Apartheid karşıtı eylemci ve Güney Afrika'nın eski devlet başkanı, Nelson Mandela, Gandi'den ilham almıştır.Activistul anti-apartheid, fostul președinte al Africii de Sud, Nelson Mandela, a fost influențat de Gandhi.
Bitcoin tasarımı diğer uygulamalar için ilham kaynağı olmuştur.Designul monedei Bitcoin a fost sursă de inspirație pentru multe alte aplicații.
Tyler bu hikâyedeki ahlaki ikilemin grubun ismi için ilham kaynağı olduğunu açıkladı.Tyler explică faptul că această poveste de dilemă morală a fost sursa de inspirație pentru numele trupei.
Garneau, ilham kaynağı olarak Jeff Buckley, Nina Simone, Nico ve Chan Marshall'ı almıştır.Garneau invocă ca și influențe pe Jeff Buckley, Nina Simone, Nico and Chan Marshall..
Roman özellikle Fransa'da ilham verici oldu.Romanul a avut o influență deosebită în Franța.
Humboldt'un çalışmaları biyocoğrafyanın temellerini attı ve birçok bilim insanı kuşağına ilham verdi.Opera lui Humboldt a pus bazele biogeografiei și a influențat generațiile următoare de oameni de știință.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Cred că au făcut așa pentru că erau impresionați de curajul lui.
Bu nedenle Dakiniler Buda Dharma’nın yolunda ilerlemeyi teşvik eden bütün ilhamları sembolize ederler.Întreaga Sangha emană un spirit pozitiv, pentru integrarea Buddha Dharma în viața de toate zilele.
Hangıl'ın ilham kaynağı üç temel noktadır.Caracterul inovativ al GRI are la bază trei principii.
Onun ellerinde fizik matematik için tekrar zengin bir ilham ve kavrayış kaynağı oluyor.” diyor.Az ő kezében a matematika ismét a matematikai sugallat és éleslátás gazdag forrása.”
Boot, Hollywood'un en son halinden ilham alarak stüdyoyu oluşturmuştur.Boot a legújabb hollywoodi stúdiókat tekintette mintának.
Roman, bir film ve bir opera eserine de ilham kaynağı olmuştur.A mű továbbá egy operát és egy filmet is ihletett.
Rudess ilham aldığı kişiler olarak Keith Emerson, Tony Banks, Rick Wakeman ve Patrick Moraz'ı göstermiştir.Elmondása szerint Rudess példaképei billentyűsként Keith Emerson, Rick Wakeman és Patrick Moraz.
99U ismi Thomas Edison'un "Yaratıcılık % 1 ilham kaynağı, % 99 terleme" sözü ile geliyor.Saját elhivatottságát pedig a következőképpen írja fel: perspiratio (izzadás) COURBET 99%, inspiratio 1%.
İlk tekli "Millennium", John Barry'nin bestelediği James Bond film serileri ilham alınarak yapıldı.A Millennium című dal John Barry James Bond filmzenéje inspirálta.
En büyük ilhamı buradan aldım.A legnagyobbat vette ki.
En başından beri ilham kaynağı blues ve 60'ların rock and roll'uydu.Ebben a korai időszakában hatott rá a blues és a '60-as évekbeli rock'n'roll.
İsveç girişiminden ilham alınarak 40'ın üzerinde ülkede korsan partiler ortaya çıkmıştır.A svédek sikere után a világ számos pontján megalakultak a Kalózpártok.
George Lucas karakteri 1930'lu yılların film serilerindeki aksiyon kahramanlarından ilham alarak yarattı.A karaktert George Lucas alkotta meg, az 1930-as évekbeli kalandhősök mintájára.
Kitaplar yazmış ve pek çok kitaba ilham vermiştir.Igazából a könyvek érdekelték és számos íróval került ismeretségbe.
Ancak yazdıkları başka yazarlara ilham kaynağı olmuştur.Ezekre mindig tárt karokkal várják a kezdő írók által benyújtott munkákat is.
