Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buradaki fikir, ileride f7-f5 oynayarak beyazın merkezini baskı altına almaktır.Ý tưởng ban đầu của ông là dọa thách thức trung tâm của Trắng sau đó bằng nước f7-f5.
Diğer yandan, Anatoly Khazanov meselenin bu kadar basit olamayacağını ileri sürmüştür.Tuy nhiên, nhà sử học Andrei Lankov đã lập luận rằng điều này khó có thể đúng.
Ailesi Venedik Cumhuriyeti'nin tanınmış ilerigelen soylu sülalelerindendi.Ông xuất thân trong gia đình dòng dõi quý tộc nổi tiếng ở kinh đô Huế.
Takip eden gün kırk yazılı suçlama ile kanıt ileri sürdü.Việc thông qua nghị quyết cần trước 14 ngày khi có văn bản buộc tội.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Nó không bao giờ thể hiện sự gây hấn hoặc bất kỳ hành vi tiêu cực nào khác.
Filler hem ileriye hem de geriye doğru hareket edebilirler ancak zıplayamaz, tırıs ya da dörtnala gidemezler.Tai thẳng đứng hướng về phía sau, có thể có hay không có sừng.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Giữ lối bên phải trừ khi qua mặt, Indiana.
(Bu sonuç ileri de kullanılacaktır.))などにも使われている。
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.そして墳形などから長尾山古墳は前期古墳ではないかとの結論を導いている。
Deneysel araçlar, JDK'nın ileriki versiyonlarında olmayabilir.実験用ツールはJDKの将来のバージョンで利用不可能になるかもしれない。
Ne var ki Alman hatları fazlasıyla ileri çıkmıştı.しかし、ドイツ軍の戦線は拡大しすぎていた。
Artık kızı ondan çok daha ileri bir düzeye gelmektedir ve Sam ona pek fazla yardım edememektedir.天照大御神の愛は無限であるから、われもまた無限に愛を与えてもなお減ることはないのである。
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.徹夜(てつや)とは、夜を徹して(夜通し)何かをするということ。
Bu ülkede ileri sanayi tam kurulmamış, hatta bulunan madenler dahi tam olarak işlenememektedir.地元の土地のほかに近隣の村落に進出して懸作地(かけさくち)を保有する者が少なくなかった」とある。
Bazıları onun politik nedenlerle suikasta uğradığını ileri sürerler.多くの人が、政治的な要因による暗殺と考えている。
Durma yürü, haydi ileri!いざ、進め!
Thales maddenin ilk öğesi (arkhe) olarak suyu ileri sürmüştür.手湯を初めて設置したのは阿寒湖温泉であるとされる。
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.約100名が、これらの実験により命を落としたと報告されている。
Meclisin ileri gelenleri 5 kişiydi.5人の中では、マスコット的存在。
Lisa'ya çok değer verir ve fazla ileri gidince hep özür dilemiştir.サラを深く敬愛しており、それが行き過ぎて暴走することも多い。
Bu düzen Kur'ân-ı Kerîm'de ileri gelen şeriat hükümlerinden kaynaklanmaktadır.この信仰は、まじないの手法のひとつである「撫物(なでもの)」に由来する。
A. ↑ 1802 yılında, William Paley gözün bir tasarım mucizesi olduğu ileri sürmüştü.1802年、神学者ウィリアム・ペイリーは眼の複雑さを奇跡の証拠と見なした。
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.もとより、こうした主張は根拠がなく、無効である。
Ertesi gün sabahında yenilenen ileri harekat, Anzak hattını tepeye bir miktar daha yaklaştırmıştır.同年12月、生前の功によって勲三等に叙され、旭日中綬章を受けた。
Fakat daha ileri gidemedi.しかし遠くまでは行けなかった。
Hatta öyle körleşir ki, babasına bağıracak kadar ileri gider.元服して父より偏諱を受け昭徳(あきのり)と名乗る。
O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi.帝国の都ブハラからは遠く、地勢的にも辺境そのものだった。
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.また、封戸からの封物の送付や荘園からの年貢の送付の責任者も綱丁と称した。
Daha sonra İtalyan ileri hareketi Libya - Mısır sınırını geçti.この日、イタリア軍はリビア・エジプト国境を越えた。
Hatta bir süreliğine yerleşim yerinin terk edildiğini ileri sürenler de vardır.古墳時代前期末から後期初めにかけて築かれた群集墳である。
1837'nin başlarında Schimper buz veya buzul çağı anlamına gelen "Eiszeit" terimini icat ederek ileri sürdü.1837年の初頭に、シンパーは氷河の時代を表す "Eiszeit" (「氷河時代」の意)という術語を新造した。
