Roma topraklarının içine kadar ilerleyen I. Şapur, Antakya'yı ele geçirdi ve talan etti (253 veya 256).Sapor tunkeutui syvälle roomalaisalueille, valloitti ja ryösteli Antiokiassa vuonna 253 tai 256.
Projenin ilerleyen aşamalarında İş-Kur’da proje ortakları arasına katılmıştır.But Who's Buying? kärsi tuotantovaiheessaan myös yhtyeen sisäisistä ongelmista.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Josh Mathews'u yendi.Hän päihitti avauskierroksella Younes Rachidin.
Corona ilerleyen zamanla hapiste bunama rahatsızlığına yakalandı.Saberi oli vankila-aikanaan nälkälakossa.
Ancak ilerleyen günlere karşın istenilen sonuçlar bir türlü alınamadı.Toiveista huolimatta keskustelut eivät tuottaneet toivottua lopputulosta.
Ancak Vajpayee'nin ilerleyen yaşı beraberinde önemli sağlık sorunları getirdi.Winehousella oli koko aikuisikänsä ajan terveysongelmia.
Fakat, ilerleyen Rus güçleri, milislerin ormanda saklanmak zorunda kalmalarına neden olur.Venäläisistä joukkoja tuli metsästä vähitellen heidän harhailtuaan metsässä.
HMMWV modeli ilerleyen yıllarda Amerikan Ordusunun omurgasını oluşturmuştur.HMMWV:stä on tullut Yhdysvaltain armeijan selkäranka ympäri maailmaa käydyissä ja käytävissä konflikteissa.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Στα μέσα της βραδιάς η στάση μας άλλαξε εντελώς.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Αν είχα επιλογή, πιθανότητα θα προτιμούσα να γυρίσω τη σκηνή αργότερα».
Tam versiyonu ilerleyen dönemlerde VH1 Classic kanalında gösterildi.Η εκπομπή μεταδόθηκε από το VH1 Classic.
Chandler sevgilisi Janice'ten (Maggie Wheeler) ayrılır ancak ilerleyen sezonlarda tekrar bir araya gelirler.Ο Τσάντλερ χωρίζει από την κοπέλα του Τζάνις (Maggie Wheeler), η οποία επιστρέφει συχνά σε επόμενες σεζόν.
Hızlı ilerleyen yapımda, Rene Russo, Dr. Chase Meridian rolü ile oyuncu kadrosuna katıldı.Η παραγωγή προχώρησε γρήγορα με τη Ρενέ Ρούσο να παίρνει το ρόλο της Τσέις Μερίντιαν.
Daha sonra ilerleyen saatlerde binanın çatısından atladı.Στη συνέχεια φεύγουν τρέχοντας και πηδούν από την οροφή του κτιρίου.
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.Οι περιοχές τους προοδευτικά κατοικήθηκαν και ο πληθυσμός της πόλης αυξήθηκε.
Yaklaşık 100 metre ilerleyen taksi, kaldırıma çarparak durdu.Μετά από περίπου εκατό μέτρα, το όχημα σταμάτησε.
Timur sahip kıran unvanını ilerleyen yıllarda cihangir unvanını ile birlikte kullanmıştır.Στα επόμενα χρόνια τη θέση του κατέλαβε η Θόλος που χρησιμοποιούνταν για τον ίδιο σκοπό.
T-34 tankları ile çarpışarak ilerleyen bu Alman birliği Harkov'un kuzey banliyölerine yerleşmeyi başardı.Ved at kæmpe sig forbi T-34 kampvogne kunne denne tyske enhed sætte sig fast i Kharkovs nordlige forstæder.
Kızıl Ordu savunmasını yarıp ilerleyen Alman kuvvetleri 13 Temmuz'da Rostov'u kuşatıp ele geçirdiler.Efter at være brudt gennem den Røde hærs linjer den 13. juli omringede og erobrede tyske styrker byen Rostov.
Mugabe ilerleyen süreçte Robert Mugabe'nin sekreteri olarak görev yapmaya başlamıştır.Dermed forbliver Robert Mugabe præsident.
Bunun yanında Türk Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçakları, ilerleyen TSK ve ÖSO birliklerine destek verdi.Endvidere har Rusland støttet Sudans regering gennem salg af kampfly og materiel.
Chandler sevgilisi Janice'ten (Maggie Wheeler) ayrılır ancak ilerleyen sezonlarda tekrar bir araya gelirler.Chandler slår opp med kjæresten Janice (Maggie Wheeler), som ofte kommer tilbake i senere sesonger.
Mevzilenmiş olan direnişçiler ilerleyen birliklere zayiat verdirse de ilerleyişi durduramaz.Selv om angriperne klarer å omringe pinnsvinstillingene, fortsetter de å kjempe.
Bunlar ilerleyen çağlar içerisinde ayrışmıştır.Det skilles mellom ulike typer arenga.
Dolayısıyla, kısa sürede Konstantinopolis'e doğru ilerleyen ordusunun kontrolünü kaybetti.Karena itu, dia segera kehilangan kendali atas pasukannya, yang langsung menuju ke Konstantinopel.
Bu hızlı ilerleyen tanklar ve diğer zırhlı araçlar Blitzkrieg'ın kritik unsurları olmuşlardır.Tank-tank ringan dan kendaraan lapis baja lainnya menjadi unsur paling penting dalam blitzkrieg.
Chandler sevgilisi Janice'ten (Maggie Wheeler) ayrılır ancak ilerleyen sezonlarda tekrar bir araya gelirler.Chandler putus dengan pacarnya Janice ( Maggie Wheeler ) , yang sering kembali di musim kemudian .
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Selanjutnya (pada hari ke-4 hingga hari ke-7), ruam tersebut akan tampak seperti campak.
Tebriz’e ilerleyen Şeyh İsmail burada kendisini şah ilan etmiştir.Arya Damar yang sudah tertarik kepada Islam itu hampir saja diikrarkan menjadi Islam.
Güneyde ilerleyen saldırı, doğuda püskürtülür.Pertarungan antar faksi berlanjut di selatan.
Stadın ilerleyen zamanlarda 49.000 kişilik kapasiteye çıkarılması planlanmaktadır.Sebuah fase kedua pembangunan dapat memperluas kapasitas untuk 49.000 pada masa depan.
Chandler ve Monica ilerleyen zamanda evlenirler, Phoebe de Mike Hannigan'la evlenir.Trong khoảng thời gian này, Chandler và Monica cũng hẹn hò và cưới nhau, Phoebe kết hôn với Mike Hannigan.
Bu bölgeler, ilerleyen on yıl içinde Kazak ÖSSC'den devredildi.Những lãnh thổ này được chuyển từ ASSR Kazak trong thập kỷ sau.
Chandler sevgilisi Janice'ten (Maggie Wheeler) ayrılır ancak ilerleyen sezonlarda tekrar bir araya gelirler.Chandler chia tay với cô bạn gái Janice (Maggie Wheeler), người thường xuyên có mặt trong những mùa sau này.
Stadın ilerleyen zamanlarda 49.000 kişilik kapasiteye çıkarılması planlanmaktadır.将来的に収容数を49,000人にまで拡大させる計画がある。
Kariyerinde ilerleyen Eskenazi, 1931-1932 yıllarında Columbia Records ile özel bir anlaşma imzaladı.彼女の経歴が開花すると、エスケナージは1931年か32年ころコロンビア レコードと独占契約を結んだ。
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.次打者の岩鬼は2度目の空振り三振に取り、結果9三振を奪った。
Bu ateş toplamaları, ileri doğru kaydırılarak ilerleyen kuvvetleri destekleyecektir.これにより、穢れを祓う白銀の炎を自在に操れるようになる。
O günün ilerleyen saatlerinde, Cydia 1.1.11 hata düzeltmeleri ile birlikte serbest bırakıldı.そしてクリスマス前後にiOS 11.1.2の開発者向け脱獄ツールがリリースされた。
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.2003年2月14日にドリーが進行性の肺疾患を起こしていた事が公表された。
Sabahın erken saatlerinde veya gecenin ilerleyen saatlerinde sefer sıklığı 10-15 dakikada bir yapılmaktadır.早朝および夜間は10 - 15分間隔である。
Programın ilerleyen sahnelerinde melek Peter'ın yanına gelir ve Peter onun fikrini sorar.どう考えても、このシーンのマークはピーターを殺そうとしているはずである。
Hız kesmeden ilerleyen lavlar, adanın doğu ucunda yüzlerce evi kül etti.溶岩流は島の東岸にも流れて行き、数百軒の家屋を破壊した。
Gecenin ilerleyen saatlerinde Erdem Gündüz ayrıldı.まず起きてくるのは毎日正午を過ぎた昼日中であった。
Otomasyonun yaygınlaşması sonucu ilerleyen yıllarda sanayi şirketi hâline gelmiştir.その結果、DEM社の技術進行速度は数年遅れることとなった。
Sonra da Karlık istikametinde ilerleyen 6. Tümenin önünde tutunamayarak kaçtı.以後、第6層へと赴こうとする三人に対しては手出しせず見送った。
Savaşın ilerleyen safhalarında ABD İtilaf Devletleri'ne katıldı.アメリカのオートバイ市場も争いの場となった。
23 Temmuz 1944 tarihinde ilk büyük kamp, ilerleyen Sovyet askerleri tarafından bulunan Majdanek kampıydı.1944年7月23日,进军途中的苏军发现了第一个大型集中营,马伊达内克集中营。
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.然而,当地运动依然积极,并在随后数年里取得重大进步。
Bu hayran kitlesi ilerleyen yıllarda "Crush Generation" (Crush Nesli) olarak adlandırılmıştır.这个征服的历程在帝国的历史里被称为“大遠征”(Great Crusade)。
GameFAQs'ın "En Çok Aranan 10 FAQ" listesine üçüncü sıradan girdi ve ilerleyen zamanda birinci oldu.遊戲推出後,立刻被GameFAQs評選為「FAQS十大最喜歡遊戲」(Top 10 Wanted FAQS)的第3名,曾居遊戲排行榜首位。
Grup, ilerleyen vakitte ise gece konaklamak için kamp kurar.選完後,隊伍要在這裡紮營過夜。
Kızıl Ordu savunmasını yarıp ilerleyen Alman kuvvetleri 13 Temmuz'da Rostov'u kuşatıp ele geçirdiler.在7月13日突破蘇聯紅軍之防線後,德軍包圍及攻佔羅斯托夫。
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.最後兩人因為遠距離而分手。
Ayrıca ilerleyen süreçte Köse ile çeşitli sebeplerden ötürü birçok kez mahkemelik oldu.另外,孫正平也因為一些原因客串過主持数次。
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.第二乐章在最后转调为降B大调并直接进入第三乐章,迎来重逢之时。
Batıya doğru ilerleyen dalga 11 Ağustos tarihinde atmosferik konveksiyon belirtileri göstermeye başladı.低氣壓向西移動,在8月11日開始出現對流組織(英语:Atmospheric convection)的跡象。
Bu ateş toplamaları, ileri doğru kaydırılarak ilerleyen kuvvetleri destekleyecektir.栀子:清热降火,通利三通,使湿热从小便而出。
Merkezde, ilerleyen Sovyet birlikleri Dinyeper savunma hattına ulaştı.在中路,前進中的蘇軍到達第聶伯河防線。
Destanın ilerleyen bölümlerinde Buda, sihirli kılıçla öldürülmüştür.在古墓崗,梅里獲得了他的寶劍。