Tazabagyab kültürü ilerleyen zamanlarda Kelteminar kültürünün yerine geçmiştir.Weile statt Eile! unterwegs zu einer Kultur der Muße?
Orta Çağ'ın ilerleyen yıllarında Katalan edebiyatı büyük etkinlik gösterdi.Die literarische Form des Streitgespräches war im Mittelalter beliebt.
1942 yılında, resmen belediye oldu ve sonraki yıllarda, ilerleyen tarihlerde nüfusu artış gösterdi.1924 wurde er Profi und war in den folgenden Jahren in der zweiten Reihe erfolgreich.
28 Ağustos'ta Edirne'ye kadar ilerleyen Rus ordusu İstanbul'un sadece 68 kilometre uzağına ulaştı.Am 28. August standen die Russen bereits in Edirne, 60 km vor Konstantinopel.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Banks, bir sahne arkası segmentinde resmî olarak BFFs'i dağıttı.In einem Backstage Segment wurden die BFFs kurz darauf offiziell von ihr aufgelöst.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Beide setzten ihre Solokarriere fort, in der sie in den folgenden Jahren weitere Erfolge verbuchen konnten.
Alejandrina ilerleyen yıllarda Benítez gibi şair oldu.Der Tokajer wurde für Jahrhunderte zum Lieblingswein der Polen.
Çevresindeki yapılar ile olan ilişkisi ilerleyen zamanlarda modern bir uyum ile ilişkilendirilmiştir.Die Architektur seiner dann folgenden Bauten fügen sich in den Kontext der neueren Moderne ein.
Styles, gecenin ilerleyen saatlerinde Mahal ile maça çıktı.Regis lag zu der Zeit im Gau Plisni.
Ancak ilerleyen yıllarda Müttefik kuvvetleri hava üstünlüğünü ele geçirdi.Im weiteren Jahresverlauf gewannen die Alliierten die Oberhand.
Ancak ilerleyen günlerde Eskişehirspor kulübü resmi sözleşme imzalamıştır.Im Vorfeld des Specials wurde das offizielle Filmlogo veröffentlicht.
Merkezde, ilerleyen Sovyet birlikleri Dinyeper savunma hattına ulaştı.Au centre, les troupes soviétiques en marche atteignaient la ligne défensive du Dniepr.
İlk versiyonu Ruby ile yazılmış olmakla beraber ilerleyen versiyonlarda Javascript'e geçilmiştir.Sa première version a été écrite en Ruby, les versions ultérieures en JavaScript.
Batıya doğru ilerleyen dalga 11 Ağustos tarihinde atmosferik konveksiyon belirtileri göstermeye başladı.Se dirigeant vers l'ouest, la dépression commence à montrer des signes de organisation convective le 11 août.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Au milieu de la soirée, notre attitude avait complètement changée.
Bu arada Şanghay'dan Nanjing'e ilerleyen Japon ordusunun yaptığı katliamların haberleri gelmektedir.De nombreuses atrocités ont été rapportées lorsque l'armée japonaise marchait de Shanghai à Nankin.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.Plus tard dans la soirée, Reigns bat Joe et Strauwman dans un Triple Threat match.
Bu hızlı ilerleyen tanklar ve diğer zırhlı araçlar Blitzkrieg'ın kritik unsurları olmuşlardır.Ces chars rapides et d'autres véhicules blindés furent des éléments importants de la guerre éclair.
Weidendammer Köprüsü'nde ilk darbeyi yapmak için öncü olarak ilerleyen bir Tiger tank imha oldu.Le char Tigre qui précédait la première tentative de forcer le passage par le pont Weidendammer fut détruit.
Wyatt'ın arkasında kendisine doğru ilerleyen bir sürü cadı görür.Tous trois prennent la route en quête de magie poursuivis par Wyatt.
Balboa ilerleyen yaşına rağmen boks için isteksizdir ancak sonunda onu çalıştırmayı kabul eder.Si Rocky est réticent à réintégrer la boxe, il finit par accepter.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Styles, Ambrose ile karşılaşırken; The Miz yorumcu masasında yer aldı.La semaine suivante, Styles a fait face à Ambrose, The Miz étant au commentaire.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Une fuite d’air prolongée (plus de 4-7 jours) nécessitera une chirurgie.
Savaşın ilerleyen yıllarında kısa mesafedeki yetersizliği görülmüştür.Les années de l'immédiat après-guerre sont marquées par la persistance de pénuries dans de nombreux domaines.
Fakat yazarın bu ilgisi ilerleyen dönemlerde tutuklanması ile yarım kaldı.Ce travail dura plusieurs années entrecoupé d'arrêts dans la rédaction.
Bu kurgu yapısının ustalaşmış hali, ilerleyen yıllarda Corto Maltese'de kendini gösterecektir.Il sait que ce qu'il a semé à Montsou prendra forme un jour.
Şiddetli saldırılarla ilerleyen Kuteybe, hayatının son günlerine kadar benzer yöntemleri kullandı.Avec ce dernier il y eut beaucoup de heurts rendus publiques jusqu'à l'approche des derniers jours de sa vie.
Daha sonra ilerleyen saatlerde binanın çatısından atladı.Il se serait alors enfui par le toit.
Sezonun ilerleyen haftalarında daha sık oynama fırsatı buldu.La saison suivante il joue plus régulièrement.
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.Son rôle de reconnaissance blindée a été confiée aux chars légers comme le T-60 et le T-70.