Çünkü müzik, O’nun için bir geçim kaynağı değil, ruhunun besin ve ilham kaynağıydı.A zene kezdetben csak szórakozás volt számára, nem szenvedély.
500px, ilham bulmak ve fotoğrafçıları birbirleriyle buluşturmak için en ideal yer olarak görülüyor."500px" on nähty paikkana, jossa voi saada näkyvyyttä, uusia ideoita sekä tutustuttaa valokuvaajia keskenään.
Ardından İsviçreli sanatçı Adolf Wölfli'den ilham aldı ve birçok Nørgård eserlerinde ona atıfta bulundu.Myöhemmin sveitsiläinen taiteilija Adolf Wölfli on toiminut inspiraation lähteenä monille Nørgårdin teoksille.
Ayrıca İspanyol klasik müziğinden de ilham almıştır.Myös espanjalainen klassinen musiikki teki häneen vaikutuksen.
Tanrım, tek başına ilham kaynağı oldun, Togo'dan refahımız için.Suuri Jumala, vain Sinä olet meidät korottanut, Togosta jälkipolville.
İkisi de empresyonist ressam Claude Monet’nin resimlerinden ilham almaktaydı.Hän tuki muun muassa taidemaalari Claude Monet’ta.
Barista kelimesi İtalyancadan gelmektedir ve kelimenin ilham kaynağı barmendir.Barista on italian kieltä ja tarkoittaa espresso- ja baarimestaria.
Iron Maiden'ın şarkılarının çoğunluğu mitoloji, kurgu ve şiir konularından ilham almıştır.Muiden muassa monet Iron Maidenin kappaleet hakivat innoituksensa mytologiasta, fiktiosta ja runoudesta.
Holografi ilkesi kara delik termodinamiğinden ilham almıştır.Musta-aukkotermodynamiikka inspiroi holografisen periaatteen kehittämistä.
Kalliope epik şiirin, destanların ilham perisidir.Pentti Holappa, itsesensuurin kritisoija.
Hayatlarındaki, aşklarındaki ve işlerindeki azimlerini görmek bana ilham veriyor."Rakastakaa toisianne teoin, sanoin ja sielunne ajatuksin."
Goya Peter Paul Rubens'in 1636'da çizdiği aynı isimli resimden ilham almış olabilir.Ο Γκόγια ίσως εμπνεύστηκε από τον πίνακα (1636) του Πέτερ Πάουλ Ρούμπενς που απεικόνιζε το ίδιο θέμα.
Tanrım, tek başına ilham kaynağı oldun, Togo'dan refahımız için.Παντοδύναμε Θεέ, μόνο Εσύ χάρισες ευημερία στο Τόγκο.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Αυτός είναι ο λόγος που έκανε τόσο εκπληκτικά promos.
Art pop'un gelişimi üzerindeki bir diğer başat ilham kaynağı Pop art hareketiydi.Το κίνημα που κατά κάποιο τρόπο τον διαδέχτηκε ήταν η Ποπ Αρτ.
Klasik mekanik matematikçiler için de ilham kaynağı olmuştur.Η κλασική μηχανική έχει γίνει επίσης η πηγή της έμπνευσης για τους μαθηματικούς.
Humboldt'un çalışmaları biyocoğrafyanın temellerini attı ve birçok bilim insanı kuşağına ilham verdi.Το έργο του Χούμπολντ έθεσε τις βάσεις της βιογεωγραφίας και ενέπνευσε αρκετές γενιές επιστημόνων.
Ayrıca Carpenter, H.P. Lovecraft'ın işlerinin filme ilham kaynağı olduğunu belirtmiştir.Ο Κάρπεντερ ανέφερε ότι η δουλειά του Χ. Φ. Λάβκραφτ ενέπνευσε την ταινία.
Kızıl Ölüm'ün başka bir ilham kaynağı da kolera olabilirdi.Εναλλακτικά ο Κόκκινος Θάνατος πιθανόν να αναφέρεται στην χολέρα.
Katedralin dış yüzü, Paris ve Reims Katedrallerinden ilham alınarak yapılmıştır.Η κύρια πρόσοψη είναι παρόμοια με αυτή των καθεδρικών του Παρισίου και της Ρεμς.
Erişim tarihi: 5 Kasım 2011. ^ Ilham Aliyev: 'Well-Done, Hristov..!'.Στις 25 Νοεμβρίου 2005, ο Κόρεϊ Φέλντμαν δήλωσε: "Όχι!
Vakfın kurulum ilhamı aynı isimdeki şarkıdır.Ο τίτλος της αυτοβιογραφίας προέρχεται απο το τραγούδι με στο ίδιο όνομα.
Pek çok insana mutfakta daha fazla zaman harcama ve daha fazla keyif alma ilhamını vermiştir.Ως αποτέλεσμα περισσότεροι άνθρωποι είχαν χρήματα και χρόνο γα να ταξιδεύουν.
Athena, Yunan mitolojisinde zeka, sanat, strateji, ilham ve barış tanrıçasıdır.Η Αθηνά, κατά την Ελληνική μυθολογία, ήταν η θεά της σοφίας, της στρατηγικής και του πολέμου.
Roman özellikle Fransa'da ilham verici oldu.Ο κλασικισμός επηρέασε κυρίως τη Γαλλία.
İncil Blake üzerinde derin ve erken bir etkiydi ve hayatı boyunca bir ilham kaynağı olarak kalacaktı.Blake blev tidligt påvirket og inspireret af Bibelen og forblev det gennem hele livet.
Barista kelimesi İtalyancadan gelmektedir ve kelimenin ilham kaynağı barmendir.Barista er det italienske ord for bartender.
Aynı zamanda Take That üyesi olan Gary Barlow'dan ilham aldığını söylüyor.Han har også udtalt at han henter inspiration fra Take That-medlemmet Gary Barlow under sine optrædener.
Lady Gaga'nın fikri olan program, sanatçının hayatı ve müziğinin arkasındaki ilhamı konu alıyor.Programmet blev udtænkt af sangerinden Lady Gaga; det gennemgår Gagas liv og inspirationen bag hendes musik.
Bitcoin tasarımı diğer uygulamalar için ilham kaynağı olmuştur.Bitcoins design har været inspiration for andre anvendelser af blockchains.
Bu şekilde, tek konudan ilham alınarak yeni şeyler öğrenilebilir.Måske kan vi lære noget nyt om os selv.
Brennan, lisdeki tiyatro yönetmeni John Marquette'e kendisine rolü ilham verdiği için itibar etti.Brennan kreditter hans high school teaterinstruktør John Marquette for inspirerende ham til at lave skuespil.
Vakfın kurulum ilhamı aynı isimdeki şarkıdır.Uddrag af dette kapitel indgår i gruppens sang af samme navn.
Bu durum onu derinden etkilemiş ve bu yalnızlık duygusu sanatının ilham kaynağı olmuştur.Hans stil byggede på symbolismen, og han var selv en stor inspirationskilde til ekspressionismen.
Akira Kurosawa'nın 1961 yapımı Yojimbo filminden ilham alınarak çekildiği söylenir.Filmen er en uofficiel genindspilning af Akira Kurosawas film Yojimbo fra 1961.
Apartheid karşıtı eylemci ve Güney Afrika'nın eski devlet başkanı, Nelson Mandela, Gandi'den ilham almıştır.Stadionet er opkaldt efter den sydafrikanske borgerrettighedsforkæmper og tidligere præsident, Nelson Mandela.
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.For dem og for jorden, for himmelen og oss, våre krus vi nå hever min venn.
Bu hikâye, Antik Libya'da yılda bir yapılan Athena'ya adanmış bir festivale ilham kaynağı olmuştur.Denne historien inspirerte til en årlig festival i Libya dedikert til Athene.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.Han er blitt gjenstand for kritiske betenkninger for sine åpåstander om å være Appointed Son of God.