Bu sırada düşman sergilediği tutumdan ilerlemişti.Mientras tanto, el enemigo había progresado desde su posición.
O zaman ilerlemiş derecede göğüs kanseri olarak açlıktan ölmek yerine ölmeyi tercih etti.Debido a un cáncer prefirió la eutanasia como forma de muerte.
Arsaklılar, daha sonra Muş yöresine kadar ilerlemişlerdir.El piensa hacer lo mismo tan pronto se acerquen a la frontera.
Bunların çoğu onun çalışmaları ile ilerlemiştir.Ese es el tema de la mayor parte de sus obras.
Kergit Hanlığı, baharat satımında ilerlemiştir.Se reunió con los suyos en la venta de Urbasa.
Buna rağmen inşaat hızla ilerlemiştir.La construcción progresó rápidamente.
Babası Keçecizade Salih Efendi'de ilmiye mesleğine intisap etmiş ve bu meslekte hızla ilerlemişti.El padre, el aficionado de la gallística, se levantaba temprano para ir a trabajar.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.A este relativo fracaso le siguieron otros aún mayores.
Goryeo dönemi süresinde, bronz kullanımı ilerlemiştir.Durante il periodo Goryeo era sviluppato l'uso del bronzo.
Yangın postaneye kadar ilerlemiştir.L'incendio andò avanti fino alla sera successiva.
Üç Krallık döneminde Silla’da çömlekçilik ilerlemişti.Durante il periodo dei Tre Regni, la terracotta era molto sviluppata a Silla.
Babası, ilerlemiş yaşına rağmen belediye magistrat'lığı yapmıştı.Suo padre fu un magistrato municipale sino ad un'età avanzata.
Keşif, teşhis ve ilerlemiş antiviral tedavi konusunda önemli ilerlemelere yol açtı.La scoperta ha portato a significativi miglioramenti nella diagnosi e un migliore trattamento antivirale.
İlerlemiş yaşına rağmen çok eğlenceli birisidir.Sebbene l'età avanzata, è molto attivo.
İkisinin de yaşı ilerlemişti.Они оба достигли взрослого возраста.
Buna rağmen Sicilya'da müslüman medeniyeti çok ilerlemişti.На Сицилии была большая община мусульман.
Müslümanlar Pirene Dağları'na kadar ilerlemişlerdi.Чрезвычайно опасным было движение арабов за Пиренейские горы.
Bulgarlar Trakya ve Makedonya'ya ilerlemişlerdir.Болгары опустошили Фракию и Македонию.
Buna göre gemi 40 gün güney batı istikametinde ilerlemiş ve hiçbir kara parçasına rastlamamıştır.Он плыл в течение 40 дней в юго-западном направлении, не находя ничего, кроме ветра и воды.
İlerlemiş yaşına rağmen çok eğlenceli birisidir.Несмотря на свой юный возраст, весьма проницательна.
1929'a kadar durum hükümetin demokratik sistemini bozacak şekilde ilerlemiştir.Однако к 1929 году он не был удовлетворен тем, как развивалась политическая сфера страны.
Yangın postaneye kadar ilerlemiştir.Работа по погрузке продолжалась до подхода пламени.
Bu taarruzda 4. Ordu, 11. Ordu ve 1. Kolordu Gnileakovo ve Vakarzhany yönünde ilerlemiştir.Остальные части 11-й армии отступали в направлении на Прохладную, Моздок и Кизляр.
İlerlemiş vakalarda bu solunum durmasına kadar varabilir.Во время повторных приступов судорог может наступить смерть от остановки дыхания.
Bunun sonucunda, SDG 6 kilometre ilerlemiştir.Части 176-й сд углубились на 10 километров.
İlerlemiş yaşına rağmen istikrarlı futbolu ile son derece başarılı performans gösterdi.Несмотря на свой возраст, он пролежат демонстрировать хороший футбол.
Burada at binmeyi öğrenmiş ve yarışacak düzey kadar ilerlemiştir.كانت قد تعلمت ركوب الخيل بدأت في نهاية المطاف في مستوى المنافسة.
Mustafa Reşid, İstanbul'a geri döndüğünde İbrahim Paşa'nın Mısır Ordusu Kütahya'ya kadar ilerlemişti.وعند عودة مصطفى رشيد إلى اسطنبول كان جيش إبراهيم باشا قد تقدم حتى كوتاهيه.
378 yılında Hunlar, Tuna Nehri'ni geçmişler ve Trakya'ya kadar ilerlemişlerdir.عبر الهون نهر التونا في عام 387، وتقدموا حتى تراقيا.
