ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
5 ileri sürekli değişken vites seçeneği vardır.Є п'ять довгих, деколи розгалужених променів.
Meydan okuma – karşılık verme protokolleri, gizli bir bilginin bilinmesi dışında şeyler de ileri sürebilir.Виклик-відповідь протоколи використовуються також стверджувати що-небудь, крім знання секретного значення.
Ama, Fox projeyi daha ileri götürmemiştir.Проте у майбутньому Fox так і не просунувся вперед із розробкою проекту.
Bu tamamiyle farklı bir şey olacak çünkü geri gitmek istemiyorum, ileri gitmeye devam etmek istiyorum."Враховуючи сказане, я не повертаюся назад, я йду вперед».
Tırnaklar sapı tutan elin ileri doğru kaymasını engellerler.Плавно витягніть вперед руки долонями вниз.
Filler hem ileriye hem de geriye doğru hareket edebilirler ancak zıplayamaz, tırıs ya da dörtnala gidemezler.Вони рухаються дуже повільно і не можуть стрибати або бігати.
Baldwin Spencer, 2004 yılında Amerika Birleşik İlerici Partisi genel seçimlerde ezici bir zafer kazandı.У 2004 році Болдвін Спенсер як лідер Об'єднаної прогресивної партії здобув перемогу на виборах.
Unicode'un ileriki sürümleriyle çalışan sistemler ya UTF-8 ya da UTF-16 kodlama biçimlerini kullanmaktadır.Єдиними кодуваннями, які обов'язково має розуміти XML-процесор, є UTF-16 та UTF-8.
Daha sonra bütün partilerin ileri gelenleriyle birlikte 10 yıl süreyle siyasete girmesi yasaklandı.Після цього він на п'ять років заборонив діяльність усіх політичних партій в країні.
Buna rağmen, "İleri!І знову - вперед.
Gilman sosyal olarak ev imgesinin tekrardan tanımlanmasını ileri sürdü.Гілман стверджувала, що будинок повинен бути соціально переглянутий.
Budizmin diğer temel ilkesi hiçbir şeyin tesadüfen meydana gelmediğini ileri süren sebep kanunudur.Перший закон Скотта: Неважливо, що щось іде неправильно.
(Bu sonuç ileri de kullanılacaktır.)Також Очікувана корисність).
Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.Під час однієї з подорожей він знайомиться з дівчиною, яка стає його дружиною.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Він пішов по зовсім новому шляху.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Точних підрахунків померлих від голоду тоді ніхто не вів.
İsrail’deki ileri teknoloji fabrikaları 1960’lı yıllarda ortaya çıkmaya başladı .Хай-тек фірми в Ізраїлі почали відкриватися приблизно у 1960 році.
Kondüsyon merkezi de bulunan tesise ileride bir restaurant ilave etme projesi de vardır.В торгівельному центрі відтепер функціонує навіть ресторан.
Zamanla ona aşık olmuş ve ileride evlenmiştir.З часом він закохується в неї і збирається одружитися.
George Bean ve Aşkıdil Akarca ise kentin Kafaca mahallesi yakınında olduğunu ileri sürerler.Мейбл і її коханий йдуть до пляжу, де випадково пожартували над батьком Георга.
Topçu ileri gözetleyici aracı.Переднє оглядове скло броньоване.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Однак ТГ занадто випередив свій час.
Eğer top sağdan sola ve ileriye doğru dönüyorsa bu bir sağ yanspindir.Якщо обертання відбувається проти годинникової стрілки — то вправо.
Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!Ми всі команда єдина, Вперед Буковина!
Tankta 4 ileri, 2 geri Allison X-1100-3B Hydro-Kinetic otomatik vites kutusu bulunmaktadır.Трансмісія Allison X-1100-3B.
Erkekler zaten uzun kuyruklara sahipken dişiler bu konuda onlardan yine daha ileri olurlar.На думку письменниці, якщо дорослі таким займаються, то підлітки бавляться цим ще частіше.
Angola Avante (Türkçe:İleri, Angola), Afrika ülkesi Angola'nın ulusal marşıdır.Ангола вперед!) — державний гімн Анголи.
İleri Seviyede Matematik.Математик за першою освітою.
Bu durumda Malinovski, cephe kuvvetlerinin ileri harekâta devam etmesi yönünde gereken emirleri verdi.Дізнавшись про це, Мініх віддав наказ про наступ головним силам.
