Ana içeriğe geç
Sözlük

ilerleyen ile cümle

ilerleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.14 lutego 2003 roku Dolly została uśpiona z powodu postępującej choroby płuc.
Eurovision Şarkı Yarışması, ilerleyen yıllarda dünyanın en popüler müzik etkinliklerinden biri oldu.Po udziale w Konkursie Piosenki Eurowizji stały się jednym z najpopularniejszych zespołów muzycznych w kraju.
Okhvat'a ilerleyen müfreze burada kuşatıldı ve 14 Ocak'ta tümüyle imha edildi.Stamtąd siły te skierowały się na Ochwat, gdzie zostały otoczone i całkowicie zniszczone 14 stycznia.
Daha sonra hızlı ilerleyen bir tümör olduğu saptandı fakat babası kör oldu ve öldü.(1849).Na czele odsieczy przedarł się do oblężonej Suczawy, ale został ranny i wkrótce zmarł.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Gold zrobił to i razem spędzili tam ostatnie, długie lata swego życia.
Bunların etkileri ise savaşın ilerleyen safhalarında görülecekti.Wydarzenia te pokazywały, czego można spodziewać się w nadchodzącej wojnie.
Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi.Lekarz informuje go, że ma nowotwór mózgu i zostało mu kilka miesięcy życia.
Amacı uğruna ilerleyen Bruce'a yardım eder.Pomaga D-Boyowi, gdy ten zapomina o swoim przeznaczeniu.
Wyatt ve geri dönüş yapan Erick Rowan, ilerleyen saatlerde Orton ve Luke Harper'a takım maçında yenildi.Wyatt i powracający Erick Rowan przegrali z Ortonem i Lukem Harperem w tag-team matchu.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Senare under sjukdomsförloppet (4 till 7 dagar) kan utslagen se ut som mässling.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Halvvägs under kvällens lopp hade vår attityd helt och hållet ändrats.
O gece ilerleyen saatlerde Organizasyon askerleri Sunnydale'e gelir.Under året hinner två nya väktare komma till Sunnydale.
Eurovision Şarkı Yarışması, ilerleyen yıllarda dünyanın en popüler müzik etkinliklerinden biri oldu.Eurovision Song Contest är idag världens mest populära musikevenemang.
Ancak oyunun ilerleyen zamanlarında Scrin adı verilen uzaylı ırkı da oyuna dahil olmaktadır.Och du, som i spelet antar rollen som Främlingen, har kommit för att också resa dit.
Orta Çağ'ın ilerleyen yıllarında Katalan edebiyatı büyük etkinlik gösterdi.Var det rimligt att göra åverkan på det medeltida murverket?
Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi.Hans läkare gav honom diagnos att han hade en begränsad tid kvar att leva.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.У другій половині вечора наше ставлення до нього цілком змінилось.
SQC ilerleyen kalite gelişimine engel olabilir.CQRS може ускладнити створення багатопотокового ПЗ.
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.Попередніми етапами цієї напруженої роботи були легкі танки Т-60 і Т-70.
Günün ilerleyen saatlerinde top atışı yeniden başlamıştı.Наступного ранку вона знову почула постріли.
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.На сьогодні здано в експлуатацію дві черги новобуду, а третя черга — у стадії завершення.
Bu son sezondur; ama ilerleyen zamanlarda devam etmesi beklenmiştir.Все має бути добре, але події минулого продовжують їх мучити.
Bunların etkileri ise savaşın ilerleyen safhalarında görülecekti.Ці передбачення збулися в ході війни.
Oyunun ilerleyen bölümlerinde Monte Cassino'da savaşacak ve Almanya topraklarına sızacağız.Podrobnější informace naleznete v článcích bitva o Monte Cassino a Vylodění u Anzia.
Aslında yaptıkları şey, ilerleyen zırhlı birlik hattının arkasını zorlamaktı.Tento čin také způsobil následné zatlačení Hordy vojsky Aliance.
Oyunun ilerleyen sahnelerinde papa Paul IV olur.V televizním světě jsou známi herci Paul L.
Mugabe ilerleyen süreçte Robert Mugabe'nin sekreteri olarak görev yapmaya başlamıştır.Poté se Robert Mugabe ujal funkce prezidenta.
O günün ilerleyen saatlerinde Dostler, 135.V páté hodině pokračuje děj z hodiny předcházející.
Sonunda ilerleyen Müttefik askerleri tarafından tutuklandı.Po nich byli v táboře zadržováni vojáci spojeneckých vojsk.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Schůzka tak skončila nezdarem, ale v následujících dnech proběhly další.
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.14. února 2003 byla Dolly utracena pro plicní infekci.
Gül'ün adı, ilerleyen yıllarda da çeşitli soruşturmalarda geçmiştir.Rossem, se kterým byl pak v kontaktu i v následujících letech.
