ilişkileri ile cümle

ilişkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat algı farklılıkları ilişkilerin daha da bozulmasına sebep olmuştur.Como resultado, as dividas ainda pioraram por causa dele.
Kardeşi Guido ile ilişkileri oldukça iyiydi.As relações entre Murillo e o cunhado eram muito boas.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Boas relações com os fornecedores indígenas foram necessárias.
"Türkiye - Sırbistan Siyasi İlişkileri".«França e Brasil - Relações políticas».
Tanis'in bütün grup arkadaşlarıyla iyi ilişkileri vardır, yine de en eski dostu Flint'tir.Tem uma paixão secreta por Howie, além de ser sua fã número um.
Ve onun için üzüldü Aynı zamanda Charley Bates ile de yakın ilişkileri vardı.Foi durante esse período que desenvolveu uma relação íntima com Charlotte Cooper.
1351 yılında, VI. İoannis ile ilişkilerini, daha fazla diplomatik eylemle güçlendirdi.Em 1540, Vergerio retomou suas atividades diplomáticas.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Linha do tempo das relações entre Cuba e Estados Unidos.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 - De Verenigde Staten breken de diplomatieke relaties met Duitsland.
Ayrıca Hindistan'a yaptığı seyahatleri ve Hindu guru Neem Karoli Baba ile ilişkileriyle de tanınmaktadır.Hij is ook bekend door zijn reizen naar India en zijn relatie met de Hindoe-goeroe Neem Karoli Baba.
Yasa adını 1962 yılında bu ilişkileri ortaya atan Arthur Okun'dan almıştır.De naam verwijst naar de econoom Arthur Okun die deze relatie in 1962 voorstelde.
Severa'nın, ilişkilerinin tamamı hakkındaki düşünceleri çok iyi kaydedilmemiştir.Severa's eigen visie op de hele affaire is slecht gekend.
Asya İlişkileri Konferansı, 1947 yılının Mart-Nisan aylarında Yeni Delhi'de yapıldı.De Asian Relations Conference was een conferentie die plaatsvond in New Delhi van maart t/m april 1947.
Türkiye ile ilişkilerin kurulması için büyük çaba sarf etmiştir.Men wil de banden met Turkije volledig doorknippen.
Bu ilişki yönelim (oryantasyon) ve uzaklık ilişkileri tarafından takip edilir.Deze werd opgevolgd door Contigo en la Distancia (Met jou in de verte).
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Dit zorgt voor spanningen in hun relatie.
Bulgaristan-Türkiye ilişkileriGroot-Bulgaarse Rijk
Tom savaşa gitmiş, ilişkileri de böylece sona ermiştir.Peter is razend en de relatie is ten einde.
Ana madde: Elektrokimya Elektrokimya elektrik ve kimyasal değişimler arasındaki ilişkileri inceler.De elektrochemie bestudeert de relatie tussen elektrische- en chemische processen.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 - De Verenigde Staten beëindigt alle diplomatieke relaties met Cuba.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Als gevolg van de aanslag schortte Myanmar alle diplomatieke betrekkingen met Noord-Korea op.
Arnavutluk'un ayrıca Avrupa Birliği ile iyi ilişkileri bulunmaktadır.Algerije heeft een associatieovereenkomst met de Europese Unie.
Uluslararası ilişkilerin kısılması veya kopması.De verkoeling of de verbreking van de diplomatieke betrekkingen.
Yaptığı en önemli girişim Fransa ile gerilen ilişkileri düzeltmek oldu.Een andere missie werd de verbetering van de relatie met Frankrijk.
Çocuklar aileleriyle ilişkilerini sadece evleninceye kadar sürdürecekler.Kinderen blijven vaak tot ze trouwen bij hun ouders wonen.
Amerika Birleşik Devletleri-Çin ilişkileri Çin-Rusya ilişkileri ^De eerste studie over de Chinees-Russische betrekkingen.
Alma ilişkilerini bitirmenin daha iyi olacağını belirtir.Zij denkt dat het beter is om hun relatie te beëindigen.
Özellikle Azerbaycan, Türkiye ile ilişkilerinin önemini vurguladı.Azerbeidzjan heeft een bijzondere nadruk gelegd op de 'speciale relatie' met Turkije.
Türk Sovyet İlişkileri.Sovjet-Russische handen.
İki ülkenin 11 Mart 1992'den bu yana resmi diplomatik ilişkileri var.Sinds 3 oktober 1949 hebben de twee landen een diplomatieke relatie.
