıca kütle ilişkileri yasasını da formüle etti.Dalton juga merumuskan hukum hubungan massa.
ABD-İran ilişkileri ^ Brzezinski, Zbigniew.Hubungan Amerika Serikat-Iran ^ Brzezinski, Zbigniew.
Uluslararası bilgilendirme de uluslararası ilişkilerin bir aracı olarak düşünülebilir.Pengungkitan aib internasional dapat dianggap sebagai alat hubungan internasional.
Soft rock şarkılar genellikle aşkı, gündelik yaşamı ve ilişkileri konu alır.Soft rock umumnya dipakai untuk lagu-lagu bertema cinta, kehidupan sehari-hari dan pertemanan.
Rusya ile AB ilişkilerinin hukuki temeli 1997 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'dır.Dasar hukum untuk hubungan Uni Eropa dengan Rusia adalah Perjanjian Kooperatif dan Kerjasama tahun 1997.
Avusturya-Prusya Savaşı da Fransız hükûmeti ile ilişkileri gerdi.Perang Austria-Prusia juga merusak hubungan Prusia dengan pemerintahan Prancis.
Çeşitli ilişkilerinden olan oğulları Efendi Hajong ve Efendi Bojong 11. ve 16. Hwarang Komutanları oldular.2 putranya (lewat banyak relasi), Lords Hajong dan Bojong, masing-masing menjadi Pungwolju ke-11 dan ke-16.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 - Uni Soviet memutuskan hubungan diplomatik dengan Israel.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Dan mereka hidup seperti sebelumnya.
Maybelle'in hastalığı ve ölümü sonrasında çiftin hayatı ve dolayısıyla ilişkileri altüst olur.Penyakit Maybelle berdampak terhadap hubungan dan hidup mereka.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 - Republik Tiongkok (Taiwan) memutuskan hubungan diplomatik dengan Prancis.
Yerel okula gitti ama burada köylü çocukları ile olan ilişkileri onu zorladı.Namun dia tetap bersekolah dan bergaul dengan anak-anak desa perjuangan tersebut.
Bir bakıma, uluslararası ilişkilerin tüm diğer araçları diplomasinin başarısızlığı sonucu kullanılırlar.Sampai batas tertentu, semua alat hubungan internasional lainnya dapat dianggap sebagai kegagalan diplomasi.
Ancak Ocak 2013'te ilişkilerini sonlandırdılar.Hubungan mereka selesai pada bulan Januari 2007.
Yaptığı en önemli girişim Fransa ile gerilen ilişkileri düzeltmek oldu.Pemerintahannya yang terkenal adalah memperbaharui hubungan-hubungan dengan Spanyol.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Tetapi hal ini tidak terwujud dan mereka tetap hidup bersama hingga akhir hayatnya.
Osmanlı-Safevî İlişkileri - Kökenleri ve Gelişimi.Dorsal berwarna abu-abu keputihan berbintik-bintik atau kehitaman.
Filipinler'in Amerika Birleşik Devletleri ile güçlü ilişkileri vardır.Genetik mereka memiliki hubungan dengan orang Filipina.
Ancak yine de bu bilgilerde az çok neden-sonuç ilişkileri bulunur.Namun, sangat sedikit bukti mengenai keterkaitan ini.
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.INFJ lebih memilih hubungan satu-satu dalam kelompok besar.
Politik bütünleşme, savaş sonrası ilişkileri düzenlemek amacıyla özellikle de Avrupa'da, önem kazanmıştır.Integrasi politik, khususnya di Eropa, muncul sebagai upaya untuk menstabilkan hubungan pascaperang.
"Türkiye-Makedonya Siyasi İlişkileri"."Kronologi hubungan Turki-Uni Eropa".
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Namun tak lama kemudian, hubungan keduanya membaik.
Çıkma, romantik insan ilişkilerindeki evrelerden biri.Ia memutuskan untuk menjauh dari kegiatan pecinta alam.
Arap ülkelerle ilişkileri yürüten teşkilat.Mereka melobi para pemimpin negara-negara Arab.
Cumhurbaşkanı olduktan sonra İlham Aliyev Avrupa Birliği ile ilişkileri genişletmeye başlamıştır.Setelah memperoleh kemerdekaannya, Moldova mulai membuka hubungan dengan negara-negara Eropa.
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.Tak berapa lama kemudian mereka saling menceritakan masalah masing-masing.
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Hukum sodomi adalah hukum yang mengatur beberapa tindak seksual sebagai pidana.
Deniz ticareti hukuku, deniz üzerinde yürütülen ticari ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.Hukum laut adalah bagian dari hukum internasional yang mengatur isu-isu maritim.
Ancak ilişkileri Frieda'nın ailesi tarafından onaylanmadı.Tapi sayangnya hubungan mereka tidak direstui oleh orang tuanya Shara.
İlişkileri 2 yıl boyunca devam etmiştir.Hubungan mereka bertahan selama dua tahun.
Kurtuluş Savaşı'nda Türk-Sovyet İlişkileri.Mendapatkan bantuan dari Malaikat Jundallah ketika dalam Perang Badar.
Bangladeş-Türkiye ilişkileri, Bangladeş ve Türkiye arasındaki ikili ilişkileri ifade eder.Hubungan Bangladesh dengan Indonesia mengacu pada hubungan bilateral dari Bangladesh dan Indonesia.
İsrail ve Avrupa ile çok sıkı ve doğrudan ilişkileri vardır.Brazil dan Israel menjalin hubungan politik dan militer yang dekat.
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.Suaminya tidak pernah disebut, tetapi tentang itu ada beberapa penjelasan.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Hubungan Kuba dengan Amerika Serikat memang agak aneh.
Birlikte Los Angeles'ta yaşamaya başladılar fakat Eylül 2013'te ilişkilerinin sona erdiğini açıkladılar.Họ sống cùng nhau ở Los Angeles nhưng kết thúc cuộc hôn nhân vào tháng 9 năm 2013.
Keltner'da üzüntünün ilişkileri güçlendiren bir duygu olduğunun üzerinde durdu.Keltner nhấn mạnh buồn là cảm xúc làm vững chắc hơn các mối quan hệ.
Görüşme sonrasında Đilas ve Kardelj, Yugoslav-Sovyet ilişkilerinin bir çıkmaza ulaştığını anlamışlardı.Sau sự việc này, chính Đilas và Kardelj đã thừa nhận mối quan hệ Nam Tư - Xô viết đã đi vào ngõ cụt.

İlgili Sayfalar