ileri ile cümle
ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
12 Eylül 2007 tarihinde sağlık sorunlarını ileri sürerek istifa etti.12. září 2007 však náhle rezignoval po měsících rostoucího politického tlaku.
(İleri seviyede sosyal güvence vs.)(Viz fázový přechod.)
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Existují i alternativy k espressu.
Fakat daha ileri gidemedi.Ale tak daleko zatím nejsme.
Bu sinagog getto'nun ileri gelenlerine hizmet verdi.Tato synagoga sloužila radě starších.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Tvrdí, že nejsou vpravo ani vlevo, ale vepředu.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Mají dlouhé ruce, nohy a převážně hnědé (někdy až světle černé) oči.
Belki, ileride birbirimizde nefret ederdik.Bojím se, že jsme se vzájemně poněkud odcizili.
Şirvan'ın neredeyse tüm ileri gelenleri yok edildi.Většina skupin savců téměř zcela vyhynula.
Böylece Jung psikolojiye giriş yaparak ileride kuracağı Analitik Psikolojinin temellerini atmış olur.Jung pak založil analytickou psychologii.
Opsiyonel olarak 6 ileri Otomatik şanzımanla satın alınabilmektedir.Všechny jsou nabízeny výhradně s šestistupňovou automatickou převodovkou.
Biz bölgemizden daha ileri olmak zorundayız, geride kalamayız.Tento chod je pomalejší, nevysedáme.
İleri bir sosyal program tasarladı.Finančně podporoval sociálně demokratický list Naprzód.
İleri matematik çalışmalarına da devam etmekte idi.Ohlasila úmysl pokračovat ve studiu matematiky.
1958'de ise Büyük İleri Atılım başlatıldı.V roce 1958 musel být vyřešen první větší problém.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.V dnešní době tak ční vysoko nad okolí.
İlerici ve genel felçe muzdarip olarak Paris'te tanısı kondu.Brzy dostala nejvyšší ocenění v Paříži.
Bunun ileriki görüntülemeleri sağlayabileceği görüşünde bulunulmuştur.Jsem jí vděčný za umožnění každičkého pohledu.
Çok ileri yaşında papa olmuştur.Byl papežem relativně dlouhou dobu.
Kıbrıs Seferi sonrasında bir barış antlaşmasının daha mantıklı bir yaklaşım olduğu ileri sürülmektedir.Po příměří následovalo velice komplikované dojednání mírové smlouvy.
Köyde İleri Gelen Kabile(aile) Mala Şair Ailesidir.Zalíbené (dříve též Zalíbený) je malá vesnice, část obce Studnice v okrese Chrudim.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.Ministr spravedlnosti nicméně může jakoukoli z těchto podmínek prominout.
İleride diğer araçlara da elektrikli motor projesinin uygulanması düşünülmektedir.Uvažuje se o zavedení elektronického mýta i pro ostatní automobily.
Bu teknik daha ileri düzeydir.Tato technika vypadá složitěji.
2006 yılından bu yana 5 ileri otomatik şanzıman, 2.3 L motorlarda opsiyoneldir.Od modelového roku 2006 je u vozů s motorem 2.3 možno zvolit též pětistupňovou automatickou převodovku.
Badıllı Beyleri ve ileri gelenleri bir münhal yer istediler.Zakládali si na svých mravech a předcích, po kterých zdědili své bohatství.
Tümenin ileri hareketi tüm gün durduruldu.Účastníci akce se zavazují celý den mlčet.
İleriki günlerde de keşif ve bombalama uçuşları gerçekleştirildi.V té době již zcela zastaralé letouny byly používány k nočním náletům a průzkumným letům.
Eserlerindeki sadelik ve akıcılık bu bir edebiyat eğitimi almamasından ileri geldiği düşünülebilir.Ovšem jeho špatný zdravotní stav i jeho lenost mu zabrání vytvořit literární dílo.
Satrancın atasının bu oyun olduğu ileri sürülmektedir.Taktické šachy od Evropana se tentokrát nekonaly.
Daha sonra bütün partilerin ileri gelenleriyle birlikte 10 yıl süreyle siyasete girmesi yasaklandı.Společnost varoval, aby nezapomínala na všechny výdobytky socialismu z minulých desetiletí.
Rengi, yüksek oranda demir içermesinden ileri gelir.Rezavá barva je způsobena vyšším podílem železa.
Zamanla ona aşık olmuş ve ileride evlenmiştir.Zamilovala se do něj a nakonec si ho i vzala.
Bayatlama sadece su kaybından değil, ekmekteki maddelerin de değişikliğe uğramasından ileri gelir.Úbytek váhy může být způsoben nejen ztrátou tuku, ale i vody nebo svalů.
GMT'den 2 saat ileridir.Náleží do časového pásma GMT - 3 hodiny.
Uzman, belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip kişidir.Vyjednavatel musí mít jistý specifický typ znalostí a dovedností.
Bir bobine sarılan tel, işlem boyunca aşındıkça ileri sürülür.Zapíná se tlačítkem na rukojeti, které se musí držet sepnuté po celou dobu práce.
Saraydan çıkma cariyelerle evlenen ileri gelenler de rüşvetsiz iş yapmaz olmuşlardı.Ty, které nenavazují vztahy s lidmi, se jim úzkostlivě vyhýbají (kromě souputníků svých druhů).
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.Oliver se cítí vinen, ale musí mlčet.
En yakın ileri zamanlarda hayata başlayacağı düşünülmektedir. ^Pamatuji se na to velmi živě, protože první setkání jsou nejtrvalejší.
Başta, bu doğumların fazla olmasından ileri geliyordu.Je častější u předčasně narozených.
Öyküdeki kuyunun ise, George Sale'in yaptığı bir Kur'an çevirisinden esinlenildiği ileri sürülmüştür.Předpokládalo se též, že Poeova „jáma“ byla inspirována překladem Koránu od George Saleho.
Jantlar da ilerici bir anlayışla dizayn edilmişti.Barvy byly také připravovány podle složitých receptur.
İlk ve ileri evredeki Clostridium difficile enfeksyonu için ilk seçilen ilaçtır.Kortikosteroidy Jsou lékem první volby u těžkých a středně těžkých atak Crohnovy nemoci.
Füzeler araçtan 30 metre ileriden kontrol istasyonundan yapılmaktaydı.Řídící stanice mohla být umístěna ve 30 m vzdálenosti od vozidla.
Burada ileriye gidemem ki.Momentálně nemohu ani chodit.
Bu durumun yetersiz beslenmeye dayanan kansızlıktan kaynaklanmış olabileceği ileri sürülmektedir.Lze předpokládat, že důvodem vyhynutí byl nedostatek potravy.
Öğretmenliği sırasında psikoloji dalında ileri öğrenim gördü.V průběhu studia jej zaujala psychiatrie.
Seçimlerde çoğunluğu Beşşar Esad liderliğinde olan Ulusal İlerici Cephe kazanmıştır.Volby spolehlivě vyhrávaly strany Národní fronty v čele s KSČ.
Bu amaçlar yeniden ileri hareketine başladı.Tato reakce se opět stává podnětem pro nás.
Warner Bros. ve Miller çekimlere derhal başlamak istedi fakat yapım üç ay ileri atıldı.Přestavbu provedla stavební firma Kapsa a Müller z Plzně a za tři měsíce předala dílo do provozu.
Ancak bir şartları vardır, kentin ileri gelenlerinden birinin kızıyla evlenecektir.Zjistí, že s jednou z vesnických dívek zplodil dceru.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Lze se domnívat, co by se dělo po odpálení jaderné zbraně.
Bir deniz subayıyla kaçtığı ileri sürüldü.S-a spus că a fugit cu un ofițer de marină.
AGP kartlar, limitler içerisinde geri ve ileri uyumludur.Cardurile AGP sunt compatibile înapoi și înainte în limite.
Husçuların ileri gelenlerinin çoğunun kenti terketmelerine karşın, Prag'daki karışıklıklar devam etti.În ciuda plecării din oraș a multor husiți de frunte, tulburările din Praga nu au încetat.
(Bu sonuç ileri de kullanılacaktır.)Arată rata crescândă de utilizare a acestora.]]
Tesadüfi keşfinden sonra, Reinitzer sıvı kristaller üzerindeki çalışmalarını daha ileriye götürmemiştir.După descoperirea accidentală, Reinitzer nu a mai urmărit studierea cristalelor lichide.
Bu alandaki etkisi kendi araştımasından daha ileri gitti.Influența lui s-a extins mult dincolo de propriile sale cercetări.
Durma yürü, haydi ileri.Vă rog, continuați/Te rog, continuă.