Memluklular ile Osmanlıların ilişkileri başlangıçta dostçaydı.Uit de Amarnabrieven blijkt dat de betrekkingen aanvankelijk vriendelijk waren.
Ancak ilişkileri çok kısa sürer.Hun tijd samen is helaas kort.
Ama onların aşk ilişkileri tamamına ermedi.Niets kon hun liefde voor elkaar in de weg staan.
Çin’in Wako korsanlarından dolayı Japonya'ya ile ilişkileri yasaklamış olması bunun en önemli sebebi.De Ming-dynastie had wegens Japanse piraterij de Chinese havens voor Japanse schepen gesloten.
Lily ile eğlenceli bir ilişkileri vardır.Leela heeft een aantal relaties gehad.
Ana madde: Friends (5. sezon) Sezon boyunca Monica ve Chandler ilişkilerini arkadaşlarından saklamaya çalışır.In het zevende seizoen probeerden Grissom en Sara hun relatie verborgen te houden voor hun collega’s.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.De Veiligheidsraad was diep bezorgd om de situatie tussen Cuba en de VS.
2 ay sonra ilişkileri bitmiştir.Twee jaar later was de relatie voorbij.
Özel hukuk ise dar anlamıyla kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenler.Het privaatrecht regelt de verhoudingen tussen particulieren onderling.
Azerbaycan-Türkiye ilişkileriDiplomatieke betrekkingen tussen Japan en ASEAN
Her iki ülke de işbirliğini genişletme ve ilişkileri güçlendirme konusunda anlaştılar.Ook werd gevraagd dat deze organisaties onderling samenwerkten en hun capaciteiten versterkten.
İkili tesadüfen çarpışır ve ilişkileri başlar.De twee hebben een klik en beginnen een relatie.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.In die jaren deed ze twee maal een zelfmoordpoging.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.De Belgische regering scherpt het asielbeleid aan.
Ayrıca Tui şehrinde yetkisini kullanmak istemesi üzerine kilise ile olan ilişkileri daha da kötüleşti.Bovendien verslechterde zijn relatie met de kerk door zijn aanspraken op de stad Tui.
Siyasî nedenlerin yanında ekonomik ortaklık da ilişkilerin olumlu yönde gelişmesine fayda sağlamıştır.Omgekeerd kunnen goede politieke relaties ook in het voordeel werken van de bedrijven.
Severus'un Roma Senatosu ile ilişkileri hiçbir zaman iyi olmadı.Zijn verhouding met de Romeinse Curie was niet bepaald nauw.
Sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi ile yakın ilişkileri sürmüştür.Hierna volgde een jarenlang slepend conflict met beslagleggingen en rechtszaken.
Yukarıdakiler sadece Maxwell ilişkileri değildir.Powyższe równania nie są bynajmniej jedynymi relacjami Maxwella.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Na początku ich znajomości próbowała dwukrotnie popełnić samobójstwo.
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.Jako powód podał kwestie rodzinne.
Dış politika konularında özellikle Türk-Rus ilişkileri uzmanlık alanıdır.Szczególnymi kompetencjami posługuje się wspólna polityka zagraniczna i bezpieczeństwa.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.1917 – I wojna światowa: USA zerwały stosunki dyplomatyczne z Niemcami.
"Türk-Bulgar Siyasî İlişkileri (1920-1938)".Spór serbsko-bułgarski; 1932).
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961: USA zerwały stosunki dyplomatyczne z Kubą.
Özellikle Azerbaycan, Türkiye ile ilişkilerinin önemini vurguladı.Azerbejdżan położył szczególny nacisk na swoje „szczególne stosunki” z Turcją.
Azerbaycan - İngiltere ilişkileri , Azerbaycan ile İngiltere arasındaki dış ilişkilerdir.Stosunki azerbejdżańsko-meksykańskie – stosunki dyplomatyczne łączące Azerbejdżan i Meksyk.
Mart 2011'de People dergisi çiftin ilişkilerini sonlandırdığını duyurdu.W październiku 2010 roku magazyn „People” poinformował o zakończeniu ich związku.
Konsey'in dış ilişkilerinden sorumlu üyesidir.Jest członkiem Council on Foreign Relations.
Kıbrıs Cumhuriyeti 'nin diplomatik ilişkilerini yürüten dış temsilciliklerinin yer aldığı maddedir.Podmioty, z którymi Polska utrzymuje stosunki dyplomatyczne.

İlgili Sayfalar