Ana içeriğe geç
Sözlük

ilgilenmek ile cümle

ilgilenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Willem-Alexander, spor ve uluslararası su yönetimi ile ilgilenmektedir.Willem-Alexander sa zaujíma o šport a o medzinárodné riešenia vo vodohospodárstve.
Hesse, Budizm’le ilgilenmekteydi.Ralpačän bol veľmi naklonený buddhizmu.
Birkaç senedir oyunculukla ilgilenmektedir.Potom sa však niekoľko rokov venoval herectvu.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.Rim se je vedno zelo nerad vmešaval v dogajanja na vzhodu.
Roma'nın iç sorunları ile ilgilenmektedir.Izzivi romske problematike v Sloveniji.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Njihova pozornost velja le pijančevanju in ljubezenskim avanturam.
1950'lerin sonundan beri profesyonel olarak müzikle ilgilenmektedir.Profesionalno se je z glasbo pričel ukvarjati konec osemdesetih.
Doğal olarak Roma, Mısır'daki siyasi durumla yakından ilgilenmekteydi.Poleg tega je Rim, ki je bil zelo odvisen od uvoza žita iz Egipta, še kako zanimalo politično stanje v državi.
Ayrıca aktif olarak siyaset ile de ilgilenmektedir.Bil je tudi aktivno udeležen v politiki.
Japonlar, Portekizlilerin elde tutulabilir silahlarıyla ilgilenmekteydiler.Tudi Rusi so uporabljali zaseženo orožje.
Bu çağrı üzerine Sezar, Pompeius kardeşlerle ilgilenmek üzere İtalya'dan ayrılarak Hispania'ya geçti.Po zaključenem praznovanju se je Cezar odpravil v Španijo nad Pompejeva sinova.
Alfred Nobel de nitrogliserin ile ilgilenmektedir.Alfredas ėmė eksperimentuoti su nitroglicerinu.
1996 yılından beri oyunculukla ilgilenmektedir.Spektakliuose šoka nuo 1996 metų.
Vespasian'ın oğlu Titus, Yahudi isyanıyla ilgilenmek için Judaea'da (Yahudiye) kaldı.Tema poeg Titus (hilisem keiser) jäi Juudamaale juutide ülestõusuga tegelema.
Örneğin 8-bit bir MİB, 28 veya 256 ayrı sayı aralığıyla ilgilenmektedir.Näiteks 8-bitisel dsignaalil on 28 ehk 256 nivooväärtust.
1996 yılından beri oyunculukla ilgilenmektedir.Ta on esinenud näitustel alates 1996. aastast.
Bununla birlikte modern müzikle de ilgilenmektedir.Lisaks sellele tegutses ta aktiivselt ka klassikalise muusikaga.
Elektronik müzikle ilgilenmektedir.Tegemist on elektroonilise muusikaga.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.Vastikerahoilla hoidetaan taloyhtiötä, esimerkiksi pidetään kunnossa rakennuksia ja pihaa.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.Vederlagen används till att sköta bostadsaktiebolaget, till exempel underhålla byggnaderna och gårdsområdet.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.بأموال الخدمات والصيانة تقوم شركة الإسكان على سبيل المثال بالاعتناء بالمبنى وبالفناء.
Aidatlar konut kooperatifi ile ilgilenmek için kullanılır, örneğin binalara ve bahçeye bakım yapılır.若想改变房屋结构,可能对整个建筑承重结构、水管、防潮、电路或换气系统产生影响,应事先书面通知物业管理员或住房管理会。装修浴室时,一定要事先通知。
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Asta o spunea un doctor a cărui viaţă însemna să aibă grijă de oameni.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Das ist ein Arzt, dessen Lebensinhalt darin besteht, Menschen zu helfen.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Đây là 1 bác sĩ mà cả cuộc đời dành để chăm sóc mọi người.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Dit is een arts, wiens leven bestaat uit zorgen voor mensen.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.E questo è un medico, la cui vita è la cura delle persone.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Este es un doctor, que su vida es cuidar de personas.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Ez egy orvos, az élete munkája, hogy emberekkel törődik.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Il s'agit d'un médecin, dont la vie est dédiée à soigner les gens.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.이것이 바로 사람들을 보살피는 삶을 사는 의사의 현실입니다.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Tohle je doktor, jehož životem je starat se o lidi.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.To mówi lekarz, którego życie to pomaganie ludziom.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Toto je doktor, ktorého zmyslom je starať sa o ľudí.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.Και αυτό το λέει ένας γιατρός, του οποίου η ζωή είναι να νοιάζεται για τους ανθρώπους.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.А он доктор, его жизнь - это забота о других.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.И това е лекар, чийто живот е в грижата за хората.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.זה רופא, שחייו מוקדשים לטיפול באנשים.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.هذا طبيب، والذي يقضي حياته للعناية بالناس.
Bu hayati insanlarla ilgilenmek olan bir doktor.私の法律事務所には
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Ce que je crois, c'est qu'on n'a pas besoin de se sentir coupable pour considérer ces problèmes.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Cred că nu trebuie să vă simţiţi rău uitându-vă la aceste probleme.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Eu não acredito que têm de se sentir mal ao olhar para estas questões.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Hiszem, hogy nem kell megerőlteted magadat ahhoz, hogy figyelj ezekre a problémákra.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Ich bin überzeugt, dass man sich nicht schlecht machen muss, um sich diesen Dingen zu stellen.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Ik geloof dat je jezelf niet als slecht hoeft te zien om deze zaken aandacht te geven.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.이 문제에 대해 생각하면서 여러분이 스스로를 나쁘게 생각할 필요는 없다고 봅니다.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.La mia convinzione è che non dobbiate farvi del male per osservare questi problemi.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Min tro är att du inte behöver svartmåla dig själv för att hantera dessa frågor.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Pienso que no hay que volverse malo para mirar estos problemas.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Saya yakin Anda tidak harus menjadi lebih buruk untuk melihat masalah ini.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Tôi tin rằng các bạn không phải thấy xấu hổ khi nhìn thẳng vào những bất cập này.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Verím, že sa nemusíme očierňovať pri pohľade na tieto problémy.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Wierze, że nie musicie uważać się za złych by spojrzeć na te problemy.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Η πεποίθηση μου είναι ότι δεν χρειάζεται να γίνουμε οι κακοί της υπόθεσης για να εξετάσουμε αυτά τα θέματα.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Моё убеждение состоит не в том чтобы вы почувствовали себя виновато глядя на эти вопросы.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Мої переконання і старання направлені не на те, щоб ви відчували себе винними, дивлячись на ці питання.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.Убеждението ми е, че не е нужно да си лош за да погледнеш към тези проблеми.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.דהיינו, התנהגותנו-אנו? אני מאמין שאין צורך לנקוט גישה שלילית על מנת לבחון סוגיות אלה.
Bu konularla ilgilenmek için kendinizi kötü yapmanız gerekmez.إيماني هو أنك لا تحتاج أن تجعل نفسك سيئاً للنظر في هذه المسائل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod