ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lisa'ya çok değer verir ve fazla ileri gidince hep özür dilemiştir.Bart holder meget af Lisa og har altid undskyldt for at gå for vidt.
Kadima (İbranice: קדימה, Türkçe: İleri‎), İsrail'deki siyasi bir partidir.Kadima (hebraisk: קדימה "Fremad") er et israelisk politisk parti.
İleriki yıllarda gereken ilğiyi göreceğini ummaktayız.På kortskuddene ses behåringen i mange år.
İleri harekâta katılacak İtalyan kuvvetleri beş piyade tümeni ile "Maletti Grubu" kuvvetlerinden oluşmaktadır.Den angribende italienske styrke bestod af fem infanteridivisioner og den mekaniserede Raggruppamento Maletti.
Clint Eastwood'la ileride çalışmayı çok isterim."Entretien avec Clint Eastwood".
Bu işleme ileri sağlık ekipleri gelene kadar devam edilir.Der ventede man så, til sundhedskommissionen ankom.
Bu iki tümen başarılı bir şekilde Sovyet ileri uçlarının ikmal yollarını kesti.Disse to divisioner havde held ti at afskære det sovjetiske spydspidsers forsyningslinjer.
Suriye'nin ileride nasıl idare edileceğine dair hiçbir önemli karar almamıştı.I praksis blev der ikke truffet nogen vigtige beslutninger i Libanon uden, at Syrien havde godkendt dem.
Vuruşu yapan oyuncu topu ileri (kaleye doğru) atmak zorundadır.En spiller (pitcheren) fra udeholdet kaster bolden hen til personen, der skal slå (batteren).
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.En metode, der var langt forud for sin tid.
Ne Kadar İleri Gidebilirsin?, Çev.Hvor tæt kan man komme?
Enzimler ileri ve geri tepkimeyi eşit derecede katalizler.Enzymer katalyserer både de fremadgående og tilbagegående reaktioner.
Hortumları ileri geri çekilebilir yapıdadır.Trappen kan fjernes igen.
Her ileri harekatleri tanksavar topları tarafından durduruldu.Hver gang de forsøgte at rykke frem, blev de stoppet af anti-tank kanoner.
Bu şehrin konkistadorlar tarafından altınla dolu olduğuna inanılan El Dorado olduğu ileri sürülmektedir.Det så eftersøgte El Dorado forekom at være fundet.
Göğüsleri tasvir edilmeyen figürinlerin erkek olabileceği ileri sürülmektedir.Mens resten mener, at utildækkede bryster er et tabu, der skal opretholdes.
Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu.Leigh selv gled gradvis ind i en manisk depression.
Bu sayede, ileri tetkik gereken kadınların seçilmesini sağlar.Derefter er det den valgte persons opgave at finde de øvrige.
Başka simülasyonlar ise, buluttaki kuyruklu yıldızların 90-95%'inin dışarı püskürtüldüğünü ileri sürmektedir.De reflekterer 90-95% af det modtagne lys.
Böylece, savaş bundan sonra üç haftadan fazla sürse de ileri unsurlar hareketsiz kaldı.Da krigen sluttede tre år senere, forblev grænsen nærmest uændret.
O zamanlar çoğu bilim adamı orada vakum yerine görünmez bir maddenin olduğunu ileri sürmüştür.De fleste forskere på det tidspunkt tvivlede på at der ville blive nogen synlige mærker på planeten.
İleri, Yabancı boyunduruğuna karşı!Til fods i fremmede landskaber.
Albüm, 2016 yılının Mart ayında yayımlanacaktı fakat bu gösteri dolayısıyla ileri tarihe atıldı.Albummet udkom i Marts 2016 og fik en flot modtagelse.
Oynamak istediğiniz piyon ileri, geri, sağa ve sola hareket ettirilebilir, ancak çapraz hareket ettirilemez.Spejle ser ud til at bytte om på højre og venstre, men de gør det ikke i virkeligheden.
Sabaha karşı bu ileri harekatın sağa doğru uzatılması için iki bölük daha bölgeye akmıştır.Næste morgen er de to hære draget videre.
Parti ileri gelenlerinden birçoğu tutuklandı.Én for blev lederne af modtageorganisationen anholdt.
Ama hasta ollduğunu ileri süren Sadrazam buradan sefere başlamaktan çekindi.Fælles for dem var, at de blev syge, efter at trykket omkring dem var faldet.
Söz konusu gri malların Troya II'nin gri malları ile benzerlik gösterdiği ileri sürülmektedir.I Amys ret der det Dalys naturlige grå hår, der vises.
Whybray, varsayımların mantıksız ve çelişkili olduğunu ileri sürer.Ved ankomsten optrådte Wenche Behring mistroisk, fordringsfuld og desorienteret.
Nedeni ise Mecidiye'nin 3 km ilerisinde bulunmasıdır.Den ligger omkring 3 km fra Mekka.
Hatta mantarlaşma çok ileri boyutlara ulaşırsa erkek betta tüm yumurtaları yiyerek yuvayı dağıtır.Nogle foretrækker dog også at vende ægget, så hele æggemassen størkner.
1915 - İleride NASA adını alacak olan, NACA (National Advisory Committee for Aeronautics) kuruldu.1915 - NACA, forgængeren til NASA, oprettes.
Bir deniz subayıyla kaçtığı ileri sürüldü.En officer ankom for at skælde marineinfanteristen ud.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.En sådan mere fast organisation mod hungersnøden tabte sig snart.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Derfor søgtes der også efter alternative muligheder.
Bu kesimde ulaşılan en ileri noktadır.Denne orden var den højeste, man kunne opnå.
Arş ileri!AGF mod Frem.
Bizans ekonomisi, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Akdeniz'in en ileri ekonomilerindendi.Den byzantinske økonomi var den mest avancerede i Europa i mange århundreder.
Pitura'nın Yumuktepe olabileceği ileri sürülmüştür.Man var opmærksom på, at pardans kan blive noget voldsom.
İleri doğru sürdü.Det ruller fremad.
Kemal İlerici 1910’da dünyaya geldi.Kirkeskibet stammer fra 1910.
İleri harekât ekseni, Tomarovka’nın güneyi ama Belgorod’un kuzeyi olarak belirlenmişti.Fremstødet skulle foregå fra Orel fremspringet nord for Kursk og fra Belgorod mod syd.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Se I (med og uten prikk).
Bu çerçevede, 31 Temmuz'da Ordu Saarbrücken'i ele geçirmek için Saar Nehri'nden ileriye doğru yürüdü.31. juli rykket denne over elven Saar for å innta Saarbrücken.
1990’ların başlarında Hubble Uzay Teleskobu daha ileri düzeyde gözlemlerde bulunulmasını sağladı.Fra 1990 har Hubble-teleskopet gitt forbedrede observasjoner.
Bismarck, ileriki yıllarda Avusturya'ya bir müttefik olarak ihtiyaç duyacağını hesaplamıştır.Bismarck forsto at Preussen trengte Østerrike som alliert for fremtiden.
İsrail’deki ileri teknoloji fabrikaları 1960’lı yıllarda ortaya çıkmaya başladı .Israelske hi-tech bedrifter oppsto i 1960-årene.
Nostredame soyadının Yahudi olan dedesinden geldiği ileri sürülür.Etternavnet hennes stammer imidlertid fra sin adoptive farfar som var jødisk.
Kanae ileride ne yapmak isteyeceğini bilmiyor.Rudi vet først ikke hva han skal gjøre.
Fakat ne kadar hızlı koşsalar da oldukları yerden ileri gidemezler.Jo lengre unna de var, jo raskere forflyttet de seg bort fra oss.
Bazıları öldürüldüğünü öne sürerken, bazılarıda Yakov'un kampta intihar ettiğini ileri sürmüştür.Noen har hevdet at Jakov begikk selvmord i denne leiren, mens andre har antydet at han ble myrdet.
Suriye'nin ileride nasıl idare edileceğine dair hiçbir önemli karar almamıştı.I praksis ble det ikke truffet noen viktige beslutninger i Libanon uten at Syria hadde godkjent dem.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Det er fremdeles behov for mer forskning på disse områdene.
1833: Heinrich Lenz, Lenz Kanununu ileri sürdü.Emil Lenz oppdager Lenz' lov.
(Kazakça, "Kazakistan, sadece ileri!")(Dirty Harry) og «Go ahead.
Burada ileride Haçlı birliklerinin bulunduğu haberi onlara yetişti.I løpet av de neste månedene kom de andre korsfarerarméene frem.
1936 yılında evlenmiş ve ileride tanınmış bir ressam olacak olan kızı Alina Biernacka'yı dünyaya getirmiştir.Bacewicz ble gift i 1936, og fikk en datter, Alina Biernacka, som senere ble en anerkjent tegner.
Sembol sözcüğünün kökeninin eski Mısır dilinden Grekçe'ye geçmiş symbolon sözcüğü olduğu ileri sürülür.Pussig nok har koptisk lånt tilbake en del ord som stammer fra oldtidens egyptiske språk via gresk.
2.5 L GTS-25 modeli Japonya'nın ilk beş ileri otomatik şanzımana sahip otomobillerden biri oldu.2.5 liters-versjonen ble en av de første japanskproduserte bilene med en femtrinns automatgirkasse.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Våpenet er utstyrt med kikkertsikte og vanlige siktemidler (diopter og korn).

İlgili Sayfalar