Willem-Alexander, spor ve uluslararası su yönetimi ile ilgilenmektedir.Nieminen - Murray kiinnostaa brittimediaa YLE Urheilu.
Doğal olarak Roma, Mısır'daki siyasi durumla yakından ilgilenmekteydi.Rooma oli luonteeltaan hyvin sotilaallinen valtio.
Özel ve dar ilgi alanları ile ilgilenmek AS’nin en çarpıcı özelliklerinden biridir.Η επιδίωξη συγκεκριμένων και στενών ενδιαφερόντων είναι ένα από τα πιο εντυπωσιακά χαρακτηριστικά του AS.
Cumartesi günleri, teyzesi Agnia Borisova ile ilgilenmek için tekrar Bereznik'e giderdi.Τα Σάββατα, η Σάνινα πήγαινε πάλι στο Μπέρεζνικ, για να φροντίσει την άρρωστη θεία της, Άγκνια Μπορίσοβα.
Sonsuz teorisi ise geometrik verilerin farklılaşması ile ilgilenmektedir.Η απειροελάχιστη θεωρία ασχολείται με τη διαφοροποίηση των γεωμετρικών στοιχείων.
Aynı zamanda tasarımcılık ve fotoğrafçılıkla ilgilenmektedir.Ασχολείται επίσης με την ζωγραφική και την φωτογραφία.
Jessie'nin annesi, oğluyla hep ilgilenmek ister fakat her zaman yüzüne gözüne bulaştırır.Η μητέρα του Σαμ έχει μεγάλη επιρροή και προσπαθεί συνέχεια να του φτιάξει την καριέρα.
Hesse, Budizm’le ilgilenmekteydi.Ο Σουλεϊμάν καταλαμβάνει τη Βούδα.
Şu an müziği tamamıyla bırakmıştır ve sadece bisiklet hobisi ile ilgilenmektedir.Από το 1982 έχει εγκαταλείψει τη μουσική και ασχολείται αποκλειστικά με τη ζωγραφική.
Sahilde Charlie, Claire ile ilgilenmektedir.På stranden giver Charlie Claire lidt vand.
Vespasian'ın oğlu Titus, Yahudi isyanıyla ilgilenmek için Judaea'da (Yahudiye) kaldı.Vespasian ankommer til Judæa for at bekæmpe det jødernes oprør.
Doğal olarak Roma, Mısır'daki siyasi durumla yakından ilgilenmekteydi.Rom har traditionelt været dybt involveret i processen omkring europæisk politisk integration.
1950'lerin sonundan beri profesyonel olarak müzikle ilgilenmektedir.Den er blevet indspillet af adskillige professionelle musikere siden 1950'erne.
Göktürk tüccarları ise genellikle hayvan sürülerinin ticareti ile ilgilenmekteydi.Man kan købe frosne mus i de fleste dyrehandlere.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.Roma hadde alltid vært meget tilbakeholdne med å involvere seg i forholdene i øst.
Sanayi sektörüyle ilgilenmektedir.Interessefellesskap i industrien.
Ayrıca binicilik sporu ile ilgilenmektedir.Han er også interessert i motorsport.
13 yaşından beri tiyatro ile ilgilenmektedir.I en alder av 14 år ble hun interessert i teater.
1950'lerin sonundan beri profesyonel olarak müzikle ilgilenmektedir.Han har vært profesjonell musiker siden slutten av 1980-tallet.
Burada emlak - inşaat işleri ile ilgilenmektedirler.Faget inkluderer: Grunnarbeid på bygg- og anleggsplasser.
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.Ordningen med egne perleinspektører svarte seg ikke lenger.
Vespasian'ın oğlu Titus, Yahudi isyanıyla ilgilenmek için Judaea'da (Yahudiye) kaldı.Etter at Vespasian var blitt keiser fortsatte Titus således å kjempe mot de jødiske opprørere i Iudaea.
Willem-Alexander, spor ve uluslararası su yönetimi ile ilgilenmektedir.Willem-Alexander tertarik dengan olahraga dan pengelolaan air internasional.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Ia tampak hanya tertarik pada minum minuman beralkohol dan berusaha mencari pasangan.
19. ve 20. yüzyılın başlarında doğu Küba, öncelikli olarak coffea yetiştiriciliğiyle ilgilenmekteydi.Pada abad ke-19 dan awal abad ke-20, timur Kuba utamanya terlibat dalam penanaman coffea.
Vespasian'ın oğlu Titus, Yahudi isyanıyla ilgilenmek için Judaea'da (Yahudiye) kaldı.Anaknya, Titus, tetap tinggal di Yudea untuk menghadapi pemberontakan Yahudi.
Ukrayna bölgesel çevre konularında işbirliği ile ilgilenmektedir.Ukraina tertarik bekerja sama di tingkat regional untuk isu lingkungan.
Willem-Alexander, spor ve uluslararası su yönetimi ile ilgilenmektedir.Willem-Alexander hiện đang quan tâm đến vấn đề quản lý đất nước và thể thao.
Eisenberg, kedileri çok sevmektedir ve hayvan beslemekle ilgilenmektedir.Eisenberg thích mèo và đã nhận nuôi nhiều động vật.
Bu bağlamda Hesse Alman savaş tutsakları için kitaplar toplamak ve göndermekle ilgilenmekteydi.Trong khuôn khổ này, từ đó Hesse đi quyên góp và gửi sách cho các tù binh người Đức.
10 yaşından beri dansla ilgilenmektedir.10代から踊り一筋にの人生であった。
İnsanları, tüm bu şeylerin bir araya geldiği süreçle çok ilgilenmekte.} . Vi は各々すべてが集合であることに注意すること。
Elektronik müzikle ilgilenmektedir.同時に電子音楽への興味を持つ。
Bu sırada ablası kardeşi Madi ile ilgilenmektedir.かな、辰吉姉弟の面倒をみてくれている。
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.ケリーは、何が起こったかに関して常に明らかだったと答えている。
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.女好きでエロ本を愛読し、ヘビースモーカーで大酒のみ。
Ayrıca savaştan önceki kolonilerini de geri istediği için Vietnam ile ilgilenmekteydi.それはまた、戦争から帰還したベトナム帰還兵が直面した困難に抗議している。
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.興趣是喝酒和磨練部下。
Ayrıca Libya ilgilenmektedir.一说利比亚。
Broder, özelikle İslamcılık, İsrail ve İsrail-Filistin Savaşı konuları ile ilgilenmektedir.回到伦敦后,他就阿拉伯-以色列冲突、欧洲联盟和直布罗陀问题提出建议。
İdaresiyle Shōin Tapınağı ilgilenmektedir.唐朝置太僕寺負責馬政。
Sanayi sektörüyle ilgilenmektedir.他了解劳资关系。
18 kardeştirler ve kardeşlerin çoğu dansla ilgilenmektedir.晚餐與雙胞胎妹妹的照顧大多都是由日香來負責。
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.结果,不再有其他重要官员接见他。
Bilgisizlik örtüsü kavramıyla cehaletbilimi ilgilenmektedir.总之,我将被指责为昏聩无知的老糊涂。
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.당시까지 로마는 지중해 동부 문제에 관심을 거의 기울이지 않았다.
Ukrayna bölgesel çevre konularında işbirliği ile ilgilenmektedir.우크라이나의 지역적 구분에 대해 설명한다.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.술과 음식을 좋아하며 엄청난 대식가이자 주당가이기도 하다.
Elektronik müzikle ilgilenmektedir.הוא החל להתעניין במוזיקה אלקטרונית.
10 yaşından beri dansla ilgilenmektedir.היא התחילה ללמוד ריקוד מגיל 10.
Diğer dört kardeşi Ann, Joan, Bill, ve Susie de oyunculukla ilgilenmektedirler.לקיוזאק ארבעה אחים ואחיות אן, ביל, סוזי וג'ון קיוזאק, כולם עוסקים בתחום המשחק.
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.הממתקים כבר לא מדברים איתי עליו.
13 yaşından beri tiyatro ile ilgilenmektedir.הוא התחיל לעבוד בגיל 13 ובמקביל התעניין בתיאטרון.
Ayrıca aktif olarak siyaset ile de ilgilenmektedir.Той е също така политически активен.
FDA, konuyla ilgilenmek üzere bir müfettiş atadı.ААП назначава комитет, който да разгледа въпроса.
1950'lerin sonundan beri profesyonel olarak müzikle ilgilenmektedir.От средата на 70-те се занимава професионално с музика.
10 yaşından beri dansla ilgilenmektedir.Занимава се с народни танци от 6-годишна.
Roma'nın iç sorunları ile ilgilenmektedir.Това засегнало интересите на Рим.
Ayrıca binicilik sporu ile ilgilenmektedir.Bavi se i povješću športa.
Eisenberg, kedileri çok sevmektedir ve hayvan beslemekle ilgilenmektedir.Također Jeff Keith veliki je ljubitelj životinja i voli udomljavati napuštene životinje.