Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Mas não tinham filhos, porque Isabel era estéril, e ambos avançados em idade.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Men de hade inga barn, ty Elisabet var ofruktsam; och båda voro de komna till hög ålder.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Mereka tidak mempunyai anak sebab Elisabet mandul dan mereka kedua-duanya sudah tua
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Mutta heillä ei ollut lasta, sillä Elisabet oli hedelmätön; ja he olivat molemmat tulleet iällisiksi.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.N'aveau copii, pentrucă Elisaveta era stearpă; şi amîndoi erau înaintaţi în vîrstă.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.nem volt nékik gyermekük, mert Erzsébet meddõ vala, és mind a ketten [immár] idõs emberek valának.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.No tenían hijo, porque Elisabet era estéril, y ambos eran de edad avanzada
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Og de hadde ikke barn; for Elisabet var ufruktbar, og de var begge kommet langt ut i årene.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Og de havde intet Barn, efterdi Elisabeth var ufrugtbar, og de vare begge fremrykkede i Alder.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Und sie hatten kein Kind; denn Elisabeth war unfruchtbar, und waren beide wohl betagt.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.Και δεν ειχον τεκνον, καθοτι η Ελισαβετ ητο στειρα, και αμφοτεροι ησαν προβεβηκοτες εις την ηλικιαν αυτων.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.і не було в них дитини: бо Єлисавета була неплідна, й обоє постарілись у днях своїх.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.У них не было детей, ибо Елисавета была неплодна, и оба были уже в летах преклонных.
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.ולא היה להם ילד כי אלישבע עקרה ושניהם באו בימים׃
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.ولم يكن لهما ولد اذ كانت اليصابات عاقرا وكانا كلاهما متقدمين في أيامهما
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.只 是 沒 有 孩 子 、 因 為 以 利 沙 伯 不 生 育 、 兩 個 人 又 年 紀 老 邁 了
Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. İkisinin de yaşı ilerlemişti.只是 沒有 孩子 、 因為 以利沙 伯 不 生育 、 兩個 人 又 年紀老邁了
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Cada uno de nosotros, en estas economías avanzadas, tiene una de estas, o algo similar -- una computadora.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Fiecare din noi, în acestă economie avansată, are unul din astea, sau ceva similar -- un computer.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Każdy z nas, w tych zaawansowanych gospodarkach, ma coś takiego, albo właściwie coś podobnego -- komputer.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.우리 각자는, 이 진보한 경제에서, 이것을 가지고 있거나, 좋아하기까지 합니다. 컴퓨터 말입니다.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Mindannyian, akik a fejlett gazdaságokban élünk birtokában vagyunk valamilyen számítógépnek.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Nas economias avançadas, cada um de nós tem um computador destes, ou parecido.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Ognuno di noi, nelle economie avanzate, ha uno di questi, o qualcosa di simile --un computer.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Setiap orang, dalam ekonomi maju ini, memiliki benda seperti ini, atau sesuatu yang mirip -- sebuah komputer.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Всеки от нас, в тези развити икономики, има едно от тези или нещо подобно на компютър.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.Каждый из нас, в этих продвинутых видах экономики владеет ими или, скорее, чем-то подобным — компьютером.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.מבוזרים ביותר. לכל אחד מאיתנו, בכלכלה מתקדמת שכזו, יש דבר שכזה - מחשב.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.هي موزعة جذرياً. كلٌ منّا، في هذه الإقتصاديات المتقدمة، لديه أحد من هذه، ، أو بالأحرى شيء مثل ذلك -- حاسوب.
Herbirimiz, bu ilerlemiş ekonomilerde bunlardan birisine sahibiz, ya da benzer bir şeye -- bir bilgisayar.このようなものを持っています -- コンピュータを これらはネットワークの中枢にあるルーターと基本的には変わりません
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.2년 후, 악화된 상태는 볼 만했어요.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Deux ans plus tard, la dégradation était spectaculaire.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Doi ani mai târziu deteriorarea era dramatică.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Dois anos mais tarde, e a deterioração era dramática.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Dos años más tarde, el deterioro fue drástico.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Dua tahun kemudian, kondisi saya semakin memburuk.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Due anni dopo, la deteriorazione era drammatica.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Dwa lata później mój stan był już bardzo zły.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Hai năm sau, quá trình hủy hoại đã đến mức bi thảm.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Kaksi vuotta myöhemmin tilani oli hirvittävän paljon huonompi.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Két év elteltével a romlás drámaivá vált.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Po dvou letech se můj stav dramaticky zhoršil.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.To år senere, og tilbagegangen var dramatisk.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Två år senare var försämringen dramatisk.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Twee jaar later had de achteruitgang dramatische vormen aangenomen.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Zwei Jahre später hatte sich die Situation dramatisch verschlechtert.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Μέσα σε δυο χρόνια η κατάσταση χειροτέρεψε δραματικά.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Две години по-късно влошаването е драматично.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.За следующие два года ситуация резко ухудшилась.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.שנתיים יותר מאוחר, ההתדרדרות היתה חריפה.
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.بعد ذلك بعامين، كان تدهوري دراماتيكياً
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.常時 様々な症状に 悩まされるようになりました
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.Bol priveľmi chudý a v skutku, veľmi chorý na zápal pľúc. Až taký chorý, že nevládal rozprávať.
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.Es muy, muy flaco y, de hecho, esta muy enfermo de neumonía.
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.Jest bardzo wychudzony i rzeczywiście ma bardzo chore płuca. Jest tak chory, że nie może mówić.
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.Je velmi, velmi hubený a opravdu velmi nemocný zápalem plic.
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.이 분은 매우 매우 말랐고 정말 심각한 폐렴을 앓고 있었습니다. 저에게 말할 수조차 없어
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.הוא רזה מאד, הוא חולה אנוש בדלקת ריאות קשה, והוא חולה מכדי לשוחח איתי,
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.هو نحيف جداً، جداً، وهو بالفعل ، جداً مريض بالإلتهاب الرئوي، و هو جداً مريض بحيث لا يستطيع الكلام معي،
Kendisi çok çok zayıf ve zatürresi gerçekten çok ilerlemiş ve benimle konuşamayacak kadar hasta.重度の肺炎に罹っていました 話は無理なので 娘のキャスリーンに向かって こう聞きました