Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu aksiyom için üç kanıt ileri sürülür.A jelen cikk erre az állításra ad három bizonyítást.
Franklin'in başarıları 1970'lerde daha ilerilere yöneldi.Franklin jelentős sikerei az 1970-es évek elejéig folytatódtak.
Fakat daha ileri gidemedi.De nem jutottak messzire.
Aynı yarışta iki finiş olmazsa, kim daha çok ileri gitmişse o yarışı kazanır.Ha egy futamban egyik versenyző sem ér célba, akkor a távolabb jutott versenyző nyeri a futamot.
Bu tür bir tedavi, ileride oluşabilecek anafilaksi nöbetlerini önleyebilir.Ezzel a kezeléssel esetlegesen megelőzhetőek a későbbi anafilaxiás epizódok.
O'Sullivan turnuvanın ileriki turlarında Fergal O'Brien tarafından elenmiştir.A következő körben Fergal O'Brien ellen esett ki.
Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.Utazásai során Spanyolországban ismerkedett meg későbbi feleségével.
5 ileri sürekli değişken vites seçeneği vardır.Keressünk fenntartható alternatívákat.
Adaya ileriki zamanlarda bir tesis kurulacaktır.Újra átélhetjük a Sziget elköltöztetésének pillanatait.
Zamanla ona aşık olmuş ve ileride evlenmiştir.A fiú rögtön beleszeretett és összeházasodtak.
Bazıları onun politik nedenlerle suikasta uğradığını ileri sürerler.Elfogadhatatlannak tartották, hogy a munkahelyéről politikai okokból bárkit eltávolítsanak.
Özel bir misyon da ileri sürülmüştür.Különleges küldetés vár rá.
1750 yılı civarlarında ileride çok yakın arkadaş olacağı David Hume ile burada tanışmıştır.1750 körül megismerkedett David Hume filozófussal, aki közeli jó barátja lett.
Ayrıca daha ileri aratırmalariçim önerilerde bulunabilir.További próbálgatásra is szükség lehet.
Me 163'ün performansı aynı dönemin piston motorlu uçaklarından çok daha ileridedir.A Me 163 teljesítménye messze felülmúlta a korabeli dugattyús motoros repülőgépekét.
Bu iki devletin kalan kolonileri ileriki yıllarda bağımsız oldular.Az ezt következő két évtizedben a legtöbb volt gyarmat függetlenné vált.
Bu da toprağın kalitesinden ileri gelir.Így van a földi örömmel is.
Farklılık, banyo işlemlerinden ileri gelir.A melegítés másik módja a fürdők alkalmazása.
Kewell bu seçmelere ileride millî takımdan da arkadaşı olacak Brett Emerton ile birlikte katıldı.Egy válogatottbeli csapattársával, Brett Emertonnal is együtt játszhatott.
Samuel Pepys 23 Şubat 1633de Londra Şehri'nde tanisn "Fleet Street Sokağı"'nın biraz ilerisinde sokakta doğdu.Pepys Londonban, a Fleet Street-en található Salisbury Court-on született 1633. február 23-án.
Fakat ne kadar hızlı koşsalar da oldukları yerden ileri gidemezler.A futó átlósan bármennyit léphet.
Kral saray içinde sadece ileri geri ve yanlara gidebilir ve sarayı terkedemezler.Ugyan úgy mozognak, akár csak a generális, és a palotát sem hagyhatják el.
Yakın kümelerin uzaklıkları bulunduğunda, ileri tekniklerle daha uzak kümelerin uzaklıkları da bulunabilir.Mivel fennállt a lehetősége egy bukásnak, minél távolabbi helyszínt igyekeztek keresni.
Orta Çağdan kalma kilise ilerigelenlerinin merkezi.A középkori templom maradványai.
Biraz ileri yaşlarda basketbol oynamaya başlamıştır.Ott kezdett el komolyabban kosárlabdázni.
Doktorların bu raporunun doğruluğu daha ileri bir dönemde açığa çıkan ABD Ordu Raporuyla da onaylanacaktır.Jelentése állításait egy mára már titkosságát vesztett amerikai hírszerzői dokumentum is megerősíti.
Durma yürü, haydi ileri.Melltájék kerek, előretartott.
Bu dönemde tıp eğitimi çok ileri bir seviyedeydi.Az egyiptomi orvostudomány a maga korában igen fejlett volt.
Bu sayede araç ileri gittiği hızda geri de gidebilir.Emiatt egy kicsivel szabad csak a kocsi sebessége előtt járni.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Az oszlopok az apadána oszlopaihoz hasonlítottak, mára ezek már nem maradtak meg, ám a talapzatuk látható.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Ezt kihasználva a németek csapdát állítottak a környező magaslatokban elbújva.
Ayrıca Sangha Buda'nın öğretilerinin korunması, çevrilmesi, ileriye taşınması ve yayılmasından sorumludur.A szangha felelős Buddha tanításainak karbantartásáért, lefordításáért, fejlesztéséért és terjesztéséért.
Demiryolu işçisi bu anlamda sınıfının en ileri unsurlarından birisi olarak değerlendirilebilir.A bérmunkásként végzett fizikai munka tehát az osztály egyik elsőrendű megkülönböztető jegye.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Ana Leal egy jókedvű, optimista nő, akinek az az álma, hogy híres színésznő legyen és családot alapítson.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Eközben egészen Avariszig nyomult előre.
Zaman birgünden daha ileriye uzanır ve son sahne gün doğumundan hemen sonradır.Viszont ez is késlelteti az indulást, így az utolsó pillanatban megérkezik a Santa Fé.
Bununla birlikte Orta ya da Geç Halaf Dönemi olarak bir yaklaşım ileri sürülebileceği belirtilmektedir.Az időtávot tekintve lehet középtávú vagy éves tervezés.
Az ileride kendisini bekleyen Heurtebise tarafından arabayla evine bırakır.Autóval maguk mögött hagyják el a Heelshire birtokot.
Pek çok Abhaz bunun Abhazya’nın özerkliğinin kaldırılması anlamına geldiğini ileri sürdü.Sok abház úgy tekintett erre a lépésre, mint autonómiájuk felszámolására.
Unicode'un ileriki sürümleriyle çalışan sistemler ya UTF-8 ya da UTF-16 kodlama biçimlerini kullanmaktadır.Az újabb Windows szövegfájlok bájtsorrendet jelző BOM-mal használhatják az UTF-16LE vagy az UTF-8 kódolásokat.
Gazetenin terörle mücadele yasasına aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.Egy háborúellenes propagandafilm szerepére azonban igent mondott.
Geçmişten bu güne sanayici yapısıyla tanınan ilçe ileride de bu özelliğini koruyacaktır."Ez a nyitott művészi konzervatívizmus a város múltjával magyarázható.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Második kormányzati ciklusára rányomta bélyegét a Monica Lewinsky-botrány.
Futhark alfabesinin kökeni bilinmemekte olup, kökeni hakkında yalnızca varsayımlar ileri sürülebilmektedir.Florimo indítékai nem ismertek, csak találgatások léteznek.
Eş Güdümlü Evrensel Zaman'dan bir saat ileridedir.Az egyórás kerékpározás világcsúcstartója.
Çeşitli araştırmacılar farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.Egyes kutatók más véleményen vannak.
Hayvancılık bölgede ileri derecede yapılmaktadır.Az állatorvoslásban széles körben alkalmazzák.
Aslında bunun bir Alman propagandası olduğu da ileri sürülmüştür.Ezt a tévhitet a német propaganda terjesztette el.
Asfiksi, oksijen yetersizliğinden ileri gelen boğulmadır.A kezelés része az oxigén nyomásának minél hamarabbi megnövelése.
Meclisin ileri gelenleri 5 kişiydi.Mezopotámia legrégebbi lakóinak ötnapos vásárhete volt.
Fiziksel bedenden çıkıldığında öte-âlem varlıklarının görülebileceği de ileri sürülmektedir.Mikor elhagyja régi testét megmutatkozik valódi alakja is.
Mary çok ileri gitti.Mary túl messzire ment.
Süperspor otomobillerde genellikle üretici tarafından ileri teknolojiler kullanılmaktadır.Superautoissa käytetään yleensä valmistajan edistyneintä tekniikkaa.
Bu organ sayesinde hayvan ileriye doğru hareket eder.Tämän rakenteen ansiosta ansiosta eläin voi kiertyä kokoon.
NASA'da çeşitli uçuş tekniklerinin kullanıldığı henüz açıklanmamış çalışmaların olduğu ileri sürülür.Osa Mars-lennolle haluttavasta tekniikasta on vielä kehittämättä.
1989'da AEGEE Doğu Avrupa'daki Demir Perde'nin ilerisine açılabilen ilk Avrupa kurumlarından biriydi.1989 AEGEE oli Euroopan ensimmäisiä järjestöjä, jotka laajentuivat Itä-Eurooppaan.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Tässä näkökulmassa hän oli paljon aikaansa edellä.
Bununla birlikte belki de dehasını biraz sezmiş olduklarından pek ileri varmayı göze alamadılar.Sitä paitsi hän tuskin olisi edes voinut pitää lupaustaan häiriöttömästä kulusta.
Bu özellikleri esasen termoplastiklerin molekül yapısından ileri gelmektedir.Se vastaa hyvin pitkälti termodynamiikan tilanyhtälöä.
Fakat babası bu olayın gitdikçe ileri gitmemesi için uğraşırken John bu becerisini kayb eder.Johnin isä ei aikonut menettää poikaansa sellaisissa oloissa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod