Bu ateş toplamaları, ileri doğru kaydırılarak ilerleyen kuvvetleri destekleyecektir.무기는 산적의 우두머리에게 대대로 전해져 내려오는 철제의 부채(형태는 하리센)로, 불을 조종한다.
İkinci döneminde ilerleyen yaşı yüzünden daha çok kendi sağlık sorunlarıyla uğraştı.그녀는 어떤 면에서는 매우 성숙하기 때문에 자기 또래 친구를 사귈 때 어려움을 겪기도 한다.
Fakat, ilerleyen Rus güçleri, milislerin ormanda saklanmak zorunda kalmalarına neden olur.러시아 기병대는 숲속에 숨겨져있던 포병대가 자신들을 노리고 있다는 것을 깨달았다.
Tebriz’e ilerleyen Şeyh İsmail burada kendisini şah ilan etmiştir.포우하탄은 또한 그들이 살고 있는 근처의 강을 일컫는 말이기도 하였다.
Roma topraklarının içine kadar ilerleyen I. Şapur, Antakya'yı ele geçirdi ve talan etti (253 veya 256).אך שאפור המשיך את הלחימה נגד הרומאים וכבש את סוריה ואת אנטיוכיה (253 או 256).
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.את תפקידם כרכבי סיור תפסו טנקים קלים T-60 וT-70.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.באמצע הפגישה היחס שלנו השתנה לגמרי.
Maçın ilerleyen zamanlarında Black, ringdeki iki sandalyenin üzerine doğru Cole'a Death Valley Driver yaptı.הקרב התהפך כך שבלאק ביצע את מהלך ה-Death Valley Driver על קול אל תוך שני כיסאות.
Resimlerde bir kız çocuğu, elini rüzgarla ilerleyen kalp şeklinde kırmızı bir balona doğru uzatmaktadır.בציור מופיעה דמות של ילדה קטנה בשחור לבן, המושיטה ידה לכיוונו של בלון אדום בצורת לב.
Ancak ilerleyen günlere karşın istenilen sonuçlar bir türlü alınamadı.בניגוד לבחירות הבאות, הערעורים לא השפיעו על התוצאות.
Daha sonra kuzey yönünde ilerleyen Sovyet kollarına taarruz edeceklerdir.След това трябва да нападат съветските колони, напредващи на север.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.По-късно Рейнс побеждава Джо и Строуман в мач Тройна заплаха.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.На по-късен етап от заболяването (на 4-ия до 7-ия ден) обривът изглежда като дребна шарка.
Wyatt ve geri dönüş yapan Erick Rowan, ilerleyen saatlerde Orton ve Luke Harper'a takım maçında yenildi.Тогава Уайът и Ерик Роуън, който се завръща губят срещу Ортън и Люк Харпър в отборен мач.
PT-76 gibi bazı hafif tanklar, su içinde ya paletleriyle ya da hidrojetlerle ilerleyen amfibi araçlardır.Някои леки танкове като PT-76 са амфибии, тъй като успешно използват веригите си за да се движат във вода.
Burada ilerleyen buz geniş bir yelpaze oluşturacak şekilde yayılır.Продължава дебатът по това колко лед има в една комета.
Liliya Brik, hastalığın ilerleyen safhasında 87 yaşında intihar etti.Лиля Юриевна Брик се самоубива през 1978 г. на 86-годишна възраст.
The Sun ve diğer gazeteler bu konuyla ilgili haberlerini ilerleyen aylarda da sürdürdüler.Svi njemački mediji pisali su i objavljivali mjesecima o toj aferi.
Burada kısa süre içerisinde kendine ilk 11'de yer edindi ve ilerleyen sezonlarda takımın oyun kurucusu oldu.Tamo se uspio zadržati među prvih 11 i s vremenom postao bitan igrač kluba.
Burada ilerleyen buz geniş bir yelpaze oluşturacak şekilde yayılır.One se javljaju ispod leda koji se kreće u raznim smjerovima.
Bunun yanında savaşın ilerleyen yıllarında tanksavar mermisi kullanılarak tanklara karşı da kullanılmıştır.Tijekom noći u pokušaju izvlačenja uništen je i tenk za izvlačenje oklopa.
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.Populácia obce sa zväčšila a mesto zažilo rozmach.
Savaşın ilerleyen safhalarında ABD İtilaf Devletleri'ne katıldı.V americkej občianskej vojne sa štát pridal na stranu Únie.
Tazabagyab kültürü ilerleyen zamanlarda Kelteminar kültürünün yerine geçmiştir.Biologickú evolúciu plynulo nahrádza evolúcia kultúrna.
İlk üretim yıllarında tek uçlu olan fişin ilerleyen yıllarda çift uçlu versiyonları üretilmiştir.Ešte v tom istom roku absolvovali prvé sériovo vyrobené kusy oboch verzií svoj prvý let.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Smútok sa skončil, potom nasledovali šťastné roky.
Joe Hahn, Dave Farrell ve Chester Bennington, ilerleyen yıllarda gruba dahil oldu.Joe Hahn a Dave Farrell sa stali členmi skupiny neskôr a v roku 1999 sa stal členom Chester Bennington.
Chandler ve Monica ilerleyen zamanda evlenirler, Phoebe de Mike Hannigan'la evlenir.Chandler in Monica se srečno poročita, prav tako tudi Phoebe in Mike Hannigan.
Madrid'in varoşlarına kadar ilerleyen milliyetçi güçler burada durduruldu.Frančiškanski menihi, ki so bili do tedaj v trdnjavski cerkvi, so bili prisiljeni zapustiti mesto.
Bunların etkileri ise savaşın ilerleyen safhalarında görülecekti.Le-to pa je jasno nakazovalo v katero smer se bo med vojno razvijal konflikt.
Ateşli silahların geliştirilmesi ilerleyen yüzyıllarda Avrupa emperyalizminin hakim olmasını sağladı.V preteklih stoletjih je zaradi svojih zdravilnih vročih vrelcev postal slaven med evropskimi aristokrati.
Oyunun ilerleyen kısımlarında kaçışırlar ve beklenmedik bir zamanda yere uzanıp yalar gibi yaparlar.Polnijo prazne prostore v scenah in tečejo neprekinjeno iz ene strani na drugo.
PT-76 gibi bazı hafif tanklar, su içinde ya paletleriyle ya da hidrojetlerle ilerleyen amfibi araçlardır.Dalis lengvųjų tankų, pvz., PT-76 yra plaukiojamieji, vandenyje jie varomi vandensvaidžiais arba vikšrais.
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.Po Doli mirties, 2003 m. vasario 14 d., buvo pranešta, kad ji sirgo progresuojančia plaučių liga.
Kuzeybatıya doğru ilerleyen akarsu, büyük bir delta oluşturarak Bombetoka Körfezi'ne dökülür.Ji teka į šiaurės vakarus ir išsilieja į Bombetokos įlanką, suformuodama didelę deltą.
Birbirinden bağımsız birkaç fakülte de ilerleyen yıllarda kuruldu.Laikui bėgant, iš kai kurių universiteto fakultetų išaugo keletas savarankiškų aukštųjų mokyklų.
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.Karo pradžioje ŠVAK patrankomis buvo ginkluota ir dalis lengvųjų tankų Т-30 ir Т-60.
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.Dolly surmati 14. veebruaril 2003, kuna tal oli kopsuhaigus ja ränk artriit.
Sezonun ilerleyen haftalarında daha sık oynama fırsatı buldu.Järgmistel hooaegadel sai ta järjest rohkem mänguaega.
Bunlar ilerleyen çağlar içerisinde ayrışmıştır.See viitab lahus toimunud evolutsioonilisele arengule.
Kuzeybatıya doğru ilerleyen akarsu, büyük bir delta oluşturarak Bombetoka Körfezi'ne dökülür.See voolab loodesse ning suubub Bombetoka lahte, moodustades ulatusliku delta.
Mugabe ilerleyen süreçte Robert Mugabe'nin sekreteri olarak görev yapmaya başlamıştır.Zimbabwe presidendina alustas oma kolmandat ametiaega Robert Mugabe.
Aslında yaptıkları şey, ilerleyen zırhlı birlik hattının arkasını zorlamaktı.Hiljem moodustasid need väed liitlaste sissetungiarmee tuumiku.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Acelaşi lucru e valabil când am privit această şopârlă alergând pe nisip fluidizat.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.C'est également vrai pour ce lézard courant sur des sables mouvants.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Dasselbe gilt bei dieser Eidechse, die über verflüssigten Sand läuft.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Det samme gælder hvis vi kigger på firbenet løbende på meget fint sand.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Hetzelfde geldt wanneer we keken naar deze hagedis die over gefluïdiseerd zand loopt.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.고운 모래 위를 달리는 도마뱀도 마찬가지 입니다.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Lo mismo vale si miramos esta lagartija que corre en un lecho fluidizado.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Lo stesso vale per questa lucertola, che corre sulla sabbia fluidificata.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.To samo można zaobserwować u tej jaszczurki biegającej po sypkim piasku.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Похожую картину мы видим, наблюдая за ящерицей, бегущей по неплотному песку.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Същото е вярно и когато гледахме как този гущер тича по флуидизиран пясък.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.תופעה דומה קיימת כאשר הלטאה הזו רצה על פני חול טובעני.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.والشيء نفسه ينطبق على هذه السحلية التي تجري على الرمال المائعة
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.足を見てください
Aşağıda yer alan konular, ilerleyen bölümlerde daha detaylı olarak ele alınacaktır:Les aspects suivants seront examinés de manière plus détaillée:
Beni ilerleyen zamanlarda koreograf olmak için ateşleyen de bu oldu.Dat spoorde me aan om choreograaf te worden.
Beni ilerleyen zamanlarda koreograf olmak için ateşleyen de bu oldu.제 목소리를 표현할 수 있었던 기회였습니다. 그렇게 마음의 불이 지펴져, 저는 안무가가 되었습니다.