İleriye uyumluluk ve genişletilebilme benzer olmalarına rağmen, aynı şey değildirler.Хоча визначення зіверта і грея видаються однаковими, оскільки стосуються однакових величин, це не так.
Hırsızlar, hızlı bir şekilde kum üzerinde kaçarken ileride bir aslan belirmiş.Одного разу на шляху слоненяти з'явився дуже страшний лев...
Tabi bu efsaneyi çürütecek tezler de ileri sürüldü.Надалі чутки тільки доповнювали цю легенду.
Sovyet karşı taarruzları ileri hatlardaki 1. Panzer Ordusu'na karşı taarruzlara başladılar.Радянські війська атакують з усіх боків наступаючу на Умань 1-шу танкову групу.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Книга передбачає появу ядерної зброї.
Çalılıkların efendisi İleriye doğru sıçrıyor karanlığı kovarak.Капітан закриває трюм і там стає темно.
Aktarma ise 7 ileri çift-kavrama.Тут 7! — це число перестановок з семи точок.
Kadın sporcu hareketi havada tamamlar ve erkek sporcu onu yakalamak için ileriye doğru kayar.Бізнес почав розвиватися, і спортсмен йде туди з головою.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Судові реформи також залишилися відкритим питанням.
Ayrıca ortak mülkiyetten kişisel mülkiyete doğru bir değişme olduğu ileri sürülmektedir.Ще більш дивно те, що склад коми також істотно змінюється.
Yarım saat içerler, 5-10metre ileriye giderler.Чашечка дзвоникувата, 3-5 мм завдовжки.
Böylece Yakup'un ileride İsrailoğulları'nı meydana getirecek olan 12 tane oğlu olmuş oldu.Якуб мав 12 синів, які стали родоначальниками ізраїльтян.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.На нього надягали старий капелюх та людський одяг.
Örgüt «İleri» gazetesi çıkarıyor.Виходить колгоспна багатотиражна газета «Вперед».
12 Eylül 2007 tarihinde sağlık sorunlarını ileri sürerek istifa etti.12 листопада 2007, справу проти неї було припинено в очікуванні оцінки стану здоров'я.
Bu düşünce Friglerin çanak, çömlek stillerinin Makedonyalılarınkine benzemesinden ileri gelmektedir.З точки зору стилістики, ці мотети подібні до мадригалів.
Stony Brook Üniversitesi'ndeki bu sistem daha çok analiz ve ileri işleme üzerineydi.Система була створена у Стоун-Бруці для аналізу і подальшої обробки.
İleride ne olacağını hiç kimse bilmiyor.Ніхто не знає, що трапиться далі.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Koho (ne)uvidíme v Tegu .
Bu dönemde tıp eğitimi çok ileri bir seviyedeydi.Medicínsky byla tehdy na velice vysoké úrovni.
Balbus ve Hawley (1991) açısal momentum naklini üretmek için manyetik alan içeren bir mekanizma ileri sürdü.V roce 1991 Balbus a Hawley navrhli mechanismus přenosu momentu hybnosti zahrnující magnetická pole.
15 yaşında tanıştığı Maurice Chevalier onun ileride çok yükseleceğini söyledi.V patnácti letech potkala Maurice Chevaliera, který prý předpověděl její úspěch.
İleri düzey kullanıcılar için gelişmiş seçenekler.Je vhodná pro pokročilé uživatele.
Durma yürü, haydi ileri.Pas allé – Chůze.
Ne Kadar İleri Gidebilirsin?, Çev.Na jak dlouho roztočíte káču rukou?. spintop.cz .
İleri seviyedeki profesyonel grafik kartlarında kullanılır.Používaný v high-end profesionálních grafických kartách.
Karısı Fransa'nın ileri gelen ailelerinden biri idi.Noialles byla jednou z předních francouzských rodin.
1983'ten 1993'e kadar İlerici Muhafazakâr Parti başkanlığını yürüttü.Byla předsedkyní Progresivně-konzervativní strany krátce roku 1993.
Öğrenciler genelde 3 standart seviye ve 3 ileri seviye olmak üzere 6 dersi de kendileri seçer.Standardně student absolvuje šest předmětů, z nichž tři si zvolí na standardní a tři na vyšší úrovni.
Diğer birkaç kişi ise CADASIL adlı bir sendrom ileri sürmüştür.Všude jinde je skupina známá jako Caesars.
Bu da zamanına göre ileri bir tekniktir.Svého času patřil za vynikajícího technika.

İlgili Sayfalar