Hızlı bir şekilde 20 kilometre ilerlemiş ve Ebu el-Zeyn tepeleri ile Masba bölgesini ele geçirmiştir.وسرعان ما تقدمت 20 كم وسيطرت على جبال أبو الزين ومنطقة المسبح.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.يعرف الأب بما حدث، ويقرر زواجهما.
Eğer kral Tahurvaili aynı kişi ise nispeten ilerlemiş bir yaşta olmalıdır.و في حال كان خوفوخعف متطابقا مع الملك خعفرع ، تكون حنوت سن أيضا أم الملك خعفرع.
Bu sırada düşman sergilediği tutumdan ilerlemişti.فلما واجهنا العدو تقدمت.
1929'a kadar durum hükümetin demokratik sistemini bozacak şekilde ilerlemiştir.Até 1929, este estado de coisas foi mantido por subverter o sistema democrático de governo.
Burada at binmeyi öğrenmiş ve yarışacak düzey kadar ilerlemiştir.Foi lá que aprendeu a montar cavalos e finalmente começou a andar ao nível de competição.
İkisinin de yaşı ilerlemişti.Ambos já estão na velhice.
Keşif, teşhis ve ilerlemiş antiviral tedavi konusunda önemli ilerlemelere yol açtı.A descoberta veio permitir melhorias substanciais no diagnóstico e no tratamento antiviral.
Buna rağmen inşaat hızla ilerlemiştir.Apesar disso, o mosteiro progrediu rapidamente.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Os dois começaram um relacionamento e se casaram.
Bu ortamda Kur'an ve Hadis çalışmaları çok ilerlemişti.Este tempo de crescimento e de trabalho missionário foi fugaz.
İlerlemiş yaşından dolayı oğlu Marcus Antonius Gordianus'un (Gordian II) kendisine ortak olmasında ısrar etti.Preocupado com sua idade avançada, ele dividiu o trono com seu filho, Marco Antônio Gordiano (Gordiano II).
Çünkü artık çocuk kaçırma olayları çok ilerlemiştir.Por exemplo, a preocupação com o abuso de crianças é em grande parte moderna.
İlerlemiş vakalarda böbrek nakli gerekebilir.Em casos avançados transplante hepático pode ser necessário.
İlerlemiş yaşına rağmen çok eğlenceli birisidir.Ondanks haar leeftijd is ze nog erg atletisch.
Buna rağmen inşaat hızla ilerlemiştir.Het klooster maakte echter snel vooruitgang.
Yangın postaneye kadar ilerlemiştir.De mand gaat op de brandstapel.
İlerlemiş bir enfeksiyon kısırlığa yol açabilir.Eén enkele steek kan al leiden tot een infectie.
Gün ilerlemiş olmasına karşın kolay bir zafer kazanacaklarını düşünmüşlerdir.Waarschijnlijk verwacht hij, gezien zijn getalsterkte, een gemakkelijke overwinning.
Bu amaçla Of yönüne doğru ilerlemişlerdir.Daarvoor gaan ze heel ver...
Bunun sonucunda, SDG 6 kilometre ilerlemiştir.De CG-6 is ongeveer zes kilometer lang.
Eski mısırlılar eczacılık konusunda da oldukça ilerlemişlerdi.De Egyptenaren gingen het verst met de ontwikkeling tot klankschrift.
Bu amaçla Of yönüne doğru ilerlemişlerdir.Skierowali się w tym kierunku.
İkisinin de yaşı ilerlemişti.Z obydwoma się rozwiodła.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Kiedy oboje poznali się bliżej, postanowili się pobrać.
Daha güneyde Bug Nehri'ni geçen 2. Panzer Grubu 23 Haziran'da Sovyet sınırından 60 km. içeri ilerlemişti.Grupa Pancerna przekroczyła rzekę Bug i weszła 60 km w głąb terytorium radzieckiego do 23 czerwca.
Bu konuda ilerlemiş,o günün üretim koşulları derecesinde gerçekleştirmiştir.Powyższy wzór zakłada stałość funkcji produkcji w czasie.
Yangın postaneye kadar ilerlemiştir.Branden spred sig till spårvagnen.
Müslümanlar Pirene Dağları'na kadar ilerlemişlerdi.Мусульманам здаються останні міста перед Піренейськими горами.
Zenan'ın hamileliği epey ilerlemiştir.Спільнота розробників Zenoss досить активна.
Süleyman'ın ise hastalığı ilerlemiştir.Лікував Сулейман й ракові захворювання.