Ana içeriğe geç
Sözlük

ileri ile cümle

ileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bununla birlikte ikisinin de Erken Tunç Çağı'na tarihlenebilecek tek tabakadan oluştuğu ileri sürülmektedir.No obstante, tiene en común con ambos el que es una bebida de preparación inmediata.
Fleming buluşunu buradan daha ileriye taşımadı.Nunca pensó que Snake llegaría tan lejos.
Fakat Türkmen ileri gelenleri, kardeşinin katlinde parmağı olduğu gerekçesiyle onun beyliğini kabul etmediler.Pese a todo, las ansias de poder de Ana no le dejaron aceptar el ascenso al trono por parte de su hermano.
Adıge tarımı ve hayvancılığı da, çağına göre çok ileri durumdaydı.Antiguamente la cantería, agricultura y ganadería, eran importantes.
Ahmet Rıza ve İttihat ve Terakkî Cemiyeti ileri gelenleri ile ilişki kurdu.Perón contribuyó para mejorar y consolidar las relaciones con los países vecinos.
Bir süvari bölüğü bu ileri hareketi durdurmuştur.El pelotón de caballería enemigo se replegó para dejar la acción de la infantería.
En fazla ilerlenen noktalarda ileri harekat 500 m. kadar ilerleyebilmişti.Del otro modo, lo máximo que se debía recorrer, eran apenas unos 500 metros como máximo.
Eserlerindeki sadelik ve akıcılık bu bir edebiyat eğitimi almamasından ileri geldiği düşünülebilir.Los estudios genéticos y lingüísticos desmienten la exactitud de tales aseveraciones.
Zamanının en ileri savaş gemilerinden sayılır.Fueron los mayores buques de su época.
Daha ileri ayrıntılı inceleme ve spesifıkasyon birlikte işlerlik için gereklidir.Una investigación más detallada y análisis son necesarios para resolver este asunto.
Bu nedenle evrim sadece ileri doğru ilerler ve asla geriye dönmez.Además el curso del tiempo es siempre progresivo, no hay marcha atrás, y no habrá repetición.
Ancak Roma ileri postaları filoyu limana ulaşmadan önce saptamıştır.Los centinelas romanos los descubrieron mucho antes de que llegaran a la costa.
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.Porque se cumplilará lo que el Señor te anunció.
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Esa información podría resultar útil en futuros conflictos.
Bir ileri bir geri yürüyordu.Camminava avanti e indietro.
Aliyar Aliyev'in son savaşı 3 Ekim 1992'de Laçın'ın iki kilometre ilerisinde oldu.Il 3 ottobre 1992, l’ultima battaglia di Aliyar Aliyev avvenne a due km da Lachin.
Bu rekabet 797/798 yılında ileri gitti ve İrini ciddi şekilde hastalanınca Mayıs 799 tarihinde yoğunlaştı.Questa rivalità emerse nel 797/798 e si intensificò nel maggio del 799, quando Irene si ammalò gravemente.
Smalley'in argumanlarına nanosistemlerde ileri spesifik öneriler ile meydan okudular.Essi sfidarono la rilevanza degli argomenti di Smalley con le proposte più specifiche avanzate in Nanosystems.
Altı çocukları olan çiftin dört çocuğu ileride başarılı sanatçılar oldu.Invece, tra quelli che sopravvissero, sei dei figli divennero pittori a loro volta.
Bununla birlikte, 7700 yine de DVB-H'nin ileri çalışmalarında kullanılıyordu.Il 7700 è stato comunque utilizzato successivamente per ulteriori test con lo standard DVB-H.
Giderek artan sayıda yazar, Milanlı Edict'i gerekçe göstererek doğru tarihin 314 olduğunu ileri sürmektedir.Un numero crescente di autori sostiene che la data corretta è il 314 sulla base dell'editto di Milano.
Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar.Sulla terra camminano con gli arti anteriori, e usano quelli posteriori come mani.
Desert Hawk ileride görevini Desert Hawk III modeline bırakacaktır.Desert Hawk verrà rimpiazzato dal più capacitabile, Desert Hawk III.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Essi sono: la Mano (un Cavaliere), gli Occhi (tre Accoliti) e il Cuore (una Maliarda).
Her on kişiden biri bu deneyimi yaşadığını ileri sürmektedir.Circa una persona su dieci ritiene di aver avuto qualche volta nella vita una di queste esperienze.
Bu kavram 1948 yılında Edward Tolman tarafından ileri sürülmüştür.Il concetto fu introdotto da Edward Tolman nel 1948.
Ancak alternatif açıklamalar da ileri sürülmüştür.Sono state allora fornite anche spiegazioni alternative.
Fakat Krapp kasedi ileri sarar ve seyirci keşfinin tamamını öğrenemez.Krapp manda avanti velocemente il nastro prima che il pubblico possa ascoltare la rivelazione completa.
XR 311 ve Cheetah modelleri ileride üretilecek Humvee aracının atası sayabiliriz.La XR 311 e la Cheetah possono essere considerati i progenitori dell'attuale Humvee.
15 yaşında tanıştığı Maurice Chevalier onun ileride çok yükseleceğini söyledi.All'età di 15 anni incontrò Maurice Chevalier, che le predisse che avrebbe avuto molto successo.
Yüz yüze : Bu kısım ise öğrenmeye yönelik daha ileri basamakları kapsamaktadır.Dispone degli attributi di sat (essere), cit (coscienza) e ānanda (beatitudine).
1989'da AEGEE Doğu Avrupa'daki Demir Perde'nin ilerisine açılabilen ilk Avrupa kurumlarından biriydi.AEGEE è una delle prime organizzazioni europee ad espandersi oltre la Cortina di Ferro nell'Europa orientale.
Kolların ileriye ve geriye hareketlerindeki çeşitlilik, ayrıca uzun adımların uzunluğunu da düzeltecektir.L'ampiezza del movimento delle braccia in avanti e all'indietro regola l'ampiezza del passo.
Thales maddenin ilk öğesi (arkhe) olarak suyu ileri sürmüştür.La prima è la stessa dei rivelatori ad acqua pura.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.Furono creati molti avamposti nelle province orientali per dare la caccia a Talebani e fuggitivi di al-Qāʿida.
Bizans ekonomisi, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Akdeniz'in en ileri ekonomilerindendi.L'economia bizantina fu tra le più avanzate in Europa e nel Mediterraneo per molti secoli.
Bu silahların üretimi için çok ileri teknoloji ve yüksek kalite standartları gerekiyordu.La produzione di tali armi richiedeva tecnologie avanzate ed elevati standard produttivi.
Deneysel araçlar, JDK'nın ileriki versiyonlarında olmayabilir.Alcuni strumenti sperimentali potranno essere inseriti nelle future versioni di JDK.
Bunun bir sabotaj olduğu ileri sürüldü.Si profila, dunque, un altro sabotaggio...
Rupert'in kızı Ruperta ileride milletvekili ve general olacak olan emanule Scrope Howe ile evlenir.Infine sua figlia Ruperta sposò Emanuel Scrope Howe futuro membro del Parlamento e generale inglese.
Syncromesh ZF G 65 VL; 230 transmisyon özelliğinde bulunan 4 ileri ve 1 geri vitesi bulunur.La trasmissione sincronizzata ZF G 65 VL 230 aveva 4 marce avanti ed una indietro.
19 Haziran tarihinde, Ruslar bir ileri atak daha başlattı.Sul piano militare il 13 giugno i russi si trovavano di nuovo sulla loro linea di partenza.
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.Segue hasta milap (congiungimento delle mani della coppia), che precede il Saptpadi.
Genç yaşlarda görülebilmesine karşın, ileri yaş gruplarında bu risk artar.Tuttavia nelle persone anziane sembra che possano diminuire il rischio.
Bayle, çifte doğruluk önermesini ileri sürer, bunlar; aklın doğruları ve inancın doğrularıdır.Il pensare si divide in due parti uguali: fede (intuizione) e conoscenza (ragione).
Fakat daha sonra daha ileri ve elit birliklerde T-64,T-72 ve T-80'lerle değiştirilmiştir.Fu sostituito dal T-62, a sua volta rimpiazzato dal T-64, dal T-72 e dal T-80.
Sürekli gelişimde her zaman en iyiyi yakalamak arzusu TKY de hep bir ileri safhaya taşımaktadır.Come sempre le cose si risolvono per il meglio e il cattivo viene catturato.
Ancak varolduğu ileri sürülen alttürler arasında, alttür olacak kadar büyük farklılıklar bulamamıştır.Nulla ci è giunto di lui, a parte frammenti.
1983'te, Kaliforniya Sanat Enstitüsü'nde (Valencia, Kaliforniya) ileri video eğitmeni oldu.Nel 1983 diviene professore in "Advanced Video" al California Institute of the Arts di Valencia.
Filmde bazı tarihi yanlışlıklar bulunduğu ileri sürülmektedir.Nel film sono presenti alcune incongruenze storiche di rilievo.
Bu şekilde kendilerine ateş koruması sağlanan istihkamcılar ileri çıktı.I vigili del fuoco lo stavano aggiustando.
Şarkı ileri bir tarihte yayınlanacak.Credo che questa canzone mi rimarrà impressa per sempre.
Bazıları bunun yararının sınırlı olduğunu öne sürerken, diğerleri yeterli yarar sağladığını ileri sürer.Alcuni ritengono che i benefici dal loro utilizzo siano limitati, mentre altri sostengono il contrario.
Dale'in ölümü, ileriki bölümlerde pek çok şey ifade edecek.A Padre Pio si attribuiscono parecchie profezie su futuri pontefici.
Yürüyüş düzenleyicileri ikincil talepleri olan yedi ana talep ileri sürdü.La scena del duello delle due protagoniste richiese sette giorni di riprese.
Erkek giyiminde ileri yaşlarda şapka ve kasket kullanmaktadır.In età matura si consumano solamente i cappelli.
Bu gelişme halk ve devlet ilerigelenleri arasında pek şok etkisi yaratmadığı bildirilmektedir.Il tutto si svolse, chiaramente, non senza momenti di tensione tra il signore e i cittadini.
Fakat bu yolun sınırdan ileriye uzanan tarafına geçilememektedir.Comunque non è possibile attraversare il confine in quel posto.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Gli assediati, pur ridotti alla fame, non cedettero comunque.
Bazı araştırmacılar, il Salaino'nun Vitruvius Adamı olduğunu ileri sürer.Alcuni studiosi credono che il volto sia in realtà quello dello zio di Velázquez.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod