Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca daha ileri aratırmalariçim önerilerde bulunabilir.Het is mogelijk ook nog verder te stretchen.
Bir süvari bölüğü bu ileri hareketi durdurmuştur.Een militair detachement maakte hier een einde aan.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.De Veiligheidsraad was diep bezorgd om de situatie tussen Cuba en de VS.
Boyun geri çekilip toplanabilmekte ve ileriye doğru uzatılabilmektedir.Hij hakt grote stukken uit hem (de rots) en loopt weer weg.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
ABD'de Hot 100'da on bir numaradan ileri gidemedi.In de Verenigde Staten haalden ze nog drie maal de Hot 100.
1983'te, Kaliforniya Sanat Enstitüsü'nde (Valencia, Kaliforniya) ileri video eğitmeni oldu.In 1983 werd Viola videodocent aan het California Institute of the Arts in Valencia, Californië.
Bu konuda birçok görüş ileri sürülebilir.Bij die zienswijze kunnen veel vraagtekens worden gezet.
İsveç'e ait Wasa Araştırma İstasyonu, Aboa'nın 200 metre ilerisine kurulmuştur.Het Zweedse poolstation Wasa ligt op slechts 200 meter.
Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.In zijn visie was Allah (God) niet de voortzetting van de Bijbelse God, maar van de maangod van de Sabeërs.
Bu yeni kuvvetler Fastov'u geri almak için, bir kıskaç hareketi icra edecek biçimde ileri sürüldü.Door zijn nieuwe ploeg Quick Step werd hij op non-actief gezet.
Parkın ilerisinde Seyir Kalesi (Seyir Tepesi) yer alır.Aan de bovenzijde (oostzijde) van het plein is een taxistandplaats.
Namlu ileriye doğru kendi izasında kolayca çıkarılıp tekrar içeri sokulabilir.Dat lukt hem, zodat ook I Oen zelf rustig meegenomen en voorgeleid kan worden.
Bu da babasının ölüm nedeninden ileri geliyordu.Dat zal waarschijnlijk te maken hebben gehad met het overlijden van zijn vader.
Maymunlar veya etçiller ile akraba oldukları da ileri sürülmüştür.Zij meenden dat zijzelf, of hun familie, hun vee of gewassen behekst waren.
Köy adı, eskiden yapılan kazan satımı işinden ileri gelmektedir.Het meer heeft zijn naam te danken aan de zoutwinning die eertijds plaatsvond.
Meclisin ileri gelenleri 5 kişiydi.The McCalmans hadden in totaal vijf leden.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Roeiend ging men weer stroomopwaarts.
Kod noktalarının çoğu ileride yeni karakterlere tahsis edilmek için ayrılmıştır.Het personeel verhuisde grotendeels naar de nieuwe afdelingen VA I t/m VI.
Ancak, daha da ileri gitmesi gerekiyordu.Men hoefde deze slechts verder te verhogen.
(Kazakça, "Kazakistan, sadece ileri!")(Grieks: "εύρηκα!" = "Ik heb (het) gevonden!")
Oldukça ılımlı ve ilerici olan ikinci grup, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yükselişte.Deze laatste, eerder gematigde en progressieve, groep is vooral in de ontwikkelingslanden erg in opmars.
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Wieczorem wszyscy byli dla niego mili (oprócz dąsającej się ciągle Maybelle).
1905 F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.1905 F. Reigel zasugerował, że wrzody są spowodowane przez nadmiar kwasu.
Bir deniz subayıyla kaçtığı ileri sürüldü.Mówiono wtedy, że uciekła z oficerem marynarki.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Niemcy uciekli do lasu położonego za wzniesieniem.
Çifte doğruluk önermesini ileri sürer; aklın doğruları ve inancın doğruları.Zachowamy prawdę dzięki wierze.
Bunun bir sabotaj olduğu ileri sürüldü.Istnieje prawdopodobieństwo, że był to sabotaż.
Badıllı Beyleri ve ileri gelenleri bir münhal yer istediler.Wyłaniają oni spośród siebie burmistrza i jego zastępcę, którzy kierują egzekutywą.
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Występuje najczęściej w starszym wieku.
Bu tür bir tedavi, ileride oluşabilecek anafilaksi nöbetlerini önleyebilir.Ten rodzaj terapii może zapobiec przyszłym przypadkom anafilaksji.
Bu sözler içinde de kimi "birleşik" sözcüklerin ayrı yazılacağını ileri sürmüştür. (...)A tak bardzo chciałbym otrzymać chociaż parę słów Twoją ręką napisanych (...).
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Łodzie nie mogły dobić do brzegu z powodu licznych skał w przybrzeżnej wodzie.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.Odchodzą od niej ciągi: do otworu wejściowego.
Bu kesimde Alman ileri hareketi 10 Temmuz tarihinde durmuştur.Na tym odcinku Niemcy ponownie ruszyli 11 lipca.
Ve insan, bu bırakılmışlık içinde tercihler ve seçimleriyle kendi yaşamını ileriye doğru kurar.Uchodził za człowieka próżnego, przykładającego wagę do przepychu i zbytku.
En yakın ileri zamanlarda hayata başlayacağı düşünülmektedir. ^Bądź odważna, twój czas prześladowań wkrótce się zacznie.
Sağ tarafta misafir odasını, biraz ileride solda tiyatro salonunu görüyoruz.Na lewo pamiętam salonik, dalej salon.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.W swojej ludzkiej postaci nosi kapelusz i laskę.
Salto ileriye, geriye veya yanlara da yapılabilir ve havada veya yerde uygulanabilir.Siła może być skupiona (w punkcie) lub rozłożona (wzdłuż linii, na powierzchni lub w objętości).
Gerçekler aynı zamanda, gerçek olduğu ileri sürülen konunun doğru ve geçerli olduğunu belirtir.Zawsze staramy się trafić w to, co ona uzna za odpowiednie i prawdziwe.
Tam anlamıyla bir ileri bir geri koşturuyordum.Wzdłuż niego biegła brukowana ścieżka.
Farklılık, banyo işlemlerinden ileri gelir.Krótkiego prysznica zamiast kąpieli.
Fakat daha ileri gidemedi.Nie ubiegł jednak daleko.
Aslında bunun bir Alman propagandası olduğu da ileri sürülmüştür.Fakt ten został wykorzystany przez niemiecką propagandę.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Także inne interpretacje były przedmiotem dyskusji.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Znacznie „wyprzedzał” swój czas.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Nie stają nigdy pomiędzy człowiekiem a postępem.
Vites kutusu: 4 ileri, 1 geri, tüm vitesler senkromeçli.Skrzynia biegów: 5 biegów do przodu i 1 do tyłu, bez synchronizacji.
Listeden seçeceğim donanımı yükle'yi seçip >> ileri.Nie zapomnijcie, proszę, usunąć mnie z listy prenumeratorów”.
Sovyet kaynakları, 60 bin Alman askerinin öldüğünü, 120 esir alındığını ileri sürmektedir.Armia Czerwona twierdziła że zginęło 60 000 Niemców, a 120 000 zostało wziętych do niewoli.
Tamamen dürüst olmak gerekirse, neden daha ileri gidemediğini bilmiyorum.Zaczynam się zastanawiać czy rzeczywiście nie mam czasu?
Devlet ileri gelenleri arasında da taraftarları çoktu.Wśród szerokich kręgów obywateli przeciwników ustawy było więcej.
Ancak yerleşmedeki daha ileri gelişmeler 1975 yılından sonra izlenmeye başlamıştır.Szybkie zwiększanie zasięgu jego występowania jest obserwowane od około 1975 roku.
2003 yılında Avrupa Parlamentosuna (AP) gözlemci olarak adaylığı ileri sürülmüştür.W 2003 Izba Reprezentantów mianowała ją obserwatorem przy Parlamencie Europejskim.
Taraf da davanın her aşamasında dava şartlarını ileri sürebilir.Prokurator może przystąpić do postępowania w każdym jego stadium.
Luftwaffe, harekâtın ilk gününde 1.489 Sovyet uçağını imha ettiğini ileri sürmektedir.Oficjalne dane mówią o 1489 zniszczonych samolotach radzieckich.
En ilerici kurumlar bile, koşullar içinde eskir.A przede wszystkim strzelającego gole w najbardziej nieprawdopodobnych okolicznościach.
Bu takip sırasında Büro elemanları normal kapı aralarından ânîde birkaç blok ileriye hareket edebilmekteler.Tyle czasu potrzeba, aby fale radiowe pokonały tę drogę w jedną stronę.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod