Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Erkekler zaten uzun kuyruklara sahipken dişiler bu konuda onlardan yine daha ileri olurlar.На думку письменниці, якщо дорослі таким займаються, то підлітки бавляться цим ще частіше.
Bu durumda Malinovski, cephe kuvvetlerinin ileri harekâta devam etmesi yönünde gereken emirleri verdi.Дізнавшись про це, Мініх віддав наказ про наступ головним силам.
Hırsızlar, hızlı bir şekilde kum üzerinde kaçarken ileride bir aslan belirmiş.Одного разу на шляху слоненяти з'явився дуже страшний лев...
Tabi bu efsaneyi çürütecek tezler de ileri sürüldü.Надалі чутки тільки доповнювали цю легенду.
Sovyet karşı taarruzları ileri hatlardaki 1. Panzer Ordusu'na karşı taarruzlara başladılar.Радянські війська атакують з усіх боків наступаючу на Умань 1-шу танкову групу.
Aktarma ise 7 ileri çift-kavrama.Тут 7! — це число перестановок з семи точок.
Kadın sporcu hareketi havada tamamlar ve erkek sporcu onu yakalamak için ileriye doğru kayar.Бізнес почав розвиватися, і спортсмен йде туди з головою.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Судові реформи також залишилися відкритим питанням.
Ayrıca ortak mülkiyetten kişisel mülkiyete doğru bir değişme olduğu ileri sürülmektedir.Ще більш дивно те, що склад коми також істотно змінюється.
Yarım saat içerler, 5-10metre ileriye giderler.Чашечка дзвоникувата, 3-5 мм завдовжки.
Böylece Yakup'un ileride İsrailoğulları'nı meydana getirecek olan 12 tane oğlu olmuş oldu.Якуб мав 12 синів, які стали родоначальниками ізраїльтян.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.На нього надягали старий капелюх та людський одяг.
12 Eylül 2007 tarihinde sağlık sorunlarını ileri sürerek istifa etti.12 листопада 2007, справу проти неї було припинено в очікуванні оцінки стану здоров'я.
Bu düşünce Friglerin çanak, çömlek stillerinin Makedonyalılarınkine benzemesinden ileri gelmektedir.З точки зору стилістики, ці мотети подібні до мадригалів.
Stony Brook Üniversitesi'ndeki bu sistem daha çok analiz ve ileri işleme üzerineydi.Система була створена у Стоун-Бруці для аналізу і подальшої обробки.
Bu dönemde tıp eğitimi çok ileri bir seviyedeydi.Medicínsky byla tehdy na velice vysoké úrovni.
Balbus ve Hawley (1991) açısal momentum naklini üretmek için manyetik alan içeren bir mekanizma ileri sürdü.V roce 1991 Balbus a Hawley navrhli mechanismus přenosu momentu hybnosti zahrnující magnetická pole.
15 yaşında tanıştığı Maurice Chevalier onun ileride çok yükseleceğini söyledi.V patnácti letech potkala Maurice Chevaliera, který prý předpověděl její úspěch.
Durma yürü, haydi ileri.Pas allé – Chůze.
Karısı Fransa'nın ileri gelen ailelerinden biri idi.Noialles byla jednou z předních francouzských rodin.
Öğrenciler genelde 3 standart seviye ve 3 ileri seviye olmak üzere 6 dersi de kendileri seçer.Standardně student absolvuje šest předmětů, z nichž tři si zvolí na standardní a tři na vyšší úrovni.
Diğer birkaç kişi ise CADASIL adlı bir sendrom ileri sürmüştür.Všude jinde je skupina známá jako Caesars.
Bu da zamanına göre ileri bir tekniktir.Svého času patřil za vynikajícího technika.
12 Eylül 2007 tarihinde sağlık sorunlarını ileri sürerek istifa etti.12. září 2007 však náhle rezignoval po měsících rostoucího politického tlaku.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Existují i alternativy k espressu.
Fakat daha ileri gidemedi.Ale tak daleko zatím nejsme.
Bu sinagog getto'nun ileri gelenlerine hizmet verdi.Tato synagoga sloužila radě starších.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Tvrdí, že nejsou vpravo ani vlevo, ale vepředu.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Mají dlouhé ruce, nohy a převážně hnědé (někdy až světle černé) oči.
Belki, ileride birbirimizde nefret ederdik.Bojím se, že jsme se vzájemně poněkud odcizili.
Şirvan'ın neredeyse tüm ileri gelenleri yok edildi.Většina skupin savců téměř zcela vyhynula.
Böylece Jung psikolojiye giriş yaparak ileride kuracağı Analitik Psikolojinin temellerini atmış olur.Jung pak založil analytickou psychologii.
Opsiyonel olarak 6 ileri Otomatik şanzımanla satın alınabilmektedir.Všechny jsou nabízeny výhradně s šestistupňovou automatickou převodovkou.
Biz bölgemizden daha ileri olmak zorundayız, geride kalamayız.Tento chod je pomalejší, nevysedáme.
Günümüz dünyasında çok ileride bir yerdeyiz.V dnešní době tak ční vysoko nad okolí.
Bunun ileriki görüntülemeleri sağlayabileceği görüşünde bulunulmuştur.Jsem jí vděčný za umožnění každičkého pohledu.
Çok ileri yaşında papa olmuştur.Byl papežem relativně dlouhou dobu.
Kıbrıs Seferi sonrasında bir barış antlaşmasının daha mantıklı bir yaklaşım olduğu ileri sürülmektedir.Po příměří následovalo velice komplikované dojednání mírové smlouvy.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.Ministr spravedlnosti nicméně může jakoukoli z těchto podmínek prominout.
Bu teknik daha ileri düzeydir.Tato technika vypadá složitěji.
2006 yılından bu yana 5 ileri otomatik şanzıman, 2.3 L motorlarda opsiyoneldir.Od modelového roku 2006 je u vozů s motorem 2.3 možno zvolit též pětistupňovou automatickou převodovku.
Badıllı Beyleri ve ileri gelenleri bir münhal yer istediler.Zakládali si na svých mravech a předcích, po kterých zdědili své bohatství.
Tümenin ileri hareketi tüm gün durduruldu.Účastníci akce se zavazují celý den mlčet.
Eserlerindeki sadelik ve akıcılık bu bir edebiyat eğitimi almamasından ileri geldiği düşünülebilir.Ovšem jeho špatný zdravotní stav i jeho lenost mu zabrání vytvořit literární dílo.
Satrancın atasının bu oyun olduğu ileri sürülmektedir.Taktické šachy od Evropana se tentokrát nekonaly.
Daha sonra bütün partilerin ileri gelenleriyle birlikte 10 yıl süreyle siyasete girmesi yasaklandı.Společnost varoval, aby nezapomínala na všechny výdobytky socialismu z minulých desetiletí.
Rengi, yüksek oranda demir içermesinden ileri gelir.Rezavá barva je způsobena vyšším podílem železa.
Zamanla ona aşık olmuş ve ileride evlenmiştir.Zamilovala se do něj a nakonec si ho i vzala.
Bayatlama sadece su kaybından değil, ekmekteki maddelerin de değişikliğe uğramasından ileri gelir.Úbytek váhy může být způsoben nejen ztrátou tuku, ale i vody nebo svalů.
GMT'den 2 saat ileridir.Náleží do časového pásma GMT - 3 hodiny.
Uzman, belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip kişidir.Vyjednavatel musí mít jistý specifický typ znalostí a dovedností.
Bir bobine sarılan tel, işlem boyunca aşındıkça ileri sürülür.Zapíná se tlačítkem na rukojeti, které se musí držet sepnuté po celou dobu práce.
Saraydan çıkma cariyelerle evlenen ileri gelenler de rüşvetsiz iş yapmaz olmuşlardı.Ty, které nenavazují vztahy s lidmi, se jim úzkostlivě vyhýbají (kromě souputníků svých druhů).
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.Oliver se cítí vinen, ale musí mlčet.
En yakın ileri zamanlarda hayata başlayacağı düşünülmektedir. ^Pamatuji se na to velmi živě, protože první setkání jsou nejtrvalejší.
Başta, bu doğumların fazla olmasından ileri geliyordu.Je častější u předčasně narozených.
Öyküdeki kuyunun ise, George Sale'in yaptığı bir Kur'an çevirisinden esinlenildiği ileri sürülmüştür.Předpokládalo se též, že Poeova „jáma“ byla inspirována překladem Koránu od George Saleho.
Jantlar da ilerici bir anlayışla dizayn edilmişti.Barvy byly také připravovány podle složitých receptur.
İlk ve ileri evredeki Clostridium difficile enfeksyonu için ilk seçilen ilaçtır.Kortikosteroidy Jsou lékem první volby u těžkých a středně těžkých atak Crohnovy nemoci.
Füzeler araçtan 30 metre ileriden kontrol istasyonundan yapılmaktaydı.Řídící stanice mohla být umístěna ve 30 m vzdálenosti od vozidla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ileri ile cümle - Sayfa 37 - ileri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App