Böylece, ileri araştırmalar için belli bir yol da çizilebilmektedir.先行研究を探すには、いくつかの方法がある。
Böylece arkadaki düşman uçağının alttan geçip ileri düşmesine yol açar.その後敵機の背後に突き抜け、離脱する。
Bu etki ilk kez David Hilbert tarafından 1915'te ileri sürülmüştür.この作用は、1915年にダフィット・ヒルベルトにより最初に提案された。
Z ilk olarak 1977'de Abrial tarafından Steve Schuman ve Bertrand Meyer'in yardımıyla ileri sürüldü.Zは、もともとは1977年に Jean-Raymond Abrial により Steve Schuman とバートランド・メイヤーの支援を得て開発された。
Bu ateş toplamaları, ileri doğru kaydırılarak ilerleyen kuvvetleri destekleyecektir.これにより、穢れを祓う白銀の炎を自在に操れるようになる。
O zamanlar çoğu bilim adamı orada vakum yerine görünmez bir maddenin olduğunu ileri sürmüştür.だが、当時の科学者の多くは物質に本当にそのような構成単位があるのか大いに疑っていた。
Bu amaçlar yeniden ileri hareketine başladı.これが活動再開のきっかけとなった。
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.一向のほうへ向かって走ってきた。
Clint Eastwood'la ileride çalışmayı çok isterim.主にクリント・イーストウッドとのコンビで数々のヒット作を放つ。
Karşılaşmalarda eskrimci kısa, hızlı adımlarla ileri-geri hareket eder.女性は細やかなステップを見せながら、軽快に踊る。
Diğer yandan geyik, ileriki evrelerde avlanır olmuştur.そしておそらく祖先たちはこの平原で狩りをしていた。
Filmi beğeni ile karşılayanların yanı sıra, 2006 yılının en başarılı yapımı olduğunu ileri sürenlerde vardır.視聴率は好調で、2006年度スタートの作品では最大のヒット作と言われていた。
Podlecki’ye göre Douris, Aspasia’nın hem Sisam hem de Pelopones Savaşlarını kışkırttığını ileri sürmüştür.ポドレッキによるとサモス島のドゥーリスはアスパシアがサモス戦争もペロポネソス戦争も煽動したとの考えを示していたようである。
UTC+14:00, UTC'den (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) 14 saat ileri zaman dilimi.UTC+14とは、協定世界時を14時間進ませた標準時である。
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.侵攻の企ての後キューバと米国の関係は極めて緊張していた。
175 Beygir gücünde V6 motora sahip araçta 4 ileri otomatik şanzıman bulunmaktadır.トラックに3枚のウイングで防御が可能なWD145を搭載。
Arş ileri!前畑がんばれ!
Bu hıza ileride HDTV (High Definition - yüksek çözünürlüklü TV) uygulamalarında ihtiyaç duyulacaktır.映像の解像度をSDTV - HDTV - UHDTVと分類した場合、UHDTV(Ultra High Definition Television、超高精細テレビ)で行われる放送に該当する。
Devlet ileri gelenleri arasında da taraftarları çoktu.民主党員の中にも反対する者がいた。
Bu konuşmalarda zengin ve fakir arasında hukuksal bir eşitliğin şart olması gerektiğini ileri sürer.つまり立法者は富裕層と貧困層の中間的存在でなければならない。
O bölgenin sipahi ileri gelenlerinden Oruç Bey’in oğludur.那須周辺のリゾート開発を進める会社の社長の息子。
UTC+13:45, UTC'den (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) 13 saat 45 dakika ileri zaman dilimi.UTC+13:45とは、協定世界時を13時間45分進ませた標準時である。
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.現在は解体される方向で検討されており、今後はこの名は使われなくなる可能性が高い。
Savunma ve uzaktan kontrollü gemiler alanında oldukça ileri bir teknolojiye sahiptirler.艦内の技術的な部門はほぼ彼が掌握している。
O günkü rüşdiyelerden daha ileri düzeyde bir eğitim uygulanmıştır.これにより当年度より中高の教育課程が変更。
Bunu yaparak hücum takımının olabildiğince ileriden başlamasını sağlar.骨折の整復はできるだけ早期に行うべきである。
Onu ileride tekrar aramızda görmek istiyoruz” şeklinde konuştu.また新しい気持ちで来年に向けてやっていきたい」と来場所を見据えていた。
Dale'in ölümü, ileriki bölümlerde pek çok şey ifade edecek.ヴァンデルモンドの行列式は、数学のいろいろな場面で現れる。
Hitabetinin ileri düzeyde oluşu da buna bağlanmaktadır.信濃(しなの)も関係あるか。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ileri ile cümle - Sayfa 44 - ileri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App