Ama bunun içine doğru ilerlemek zihnin düşünsel bir modeliydi.그러나 그것의 정중앙을 관통하는 의미는,
Ama bunun içine doğru ilerlemek zihnin düşünsel bir modeliydi.Ma ciò che più contava era il modello intellettuale del tempo.
Ama bunun içine doğru ilerlemek zihnin düşünsel bir modeliydi.Αλλά εξετάζωντας το, πιστεύω ότι ήταν ένα διανοητικό μοντέλο.
Ama bunun içine doğru ilerlemek zihnin düşünsel bir modeliydi.אך בבסיס העניין עמד דגם אינטלקטואלי של המוח,
Ama bunun içine doğru ilerlemek zihnin düşünsel bir modeliydi.وبالنظر في ذلك فقد كان نموذج فكري للعقل.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Ale nesmíme teď zastavit; musíme se posunout kupředu, uskutečnit fúzi.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Ale nie możemy teraz przerwać, musimy przeć naprzód spowodować, że fuzja będzie rzeczywistością.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Dar nu putem abandona acum; trebuie să mergem înainte, să obținem fuziunea.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.하지만 그렇다고해서 우리는 지금 이것을 포기해선 안됩니다. 핵융합 에너지를 손에 넣기 위해 우리는 더욱 전진해 나아가야 합니다.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Maar we kunnen nu niet stoppen; we moeten verder, om fusie te laten gebeuren.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Ma non possiamo abbandonare ora; dobbiamo insistere, fare funzionare la fusione.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Mas não o podemos abandonar agora, temos de avançar. fazer com que a fusão aconteça.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Most azonban nem hanyagolhatjuk el, erőltetnünk kell, el kell érnünk a fúziót.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Mutta emme voi hylätä sitä nyt; meidän täytyy jatkaa, saada aikaan fuusiota.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Namun kita tidak dapat meninggalkannya, kita harus memajukannya agar fusi dapat terjadi.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Nhưng giờ chúng tôi không thể bỏ nó, chúng tôi cần xúc tiến khiến phản ứng hợp hạch diễn ra.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Pero no podemos abandonarlo ahora; tenemos que empujar hacia adelante, lograr que la fusión suceda.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Wir können aber jetzt nicht nachlassen, wir müssen die Sache vorantreiben und Fusion möglich machen.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Но забросить работу мы не можем, нужно продвигаться вперед, нужно создать синтез.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.Но ние не можем да се откажем от него сега, трябва да продължаваме напред, за да се случи синтезът.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.אבל איננו יכולים לזנוח אותה כעת; עלינו להמשיך ולדחוף קדימה, לגרום להיתוך גרעיני לקרות.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.لكن لا يمكننا التخلي عنه الآن. ينبغي أنه ندفعه قدماً، وأن نحقق حدوث الإنصهار.
Ama şimdi vazgeçemeyiz, füzyonu başarmak için bastırmak, ilerlemek zorundayız.実現しなければなりません もっとお金があったら良いのに、もっと資源があったら良いのにと思いますが
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Az Európai Unió maximális sebességet ért el a bővítésifolyamatban.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Die Europäische Union schreitet auf dem Weg zur Erweiterung mit hohem Tempo voran.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Európska únia nabrala plnú rýchlosť na ceste k rozšíreniu.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Evropská unie dosáhla plné rychlosti na cestě krozšíření.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Evropska unija se vse hitreje bliža širitvi.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.L'Unione europea ha raggiunto la velocità di crociera sul camminoverso l'allargamento.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Proces rozszerzania Unii Europejskiej nabrał tempa.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Uniunea Europeană a atins viteza maximă pe drumul extinderii.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Η Eυρωpiαϊκή Ένωση µpiαίνει στην τελική ευθεία για τηδιεύρυνση.
Avrupa Birliği genişleme yolunda hızla ilerlemektedir.Европейският съюз достигна максималната скорост по пътя къмсвоето разширяване.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.A to, co nás všechny spojuje, je mnohem silnější než to, co nás rozděluje.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Den selben Wunsch über uns selbst hinauszuwachsen, und besser zu werden.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.De wens om boven onszelf uit te stijgen en beter te worden.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Et ce que nous avons en commun est bien plus grand que nos différences.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.지금의 우리를 넘어서서 더 잘되고자 하는 같은 희망도 갖고 있습니다.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Lo stesso desiderio di elevarci, e diventare migliori.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Ugyanúgy szeretnénk túlnőni magunkon, és jobbá válni.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Ước muốn chung để phát triển lên và trở thành người tốt hơn.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Wszyscy chcemy przekraczać samych siebie i stawać się lepszymi ludźmi.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Y lo que nos enlaza a todos es mucho más grande que lo que nos separa.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Την ίδια επιθυμία να ξεπεράσουμε τους εαυτούς μας και να γίνουμε καλύτεροι.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.И това, което ни свързва, е много по-силно от това, което ни разделя.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Одинаковое желание - подняться выше своего я и стать лучше.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.בחמישה ביוני, יום איכות הסביבה,
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.الرغبة ذاتها بالترفع عن أنفسنا ، وأن نصبح أفضل.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.同じ望みを持っている
Benim için en heyecanlı olan, kendi yolumda olmak ve ilerlemekti.Am aufregendsten war es für mich, mich weiter nach vorne zu bewegen.
Benim için en heyecanlı olan, kendi yolumda olmak ve ilerlemekti.Najbardziej ekscytujące dla mnie było bycie na mojej drodze i zmierzanie przed siebie.
Benim için en heyecanlı olan, kendi yolumda olmak ve ilerlemekti.Nejvíc vzrušující pro mě bylo vydat se na cestu vedoucí vpřed.
Bilim ve uyuşturucu olgusuna ilişkin bilgi ve anlayışımız da sürekli ilerlemektedir.Las agencias locales o nacionales producen diversos tipos de información relacionada con las drogas.
Birçok işveren, işçisinin kendi mesleğinde ilerlemek istemesine ve yeni beceri öğrenmesine önem vermektedir.Useimmat työnantajat arvostavat sitä, että työntekijä haluaa kehittyä ammatissaan ja opiskella uusia taitoja.
Birçok işveren, işçisinin kendi mesleğinde ilerlemek istemesine ve yeni beceri öğrenmesine önem vermektedir.Многие работодатели ценят то, что работник хочет совершенствоваться и обучаться новому.
Birçok işveren, işçisinin kendi mesleğinde ilerlemek istemesine ve yeni beceri öğrenmesine önem vermektedir.العديد من أرباب العمل يُقَدّرون أن العامل لديه الرغبة في التطور في مهنته وتعلم مهارات جديدة.
Birçok işveren, işçisinin kendi mesleğinde ilerlemek istemesine ve yeni beceri öğrenmesine önem vermektedir.即使员工已经获得了相关的职业教育,许多单位还会给员工提供更多的专业培训。员工可以在工作时间里参加大多培训课程,培训费由单位承担。许多单位都对员工渴望提高职业技术水平并获取新的知识表示赞赏。
Birincisi, eğer toplum olarak bu konuda ilerlemek istiyorsak ciddi bir tartışmaya ihtiyacımız var.A primeira é, se a sociedade planeia progredir neste assunto, precisamos de um debate honesto.
Birincisi, eğer toplum olarak bu konuda ilerlemek istiyorsak ciddi bir tartışmaya ihtiyacımız var.Az első, hogy ha a társadalom valami haladást el akar érni az ügyben, akkor őszinte vitára van szükség,
Birincisi, eğer toplum olarak bu konuda ilerlemek istiyorsak ciddi bir tartışmaya ihtiyacımız var.Den första är, att om samhället ska göra några framsteg när det gäller detta, så behöver vi en ärlig debatt.