ileri ile cümle
ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisinin de Hacı Bektaş-ı Veli'den etkilendiği ileri sürülmektedir.Наследником его считается Чи Ю, великан-колдун, оспаривавший власть над миром у Небесного владыки Хуан-ди.
6. SS Panzer Ordusu'nun ileri Harekâtı, kısa hedefli iken daha başarılıydı.Действия 6-й гв. танковой армии, усиленной стрелковым корпусом, оказались менее успешными.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.На них было некое подобие серых комбинезонов и шлемов, в которых были различимы глаза.
Ancak ileriki yıllarda Sicim kuramında gözden düşmüştür.Много я повидал на своем веку распутиц.
Sonra daha ileri bir yılda Kafatası onu düşmanlarının saldırılarına karşı kullanabilirdi.Затем, на более позднем этапе, Череп сможет использовать Уилсона против своего врага.
Ticarette çok ileriydiler, gemileri de gelişmişti.Сами они задержались на сбор, а лодки прибыли раньше.
Hortumları ileri geri çekilemez.Черви не могут двигаться.
İleri Seviyede Matematik.Математика на каждом шагу.
Fakat bu yolun sınırdan ileriye uzanan tarafına geçilememektedir.Это происходит, если он не смог преодолеть верхнюю точку пути.
Tapınağın kullanımı ile ilgili çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.По поводу формы храма высказываются различные мнения.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Не переиздавалась и не имеет продолжений.
(Bunu ateş aşağı + ileri + yumruk ile yapılmaktadır.)При нагревании и сгорании он испускает благовонный дым — фимиам.
Bununla birlikte Orta ya da Geç Halaf Dönemi olarak bir yaklaşım ileri sürülebileceği belirtilmektedir.В то же время, они не могли не предвидеть, что рано или поздно железная дорога положит конец их бизнесу.
Nureddin ileri görüşlü bir liderdi, adımlarını daima geleceği düşünerek atardı.Их предводительница со страхом смотрела в будущее.
İleriki yüzyıllarda manastır birçok kez genişletilmiş ve yenilenmiştir.Все последующие годы храм много раз перестраивался и расширялся.
Saat 09:00’a doğru yedekteki birlikler ileri sürülmüştür.В восемь часов вечера начинает темнеть, а к девяти наступает тёмное время суток.
Jantlar da ilerici bir anlayışla dizayn edilmişti.Его костюмы также побирались, чтобы создать более жесткий образ.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Полностью оснащёнными и боеспособными они должны стать ближе к концу января 2013 года.
İncir ve nar üretimi ileri seviyededir.Садоводство и пчеловодство в зачаточном состоянии.
Arş ileri!Вид вперёд.
Topçu birlikleri için ileri keşif aracı görevini yapmaktaydı.Специфической задачей было ведение артиллерийской разведки.
Bir triremenin muhtemelen en fazla 40-45 asker taşıyabileceği ileri sürülmektedir.Это означает, что на триерах могло бы, вероятно, находиться не более 40—45 гоплитов.
İlginç bir şekilde, N1F'nin ileri model motorları sağlam kaldı.Стоит отметить, что ранние двигатели НК-8-4 не были достаточно надёжными.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Во сне она успешна, обаятельна и живёт мечтой вскоре стать популярной актрисой.
Müslüman olduktan sonra kabilesinin ileri gelenleriyle Kûfe'ye yerleşmişti.Отвергнута своими сородичами после того, как к ней прикоснулся спасший её Хаями.
İleri görüşlü?Все для фронта?
Bu da babasının ölüm nedeninden ileri geliyordu.Поводом этому послужила смерть отца.
Bu aşama iktisadi birleşme hareketlerinin en ileri aşamasıdır.Это было точкой максимального продвижения союзников.
Karakterler yaptığımız seçimlerin çoğunu hatırlar ve buna göre ileride bize olan düşüncesi belirir.И по большей части мы строим свои рассуждения в соответствии с нашими предпочтениями.
Ana madde: Rusya'da telekomünikasyon Rusya'nın telekomünikasyon endüstrisi ileri bir olgunlukta büyümektedir.На данный момент можно говорить о рынке Офшорного программирования в России как о сложившемся.
