Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çok ileri gitmeyeceğim.I won't go far.
Tom çok ileri gitmedi.Tom didn't go far.
Daha ileri gitmeni isteyemem.I can't ask you to go any further.
Parlak bir fikir ileri sürdüm.I've come up with a brilliant idea.
Saatimi bir saat ileri aldım.I set my watch ahead one hour.
Çok ileri gittin!You went too far!
Ben basitçe ileriyi planlıyorum.I'm simply planning ahead.
Tom ve Mary bir topu ileri geri attılar.Tom and Mary tossed a ball back and forth.
Marie ileriye doğru hareket ediyordu.Marie was moving forward.
O tam bir ileri öncelik değil.That's not exactly a top priority.
Tom'un hastalığı çok fazla yemek yemekten ileri geldi.Tom's illness resulted from eating too much.
Bu sadece yukarıda ileride.It's just up ahead.
Daha ileriye gitmemize gerek yok.We don't need to go any further.
Programın bir hafta ilerisindeyiz.We're a week ahead of schedule.
Tom daha ileri yürüyemedi.Tom couldn't walk any further.
Bu sefer, fazla ileri gittin!This time, you've crossed the line!
Eğer ileriye gitmiyorsan geriye gidiyorsun.If you are not going forward, you're going backward.
Arabayı geriye doğru park etmek neden ileriye doğru park etmekten daha kolaydır?Why is it easier to park the car backwards than forwards?
Bütün bunu nasıl ileri sürdün?How did you come up with all this?
Bu planı nasıl ileri sürdün?How did you come up with this plan?
Başka bir plan ileri sürmemiz gerekecek.We'll need to come up with another plan.
Yangını başlatan kişinin ben olduğumu mu ileri sürüyorsun?Are you suggesting that I was the one who started the fire?
Küba, Sovyet komünizminin en yakın ileri karakoludur.Cuba is the nearest outpost of Soviet communism.
O, Boston'dayken Tom'un ileri sınıflarından birine öğretmenlik yapacağım.I'm going to teach one of Tom's advanced classes while he's in Boston.
Bir plan ileri sürmeliyiz.We should come up with a plan.
Tanımadığım bir adam evimin önünde ileri geri yürüyordu.A man I didn't know was walking back and forth in front of my house.
Saatim iki dakika ileri.My watch is two minutes fast.
Toplantıda bir sürü yeni fikirler ileri sürdük.At the meeting, we came up with a lot of new ideas.
Biz programın oldukça ilerisindeyiz.We're well ahead of schedule.
Biz programın çok ilerisindeyiz.We're way ahead of schedule.
Yeni bir plan ileri sürmeliyiz.We have to come up with a new plan.
Çok ileri gittin.You've gone too far.
Çok ileri gittiğimi mi düşünüyorsun.Do you think I went too far?
Tom çok ilerici, değil mi?Tom is very progressive, isn't he?
Tom çok fazla ileriyi düşünmedi.Tom hasn't thought that far ahead.
Tom benden çok daha ileri yüzebilir.Tom can swim much further than I can.
Tom ileriye gitmeyi denemedi.Tom didn't try to go any further.
Tom ileri geri adımlıyor.Tom is pacing back and forth.
Mary çok ileri gitti.Mary went too far.
Tom ileriye doğru birkaç adım attı.Tom took a few steps forward.
Çok daha ileri değil.It isn't much further.
Otopark iki bina ileride bulunuyordu.The parking lot was located two buildings ahead.
Daha da ileri gitmek zorunda olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we have to go any further.
Tom sandalyesinde ileri geri sallandı.Tom rocked back and forth in his chair.
Tom'un öldürüldüğünü mü ileri sürüyorsunuz?Are you suggesting Tom was murdered?
Şimdi çok ileri gittin.Now you've gone too far.
Bu çok ileri gitti.This has gone too far.
Biraz daha ileri gidelim.Let's go a little further.
Sen çok ileri gittin.You went too far.
Çinli ileri gelenler bile anıtı ziyaret etmeleri için davet edildiler.Even Chinese dignitaries were invited to visit the monument.
Yaklaşık otuz yarda ileride.It's about thirty yards ahead.
Bir şey ileri süreceğinden eminim.I'm sure you'll come up with something.
Biz filmi hızlı ileri sardık.We fast-forwarded the film.
Hayat sadece geriye doğru anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmalıdır.Life can only be understood backwards, but it must be lived forwards.
Seninle dünyayı fethetmek isterdim ama ikimizin çok da ileri gidemeyeceğini hissediyorum.I want with you to conquer the world but I feel we can't go too far.
Tom endişeyle ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Tom gergin biçimde ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Zor kararlar ileride yatar.Tough decisions lie ahead.
Tom bir adım daha ileri götürdü.Tom took another step forward.
Kalabalık ileri fırladı.The crowd surged forward.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ileri ile cümle - Sayfa 3 - ileri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App