ileri ile cümle
ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi çok ileri gittin.Now you've gone too far.
Bu çok ileri gitti.This has gone too far.
Biraz daha ileri gidelim.Let's go a little further.
Sen çok ileri gittin.You went too far.
Çinli ileri gelenler bile anıtı ziyaret etmeleri için davet edildiler.Even Chinese dignitaries were invited to visit the monument.
Yaklaşık otuz yarda ileride.It's about thirty yards ahead.
Bir şey ileri süreceğinden eminim.I'm sure you'll come up with something.
Biz filmi hızlı ileri sardık.We fast-forwarded the film.
Hayat sadece geriye doğru anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmalıdır.Life can only be understood backwards, but it must be lived forwards.
Seninle dünyayı fethetmek isterdim ama ikimizin çok da ileri gidemeyeceğini hissediyorum.I want with you to conquer the world but I feel we can't go too far.
Tom endişeyle ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Tom gergin biçimde ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Zor kararlar ileride yatar.Tough decisions lie ahead.
Tom bir adım daha ileri götürdü.Tom took another step forward.
İleriye bir adım daha atın.Take another step forward.
Kalabalık ileri fırladı.The crowd surged forward.
Bu ülkeyi yine ulu yapmak için ileri görüşlü bir öndere ihtiyacımız var.We need a forward-looking leader to make this country great again.
Belki biraz fazla ileri gittim.Maybe I went a little too far.
İleri bak, lütfen.Eyes front, please.
O taleplerinde çok ileri gidiyor.She's going too far in her demands.
Onunki geriye doğru eğimli iken onun el yazısı ileri doğru eğimlidir.His handwriting slants forwards, whereas hers slants backwards.
At durdu ve daha ileriye gitmeyi reddetti.The horse stopped and refused to go any further.
Tom Mary'den daha ileriye yüzebilir.Tom can swim further than Mary can.
Biraz daha ileriye gitmeye karar verdim.I have decided to go a little further.
Ben nefesimi tutmaya çabalarken dalgalar beni şiddetle ileri geri fırlatıyordu.The waves were tossing me viciously to and fro as I struggled to hold my breath.
Ben çok ileri gittim.I went too far.
Ben programın çok ilerisindeyim.I'm well ahead of schedule.
Ben oldukça ilericiydim.I'm pretty progressive.
Ben ileri görüşlüyüm.I'm farsighted.
Keşke bira daha ileri gidebilseydik.I wish we could've gone a little further.
Bir adım ileri götürelim.Let's take it one step further.
Bunu bir adım ileri götürelim.Let's take this one step further.
Daha ileri gitmeden önce bu söylentiyi durdurmak istiyorum.I want to stop this rumor before it goes any further.
Tom'un daha da ileri gitmesi gerekecek.Tom will need to go further.
Tom başka bir plan ileri sürdü.Tom has come up with another plan.
Bunu ileriye doğru önemli bir adım olarak görüyorum.I see this as an important step forward.
O, zamanının ilerisindeydi.She was ahead of her time.
Daha ileri gitmek zorunda değilim.I don't have to go any further.
Ortaokulda ileri matematik dersleri verirdim.I used to teach advanced math classes in middle school.
Çok ileri ve fütüristiktir.It's very advanced and futuristic.
Durmadan ileriye gidiyoruz.We're steadily moving forward.
Her ikisi de suçsuz olduklarını ileri sürdü.They both pleaded not guilty.
Tom zaten ileriyi düşünüyor.Tom is already thinking ahead.
İleride zorluklar var.There are challenges ahead.
Tom bir adım daha ileri gitti.Tom went a step further.
Daha iyi günler ileride.Better days are ahead.
Lütfen ileriye doğru gelin.Please come forward.
Tom çok ileri gitti.Tom has gone too far.
Biz hâlâ programın ilerisindeyiz.We're still ahead of schedule.
Hey, ilerici olanı hatırlıyor musunuz?Hey, remember the progressive one?
İleride yolun ortasında park edilmiş bir araba var.There's a car parked in the middle of the road up ahead.
Bence güvenlik en ileri öncelik olmalıdır.I think safety should be a top priority.
Fadıl, İslam'da din ve ileri bilimin el ele verebileceğini buldu.Fadil found that in Islam, religion and advanced science can go hand in hand.
Daha ileri gitmek için çok yorgunum.I'm too tired to go any further.
Tom daha ileri gitmek kadar çok yorgundu.Tom was too tired to go any further.
Sami sandalyeyi biraz daha ileri itti.Sami pushed the chair a little further.
İleride plan yapmalıyız.We must plan ahead.
Tom ve Mary topu ileri geri fırlattı.Tom and Mary threw the ball back and forth.
New York, Seattle'dan iki saat ileride.New York is 2 hours ahead of Seattle.
Romalılar, antik çağın teknolojik açıdan en ileri medeniyetlerinden biriydi.The Romans were one of the most technologically advanced civilizations of antiquity.