ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aktarma ise 7 ileri çift-kavrama.La transmisión es de doble embrague con 7 marchas.
İleri düzey kullanıcılar için gelişmiş seçenekler.Avanzada: Usuarios avanzados.
6. SS Panzer Ordusu'nun ileri Harekâtı, kısa hedefli iken daha başarılıydı.La 3.ª División Panzer de las SS avanzaba lentamente.
İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir.Mientras tanto, Grindelwald se ha alzado en poder.
Dönemine göre ileri boyutta istekler sıralanıyordu.Con el tiempo, las expectativas se fueron diluyendo.
Bunun adı gol atmak veya takımı ileriye taşımak olsun takımın başarısı için elimden geleni yapacağım.Defender una ventaja o enviar al equipo hacia adelante para marcar un gol, será elección tuya.
İleride başka ülkelere olanak sağlanması düşünülmektedir.Se sugirió la participación de otros países europeos como condición previa.
Bu yapıların tarihinin MÖ 1. ve 2. yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir.Los últimos datos de que se tiene constancia reflejan la actividad del primer año y medio.
Ayrıca ellerinde herhangi bir nesne varken iki ayak üzerinde ileri doğru yürüyebilme yetileri vardır.Son también capaces de patear con cualquiera de sus pezuñas en cualquier dirección.
"Katledilen bir ilerici: Fazıl Önder; Kapatılan bir gazete: İnkılapçı".«Red Dead Redemption - Forajidos hasta el final: Un entorno vivo».
Dupuy'un başbakanlık döneminde, bir takım ilerici reformlar gerçekleştirildi.En tiempos del emperador Adriano se realizaron diversas reformas internas.
Kale ileri, geri, sağa ve sola gidebilir.El Verbot podría moverse hacia adelante y hacia atrás, hacia la izquierda y hacia la derecha, al mando.
Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri bu eğitimin yaygınlaştırılmasından yanaydı.El Duque finalmente ordenó que la formación avanzase.
Dolayısıyla Neolitik Çağ'dan sonraki kültürler, yüzey buluntularına dayanılarak ileri sürülmektedir.Años después, la Vieja Europa pugna por levantarse de sus cenizas.
Ingenious Birleşik Krallık'ın ileri gelen medya yatırım ve danışman gruplarından birisidir.Andrés es representante especial de Comercio e Inversión del Reino Unido.
Ticarette çok ileriydiler, gemileri de gelişmişti.El comercio está creciendo más rápido de lo que los barcos son construidos.
Keşmekeşten düzen yaratmak onların doğasının, ileri görüşlülüklerinin bir parçasıydı.Observar los astros todavía forma parte de su religiosidad.
Performans sırasında seyirciye, "Bu şarkı bütünüyle ileri gitmek ile ilgili!", diye seslendi.Y deciamos: "Dios mío, ¡ésta canción está en todas partes!".
Fakat Krapp kasedi ileri sarar ve seyirci keşfinin tamamını öğrenemez.Ripear podría no extraer toda la información de un CD de audio.
6 ileri manuel ya da 8 ileri DSG Otomatik Şanzıman tercih edilebilmektedir.Dispone de una transmisión manual de 6 velocidades y opcionalmente una automática de 8 marchas.
1984'te "Guney Puget Korfezi Komunite Koleji"'de adli ileri eğitim meekezi acildi.En 1984, también se instaló en la ciudad el South Puget Sound Community College.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.De esta manera logra mantener relaciones cordiales tanto con Estados Unidos como con Cuba.
Badıllı Beyleri ve ileri gelenleri bir münhal yer istediler.A los nobles y en las ciudades pidió mecenazgo.
İleri den geriye doğru bir çizik at.Realizar los cortes de adelante hacia atrás.
Çeşitli araştırmacılar farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.Otros investigadores han llegado a conclusiones diferentes.
Daha sonraki seyahatinde ileride eşi olacak kadınla karşılaştı.Allí conoció a la que posteriormente se convertiría en su esposa.
Bununla birlikte ikisinin de Erken Tunç Çağı'na tarihlenebilecek tek tabakadan oluştuğu ileri sürülmektedir.No obstante, tiene en común con ambos el que es una bebida de preparación inmediata.
Fleming buluşunu buradan daha ileriye taşımadı.Nunca pensó que Snake llegaría tan lejos.
Fakat Türkmen ileri gelenleri, kardeşinin katlinde parmağı olduğu gerekçesiyle onun beyliğini kabul etmediler.Pese a todo, las ansias de poder de Ana no le dejaron aceptar el ascenso al trono por parte de su hermano.
Adıge tarımı ve hayvancılığı da, çağına göre çok ileri durumdaydı.Antiguamente la cantería, agricultura y ganadería, eran importantes.
Ahmet Rıza ve İttihat ve Terakkî Cemiyeti ileri gelenleri ile ilişki kurdu.Perón contribuyó para mejorar y consolidar las relaciones con los países vecinos.
Bir süvari bölüğü bu ileri hareketi durdurmuştur.El pelotón de caballería enemigo se replegó para dejar la acción de la infantería.
En fazla ilerlenen noktalarda ileri harekat 500 m. kadar ilerleyebilmişti.Del otro modo, lo máximo que se debía recorrer, eran apenas unos 500 metros como máximo.
İlerideki bölümlerde ise birbirlerine aşık olacaklardır.Para más complicaciones, ambos irán enamorándose entre sí.
Eserlerindeki sadelik ve akıcılık bu bir edebiyat eğitimi almamasından ileri geldiği düşünülebilir.Los estudios genéticos y lingüísticos desmienten la exactitud de tales aseveraciones.
Zamanının en ileri savaş gemilerinden sayılır.Fueron los mayores buques de su época.
Emekçi Halkın İlerici Partisi.Fiesta del Inmigrante.
İleriki yüzyıllarda manastır birçok kez genişletilmiş ve yenilenmiştir.Durante los siglos posteriores el convento fue reformado y ampliado.
Daha ileri ayrıntılı inceleme ve spesifıkasyon birlikte işlerlik için gereklidir.Una investigación más detallada y análisis son necesarios para resolver este asunto.
Bu nedenle evrim sadece ileri doğru ilerler ve asla geriye dönmez.Además el curso del tiempo es siempre progresivo, no hay marcha atrás, y no habrá repetición.
Ancak Roma ileri postaları filoyu limana ulaşmadan önce saptamıştır.Los centinelas romanos los descubrieron mucho antes de que llegaran a la costa.
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.Porque se cumplilará lo que el Señor te anunció.
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Esa información podría resultar útil en futuros conflictos.
Bir ileri bir geri yürüyordu.Camminava avanti e indietro.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Non vedete le nubi che si agglomerano all'orizzonte?
Aliyar Aliyev'in son savaşı 3 Ekim 1992'de Laçın'ın iki kilometre ilerisinde oldu.Il 3 ottobre 1992, l’ultima battaglia di Aliyar Aliyev avvenne a due km da Lachin.
Bu rekabet 797/798 yılında ileri gitti ve İrini ciddi şekilde hastalanınca Mayıs 799 tarihinde yoğunlaştı.Questa rivalità emerse nel 797/798 e si intensificò nel maggio del 799, quando Irene si ammalò gravemente.
Smalley'in argumanlarına nanosistemlerde ileri spesifik öneriler ile meydan okudular.Essi sfidarono la rilevanza degli argomenti di Smalley con le proposte più specifiche avanzate in Nanosystems.
Altı çocukları olan çiftin dört çocuğu ileride başarılı sanatçılar oldu.Invece, tra quelli che sopravvissero, sei dei figli divennero pittori a loro volta.
Bununla birlikte, 7700 yine de DVB-H'nin ileri çalışmalarında kullanılıyordu.Il 7700 è stato comunque utilizzato successivamente per ulteriori test con lo standard DVB-H.
Giderek artan sayıda yazar, Milanlı Edict'i gerekçe göstererek doğru tarihin 314 olduğunu ileri sürmektedir.Un numero crescente di autori sostiene che la data corretta è il 314 sulla base dell'editto di Milano.
Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar.Sulla terra camminano con gli arti anteriori, e usano quelli posteriori come mani.
Desert Hawk ileride görevini Desert Hawk III modeline bırakacaktır.Desert Hawk verrà rimpiazzato dal più capacitabile, Desert Hawk III.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Essi sono: la Mano (un Cavaliere), gli Occhi (tre Accoliti) e il Cuore (una Maliarda).
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.Circa una persona su dieci ritiene di aver avuto qualche volta nella vita una di queste esperienze.
Bunlar: İleri yönde, geri yönde ve merkezi farklardır.Esse inquadrano, determinano e dirigono ogni cosa.
İleri bir sosyal program tasarladı.Ha presentato un programma socialdemocratico moderato.
Bu kavram 1948 yılında Edward Tolman tarafından ileri sürülmüştür.Il concetto fu introdotto da Edward Tolman nel 1948.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Sono state allora fornite anche spiegazioni alternative.
Fakat Krapp kasedi ileri sarar ve seyirci keşfinin tamamını öğrenemez.Krapp manda avanti velocemente il nastro prima che il pubblico possa ascoltare la rivelazione completa.

İlgili Sayfalar