Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve buna çözüm olarak inancı ileri sürdü.Kot odgovor na to vprašanje se je pojavila kreacija.
Fakat ne kadar hızlı koşsalar da oldukları yerden ileri gidemezler.In bolj ko bežimo, bolj daleč smo od dežele, ki jo iščemo.
Böylece Yakup'un ileride İsrailoğulları'nı meydana getirecek olan 12 tane oğlu olmuş oldu.Jakob (kasneje Izrael) naj bi imel dvanajst sinov, katerih imena je nosilo dvanajst izraelskih rodov.
Hatta o kadar ileriye gider ki, devleti yönetenlerin filozof olması gerektiğini bile söyler.Bil je tudi mnenja, da bi državo morali voditi filozofi.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.Danes je v svetovnem merilu zelo razširjena.
'Troyalılar' olarak anılmaları, isimlerini Troya Savaşı karakterlerinden almalarından ileri gelir.Imenujejo se 'Trojanci' zaradi dogovora po likih iz trojanske vojne.
Dünyadaki en büyük ve akustik olarak en ileri konser salonlarından biridir.Je ena največjih in najbolj zvočno dovršenih koncertnih dvoran na svetu.
Bu kanıtı ortaçağ matematikçisi Nicole Oresme bulmuştur,ve o dönemin en ileri seviyesidir.Ta dokaz je podal Nicole Oresme v 14. stoletju in predstavlja enega od viškov srednjeveške matematike.
Döneminin en cüretli ve en ilerici sanatçılarından biri olduğu konusunda şüphe yoktur.Ni dvoma, da je bil Apel eden najbolj drznih in naprednih umetnikov.
Bunlardan bazıları gonokoklardan ileri gelir.Nekatere med njimi spominjajo na kapnike.
Yarışa kayıt yapabilmek için, katılımcıların yarış günü 18 yaşında veya daha ileri yaşta olmaları gerekir.Na njem lahko sodelujejo tekmovalci, ki v tistem letu dopolnijo 18 let in mlajši.
Aileler arasında yardımlaşma ileri düzeydeydi.Pri vzgoji je pomagala širša družina.
Yerleşmenin aynı zamanda geçici bir konaklama yeri olarak da kullanılmış olduğu ileri sürülmektedir.Dokazano pa je, da je bila lokacija v uporabi tudi kot kraj pokopa.
Husçuların ileri gelenlerinin çoğunun kenti terketmelerine karşın, Prag'daki karışıklıklar devam etti.Čeprav so pomembni husiti zapustili Prago, so se težave nadaljevale.
Az ileride ise bedeni cansız olarak duruyordu.Kmalu po smrti so njegovo telo upepelili.
Heterozigot halde ise ileri yaşlarda ölüme neden olur.Sprejemanje smrti postane prevladujoče v starosti.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Dodana mu je bila širša trdnjava, zdaj pa je delno izgubljena.
Bu kesimde ulaşılan en ileri noktadır.Pravi, da je pri tej smeri najpomembnejša predmetnost.
Eğer ileriye doğru oynamak mümkün değilse, geriye doğru hamle yapılır.In če bomo delali pošteno, se nam bo pošteno vračalo nazaj.
İkinci eşi Pamphilio Pamphili ileride Papa X. Innocentius olacak Kardinal Giambattista'nın erkek kardeşiydi.Njegov starejši brat je bil kardinal Giambattista Pamphili, prihodnji Inocenc X..
1990-91 sezonunda ise bu başarıyı ileri götürerek, Polonya Ligi'ni kazandılar.V sezoni 1997/98 je Rudar dosegel svoj največji uspeh, ko je osvojil slovenski nogometni pokal.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Izbočena navzgor poteka nekako oklevajoče.
Kuşşara'nın, yeri konusunda net bir kanıt henüz ele geçmemiştir ve farklı görüşler ileri sürülmektedir.Natančen namen hriba ni znan, čeprav so znana različna mnenja.
Bu nedenle görme keskinliği ileri derecede düşmüştür.Zaradi tega se s Poglejenom spreta.
Yarışmanın yarı final ve final tarihi EBU tarafından ileri bir tarihte belirlenecektir.Tokrat bodo v končni rezultat vključili daljavo in točke kvalifikacijske serije dan prej.
Mahallenin ileriki yıllarda daha güzel bir görünüme kavuşacağı tahmin edilmektedir.Grad dobiva v zadnjih letih vse bolj urejeno podobo.
Orta Çağdan kalma kilise ilerigelenlerinin merkezi.Podoba novomeške kapiteljske cerkve skozi čas.
Bu konuda birçok görüş ileri sürülebilir.Od tod dalje je možno marsikaj.
Ayrıca daha ileri özel kayıt cihazları da mevcuttur.Obstajajo pa tudi posebna komunikativna orodja.
Fakat bu modern fizikte daha ileri gelişmelerin olmadığı anlamına gelmez.To so zaenkrat nerešeni problemi sodobne fizike.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Kubos ir JAV santykiai sparčiai blogėjo.
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Valtis negalėjo priplaukti prie kranto dėl uolų.
Şehir eyaletteki diğer şehirlerle kıyaslandığında oldukça ileri ve huzurlu bir merkezdir.Palyginus su miestu senamiestyje yra nepaprastai gražu ir ramu.
Z ilk olarak 1977'de Abrial tarafından Steve Schuman ve Bertrand Meyer'in yardımıyla ileri sürüldü.Pirmą kartą Z notaciją pasiūlė Abrial su Steve Schuman ir Bertrand Meyer 1977.
Bizans ekonomisi, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Akdeniz'in en ileri ekonomilerindendi.Daugybę amžių Bizantijos ekonomika buvo pažangiausia Europoje ir Viduržemio jūros regione.
Ancak, daha da ileri gitmesi gerekiyordu.Tačiau jam reikėjo nueiti tolimą kelią.
Bu konuda birçok görüş ileri sürülebilir.Šis žvilgsnis mums daug ką pasako.
Katolikler, bu akımın İsa'nın ilk havarilerinden Petrus tarafından kurulduğunu ileri sürerler. ^ "Katolik."Katalikai tiki, kad šiais žodžiais Jėzus padarė apaštalą Petrą Bažnyčios galva – pirmuoju popiežiumi.
Babil'de bilim ve matematik çok ileri bir düzeye ulaştı.Babilonijoje klestėjo astronomija ir matematika.
Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.Čia susipažino su būsima žmona.
Durumun ileri aşamalarında kişi zaman, yer ve kişi oryantasyonunu kaybeder.Vėliausioje stadijoje žmogus gali prarasti orientaciją laike bei erdvėje.
Pitura'nın Yumuktepe olabileceği ileri sürülmüştür.Iškilo grėsmė, kad mačas gali žlugti.
Şebekenin beş ülkcüyü öldürdüğü ileri sürüldü.Pradžioje pasakojama kaip dievas sukūrė penkis miestus.
Kapitalizmin bir ileri aşamasıdır.Kapitalizmo atsiradimas.
Bu özelliği ileride onu Bizans imparatorlarının en gözde sayfiye alanlarından biri haline getirecekti.Šis faktorius juos pavertė viena iš privilegijuotų imperijos tautų.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Įgulų ir technikų apmokymas baigtas birželį.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Šią sritį reikia geriau ištirti.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Viršutinė pakopa pailga, siaurėja į viršų.
Genellikle ileri dönem kalp yetmezliği hastalarında görülür.Ilgainiui išsivysto širdies nepakankamumas.
UTC+12:45, UTC'den (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) 12 saat 45 dakika ileri zaman dilimi.UTC+12:45 – viena iš pasaulio laiko juostų, einanti dvylika valandų ir 45 minutes anksčiau už pasaulinį laiką.
Ayrıca daha ileri aratırmalariçim önerilerde bulunabilir.Gali būti reikalinga ir kita informacija.
Şirvan'ın neredeyse tüm ileri gelenleri yok edildi.Beveik visi stambūs žinduoliai išnaikinti.
Volkandan çıkan bloklar yaklaşık 2 km kadar ileriye fırlatılmıştır.Barometriniai davikliai ją susprogdino keturių kilometrų aukštyje.
Ayrıca daha ileri özel kayıt cihazları da mevcuttur.Taip pat reikalinga speciali programinė įranga.
Ayrıca daha ileri aratırmalariçim önerilerde bulunabilir.Samuti võib anda soovitus, mida veel teha.
Bizans ekonomisi, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Akdeniz'in en ileri ekonomilerindendi.Bütsantsi majandus kuulus sajandeid Euroopa ja Vahemere maade kõige arenenumate hulka.
Xfce, ticari CDE'ye benzemektedir fakat her yeni sürümde biraz daha ileriye gitmektedir.Xfce sarnaneb mõnevõrra CDE-ga, kuid see sarnasus on iga uue versiooniga järjest vähenenud.
Telif hakları herkese karşı ileri sürülebilirler.Kaubavahetus võib meid kõiki rikastada.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Vajalik oleks teha täpsemad uuringud.
Araçta 5 ileri otomatik vites bulunmaktadır.Käigukastiks on 5-käiguline automaat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod