ilgi ile cümle
ilgi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onunla ilgili mi düşünüyorsun?Are you thinking about him?
Hala onunla ilgili düşünüyorum.I'm still thinking about her.
Ben yalnızca onunla ilgili düşünüyordum.I was just thinking about him.
Onunla ilgili ne düşünüyorsun?What do you think about him?
Her gün onunla ilgili düşünürüm.I think about her every day.
Kimse onunla ilgili konuşmuyor.Nobody talks about him.
Onunla ilgili konuşuyor musunuz?Are you talking about him?
Biz onunla ilgili konuşuyorduk.We were talking about him.
Onunla ilgili konuşuyordum.I was talking about her.
Ben onunla ilgili konuşmuyordum.I wasn't talking about him.
Ben yalnızca onunla ilgili konuşuyordum.I was just talking about him.
Onunla ilgili konuşmak istiyorum.I want to talk about her.
Onunla ilgili konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to talk about her.
Onunla ilgili konuşma.Don't talk about her.
Bana onunla ilgili bir şey söyle.Tell me something about him.
Onunla ilgili olarak haklıydım.I was right about him.
Onunla ilgili daha fazla öğrenmem gerekir.I need to know more about her.
Onunla ilgili çok şey öğrendim.I've learned a lot about her.
Onunla ilgili yalan söyleme.Don't lie about her.
Onunla ilgili ne biliyoruz?What do we know about him?
Onunla ilgili duyduklarıma üzüldüm.I was sorry to hear about her.
Tom'a yardım etmekle ilgileniyoruz.We're interested in helping Tom.
Tom'la ilginç bir konuşma yaptım.I had an interesting conversation with Tom.
Tom bana bununla bir ilgim olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me you think I had something to do with this.
Tom artık arabanı almakla ilgilenmiyor.Tom is no longer interested in buying your car.
Yarın öğleden sonra senin için Tom'la ilgilenebilmeliyim.I should be able to take care of Tom for you tomorrow afternoon.
İlgilenmek için kendi sorunlarım var.I've got my own problems to take care of.
Kendi zamanında ne yaptığın beni ilgilendirmez.What you do in your own time is none of my business.
İlgilenilmesi gereken daha önemli işlerimiz var.We have more important things that need to be taken care of.
Senin geçmişinle ilgiliyim.I am interested in your past.
Tenise ilgi duymaya başladım.I got interested in tennis.
Öğrenciler ilgilenmiş görünüyorlar.The students seem interested.
Aslında, bu program oldukça ilginç.In fact, this program is pretty interesting.
Tom Mary'ye onun tablolarından birini almakla ilgilendiğini söyledi.Tom told Mary he was interested in buying one of her paintings.
Sadece senin dar görüşlü fikirlerin ilginç.Only your narrow-minded ideas are interesting.
Bu, çevirmek için ilginç mi?Is this interesting to translate?
Bunu çevirmek için ilginç buluyor musun?Do you find this interesting to translate?
Dan Linda ile ilgili bir şeyin yanlış olduğuna ikna oldu.Dan was convinced that something was wrong with Linda.
Linda Dan'ın yeni aşk ilgisiydi.Linda was Dan's new love interest.
Mühendislik ve bilgisayar alanında erkekler kızlara göre daha ilgili.Boys are more interested in engineering and computing than girls.
Saka çok ilginç bir kuştur.The goldfinch is a very interesting bird.
Onun özel yaşamına hiç ilgi duymuyorum.I have no interest in his private life.
Eğitimin yaşla hiçbir ilgisi yoktur.Education has nothing to do with age.
Brahe yıldızlarla ilgili birçok gözlemler yaptı.Brahe made many observations of the stars.
Avcılık, sualtı dalış, balıkçılık ve keşfetme onun ilgi alanları arasındadır.Hunting, underwater diving, fishing and exploring are among his interests.
Mae çok gençken bilimle ilgilenmeye başladı.Mae became interested in science when she was very young.
Clyde, Jüpiter ve Marsla ilgili teleskopik gözlemlerinin çok detaylı çizimlerini yaptı.Clyde made very detailed drawings of his telescopic observations of Jupiter and Mars.
O gençken Valentina paraşütle atlamayla ilgilenmeye başladı.Valentina became interested in parachute jumping when she was young.
Bu akıl yürütme ile ilgili temel bir hatadır.This is an elementary error of reasoning.
Pekala, onunla ilgili ne düşünüyorsun?So, what do you think of her?
O her zaman çok sıradan giyinir ve renk veya stille ilgilenmez.He always dresses very casually, and doesn't care about color or style.
"Onu seviyor musun?" "Ne?" "Onu seviyor musun?" "Seni ilgilendirmez!""Do you love him?" "What?" "Do you love him?" "That's none of your business!"
Ben müzikle ilgili değilim ama duşta şarkı söylemeyi severim.I am not musical, but I like to sing in the shower.
Biz hastalıkların yeni türleriyle ilgileniyoruz.We deal with new types of diseases.
Kes sesini! Bunun sadece ikimizle ilgisi var.Shut up! This only has to do with the two of us.
Bu ilginç bir şey.This is an interesting thing.
Dan beyzbolla bile ilgili değildi.Dan wasn't even interested in baseball.
Dan Linda'nın tecavüzü ile ilgisi olduğunu reddetti.Dan denied he had anything to do with Linda's rape.
Seni ne ilgilendiriyor?What business is that of yours?
O ilginç bir düşünce.That's an intriguing thought.