Ana içeriğe geç
Sözlük

ilham ile cümle

ilham kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Ma coloro che guidano ci ispirano.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Mais les leaders nous inspirent.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Mas aqueles que lideram inspiram-nos.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Men de som leder inspirerar oss.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Natomiast ci co przewodzą inspirują nas.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Nhưng những ai mà dẫn đầu truyền cảm hứng cho chúng ta
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Pero los que lideran, nos inspiran.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Tetapi mereka yang memimpin akan menginspirasi kita.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Αλλά αυτοί που καθοδηγούν μας εμπνέουν.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Але люди, які нас ведуть, - надихають нас.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Але нас надихають ті, хто веде.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Но люди, которые ведут нас, — вдохновляют нас.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Но онези, които водят, ни вдъхновяват.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.אבל אלו שמנהיגים מעוררים אותנו לפעולה.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.لكن من يقودون يلهموننا.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.個人であれ組織であれ
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.個人であれ組織であれ 我々が真のリーダーに従うのは
Fakat şehrimizin ilham verici fikirleri değişmez.Ale same pomysły nie zmienią miasta.
Fakat şehrimizin ilham verici fikirleri değişmez.하지만 단지 기발한 아이디어만으로 도시를 변화시키지는 못할 겁니다.
Fakat şehrimizin ilham verici fikirleri değişmez.Mais les idées inspirantes ne changeront pas notre ville.
Fakat şehrimizin ilham verici fikirleri değişmez.Ma le idee stimolanti non cambieranno la nostra città.
Fakat şehrimizin ilham verici fikirleri değişmez.Pero las ideas motivadoras no cambiarán la ciudad ellas solas.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Był za to wyznacznikiem moralnym... Inspiracją dla naukowców zaangażowanych w kontrolę uzbrojenia.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Dar el era o busolă morală -- inspirație pentru oamenii de știință care erau îngrijorați de controlul armelor.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.창조적 자극이었으며 도덕적 나침반 같은 존재였습니다.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Namun dia adalah panduan moral inspirasi bagi para ilmuwan yang peduli tentang pengendalian senjata.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Но беше нравствен компас - вдъхновение за учените, които бяха загрижени за контрола върху оръжията.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Но и являлся моральным компасом - источником вдохновения для ученых, которые вели контроль над вооружением.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.השראה למדענים שהיו מודאגים מפיקוח על הנשק.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.كان إلهامًا للعلماء المهتمين بالحد من استخدام الأسلحة
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.私の知る限り存命で
Fernando ve Humberto Campana etraflarındaki fakirlikten ve zekadan ilham alarak mobilya yaptılar.페르난도와 움베르토 캄파나는 주변에 산재하는 가난과 비상함에서 얻은 영감으로 가구 디자인을 하게 되죠 지금 그 가구는
Fernando ve Humberto Campana etraflarındaki fakirlikten ve zekadan ilham alarak mobilya yaptılar.פרננדו והומברטו קמפנה, שקיבלו השראה מהעוני והחוכמה שהם ראו סביבם ליצור פיסות ריהוט שעכשיו
Fernando ve Humberto Campana etraflarındaki fakirlikten ve zekadan ilham alarak mobilya yaptılar.فرناندو وهمبرتو كامبانا ، الذين استوحوا من الفقر و بنباهتهم رأوا ما من حولهم لصنع قطع من الأثاث التي حالياً
Fernando ve Humberto Campana etraflarındaki fakirlikten ve zekadan ilham alarak mobilya yaptılar.インスパイアされ 家具を創っています それは今や高額で販売されています
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.A fost mai mult o viziune despre ce ar trebui să se întâmple ca să avem un viitor entuziast și stimulativ.
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.Ajattelin asiaa siltä kannalta, minkä asioiden täytyy tapahtuu, jotta tulevaisuus on jännittävä ja inspiroiva?
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.미래의 신나고 영감을 주는 것들을 위해 현재 일어나야 했던 것들이 무엇인지 하는 관점보다는 훨씬 더 많은 것들이 일어난 것이죠.
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.Punktem odniesienia raczej było co jest potrzebne aby przyszłość była ekscytująca i inspirująca?
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.Vždycky jsem k tomu přistupoval s tím, co se musí stát, aby pro nás byla budoucnost vzrušující a inspirující.
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.Скорее я задался вопросом о том, что нужно сделать, чтобы наступило то самое захватывающее будущее?
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.זה היה יותר מנקודת המבט של מהם הדברים שצריכים לקרות כדי שהעתיד יהיה מרגש ומעודד השראה?
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.لقد كان يتمحور الأمر أكثر بالحقيقة حول ماهية الأشياء التي نحتاجها ليكون المستقبل مثيراً وفريداً؟
Geleceğin daha heyecan ve ilham verici olabilmesi için nelerin yapılması gerektiğini düşünüyordum.未来をワクワクする 刺激的なものにするために 何が起きる必要があるか という視点から来たものです これは根本的な違いを もたらすと思っています
Geleneksel metodların dışına çıkmak, heyecan verici yeni şeyler için ilham verme olasılığı taşır.So let's challenge to turn over traditional ways!
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Allora, abbiamo bisogno di un'etica globale.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Cảm ơn Thủ tướng rất nhiều, bài nói vừa rồi thật lôi cuốn và truyền cảm hứng.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Dank u wel, Excellentie, voor uw boeiende en inspirerende betoog.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.매우 흥미있고 고무적인 강연이었습니다.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Muchas gracias, Primer Ministro, fue a la vez fascinante e inspirador.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Primeiro-ministro, muito obrigado, foi tão fascinante como inspirador.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.To było naprawdę inspirujące i fascynujące.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Vielen Dank, Herr Premierminister, das war faszinierend und inspirierend.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Ваши слова были интересными и вдохновляющими.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.Много ви благодаря, г-н министър-председател, това беше както увлекателно, така и доста вдъхновяващо.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.זה היה גם מרתק וגם די מעורר השראה.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.كان هذا رائعاً، و ملهماً للغاية.
Gercekten çok etkiliyeci ve ilham vericiydi.首相は世界規模での倫理を提唱していますが
Gördüğün insanlara zevklerini sor. Sana ilham veren hayalini onlarla paylaş.Demandez à la prochaine personne que vous verrez quelle est leur passion partagez votre motivation avec eux.
Gördüğün insanlara zevklerini sor. Sana ilham veren hayalini onlarla paylaş.PŘÍŠTÍHO ČLOVĚKA, KTERÉHO UVIDÍŠ, SE ZEPTEJ NA JEHO ZÁLIBU
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod