ilişkileri ile cümle

ilişkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Charlie ve Marcy Runkle'ın evliliği ve ilişkileri sorunludur.Ο γάμος του Robert και της Kitty εξακολουθεί να έχει προβλήματα.
Günümüzde, funktörlerin çeşitli kategorilerle ilişkileri modern matematik yoluyla kullanılıyor.Σήμερα, οι συναρτητές χρησιμοποιούνται σε όλα τα σύγχρονα μαθηματικά για να συσχετίσουν διάφορες κατηγορίες.
Yakın ilişkilere değer verirler, bu tür ilişkileri başlatmakta ve sürdürmekte başarılıdırlar.Κάνοντας κάποια πράγματα να συνεργαστούν, φέρνοντας τα πιο κοντά από ότι ήταν πριν.
Oyuncular Simlerin kontrollerini ellerine geçirerek etkileşimlerini, ilişkilerini ve aktivitelerini yönetir.Τα παιδιά αναπαριστούν την πραγματικότητα στον εαυτό τους με τη χρήση συμβόλων, λέξεων και χειρονομιών.
Evlilik dışı ilişkilerinden iki tane de kızı olduğu söylenmektedir.Πιστεύεται ότι είχε δύο ακόμη κόρες από εξωσυζυγικές σχέσεις.
"Terim ilişkileri" terimler arasındaki bağlantılardır.Καθορισμός των σχέσεων μεταξύ των εννοιών.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Το γεγονός αυτό παραλίγο να δημιουργήσει εντάσεις στις σχέσεις Ιαπωνίας και Βρετανίας.
İki hükümet, Brüksel Anlaşması'nın bir parçası olarak 2013'te ilişkileri normalleştirmeye başladı.De to regeringer begyndte at normalisere deres diplomatiske forhold i 2013 som en del af Bruxellesaftalen.
Antlaşma genel olarak iki ülke arasındaki ilişkileri status quo ante bellum durumuna getirdi.Traktaten genoprettede forholdet mellem de to lande til status quo ante bellum.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Hun forsøgte selvmord i begyndelsen af deres forhold.
Ancak ilişkileri çok kısa sürer.Deres forhold er dog kortlivet.
Türkiye'nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olmuştur.Det andet definerende aspekt af Tyrkiets udenrigsforhold har været landets bånd med USA.
Arno Breker, Albert Speer ve Hitler ile kişisel ilişkilerini korumaya devam etti.Han vedligeholdt et personligt forhold til Albert Speer og Hitler.
Azerbaycan-Türkiye ilişkileriKonflikter mellem Indien og Pakistan
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.1990 - England genoptager diplomatiske forbindelser med Iran.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 - USA bryder de diplomatiske bånd til Cuba.
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Den har internationale forbindelser.
İlişkileri sadece Greg'in tercihleriyle belirlenemiyordur.Man kan bare spekulere over Scotts egentlige motiver.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Som en følge af dette, brød Spanien sine diplomatiske forbindelser med Guatemala.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.Jeg havde så mange kærester på dette punkt.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Begge søgte at udvide deres indflydelse og territorier.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Derudover er han medlem af Council on Foreign Relations.
Türkiye ile ilişkilerin kurulması için büyük çaba sarf etmiştir.De førte til et forsøg på at opbygge bedre forbindelser til Rusland.
İkili tesadüfen çarpışır ve ilişkileri başlar.De to faldt straks for hinanden og indledte et forhold.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Det lagde grunden til en normalisering af forholdet mellem de to lande.
Poe'nun sarhoşluğu ve dengesiz davranışları nedeniyle ilişkileri yürümedi.Forlovelsen gik i stykker på grund af Poes druk og ustyrlige opførsel.
Eşcinselliğin toplum tarafından hoş görülmemesine ek olarak hemcins cinsel ilişkileri kanunen yasaktır.Homofile forhold er forbudt efter malawisk lovgivning.
Arnavutluk'un ayrıca Avrupa Birliği ile iyi ilişkileri bulunmaktadır.Syrien har også gode politiske forbindelser med Kina.
Kutsal Makam devletlerle olan diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir.Den Hellige Stol har diplomatiske forbindelser med næsten alle verdens lande.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.1917 - USA afbryder de diplomatiske forbindelser med Tyskland.
Bu antlaşmayla Ürdün, Mısır'dan sonra İsrail ile ilişkilerini normalleştiren 2. Arap ülkesi olmuştur.Aftalen gjorde Jordan til det andet arabiske land, som normaliserede sine relationer med Israel.
Ağustos 2010'da ilişkilerinin bittiğini duyurdular.I december blev det afsløret, at deres forhold var slut.
Borç ilişkilerinde sorumlulukGæld Obligation Pant Kviklån
1945 - Türkiye, Japonya ile ilişkilerini kesmeye karar verdi.1958 - Grækenland afbryder sine militære forbindelser med Tyrkiet på grund af Cypern.
Birlikte geçirdikleri beş yıldan sonra 1999 yılında ilişkileri sona erdi.Efter at de havde dannet par i ca. fem år, opløstes forholdet i 2013.
Ama Susan ile ilişkileri devam etti ve evlendiler.Til sidst mødte hun Charles igen, og de blev gift.
Filipinler'in Amerika Birleşik Devletleri ile güçlü ilişkileri vardır.Filippinerne har længe været allieret med USA.
Eski tarz sıcak ilişkilerini kaybetmemiş bir mahalledir.Hede var i fortiden uopdyrkede områder uden skov.
Yaşanan çete ilişkilerinden dolayı kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Han bliver udsat for afpresning fra en ungdomsbande.
Kasabadaki Türklerle olan ilişkileri de eskisi kadar iyi değildir.Det var ikke længere nødvendigt for byfolk at bo så tæt sammen som før.
Eskiden kalabalık olan köyde sıkı akrabalık ilişkileri mevcuttu.Tidligere har der ligeledes været en meget aktiv beboerforening.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.Sikkerhedspolitik er derfor nært forbundet med både udenrigspolitik og forsvarspolitik.
Yunanistan-Türkiye ilişkileriGræske øer Tyrkiske øer
Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsar.De boede på af hensyn til børnene endnu sammen på døds-tidspunktet.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Dette problem har fortsat været et irritationsmoment i syrisk-tyrkiske forbindelser.
Türkiye-Endonezya ilişkileriCenter for Dansk-Muslimske relationer
Üçüncü sezonda (1998–1999), kaçışından sonra, Buffy, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkilerini düzeltmelidir.I tredje sesong (1998–1999) tar Buffy opp igjen kallet sitt og kommer tilbake til familie og venner.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 – Taiwan bryter alle diplomatiske bånd med Frankrike.
August Schleicher, Hint-Avrupa dil ailesindeki dillerin ilişkilerini araştırmıştır.Schleicher utforsket sammenhengene innenfor den indoeuropeiske språkfamilien.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.10. februar – Storbritannia bryter de diplomatiske forbindelsene med Romania.
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Og naturligvis er der internasjonale relasjoner.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.1917 – Første verdenskrig: USA bryter alle diplomatiske forbindelser med Tyskland.
Avusturya-Prusya Savaşı da Fransız hükûmeti ile ilişkileri gerdi.Den østerriksk-prøyssiske krig skadet også forholdet til den franske regjering.
Roma Senatosu'nda Yahudiye ile dostluk ilişkilerini yineleyen iki bildiri yayınlandı.To forordninger ble vedtatt i det romerske senatet som etablerte en avtale om vennskap med Judea.
Bir veritabanı içindeki birincil anahtarlar tablolar arasındaki ilişkileri tanımlamak için kullanılır.Primærnøklene i en database brukes til å definere forholdet mellom tabellene.
1907 Rus-Japon Anlaşması ile Japonya ile ilişkileri geliştirmeyi sonuçlandırdı.Han fikk dermed i stand den russisk-japanske overenskomst av 1907 for å bedre forholdet med Japan.
Rahman, partisinin Kadın İlişkileri sekreteri olan Avami politikacı Ivy Rahman ile evlendi.Rahman giftet seg med Awami League-politikeren Ivy Rahman, som da satt som sekretær i partiet.
Uzun süre ilişkileri devam eder.Kan et slikt forhold vare i lengden?
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 – Sovjetunionen bryter alle diplomatiske bånd til Israel.
Bu antlaşmayla Ürdün, Mısır'dan sonra İsrail ile ilişkilerini normalleştiren 2. Arap ülkesi olmuştur.Avtalen gjorde Jordan til det andre arabiske landet som normaliserte sine relasjoner med Israel.

İlgili Sayfalar