Öğretmenliği sırasında psikoloji dalında ileri öğrenim gördü.Во время обучения в магистратуре начал изучать психологию.
Yüksek teknoloji, mevcut en gelişmiş ve ileri teknoloji için kullanılan bir tanımdır.Высокие технологии — современные, наиболее совершенные технологии.
Beklediklerinden birazcık daha ileriye gitmeye çalıştım."Я ждал так долго, как мог».
Fakat Hüseyin Paşa devlet ilerigelenleri arasında popülerdi.Во-время правления Саида-паши, была очень популярна среди народа.
Sisamlar, silahsızlandırıldıklarına göre ileri muharebe hattında değillerdi.Вожаки вышли вперёд и показывали, что они безоружны.
Bu dönemde "Vperyod" (İleri) adlı yayın evinin kurucu üyeleri arasında yer aldı.В этот период складывается так называемый «пастадный» тип жилого дома.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Эта инициатива намного опережала своё время.
Yerde yuva yaparlar, uçuşları kısa, ileri doğru hızlıcadır.Летают низко над водой, полёт прямой и быстрый.
Bizans’ın ileri gelen kişileri burada oturmaktaymış.За нами идут «новые византийцы».
Aracın 5 veya 7 ileri otomatik vites seçeneği vardır.Машина может иметь пять или семь мест в зависимости от исполнения.
Müttefik kuvvetlerin bulundukları ve ileri hareketi durdurdukları bu nokta, Berlin'e yaklaşık 100 km'dir.Общая протяжённость фронта советских войск в Берлине составляла около 100 км.
Parti ileri gelenlerinden birçoğu tutuklandı.Но было арестовано много моих хороших знакомых.
1997'de Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsünde profesör olmuştur.В 1997 году сотрудник Института перспективных исследований в Принстоне.
İleride film yönetmenliği yapmak istiyor.В будущем хочет стать кинорежиссёром.
Herodot bu kayıpların giderildiğini ileri sürmektedir.В тот вечер Грейвз оценил потери.
İleri bir sosyal program tasarladı.Создана развитая социальная база.
İleri güvenlik, IPSEC (RFC 2412) protokolünde tercihe bağlı bir opsiyondur.PFS является опцией в протоколе IPsec (RFC 2412).
Kanae ileride ne yapmak isteyeceğini bilmiyor.Куагмир не знает, что ему делать.
Takip eden gün kırk yazılı suçlama ile kanıt ileri sürdü.Обвиняемый выступил с 40-минутной речью политического характера.
İleride belki kendine uygun olarak hayatını birleştirebileceği bir başka Sandrina bulabileceğini düşünür.В Маркусе Хейди находит нового человека, которому она может передоверить свою жизнь.
Devlet adamlığı, askeri deneyimi ve önderlik kabiliyeti ileri seviyededir.Он был известен качествами государственного деятеля, военным опытом и лидерскими способностями.
Rus bilgini Moşkov gibi kimi tarihçiler, Gacalların Peçeneklerin soyundan geldiklerini ileri sürerler.По примеру многих писателей своего времени, Руссов начал со стихосложения.
Örgüt «İleri» gazetesi çıkarıyor.Организация издавала газету «Вперёд».
Hatta o kadar ileriye gider ki, devleti yönetenlerin filozof olması gerektiğini bile söyler.И он обязан ещё иметь голову, думать, как философ.
İleri farklar Nörlund-Rice integrali yardımıyla hesaplanabilmektedir.Коэффициент накопления может быть оценен из уравнения Нернста.
Zamanla ona aşık olmuş ve ileride evlenmiştir.Он мгновенно в неё влюбился и захотел познакомиться.
Bağlantıcılık kuramı, bilginin bireyin kendisinde değil dış dünyada olduğunu ileri sürer.Атрибут Loc означает, что сообщение было создано в системе, а не пришло извне.
İnkalar’ın suyu ilgilendiren birçok alanda bir hayli ileri olduklarını söylemek yanlış olmaz.Вряд ли я могу преувеличить, насколько иным предстает вино, налитое в эти бокалы».
Taelonlar, ileri teknolojilerini insanlığın yaşam kalitesini yükseltmek için kullanmışlardır.Криптонцам пришлось использовать свои передовые технологии, чтобы выжить.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.Звук направлен вверх, назад, вперед.