Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Süperspor otomobillerde genellikle üretici tarafından ileri teknolojiler kullanılmaktadır.Обикновено автомобилите се произвеждат на производствени линии.
Burada yaşadığı sahne tecrübesi ona ileriki müzik yaşamında çok yardımcı olacaktı.Чрез многобройните си концерти, той спомогнал много за развитието на музикалния живот в града.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.U snu, Betty je uspješna, šarmantna i živi u nadi kako će jednog dana postati slavna glumica.
Marge'ın konuştuğu Shep ve Jerry, olayla ilgileri olmadığını ileri sürer.Marge obavlja razgovore sa Shepom i Jerryjem koji ustvrde kako nisu umiješani u slučaj.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Smatram kako smo opet učinili jedan korak naprijed.
Xfce, ticari CDE'ye benzemektedir fakat her yeni sürümde biraz daha ileriye gitmektedir.Donekle je sličan komercijalnom CDE-u, ali svakom novom verzijom udaljava se sve više i više od te usporedbe.
Çıkan tribün olaylarında bu faktörün de etkili olduğu da ileri sürülür.Zanimljivo je da se i u zadnjoj epizodi to suđenje nastavlja.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Na slici Nikad više ili Odakle dolazimo?
Aslında kendisi ilerisi için çok değerli tecrübeler kazandırdı.One su ustvari te koje su mnogo zaslužne za njegov uspjeh.
Kurbanın bu şekilde öldürülmesi "kan korusu" (kan yasağı, kan tabusu)ndan ileri gelmektedir.Smrtna kazna razvila se iz tzv. krvne osvete.
777 ileri gelenleri özellikleri itibarı ile benzersiz bir uçak gövdesi tasarladılar.Osobine 737NG zapravo pokazuju potpuno novi zrakoplov iako je i dalje on zadržao svoj prepoznatljiv izgled.
Çekimler sırasında setin büyük bir kısmı, film gereğince ileride kullanılamaz hâle getirildi.Kao da to nije bilo dovoljno, većina ekipe je tijekom snimanja stalno bila pijana.
İlbise kelimesinin kökeni konusunda iki fikir ileri sürülmektedir.Postoje dvije teorije o postanku riječi kiša.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Snižavanje krvnog tlaka znakovito smanjuje troškove naknadnog liječenja komplikacija.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Unatoč tome, gornji plašt teče vrlo sporo.
GMT'den 2 saat ileridir.Poluživot FSH je 4 sata.
Oluşumu ile ilgili farklı görüşler ileri sürülmüştür.Mišljenja oko daljnjeg proširenja organizacije su podijeljena.
4 ileri otomatik, 5 ileri otomatik ve 5 ileri düz vites seçenekleri vardır.Novi su mjenjači, 6 brzinski ručni i 4/5 automatski.
İletişim hatları koptu, mühimmat depoları infilak etti ve ileri posta mevzileri yerle bir edildi.Efekt je bio razarajuć, presječene su komunikacijske linije, a deponiji streljiva uništeni.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.Danas blizu su prostorije Napretka.
Bu tür bir tedavi, ileride oluşabilecek anafilaksi nöbetlerini önleyebilir.Ova vrsta terapije može spriječiti buduće epizode anafilaksije.
Alman ileri harekâtı 14 Mart'ta zaten ciddi sorunlar içindeydi.Do 14. marca bola táto nemecká ofenzíva vo vážnych problémoch.
Bu nedenle, çözeltilerdeki kimyasal reaksiyonların, iyonlar arasındaki reaksiyonlar olduğunu ileri sürüyordu.Predpokladal, že chemické reakcie v roztokoch sú vlastne reakcie medzi iónmi.
Kapitalizmin bir ileri aşamasıdır.Posun nastáva s príchodom kapitalizmu.
2006 yılından bu yana 5 ileri otomatik şanzıman, 2.3 L motorlarda opsiyoneldir.Od modelového roku 2006 je vo vozidlách s motorom 2.3 možné zvoliť tiež 5-rýchlostnú automatickú prevodovku.
Çok ileri yaşında papa olmuştur.Bol pápežom relatívne dlhú dobu.
1750 yılı civarlarında ileride çok yakın arkadaş olacağı David Hume ile burada tanışmıştır.Niekedy okolo roka 1750 stretol Davida Huma, z ktorého sa stal jeden z jeho najbližších priateľov.
İlk Sovyet değerlendirmesi Alman kayıplarının 458.080 ölü ve 479.298 tutsak olduğunu ileri sürmektedir.Nemci v dôsledku bojov mali 458 080 mŕtvych a nezvestných a ďalších 479 298 zajatých.
Bunlar da o kadar ileri bir geometri oluş­turmaz.A v konečnom dôsledku môžeme prísť o takéto vzácne geotermálne zdroje.
Teknoloji olarak Amiral Graf Spee zamanının ilerisindeydi, özellikle hız konusunda.Po svojom potopení vyčnieval Admiral Graf Spee z veľkej časti nad hladinu.
Füzeler araçtan 30 metre ileriden kontrol istasyonundan yapılmaktaydı.Riadiaca stanica mohla byť umiestnená v 30 m vzdialenosti od vozidla.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.V dnešnej dobe tak čnejú vysoko nad okolím.
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Začiatok je zvyčajne vo vyššom veku.
Hortumları ileri geri çekilemez.Pazúry nie sú stiahnuteľné.
Aşağı yönde yapılan iniş başlar ve biter ve bu aşağı doğru ve ileri doğru dalınır."Odpoveď: začnite tancovať bližšie a bližšie k okraju.
Buna karşın İsviçre'nin bu savaşta tarafsız kalmadığı da ileri sürüldü.Vzhľadom k neutralite Švajčiarska neboli nikdy nasadené do boja.
UTC+14:00, UTC'den (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) 14 saat ileri zaman dilimi.UTC+14 je časové pásmo, ktoré od Coordinated Universal Time oddeľuje 14 hodín.
Bağımlılığın ileri işaretleri: Uyku sorunları yaşanır.K poruchám vedomia sa zaraďujú i poruchy spánku.
Fakat çoğu zaman bu tür sorunlar kötü yaş tahminlerinden ileri gelmektedir.Toto sa často objavuje po vypršaní tých klamlivých pocitov šťastia.
Tapınağın kullanımı ile ilgili çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.O účele chrámov sa viedli dlhé diskusie.
Bir bobine sarılan tel, işlem boyunca aşındıkça ileri sürülür.Zapája sa tlačidlom na rukoväti, ktoré sa musí držať zopnuté po celú dobu práce.
Örneğin; topa vuruş yapıldığında, top dönerek gidiyorsa; Eğer top ileriye doğru dönüyorsa bu bir topspindir.Pokiaľ špic lopty smeruje nadol lopta odskočí naspäť a naopak ak špic smeruje nahor lopta odskočí dopredu.
İkili ilişkiler ileri düzeyde olumlu olarak devam etmektedir.Takýto vývin pokračuje za priaznivých podmienok ďalej.
Yüzücünün eli- uzanış sırasında, uzanış yönüne doğru düz bir konumda ileriye doğru uzatılmalıdır.Ako zaistiť, že bude loď v okamihu zážihu smerovať správnym smerom?
Çeşitli araştırmacılar, dolaylı olarak meseleye değinmişler ve görüşler ileri sürmüşlerdir.Ukázalo sa však, že otázok, ktoré čakajú na odpoveď je príliš veľa a názory sa rozchádzali.
Mount&Blade II: Bannerlord sürümünün ileriki yıllar içerisinde piyasaya çıkması öngörülüyor.Na ďalšom pokračovaní, Mount & Blade II: Bannerlord, sa práve teraz pracuje.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Dvere sa otvárali smerom hore vpred.
Öklid geometrisini benimseyerek onu daha ileri düzeylere götürmüştür.Aby zvýšil vierohodnosť týchto pozorovaní, porovnával ich s geometrickými prácami.
Tümenin ileri hareketi tüm gün durduruldu.Počas zvyšku dňa bola celá trasa uzavretá.
Şehirde bulunan aklı başında ileri gelen adamlar şehri terk etmişlerdi bile.Obyvatelia, ktorí stihli zavčasu ujsť z mesta, sa zachránili.
Kır Abbas : Tozak Köyü'nün ileri gelenlerindendir.Obec Šalgovce patrí medzi najstaršie dediny v okrese Topoľčany.
Araç 4 ileri şanzımanlı ve diğer modellere kısasla daha güçlü fren sistemiyle donatıldı.Prevodovka bola synchronizovaná 4. stupňová prepojená s brzdami pre lepšiu účinnosť brzdenia motorom.
Bu nedenle görme keskinliği ileri derecede düşmüştür.Jeho jasnosť odvtedy pravdepodobne značne poklesla.
Döneminin en cüretli ve en ilerici sanatçılarından biri olduğu konusunda şüphe yoktur.Bol považovaný za jedného z najstatočnejších a najvýkonnejších bojovníkov svojej doby.
Hristiyan Yeni Ahit, "Hristiyan" isminin ilk olarak Antakya'da ortaya çıktığını ileri sürer.Krščanska Nova zaveza trdi, da se je ime "krščan" najprej pojavilo v Antiohiji.
Bizans ekonomisi, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Akdeniz'in en ileri ekonomilerindendi.Bizantinsko gospodarstvo je bilo več stoletij med najbolj naprednimi gospodarstvi v Evropi in na Sredozemlju.
Bu dönemde tıp eğitimi çok ileri bir seviyedeydi.Šolstvo je bilo, za tisti čas, na zavidljivem nivoju.
1990’ların başlarında Hubble Uzay Teleskobu daha ileri düzeyde gözlemlerde bulunulmasını sağladı.V začetku 1990. je Hubblov vesoljski daljnogled prinesel še izboljšana opazovanja.
Bütün ideolojilerin ve dinlerin temelde boş kavramlar olduğunu ileri sürer.Knjiga razglaša, da vse religije in ideologije počivajo na praznih konceptih.
Ancak çoğu durumda hastalığın ciddiyeti ileri seviyede değildir.Vendar pa v večini primerov ne gre za nevarno bolezensko stanje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ileri ile cümle - Sayfa 49 - ileri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App