Birbirinden bağımsız birkaç fakülte de ilerleyen yıllarda kuruldu.Diverses productions indépendantes les unes des autres apparaissent dans ces mêmes années.
Ancak genel olarak her ilerleyen bölümde reytingi biraz daha düştü.Dans l'ensemble, nous avons un peu plus de dégradation à l'arrière.
Kasabaya doğru ilerleyen lavlar yöre halkını korkutuyor.La lava, que se está extendiendo hacia el pueblo, atemoriza a los lugareños.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A la mitad de la velada, nuestra actitud cambió completamente.
Tam versiyonu ilerleyen dönemlerde VH1 Classic kanalında gösterildi.Posteriormente emitieron la versión completa en el canal VH1 Classic.
O gecenin ilerleyen saatlerinde, birkaç yerel sporcu yenildi, ancak yine de göz göremiyorlardı.Más tarde esa noche, derrotaron a algunos atletas locales, pero todavía no parecían estar bien como equipo.
Kuzeybatıya doğru ilerleyen akarsu, büyük bir delta oluşturarak Bombetoka Körfezi'ne dökülür.Fluye hacia el noroeste y desemboca en la bahía de Bombetoka, formando un gran delta.
Resimlerde bir kız çocuğu, elini rüzgarla ilerleyen kalp şeklinde kırmızı bir balona doğru uzatmaktadır.El mural representa a una niña dejando ir un globo rojo en forma de corazón.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.Una vez dentro de la bolsa, cada uno de ellos permanece unido a un pezón durante los siguientes cien días.
Merkezde, ilerleyen Sovyet birlikleri Dinyeper savunma hattına ulaştı.En el centro, las tropas soviéticas en marcha alcanzaban la línea defensiva del Dniéper.
Liliya Brik, hastalığın ilerleyen safhasında 87 yaşında intihar etti.Lilia Brik se suicidó a los 87, tras haber sufrido la fractura de fémur.
Mugabe ilerleyen süreçte Robert Mugabe'nin sekreteri olarak görev yapmaya başlamıştır.Tras las elecciones de 1985, comenzó a trabajar como secretario parlamentario de la Demócrata Cristiana.
Kadının ölümüyle, "el yordamıyla ilerleyen bir çocuk" hâline gelir ve "çocuksu bir sapkınlıkla" hareket eder.Cuando la diva se encontró con él de camino al camerino, le dijo: «Muchacho, tú llegarás...
Bu bölgeler, ilerleyen on yıl içinde Kazak ÖSSC'den devredildi.Estos territorios fueron transferidos de la RASS Kazaja durante la década siguiente.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Esta especialidad tuvo éxito y se fortaleció a lo largo de los años.
Otomasyonun yaygınlaşması sonucu ilerleyen yıllarda sanayi şirketi hâline gelmiştir.Esto contrasta con la estructura de transmisión de la web como se ha desarrollado a lo largo de los años.
Ayrıca Jigsaw ilerleyen kanser hastalığı yüzünden bir de Doktor Lynn Denlon'ı kaçırttırmıştır.Amanda se retira, a pedido de Jigsaw, a secuestrar a la doctora Lynn Denlon.
Savaşın ilerleyen yıllarında kısa mesafedeki yetersizliği görülmüştür.Poco a poco, la cercanía de la guerra subraya su insignificancia.
Bu içsel açısal momentum, ilerleyen dönemlerde spin olarak adlandırıldı.Ésta fue la primera evidencia de lo que hoy en día se conocen como ritmos en curso libre.
Bu faaliyetin en başlıca amacı ilerleyen Avrupa kültürüne ulaşabilmek idi.Allí entonces se hallaba el primer y gran propósito de elevar la cultura de nuestra ciudad.
Ancak Layne Staley'nin ilerleyen uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle turne düzenlenemedi.La banda no salió de gira durante mucho tiempo, debido a la adicción a las drogas de Staley.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A circa metà della serata, la nostra opinione cambiò completamente.
Harekâtın ardından konuşan bölge halkından biri "Helikopterlerden çıkan ve eve ilerleyen askerler gördüm.Uno del vicinato disse, "Ho visto soldati che saltavano fuori dagli elicotteri e avanzavano verso la casa.
Merkezde, ilerleyen Sovyet birlikleri Dinyeper savunma hattına ulaştı.Altre unità sovietiche raggiunsero l'anello di difesa più esterno.
Şarkının bu formatı, 50 Cent gibi başka sanatçıların, ilerleyen yıllarda, şarkılarında geçmiştir.In questa edizione, come in tutte quelle degli anni '50, ogni cantante interpretava più di una canzone.
Gri tilkinin aksine kuyruğu boyunca ilerleyen siyah bir çizgi yoktur.Diversamente dalla volpe grigia non ha nessuna striscia lungo la coda.
Sonunda ilerleyen Müttefik askerleri tarafından tutuklandı.Verso la fine della guerra è fatto prigioniero dalle truppe alleate.
Daha sonra ilerleyen saatlerde binanın çatısından atladı.Dopo una lunga corsa, arrivano al tetto dell'edificio.
Ağır ilerleyen bir çöküş döneminin sonunda, 907'da Tang Hanedanı yıkıldı.Il paese sprofondò nel caos, finché, nel 907, la capitale dell'impero Tang cadde.
Styles, gecenin ilerleyen saatlerinde Mahal ile maça çıktı.La dottoressa Reese deve affrontare un turno di notte molto duro.