ilişkileri ile cümle

ilişkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Jaggu'nun babası ilişkilerine itiraz eder.Odhodlá se Jaggrovy rodiče navštívit a říct jim o jejich někdejším vztahu.
Hırvatistan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ile Hırvatistan'ın sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.Rozhodnutí nejspíš zhorší vztahy s Tureckem. iROZHLAS .
İki ülkenin 11 Mart 1992'den bu yana resmi diplomatik ilişkileri var.Obě země navázaly diplomatické vztahy od 1. ledna 1993.
Venedikliler ile ilişkileri göreceli olarak daha iyiyidi.Benátčané si nevedli o mnoho lépe.
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Ve smlouvě se obě města zavázala vyměňovat si zkušenosti a prohlubovat vzájemnou spolupráci.
Azerbaycan-Türkiye ilişkileriNapříklad v rozhovoru na Ázerbájdžán
Ama o günden sonra ikisi de birbirleriyle ilişkileri hakkında konuşmamıştır.Dvojice se posléze ani nesnaží svůj vztah skrývat.
Rusya ile AB ilişkilerinin hukuki temeli 1997 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'dır.Vztahy mezi EU a Ruskem na bázi písemných dohod započala dohoda o partnerství a spolupráci v roce 1994.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Údajně spolu zmizeli a ztrávili zbytek života.
Fakat bu durum da iki amcazade arasındaki ilişkilerin düzeldiğine hükmetmek kolay değildir.Netuší však, jaké napětí vládne mezi oběma spolužáky.
Ancak aradaki yaş farkı sebebiyle ilişkileri uzun sürmez.Vztah však kvůli vzájemnému neporozumění dlouho netrvá.
Ancak bir süre sonra ikilinin ilişkileri bozulmaya başlar.Po krátkém čase se pohled obou na jejich vztah začnou rozcházet.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriLidská práva v Jižní Koreji
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Účelem tohoto rozhodnutí byla snaha o vzájemné zlepšení vztahů mezi vesnicemi a zabránění dalším válkám.
Temel yapıyı alt-üst ilişkileri oluşturmaktadır.Výtahy pracují na principu spojených nádob.
Amerika Birleşik Devletleri-Çin ilişkileri Çin-Rusya ilişkileri ^Oba synové se angažovali v oblasti čínsko-amerických vztahů.
Annesi, babası ve kardeşleriyle ilişkileri oldukça yakın ve sıcaktı.K rodičům, sourozencům i jejich dětem si zachovala vřelý vztah.
Fatımilerin ticaret ve diplomasi ilişkileri Song Hanedanı yönetimde bulunan Çin'e de yetişmekteydi.Esen udržoval diplomatické a obchodní styky s čínskou říší Ming.
Yaşamları boyunca yakın ilişkileri vardı.Po celou dobu jejich života udržovali blízký vztah.
Doğu Almanya ise Sovyetler Birliği ile ilişkilerini geliştirdi.Naopak se zlepšily vztahy Jugoslávie se Sovětským svazem.
Bunların periyot-parlaklık ilişkilerini kullanarak mesafe tahminleri yaptı.K vyjádření větných vztahů používá předložky.
Cuba (Bari) yerli kabilesi ile mükemmel ilişkileri vardı.Měl velmi dobré vztahy s kolumbijským chudým obyvatelstvem.
Ama onların aşk ilişkileri tamamına ermedi.Jejich láska však překonala všechno.
Monako'nun İsrail ile tam diplomatik ilişkileri bulunmaktadır.Monako má plné diplomatické vztahy s Izraelem, který má svého konzula ve francouzské Marseille.
Greek House aynen bir özel mülke benzer ama ilişkilerinden daha fazla faydalanırsın.Řecká společnost je sice spíše konzervativní, ale ve vztahu k problematice se zlepšuje.
ADL'ye göre CAIR'in Hamas ve Hizbullah ile ilişkileri bulunmaktadır.Organizátoři podle něj měli vazby na mezinárodní džihád, hnutí Hamás a Al-Káida.
İlişkileri daha sonra gelişmiştir."Později se jejich vztah obnovil.
Dış politika konusunda, CDU kendisini Avrupa birleşmesine ve ABD ile güçlü ilişkilerine adamıştır.V otázkách zahraniční politiky je příznivcem silného partnerství s Evropskou unií a NATO.
Aynı zamanda Şili, Bolivya ve Brezilya ile yakın ticari ilişkileri mevcuttur.Z obchodního hlediska je významná blízkost hranic Bolívie a Chile.
Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu.Učinil tak podobně jako např. Malcolm X.
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.O záležitostech rodiny rozhodují společně.
İran’ın A.B.D. ile ilişkileri devrim sırasında hızla kötüleşti.Vztahy mezi Íránem a USA se po revoluci staly hluboce nepřátelskými.
Arnavutluk'un ayrıca Avrupa Birliği ile iyi ilişkileri bulunmaktadır.Návštěva z Vietnamu: Máme s Českem dobré vztahy.
Pehleviler döneminde Türkiye-İran ilişkileri olumlu bir düzeyde gelişti.Napětí v Irácko-Íránských vztazích rychle rostlo.
Ayrıca, ilişkilerine devam etme konusuna da çok soğuk yaklaşır.Také její vztah k otci velmi ochladne.
Özellikle Azerbaycan, Türkiye ile ilişkilerinin önemini vurguladı.Silná geopolitická vazba pojí Ázerbájdžán především s Tureckem.
Bu ABD ile Almanya arasındaki ilişkileri zora soktu.Účast německých občanů v organizaci způsobovala napětí ve vztazích mezi USA a Německem.
İlişkileri büyüyerek devam etmektedir.Jejich vztah trvá i nadále.
Pratikteyse Ulusal Konseydeki (Nationalrat) çoğunluk ilişkilerinin dikkate alınması gerekir.Tím se podařilo obejít nutnost referend ve většině států EU.
Filipinler'in Amerika Birleşik Devletleri ile güçlü ilişkileri vardır.Klíčové bezpečnostní vazby má však se Spojenými státy americkými.
2 ay sonra ilişkileri bitmiştir.Vztah po několika měsících skončil.
İki hükümet, Brüksel Anlaşması'nın bir parçası olarak 2013'te ilişkileri normalleştirmeye başladı.Cele două guverne au început să-și normalizeze relațiile în 2013, ca parte a Acordului de la Bruxelles.
2003 yılında dört yıllık ilişkilerini sonlandırdılar.În 2003, au pus capăt relației lor de patru ani.
Türkiye'nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olmuştur.Un alt aspect definitoriu al relațiilor externe ale Turciei au fost legăturile sale cu SUA.
Antlaşma genel olarak iki ülke arasındaki ilişkileri status quo ante bellum durumuna getirdi.Tratatul a restaurat în mare parte relațiile dintre cele două țări la status quo ante bellum.
Genel olarak, "sakin ve nazik tavrıyla verimli Müttefik ilişkilerini sürdürmek için çok şey yaptı".În general, „maniera sa calmă și politicoasă a făcut mult pentru a menține relațiile cordiale între Aliați”.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 februarie: SUA au întrerupt relațiile diplomatice cu Germania.
Ana madde: Friends (5. sezon) Sezon boyunca Monica ve Chandler ilişkilerini arkadaşlarından saklamaya çalışır.În sezonul cinci, Chandler și Monica încearcă să-și țină secretă relația.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.1914: Serbia și Bulgaria întrerup relațiile diplomatice.
Novi Sad birkaç kardeş şehirler ile ilişkileri vardır.Novi Sad are relații cu mai multe orașe înfrățite.
İlişkileri daha sonra gelişmiştir."Vocea mi s-a dezvoltat ulterior.”
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Astfel, au o mică influență în relațiile internaționale.
Coca-Cola ilişkilerinin beşinci yılını kutlamak için onuruna bir hatıra şişesi çıkardı.Coca-Cola a lansat o sticlă comemorativă în onoarea ei pentru a celebra prietenia lor de 5 ani.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriTurcii din Bulgaria
Bu kararlar Walker ile takım arkadaşlarının ilişkilerini farklı olarak etkilemektedir.Aceste decizii afectează relația dintre Walker și tovarășii săi, iar aceștia vor reacționa diferit.
İki ülkenin 11 Mart 1992'den bu yana resmi diplomatik ilişkileri var.Cele două țări au stabilit relații diplomatice la 10 martie 1992.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Viața merge mai departe ca înainte.
Meksika ve Amerikan ilişkilerini konu alır.Este caracterizat de accentul său mexicano-american.
Mısır'ın komşuları ile bilinen kayıtlı ilk ilişkileri bu hanedan zamanında başlamıştır.Cele mai timpurii dovezi ale legăturilor Egipului cu vecinii datează din timpul acestei dinastii.
Türk Sovyet İlişkileri.Relațiile sovieto-germane.

İlgili Sayfalar