ileri ile cümle
ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu araştırmalar aynı zamanda karanlık enerji üzerine yapılacak ilerideki kısıtlamaları sağlayabilir.Eles também podem fornecer uma importante restrição futura à energia escura.
Örgüt «İleri» gazetesi çıkarıyor.O partido publica o jornal Avance.
İki dereceli sistem lehine çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Duas linhas separadas de estudo têm sido amplamente debatidas.
Bu konuda birçok görüş ileri sürülebilir.Podemos abordar esta questão de várias perspetivas.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Do lado francês, toda a estrutura viárias e aduaneira está pronta desde o fim de 2011.
İleri araştırmalar için gereklidir.Há a possibilidade de efectuar pesquisas avançadas.
1750 yılı civarlarında ileride çok yakın arkadaş olacağı David Hume ile burada tanışmıştır.Por volta de 1750, conheceu o filósofo David Hume, que se tornou um dos seus mais próximos amigos.
2006-2007 modelinde 6-ileri düz veya 6-ileri otomatik şanzımanlarla satışa sunulmuştur.Os modelos de 2006-2007 veio com um manual de 6 velocidades ou 6-velocidade transmissão automática.
Fakat daha ileri gidemedi.Não conseguiu ir muito longe.
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Estes eram provavelmente inúteis na luta.
2005: 6 ileri otomatik vites 2008: Dijital televizyon alıcısı standart.2005: TV normal como ele mesmo, em comerciais.
Bu sayede, ileri tetkik gereken kadınların seçilmesini sağlar.Ela seleciona as transportadoras necessárias.
Sürekli gelişimde her zaman en iyiyi yakalamak arzusu TKY de hep bir ileri safhaya taşımaktadır.Do desejo de procurar sempre a felicidade, onde quer que ela esteja.
Nureddin ileri görüşlü bir liderdi, adımlarını daima geleceği düşünerek atardı.Sonhadora, quimérica, sempre tentando adivinhar o futuro.
İleride bir kitap yazıp durumu efkarı umumiye arzedeceğim.Vou mostrar-lhe uma boa imagem, por favor, espere por mim.
Bunun ana nedeni, ileride gerçekleşebilecek olası başka isyanlardı.Muito mais aberto a questionamentos é o que poderia estar acontecendo nos bastidores.
Bu özellikleri esasen termoplastiklerin molekül yapısından ileri gelmektedir.Isto alterou-se por completo quando apareceram os métodos de clonagem molecular.
Ancak, daha da ileri gitmesi gerekiyordu.Tratar-se-ia ir mais longe.
Altı çocukları olan çiftin dört çocuğu ileride başarılı sanatçılar oldu.Doze filhos, todos os quais se tornaram artistas.
İlerici Parti üyesidir.Membro do Partido Progressista.
Bu gemiler Berberi Sahili ilerisindeki korsanlık faaliyetlerinin büyük bir kısmına sona erdirmiştir.Estes navios foram utilizados para o combate a atividade pirata mais ao largo da costa da Berbéria.
Vites kutusu: 4 ileri, 1 geri, tüm vitesler senkromeçli.Caixa de mudanças: quatro marchas sincronizadas para frente e uma à ré, com alavanca no assoalho.
Telif hakları herkese karşı ileri sürülebilirler.Direito Constitucional ao Alcance de Todos.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Pesquisas adicionais são necessárias nesta área.
İleride bu top Wehrmacht elindeki en etkili tanksavar silahı oldu.Foi a maior arma autoautopropulsada a ver serviço.
Bu buluş ileride T-34 üzerinde kullanıldı.Esse conceito levou diretamente ao layout do T-34.
O, var - kuvvetini esirgemeden Aristotelesçi felsefenin ileriye doğru gelişimini sağlamalı idi.Pergunta a ela se teria coragem de, por seu amor, tomar o mesmo caminho de Felícia.
Özbekistan bayrağının sembolik anlamı için pek çok teori ileri sürülmüştür.Muitos negam a autenticidade do Trono de Boston.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Os famintos prisioneiros dificilmente conseguiam caminhar sozinhos.
Dupuy'un başbakanlık döneminde, bir takım ilerici reformlar gerçekleştirildi.Como primeiro-ministro, Erdoğan implementou várias reformas.
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.O Grande Deus está revelando ao senhor o que vai acontecer no futuro.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.Por exemplo: Normalidade saudável: levantar cedo para caminhar.
Tapınağın kullanımı ile ilgili çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Detalhes precisos acerca do surgimento do templo são poucos.
Bu olay benim üzerimde öylesine tesir etti ki, ileride doktor olmamın sebebidir.Eu falei pra ele que era melhor procurar um médico.
Abbasî soyuna mensup ileri gelenler tarafından yakın ilgi gördü.Pouco a pouco foi se interessando pelos amplificadores.
Üniversite lisans ve lisansüstü öğrencilere ileri araştırma olanakları sunmaya gayret göstermektedir.Registro e possibilidade de acompanhamento detalhado da participação dos alunos.
Aileler arasında yardımlaşma ileri düzeydeydi.De fato, o sistema de ajuda entre as famílias estava muito desenvolvido.
Bunlardan bazıları gonokoklardan ileri gelir.Muitos deles descendiam dos iorubás.
İleri doğru sürdü.Que ia em frente.
SpaceX ilk başta her iki aşamanın da ileride tekrar kullanılabilir olacağını umduklarını belirtmiştir.Porém, Rogge deixou claro que ambos os esportes podem voltar a se candidatar no futuro.
İleriki yıllarda gereken ilğiyi göreceğini ummaktayız.Esperamos gravar pelos próximos anos.
Bu aşama iktisadi birleşme hareketlerinin en ileri aşamasıdır.É a fase decisiva da manobra ofensiva.
Fetvayı aşiretlerin ileri gelenlerine gönderdi.Eles mandavam para às dirções-gerais.
İngiliz ordusunun bu ileri hareketi daha sonra Yugoslav kuvvetleriyle bazı sürtüşmelere yol açmıştır.Esta intervenção britânica nos Açores colocou em perigo a sobrevivência das forças liberais.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Tenho certeza que ele ia dar uma volta.
Hatta o kadar ileriye gider ki, devleti yönetenlerin filozof olması gerektiğini bile söyler.Por isso, não enxerga a necessidade estrita de que os soberanos sejam filósofos.
Sarnıç köyü ekonomik ve sosyal yönden oldukça ileri bir durumdadır.Hoje, o bairro da Penha encontra-se em amplo crescimento econômico e social.
Borsa ve bankacılık sektörleri diğer ülkelerden çok ileri idi.Mas ainda o setor de serviços e comércio é mais proeminente do que outros setores.
Diyarbakır el sanatları, I. Dünya Savaşı'na kadar çok ileri bir düzeydeydi.As armas anti-submarinas mantinham-se, quase semelhantes às da Primeira Guerra Mundial.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Linha do tempo das relações entre Cuba e Estados Unidos.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.O condenado deve cumprir as condições durante o período de prova.
Kimse onun kadar bu işi ileri götüremez.Ainda ninguém foi capaz de realizar tal tarefa.
251/18-II - Topçu ileri gözetleyici aracının zırhlı modeli.18–20 pp. Embrapa Monitoramento por Satélite.
Bu rekabet 797/798 yılında ileri gitti ve İrini ciddi şekilde hastalanınca Mayıs 799 tarihinde yoğunlaştı.Deze competitie begon in 797/798. en intensiveerde in mei 799, toen Irene ernstig ziek werd.
251/18-II - Topçu ileri gözetleyici aracının zırhlı modeli.251/18 - Artilleriewaarnemingsvoertuig.
Ve insan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye doğru kurar.Pronoia brengt de mens tot inzicht over zijn herkomst en bestemming.
Hatta daha ileri gitti, çok iyi okuduğu "Mevlid-i Şerîf" lisanıyla o gün gördüğünü yazdı.Later gebeurde dit (uit gewoonte) ook wanneer het hoogaltaar wel zichtbaar was.
1958'de ise Büyük İleri Atılım başlatıldı.In 1958 begon de Grote Sprong Voorwaarts.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?(Hebde gij dat gezien?)
Sovyet kaynakları, çoğu hasta olmak üzere 140 bin kişinin tahliye edildiğini ileri sürmektedir.Sovjetbronnen beweren dat zo'n 140.000 man waren geëvacueerd.