Bu haber, bize ilham verdi. Güç verdi.これが狙いでした 彼を辞任さえることでした
Bu haber, bize ilham verdi.Jednego mniej.
Bu haber, bize ilham verdi.Nagyon boldogok voltunk.
Bu haber, bize ilham verdi.With one down, we felt inspired. It gave us strength.
Bu ilhamı nereden aldılar ki?도대체 어디서 저런 영감을 받았을까?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Co ich zainspirowało?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?¿De dónde salió la inspiración?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?De unde şi-au luat ei inspiraţia asta.
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Dove hanno preso quell'ispirazione?"
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Où avaient-ils puisé leur inspiration ?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Waar kregen ze hun inspiratie?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Woher kam die Inspiration dafür?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?Откуда они черпали вдохновение?
Bu ilhamı nereden aldılar ki?"מאיפה הם שאבו השראה?"
Bu ilhamı nereden aldılar ki?أين وجدوا ذلك الإلهام؟
Bu ilhamı nereden aldılar ki?それから僕はヨーヨに会った
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.C'est vraiment une déclaration pleine d'inspiration, mais j'y reviendrai.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Das ist eine interessante Aussage, ich komme am Schluss darauf zurück.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Dat is een inspirerende opmerking, en ik kom er aan het eind op terug.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Este un fel de afirmație care inspiră, dar voi reveni la sfârșit la asta.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Es una declaración inspiradora, sobre la que regresaré al final.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.É uma afirmação inspiradora, no final voltarei a isto.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Jest to inspirujące twierdzenie i powrócę jeszcze do niego na końcu.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.이것은 감동적인 문구이기 때문에, 이 발표의 마지막에 다시 한번 더 되짚어보도록 하겠습니다.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Nó giống một tuyên bố truyền cảm hứng, và tôi sẽ quay lại vấn đề này sau.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Una frase che fa pensare e ne riparlero' piu' tardi
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Είναι μία δήλωση που σε εμπνέει, με τον τρόπο της, και θα επιστρέψω πάλι σε αυτό στο τέλος της ομιλίας μου.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Това е вдъхновяващо изявление, ще се спра отново на това в края на разговора.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Цей девіз підбадьорює, наприкінці ми до нього повернемося.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.Это вдохновляющее утверждение и в конце мы вновь к нему вернёмся.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.זו סוג של הצהרה מעוררת השראה, ואחזור בסוף של זה.
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.انه نص يبعث على الالهام و سأعود اليه في نهاية الحديث
Bu ilham verici bir ifade, buna sonra tekrar deyineceğim.これについては後で話します 私は司書であり 私がしようとしているのは
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.Jag har haft sådan tur, fått så mycket hjälp och inspiration i mitt liv.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.저는 굉장히 운이 좋았고, 많은 도움과 삶의 영감을 많이 받았습니다.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.Měla jsem velké štěstí a v životě se mi dostalo obrovské pomoci a inspirace.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.Miałam ogromne szczęście, otrzymałam w życiu tyle pomocy i inspiracji.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.Olen ollut hyvin onnekas ja saanut paljon apua ja kannustusta elämässäni.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.Tenho tido tanta sorte. Tenho recebido tanta ajuda e inspiração na minha vida.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.Бях голяма късметлийка да получа толкова много помощ и вдъхновение в живота си.
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.הייתי כה ברת-מזל שזכיתי לעזרה כה רבה ולהשראה בחיי,
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.كنت محظوظة جداً، وتلقيت الكثير من المساعدة والإلهام في حياتي،
Bu kadar yardım ve ilham aldığım için çok şanslıydım.励ましを頂きました 今度は私自身が北朝鮮の同胞を
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.Csak egy másik éhező menekült.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.Để các bạn thấy được người phụ nữ này đã tạo nên sự khác biệt như thế nào.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.이 여성이 얼마나 많은 변화를 이룩했는지 영감을 주겠습니다.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.Pentru a vă arăta cum această femeie a făcut diferenţa.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.Tylko po to, żeby zainspirować was, o tym jak ta kobieta zmieniła świat.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.Просто за да ви вдъхновя, как тази жена предизвика промяна.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.רק כדי לתת לכם השראה מכוחה של אישה זו לחולל שינוי.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.فقط لإلهمكم كيف صنعت هذه المرأة فرقاً.
Bu kadının yaptığı değişim ilham vermek için yeterli.僕の国に足りないのは教育だと
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Această inspirare reciprocă promovează colaborarea, inițiativa și creativitatea.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Also, diese gegenseitige Inspiration fördert Zusammenarbeit, Initiative und Kreativität.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Deze wederzijdse inspiratie bevordert samenwerking, ondernemingslust en creativiteit.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Donc, cette inspiration mutuelle favorise la collaboration, l'initiative et la créativité.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Esta inspiración mutua promueve la colaboración, la iniciativa y la creatividad.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Jadi inspirasi dua arah mendorong kolaborasi, inisiatif dan kreativitas.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.이런 상호 자극은 협업, 선도, 창조성을 증진시킵니다.
Bu karşılıklı ilham işbirliğini, girişimciliği ve yaratıcılığı teşvif ediyor.Por isso, esta inspiração mútua promove a colaboração, a iniciativa e a criatividade.