Fakat ilerleyen yıllarda katılabileceklerini belirtmiştir.Stejně údajně pochodil i v letech následujících.
Ayrıca ilerleyen süreçte Köse ile çeşitli sebeplerden ötürü birçok kez mahkemelik oldu.Další viníci masakru z různých důvodů soudu unikli.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.Jakmile se do kapsy dostanou, zůstanou přisátá na bradavce dalších 100 dní.
Sabah, kalan birkaç zombiyi vurarak ilerleyen bir devriye grubu eve yaklaşır.Dimineața, un detașament se apropie de casă și îi omoară pe zombii rămași.
Bu hızlı ilerleyen tanklar ve diğer zırhlı araçlar Blitzkrieg'ın kritik unsurları olmuşlardır.Aceste tancuri ușoare dar rapide, împreună cu alte vehicule blindate au fost suportul pentru Blitzkrieg.
Roman 1827'de basıldı ve ilerleyen yıllarda revize edilerek basılmaya devam edildi.Romanul a fost publicat în 1827 și a fost revizuit în următorii ani.
Bu bölgeler, ilerleyen on yıl içinde Kazak ÖSSC'den devredildi.Aceste teritorii au fost scoase din cadrul RASS Kazahe în următorul deceniu.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Ulterior (după 4 - 7 zile), erupția poate fi asemănătoare cu cea din rujeolă.
2004'ün ilerleyen günlerinde ikisi birden Gold Edition (Altın sürüm) adı altında satılmaya başlandı.Cele două versiuni au fost lansate mai târziu ca o Ediție de Aur (Gold Edition).
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.În a doua parte a serii însă, atitudinea noastră s-a schimbat complet.
Bu sebepten dolayı karakterler, aynı sezonun ilerleyen bölümlerinde hayatlarına veda ettiler.(La revedere, dragă...), în care descrie propriile sale experiențe de pe front.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.Odată ajunși, fiecare va rămâne atașat la un mamelon pentru următoarele 100 de zile.
Bazen de farklı hayvanların larva formları birbirine benzer, ilerleyen gelişimlerinde farklılaşır.Uneori, nici nu se mai pot deosebi animalele între ele, la cât praf este..
Fawcett ilerleyen dönemlerde ise Kadınlara Oy Hakkı Dernekleri Ulusal Birliği (NUWSS) başkanlığına seçildi.Votul organizației NAWSA a devenit Liga votanților de sex feminin.
Sabahın erken saatlerinde veya gecenin ilerleyen saatlerinde sefer sıklığı 10-15 dakikada bir yapılmaktadır.Trenurile de dimineață sau de noapte pleacă în fiecare 10-15 minute.
13 yaşında gözü pek, korkusuz, dünyanın en iyi aktörü olma yolunda ilerleyen bir çocuktur.Un răsfățat de 23 de ani, care se întâmplă să fie singurul fiu al celui mai bogat om din lume.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.A betegség későbbi szakaszában (a 4–7. napokon) a kiütés a kanyaróhoz hasonlíthat.
Fakat yazarın bu ilgisi ilerleyen dönemlerde tutuklanması ile yarım kaldı.Ebbe a 6 évbe beleszámít a korábban előzetes letartóztatásban eltöltött idő.
Bu arada ilerleyen İtalyan askerleri de, İngiliz mevzilerinden açılan hafif ateş altına alınmışlardı.Az ágyúdörgés által felbátorított olasz katonákat eddigre a távolban feltűnő brit csapatok tűz alá vették.
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.A taraja csőrnél kezdődik, a harmadik recénél szétválik és egy duplatarajt képez.
Daha sonra kuzey yönünde ilerleyen Sovyet kollarına taarruz edeceklerdir.Ezután támadják meg az észak felé nyomuló szovjet egységeket.
Vera ve Platon ilerleyen saatlerde birbirlerini biraz daha tanımaya çalışırlar.Elena és Stefan próbálják jobban megismerni egymást.
Yetkililer ilerleyen süreçte tam bağımsızlığı hedeflediklerini açıklamıştır.Mások a teljes függetlenséget tűzték ki célul.
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Talán ha megkérdeztél volna minket, mielőtt megcsináltad ezt a kurva szórólapot.”
6 yaşında bağlama çalmaya başlayan Hasret Gültekin, ilerleyen dönemlerde profesyonel olamaya başlamıştır.A duó tizenöt évnyi működés után kezd kifáradni, rutinból játszanak unott közönségnek.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Puolivälissä iltaa asenteemme muuttui täysin.
Liliya Brik, hastalığın ilerleyen safhasında 87 yaşında intihar etti.Lilja Brik teki itsemurhan 87-vuotiaana, jolloin hän oli parantumattomasti sairas.
Tam versiyonu ilerleyen dönemlerde VH1 Classic kanalında gösterildi.Tätä versiota näytetään edelleen toisinaan VH1-kanavalla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod