ileri ile cümle
ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Bu sonuç ileri de kullanılacaktır.)(Wat is hier zelfstandig gebruikt.)
İngilizce centre forward (orta ileri) kelimesinden Türkçeye girmiştir.De ]? van het Middelengels ging omhoog naar ]?.
Bizans ekonomisi, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Akdeniz'in en ileri ekonomilerindendi.De Byzantijnse economie was eeuwenlang een van de meest geavanceerde in Europa en het Middellandse Zeegebied.
1915 - İleride NASA adını alacak olan, NACA (National Advisory Committee for Aeronautics) kuruldu.1915 - Oprichting van de National Advisory Committee for Aeronautics (NACA), de voorganger van de NASA.
İleri doğru sürdü.Ze buigen voorwaarts.
1961 yılında, Senegalli İlerici Birlik'e (Union Progressiste Sénégalaise, UPS) katıldı.In 1960 tot voorzitter van de Union de Progressif de Senegalese (UPS) gekozen.
İsrail’deki ileri teknoloji fabrikaları 1960’lı yıllarda ortaya çıkmaya başladı .De hightechindustrie in Israël ontwikkelde zich vanaf de jaren 60.
Kadima (İbranice: קדימה, Türkçe: İleri), İsrail'deki siyasi bir partidir.Kadima (Hebreeuws: קדימה ,Nederlands: Voorwaarts) is een Israëlische politieke partij van het midden.
Parti ileri gelenlerinden birçoğu tutuklandı.Een groot aantal leden van de Trouw-groep werd gearresteerd.
Bu tür bir tedavi, ileride oluşabilecek anafilaksi nöbetlerini önleyebilir.Met dit type behandeling is het wellicht mogelijk toekomstige anafylactische reacties te voorkomen.
Farklılık, banyo işlemlerinden ileri gelir.Het is overbodig om ze in bad te doen.
XR 311 ve Cheetah modelleri ileride üretilecek Humvee aracının atası sayabiliriz.De XR311 en de Cheetah worden beschouwd als voorlopers van de huidige Humvee.
Uyarlama uluslararası gönüllü değişimin düzenlemesinde ileri bir standarda önderlik etti.Deze heroriëntatie leidde tot verdere standaardisering van de internationale uitwisseling van vrijwilligers.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.Tegenwoordig is het een wijk in volle ontwikkeling.
İleride 40 ayrı dilde yayımlanıyor olacak.Vier jaar later zond men uit in veertien verschillende talen.
Otoriteleri, kendi hanedanlarını kuracak kadar ileriydi.Ze zouden te veel gericht zijn op de eigen instelling.
Arş ileri!Breda vooruit!
Marge'ın konuştuğu Shep ve Jerry, olayla ilgileri olmadığını ileri sürer.Marge ondervraagt Jerry en Shep, die beiden ontkennen iets van de zaak af te weten.
Durma yürü, haydi ileri!Klang! - Marsch, op.
Artık kızı ondan çok daha ileri bir düzeye gelmektedir ve Sam ona pek fazla yardım edememektedir.Zij bedekt haar naaktheid nauwelijks en kan weinig meer doen dan haar handen afwerend uitstrekken.
Filmde bazı tarihi yanlışlıklar bulunduğu ileri sürülmektedir.De film bevat een aantal historische onjuistheden.
Şu anda ileri sürüş teknikleri uzmanıdır.Momenteel rijdt hij voor Specialized Racing.
Keith Stanfield, Darius, Alfred'in ileri görüşlü sağ kolu.Keith Stanfield als Darius, Alfreds beste vriend.
Bu teknik daha ileri düzeydir.In technisch opzicht is deze van een veel hoger peil.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Hij was zijn tijd ver vooruit.
Bu da zamanına göre ileri bir tekniktir.Het was destijds een vooruitstrevend stuk techniek.
Ancak oyundaki birçok hata göz ardı edilemeyecek kadar ileri boyuttadır.Met kennis van voorgaande versies van het spel kan echter een groot gedeelte worden overgeslagen.
Etügen ile aynı Tanrıça olduğunu ileri süren görüşler vardır.In sommige werken worden zij als één en dezelfde godin voorgesteld.
Bunların çevreden toplanarak yerleşmeye getirildiği ileri sürülmektedir.Wat er ook van waar zij, een handgemeen brak los onder de verzamelden.
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Het gaat met het vorderen van de leeftijd meestal over.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Anderen droegen alternatieve verklaringen aan.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.Van hieruit kwam men door de Voorpoort (Gevangenpoort) het voorhof (of Buitenhof) van het kasteel binnen.
Bu nedenle evrim sadece ileri doğru ilerler ve asla geriye dönmez.De schaduw volgt en keert niet terug.
"Yozgat" adının menşei konusunda ise, değişik söylentiler ileri sürülmektedir.'Over het ontstaan van de merknaam Unox gaan verschillende verhalen.
Clint Eastwood'la ileride çalışmayı çok isterim.Siegel is vooral bekend geworden door zijn samenwerking met Clint Eastwood.
Buna rağmen ileriye yürüyeceğiz ve karşımıza çıkan Türklere taarruz edeceğiz.”"Wij waarschuwen alle toeristen die van plan zijn naar Turkije te komen."
Gölge oyununun kökeni konusunda değişik görüşler ileri sürülmektedir.Er zijn verschillende versies over de komst van het schaduwspel.
İlk bando çalışmalarını hayata geçirir ( İleri ve Talipoğlu, 2007).Dankdag voor Gewas en Arbeid (Ned.- Protestants), eerste woensdag in november.
Filmleri çoğunlukla ilerici ve toplumsal açıdan eleştirel temalar içermektedir.Veel van deze films bevatten ook futuristische en maatschappijkritische elementen.
İki yöntem de oldukça benzerdir, farkları güç kaynaklarından ileri gelmektedir.Bij doubletten worden twee bronnen op enige afstand (ca.
Dokuma tüm Kolomb öncesi büyük uygarlıklarda olduğu gibi, bir hayli ileri bir sanatsal düzeye ulaşmıştı.Zoals bij de vorige uitbreidingspakketten, heeft elke nieuwe beschaving een eigen wonder.
Ayrıca posta ve haber alma işleri de çok ileri düzeyde idi.Het (politieke) nieuws was Zwaangezind.
İleride eşi olacak Alma Mahler ile bu dönemde tanıştı.In ieder geval trouwde Alma iets later met Mahler.
Doktorlar "ileri yeti yitimi" teşhisi koyarlar.De voorbenen “wandelen” voorwaarts.
Kendinize ileride faydalı olabileceğine inandığınız notlar tutun, mümkünse günlük tutun.Breng de handen achter de rug zover mogelijk naar elkaar toe, indien mogelijk in elkaar gevouwen.
Bu sayede, ileri tetkik gereken kadınların seçilmesini sağlar.Deze beslissing leidt naar een keuze die de dames moeten maken voor de rest van hun leven.
Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.Inmiddels had hij zijn latere echtgenote ontmoet.
İleriye yönelik ortak bir amaç yoğunluğu.Het bereiken van een brede doelgroep.
Ama kitap daha ileri gidiyordu.Het boek zal dus nog ouder zijn.
Ayrıca daha ileri aratırmalariçim önerilerde bulunabilir.Het is mogelijk ook nog verder te stretchen.
Bir süvari bölüğü bu ileri hareketi durdurmuştur.Een militair detachement maakte hier een einde aan.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.De Veiligheidsraad was diep bezorgd om de situatie tussen Cuba en de VS.
Boyun geri çekilip toplanabilmekte ve ileriye doğru uzatılabilmektedir.Hij hakt grote stukken uit hem (de rots) en loopt weer weg.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
ABD'de Hot 100'da on bir numaradan ileri gidemedi.In de Verenigde Staten haalden ze nog drie maal de Hot 100.
1983'te, Kaliforniya Sanat Enstitüsü'nde (Valencia, Kaliforniya) ileri video eğitmeni oldu.In 1983 werd Viola videodocent aan het California Institute of the Arts in Valencia, Californië.
Bu konuda birçok görüş ileri sürülebilir.Bij die zienswijze kunnen veel vraagtekens worden gezet.
İsveç'e ait Wasa Araştırma İstasyonu, Aboa'nın 200 metre ilerisine kurulmuştur.Het Zweedse poolstation Wasa ligt op slechts 200 meter.
Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.In zijn visie was Allah (God) niet de voortzetting van de Bijbelse God, maar van de maangod van de Sabeërs.
Bu yeni kuvvetler Fastov'u geri almak için, bir kıskaç hareketi icra edecek biçimde ileri sürüldü.Door zijn nieuwe ploeg Quick Step werd hij op non-actief gezet.