ileri ile cümle
ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Parkın ilerisinde Seyir Kalesi (Seyir Tepesi) yer alır.Aan de bovenzijde (oostzijde) van het plein is een taxistandplaats.
Namlu ileriye doğru kendi izasında kolayca çıkarılıp tekrar içeri sokulabilir.Dat lukt hem, zodat ook I Oen zelf rustig meegenomen en voorgeleid kan worden.
Bu da babasının ölüm nedeninden ileri geliyordu.Dat zal waarschijnlijk te maken hebben gehad met het overlijden van zijn vader.
Maymunlar veya etçiller ile akraba oldukları da ileri sürülmüştür.Zij meenden dat zijzelf, of hun familie, hun vee of gewassen behekst waren.
İleri matematik çalışmalarına da devam etmekte idi.Desondanks zette hij ook zijn studie wiskunde voort.
İleriki kitaplarda ağabeyi gibi bir varg olduğu anlaşılmıştır.De broer beschreef zijn zuster als een boekenwurm.
Köy adı, eskiden yapılan kazan satımı işinden ileri gelmektedir.Het meer heeft zijn naam te danken aan de zoutwinning die eertijds plaatsvond.
Meclisin ileri gelenleri 5 kişiydi.The McCalmans hadden in totaal vijf leden.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
İleriye uyumluluk ve genişletilebilme benzer olmalarına rağmen, aynı şey değildirler.Een concessie en een vergunning zijn weliswaar verwant maar niet hetzelfde.
İleri den geriye doğru bir çizik at.Op de achtergrond Rhenen.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Roeiend ging men weer stroomopwaarts.
Kod noktalarının çoğu ileride yeni karakterlere tahsis edilmek için ayrılmıştır.Het personeel verhuisde grotendeels naar de nieuwe afdelingen VA I t/m VI.
İleri derecede bir Beatles hayranıydı.Hij is ook een Beatles fan.
Ancak, daha da ileri gitmesi gerekiyordu.Men hoefde deze slechts verder te verhogen.
(Kazakça, "Kazakistan, sadece ileri!")(Grieks: "εύρηκα!" = "Ik heb (het) gevonden!")
İleri gidiyorsun.Je maakt het al te gortig.
İleride adayı gördük.In de verte zagen we het eiland.
Oldukça ılımlı ve ilerici olan ikinci grup, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yükselişte.Deze laatste, eerder gematigde en progressieve, groep is vooral in de ontwikkelingslanden erg in opmars.
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Wieczorem wszyscy byli dla niego mili (oprócz dąsającej się ciągle Maybelle).
İki dağ arasına kurulmuştur.(Safrantı Dağı-Çal Dağı)Mahalleden İleri devam eden bir yol yoktur.W góry prowadzą jedynie dwie drogi, z których żadna nie przekracza ich w poprzek.
1905 F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.1905 F. Reigel zasugerował, że wrzody są spowodowane przez nadmiar kwasu.
Bir deniz subayıyla kaçtığı ileri sürüldü.Mówiono wtedy, że uciekła z oficerem marynarki.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Niemcy uciekli do lasu położonego za wzniesieniem.
Çifte doğruluk önermesini ileri sürer; aklın doğruları ve inancın doğruları.Zachowamy prawdę dzięki wierze.
Bunun bir sabotaj olduğu ileri sürüldü.Istnieje prawdopodobieństwo, że był to sabotaż.
Badıllı Beyleri ve ileri gelenleri bir münhal yer istediler.Wyłaniają oni spośród siebie burmistrza i jego zastępcę, którzy kierują egzekutywą.
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Występuje najczęściej w starszym wieku.
Bu tür bir tedavi, ileride oluşabilecek anafilaksi nöbetlerini önleyebilir.Ten rodzaj terapii może zapobiec przyszłym przypadkom anafilaksji.
Ne Kadar İleri Gidebilirsin?, Çev.Jak daleko może posunąć się państwo?
Bu sözler içinde de kimi "birleşik" sözcüklerin ayrı yazılacağını ileri sürmüştür. (...)A tak bardzo chciałbym otrzymać chociaż parę słów Twoją ręką napisanych (...).
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Łodzie nie mogły dobić do brzegu z powodu licznych skał w przybrzeżnej wodzie.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.Odchodzą od niej ciągi: do otworu wejściowego.
Bu kesimde Alman ileri hareketi 10 Temmuz tarihinde durmuştur.Na tym odcinku Niemcy ponownie ruszyli 11 lipca.
Ve insan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye doğru kurar.Uchodził za człowieka próżnego, przykładającego wagę do przepychu i zbytku.
En yakın ileri zamanlarda hayata başlayacağı düşünülmektedir. ^Bądź odważna, twój czas prześladowań wkrótce się zacznie.
Sağ tarafta misafir odasını, biraz ileride solda tiyatro salonunu görüyoruz.Na lewo pamiętam salonik, dalej salon.
İleride yaşanması olası çekişmeleri durdurabilmek için, Njal, Þráinn'in oğlu Höskuldur'ü evlat edinir.Sam Njal, chcąc powstrzymać przyszłe kłótnie, adoptuje syna Þráinna, Höskuldra.
1915 - İleride NASA adını alacak olan, NACA (National Advisory Committee for Aeronautics) kuruldu.1915 – W USA utworzono komitet doradczy do spraw aeronautyki NACA, będący poprzednikiem NASA.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.W swojej ludzkiej postaci nosi kapelusz i laskę.
Salto ileriye, geriye veya yanlara da yapılabilir ve havada veya yerde uygulanabilir.Siła może być skupiona (w punkcie) lub rozłożona (wzdłuż linii, na powierzchni lub w objętości).
Gerçekler aynı zamanda, gerçek olduğu ileri sürülen konunun doğru ve geçerli olduğunu belirtir.Zawsze staramy się trafić w to, co ona uzna za odpowiednie i prawdziwe.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Wzdłuż niego biegła brukowana ścieżka.
Farklılık, banyo işlemlerinden ileri gelir.Krótkiego prysznica zamiast kąpieli.
Fakat daha ileri gidemedi.Nie ubiegł jednak daleko.
İleriki günlerde bu tecrübelerini kâbus olarak nitelendirdi.Później opisał to doświadczenie jako "koszmar".
Aslında bunun bir Alman propagandası olduğu da ileri sürülmüştür.Fakt ten został wykorzystany przez niemiecką propagandę.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Także inne interpretacje były przedmiotem dyskusji.
Örgüt «İleri» gazetesi çıkarıyor.Ze zjazdu pisał sprawozdania dla gazety „Naprzód”.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Znacznie „wyprzedzał” swój czas.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Nie stają nigdy pomiędzy człowiekiem a postępem.
(Zaman İleri!(Następny proszę!
Vites kutusu: 4 ileri, 1 geri, tüm vitesler senkromeçli.Skrzynia biegów: 5 biegów do przodu i 1 do tyłu, bez synchronizacji.
Listeden seçeceğim donanımı yükle'yi seçip >> ileri.Nie zapomnijcie, proszę, usunąć mnie z listy prenumeratorów”.
Aero Shake: Pencere sallayarak (ileri geri sürükler) tüm diğer pencereleri en aza indirir.Aero Shake – minimalizacja wszystkich pozostałych okien za pomocą kliknięcia belki okna i potrząśnięcia.
The Upcycle: Beyond Sustainability (İleriye Dönüşüm: Sürdürülebilirliğin Ötesi ^ "Başka bir ekoloji".LIFE BEYOND OIL – THREAT OR OPPORTUNITY? (ang.).
Sovyet kaynakları, 60 bin Alman askerinin öldüğünü, 120 esir alındığını ileri sürmektedir.Armia Czerwona twierdziła że zginęło 60 000 Niemców, a 120 000 zostało wziętych do niewoli.
İlerideki bölümlerde ise birbirlerine aşık olacaklardır.Na internetowych czatach, oboje się w kimś zakochują.
Tamamen dürüst olmak gerekirse, neden daha ileri gidemediğini bilmiyorum.Zaczynam się zastanawiać czy rzeczywiście nie mam czasu?
Devlet ileri gelenleri arasında da taraftarları çoktu.Wśród szerokich kręgów obywateli przeciwników ustawy było więcej.